İslamın kafirleri – Fikrikadim

İslamın kafirleri

Murat Kapkıner

Murat Kapkıner

Tahminen, bundan 15-20 yıl önce çok satan bir gazetede: “Kâfirler Bulundu” başlıklı manşetten bir haber yapıldı. Ben o zaman Akit Gazetesi’nde köşe yazıyordum: “Gözümüz Aydın Kâfirler Bulunmuş” diye tî bir makale yayınlamıştım. O habere göre Kafkaslar’da, ‘kâfirler’ diye anılan, medeniyetten uzak bir kabile bulunmuş onlarla söyleşilmişti. Biçare insanlardı. Ne küfür biliyorlardı ne iman: dinden imandan habersiz dağda yaşayan, bir masum kabile.

Bunun Türkiye Cumhuriyeti gazetelerinde bu başlıkla yayınlanmasının ne kadar traji komik olduğu bir yana. Habere göre “Kâfir denilen insanlar yeryüzünde on kilometreyi geçmeyen bir alanda yaşayan bir tuhaf kabiledirler”.

İyi-kötü bir alt yapısı bulunan okuyucularıma, söz konusu edeceğim kâfirler elbet bunlar değil. Hristiyanlar değil, Museviler değil. Bunlar olmadığı gibi, Ateler, hatta militarist ateler değil, andığım dinlerin militarist olanları da değil.

Anacağım kâfirler Müslümanlar.

Yeryüzünde bir buçuk milyar mı Müslüman vardı; işte onlar; anacağım kâfirler.

Pratik ya da klasik Arapça’da kâfir: ekinci, çiftçi, zürra demek. Bakınız Kur’an’ı Kerimde de bu anlamda geçiyor. Elbet, müfessirimiz terim anlamına  takılıp kaldığı için ayet anlaşılmıyor. Ona göre kâfir: kâfirliktir.

Oysa Arapça’da “kâfirlik”in birincil anlamı ekinciliktir ve ayetlerde bu anlamda da geçer:

“Ey inananlar! Allah’ın gazabına uğramış bir topluluğu veliler edinmeyin. Muhakkak ki onlar ahiretten umutsuzdurlar. Kâfirlerin kabir ashabından umutsuz oldukları gibi.” (60/13)

Benzeyenle benzetilen arasında bir ilişki, ilgi kurabildiniz mi? Zira, müfessirlerimize göre ayette geçen  “Allah’ın gazabına uğramış topluluk” kâfirlerdir. Zira kâfir,kafirler; gadaba uğramışlardır. Şimdi soralım; “Allah’ın gadabına uğrayan” kim: “kâfirler”.  Peki “Kâfirlerin kabir ashabından umutsuz oldukları gibi.” denen kafirler kim. Ama ayetteki iki sözcüğü doğru çevirirseniz ayet anlaşılır: ‘umutsuzluk’ ve ‘kâfir’.

Doğru meal: “Ey inananlar! Allah’ın gazabına uğramış bir topluluğu sahiplenmeyin (veli edinmeyin) Muhakkak ki onlar ahiretten beklentisizdirler (Ahirete inanmazlar). Ekinciler (kafirlerin)in (aynen ekin gibi yere ekilmiş olan) ölülerden beklentisiz oldukları gibi (ölü gövermez)”

O gün zürranın arasında belki bir ata sözü de vardı: “Olum! Ölü güvermez”.

Şimdi, hepinizin bildiği bir şeyi diyorum: Kâfir üstünü örten. Ekincilere de bunun için ‘küffar’ denilmiş;  toprakla, danenin üstünü örtüyor.

SONUÇ

Bin küsur yıldır İslam’ın üstünü sayacağım ilmî disiplinler örttü: Fıkıh, Kelam, Hadis, tefsir ve tasavvuf.

Fıkıhçıysanız ve hâlâ DEAŞ saflarında vuruşmuyorsanız sizde bir kişilik sorunu var demektir; çünkü adamlar bu gün elinizde olan ilmihallerle cinayet işliyor: Fıkıh İslam’ın üstünü örtmüştür.

Müfessir,  (izahı zor ayetlerde) inanırı ikna için, aldatmak için bir milyon hurafe anlatmış, taklalar atmış, İslam’ın üstünü örtmüştür.

Kelam, Tanrı’nın enini boyunu ölçmektir ki İslam ile başından beri ilgisi yok: İslam’ın berrak üstünü örtmüştür.

Hadis: Mütevatir fiili hadisler var: Namaz nasıl kılınır, oruç nasıl tutulur, hacda neler, nasıl yapılır. Bunlar lihikmetin Cenab-Hak tarafından (Kur’an gibi) korunup ila haza yevmina gelmiştir; kuşku yok. Ama ahad haber tasnifiyle bi milyon haber var ki bunlar İslam’ın nezih,anlaşılır üstünü örtmüştür.

Derviş diyor ki “Şeyhim başparmağının üzerinde tüm kâinatı izliyor”, “Şeyhim kâinatın mutasarrıfıdır” vs. Mübarek İslam’ın üstünü örtüyor.

SON SÖZ

Başlarda bir yerde bir buçuk milyar Müslümanın suçlu olduğundan bahsettim. Aslında demek istediğim şu: Hepimiz suçluyuz suçluyuz da, yarın Cenab-ı Hak: “Ne iş” dediğinde o avam nas şunu diyecek ve hiç haksız değil: “Ulemamız, büyüklerimiz bize ne öğrettiler de öğrenmedik, neyi emrettiler de yapmadık”.

Anımsadığım kadarıyla  T.S.Eliot şöyle diyordu:”Hiçbir din şundan yakasını kurtaramamıştır: ‘Bir din, din adamları üretmeye başladığında işlevini yitirir.’

 
Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

1950 Malatya dogumlu. Ses ve saz sanatçısı, ressam, denemeci, romancı ve şair. (Yazarın diğer yazılarını okumak için lütfen isme tıklayın.)
  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun