Fikrikadim
15 Mart 2016
Fikr-i Kadim

Ya batacağız ya da alnımızın akıyla çıkacağız

Eyup_Senkoy

Eyup Şenköy

Türkiye’de  son dönemde artan terör olayları nedeniyle geleceğe dönük kaygılarımız arttı. Suriye’de savaşın patlak vermesiyle birlikte yeni evlenen ya da çocuk sahibi olmak isteyen bireylerin gelecek endişesi  nedeniyle çocuk yapmaktan imtina ettiklerini gözetler  oldum. Yeni bir bireyi kaosun ortasına teslim etmek kişilere zor geliyor. İnsanları bu düşünceye iten neden rızık endişesi değil sadece geleceğin muhal olması. Ülkemizdeki yaşanan olaylarla birlikte bu türden düşünceler giderek yaygınlaşmaya başladı. Önümüzde bir Suriye örneğinin olmuş olması bizi derinden etkiliyor. Onların yaşadığı haller, düştüğü durumlar, çektikleri ızdırapları gördükçe daha ümitsiz bir durumu doğru yol almaktayız. “Yaşamanın bir anlamı yok nasılsa ülkemizde karışacak bizlerde  Suriyeliler gibi olacağız. Hatta bizim durumumuz daha vahim en azından onların sığına bileceği bir liman vardı. Bizim gidecek yerimizde yok.” Kabilinden düşünceye sahip çok  insan var.Yaşanan terör olayları nedeni ile hele de kalabalık mekanların olduğu alanlara girerken içimizde bir endişe oluşmakta. Biz de bir bombaya maruz kalır mıyız diye düşünmeye başladık.

Çevremde öyle hikayeler dinliyorum ki akla ziyan. Bombacıların Suriye kökenli olması nedeniyle kendince şüpheli gördüğü Suriyeli mültecileri potansiyel suçlu görüp, bunu polise ihbar eden ve hatta polis bu türden kişilere ne gibi yaptırımlar uygulamış diye takip eden kişiler mevcut. Sakallı erkek mülteciler potansiyel birer IŞID elemanıymış gibi muamele görmeye başladı. Toplum halinde bir paranoya yaşıyoruz. Bizim gibi konuşmayan , giyinmeyen, farklı görünen herkes suçlu olabilir gözüyle bakmaya başladık. Sadece ülkenin batısında patlayan bombalar değil bizi kaygılandıran ve paranoyaya sürükleyen. Ülkenin doğusunda Suriye iç savaşından farksız doğu ilçelerinin  evleri. Göç eden yüzbinlerce insan. İstisnasız her gün gelen şehit haberleri bizleri aşırı derecede kaygılı ve stresli bir hale soktu. Tahammülsüzlüklerimiz iki kat arttı. Sanki bir ateş çemberinin içndeymişiz gibi bir haleti ruhiye bizim halimiz.

Türkiye nere sürükleniyor? Bu soruya sağlıklı  bir cevap verebilmek çok zor. Sanki  Suriyeli kardeşlerimizin başına gelen bizim de başımıza gelecek. Hatta biz biraz uzağında da olsak  öyle görünüyor ki doğuda yaşayan vatandaşlarımız savaşın içinden can havliyle kaçıyor. En istemediğimiz şeylere doğru gidiş var gibi. Gerçi Türkiye de bir iç savaşın çıkmasını Amerika birleşik devletleri gibi patronlar ne kadar ister o da bir muamma. Ancak savaş çıkmasada huzurumuz kalmadı. Her gün medyada canlı bombaların ülke içinde gezdiğinin haber yapılması moralleri zaten çok bozuyor. Belki de   bununla bir amaca doğru yol alınıyor olunabilir. Belki de patronlar bir iktidar değişikliği istiyor. İktidar değişmiyorsa iktidarın zihni devşirilebilir. Ya da iktidar kesiminin dolaylı yoldan siz bir patronların yanına gidin deniyor olabilir. Amerika’ya acil bir ziyaret gerçekleştirmek sorunu çözebilir. İsrail ile ilişkileri  gözden geçirmek probleme sistematik yaklaşım olabilir. Türkiye  bir rüzgarın önünde sürükleniyor evet artık şunu düşünmeye başladık hep beraber ya batacağız ya da alnımızın akıyla çıkacağız.

Bir Yorum Bırak

Facebook Yorumları

Tüm Hakları Saklıdır © 2015 fikrikadim.com aittir