İnternette çabuk zayıflama ‘tuzağı’ – Fikrikadim

İnternette çabuk zayıflama ‘tuzağı’

Havaların ısınmasıyla birlikte ‘diyet’ mevsimi de açıldı, internette hızlı kilo vermeyi vaat eden ürünlerin de. Zayıflatıcı olduğu iddia edilen çay ve haplar internet üzerinden kolayca satın alınabiliyor. Her yıl yeni ürünlerin girdiği piyasanın kontrolü ise çok zor.

Basak Çubukcu

Basak Çubukcu

Yaklaşık bir hafta önce İzmir’de 15 yaşındaki N.T kalp krizinden hayatını kaybetti. Daha önce herhangi bir rahatsızlığı olmayan genç kızın, internetten aldığı zayıflama çayını kullandığı ortaya çıktı. Net bir rapor olmamasına karşın N.T’nin ailesi, kızlarının zayıflamak için içtiği çaydan şüphe ediyor. Son yıllarda buna benzer özellikte olaylar çokça yaşanır oldu. İnternette kontrolsüz bir şekilde boy gösteren ürünler, piyasaya çok ‘hızlı’ girdi. Ürünlerin vaat ettiği de zaten ‘hızlı’ kilo vermek. Sponsorlu reklamların yanı sıra bazı ünlüler de sosyal medya hesaplarından bu tür ürünlerin tanıtımını yapıyor.

Rumeysa Doğu’nun, bu yıl lise 3’e geçmesi gerekiyordu. [Fotoğraf: Beylata Doğu]

 
 

“Aileler iletişimi her zaman açık tutsun” Beylata Doğu, kızı Rumeysa’yı neredeyse kaybediyordu. Aslen Batmanlılar, ancak 8 aydır zorunlu olarak Ankara’da yaşıyorlar.16 yaşındaki Rumeysa’nın kalbi geçen 8 ayda 4 kez durdu. Oksijensizlikten dolayı beyinde hasar meydana geldi. Tedavisi Ankara’da sürüyor. Baba Doğu, “durduk yerde gelen” bu durumu, kızının internetten satın aldığı zayıflama ilacına bağlıyor. “Kilo problemi yoktu kızımın. Ayak bileklerinin kalınlığından şikâyet ediyordu. Artık nasıl bir saplantı haline geldiyse onda. Nasıl oldu, biz de anlamadık. Amcasının kızıyla birlikte internetten, bizden habersiz sipariş vermiş. Evin adresini de vermemiş. Kargodan bizzat gidip almışlar. Bizim tepki vereceğimizi tahmin etmiş yani. Rahatsızlandıktan sonra kimliğini almak isterken çantasında bulduk, ilacı. Bir kutuya yakınını gizli gizli kullanmış. İletişimi daha diri tutsaydık, belki de önceden görüp müdahale edebilirdik.” Rumeysa Doğu, yeni uyandırıldı. Fizik tedavi sürecinde. Geçmişi anımsıyor ama günlük hâfıza kayıpları yaşıyor. Aile, Rumeysa’nın eski sağlığına kavuşmasını bekliyor.

Beylata Doğu: Rumeysa hastaneye kaldırıldığında kalp ritmi 350 idi. [Fotoğraf: AA]

 

Rumeysa Doğu’nun 100 TL’ye aldığı ilaç, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın toplatma kararına karşın uzunca bir süre daha internette satılmaya devam etti. Baba Doğu, yetkililerin gerektiği kadar işin ciddiyetinin farkında olmadığı görüşünde. “Yetkilerin bunun üzerinde durması gerekiyor. Telefonu açıyorsun, ilaç hemen kapında. Elinde paran varsa her an sahip olabiliyorsun. Cezai müeyyide mi eksik, yasaların uygulanmasında mı sorun var; biz de anlamadık. Toplatılma kararından sonra bile 8-9 ay internetten satılabildiğine göre devlet yeterince bu işin üzerinde durmuyor.” “Acele giden, ecele gider” Beslenme ve Diyet uzmanı Dr. Sema Gübür’ün deneyimlerinden yola çıkarak yaptığı tespit çok net. Baharın gelmesiyle birlikte kilo verme telaşı başladı; hedef, hızlı kilo vermek. Bu nedenle “Hangi ürün, hangi şok diyet, hangi uygulama hızlı kilo verdirir?” gibi sorular pek çok kişinin aklında. Ürünlerin pazarlandığı, hedef kitleyi takibe aldığı yer de internet.

Gübür: Ünlülerin kullanması insanlardaki güven algısını artırıyor ve bu zayıflama ilaç-çaylara talebi artırıyor.

 
“Her yıl yeni bir ürün çıkıyor ve adı ‘mucize’. ‘Şu kadar hafta da bu kadar hızlı kilo kaybı garanti’ Sonucu düşünen yok. Burada bu sözü söylemek istiyorum: Acele giden, ecele gider. En tehlikeli yer internet, sosyal medya. İnternetten sipariş veriliyor, son zamanlarda en çok rastladığım şey ünlü kişiler üzerinden reklam-pazarlama yapılması. İnsanlarda, ‘bu ünlü de kullanmış ve zayıflamış’ algısını artırıyor. Bu, zayıflama ilaç ve çaylara talebi artırıyor. Denetimler çok artmalı. Her yıl yeni bir ürün çıkıyor ve her yıl birileri ölüyor. Medyaya yansırsa önlem alınıyor maalesef. Zayıflama içerikli çaylar, ilaçlar, ürünler sosyal medyadan tavsiye edilmemeli. ‘Bu ürünü şu ünlü kullanmış, sayfasında paylaşmış…’ Tehlikenin boyutunu düşünebiliyor musunuz? Rant ve para uğruna insan hayatı bu kadar ucuz.”

Gübür: Hızlı kilo vermek için sihirli bir dokunuş yok. Özellikle kadınlar bir şekilde bu ürünleri denemek istiyor ‘Denemekten ne çıkar’ diyor [Fotoğraf: Gettyimages]

 
 

En riskli grup: ergenler Dr. Gübür, zayıflama ürünlerine en fazla dikkat kesilen grubun ergenler olduğunu söylüyor ve ailelere de uyarılarda bulunuyor: “Özellikle en çok risk altında olan grup ergenlik çağındaki gençlerdir, bu ürünlere çok talep ediyorlar. Ergenlik döneminde beden imajı ön plana çıktığı için ‘Zayıf olmalıyım’ düşüncesi ile bu ürünlere yöneliyorlar. Tehlikeyi artıran şey, gençlerin ailelerinin durumdan haberdar olmamasıdır. Sosyal medyadaki sosyal paylaşımlar her geçen gün tehlikenin boyutunu inanılmaz büyütüyor. İnsanlar özellikle kadınlar bir şekilde bu ürünleri denemek istiyor, ‘Denemekten ne çıkar’ diyor. Hızlı kilo vermek için sihirli bir dokunuş için duymuyorlar bile.”

Özdolap: Biliçsiz kullanım, çoklu organ yetmezliğine kadar götürüyor. [Fotoğraf: Al Jazeera]

 

Sonuç: ölümcül Dahiliye uzmanı Adnan Özdolap da, internet yoluyla satın alınan zayıflama ürünlerinin insan sağlığı açısından ne denli tehlikeli olduğuna vurgu yapıyor. “Tetkiksiz, tahlilsiz kullanıldığı için bir kere baştan zararlı. Bu insanın, şekeri mi var, kolesterolü mü var, tansiyonu mu var, kalbinde mi bir sorun var, böbreklerinde mi bir sorun var, tiroitlerinde mi var? Bunların hiçbirine bakmadan kullanmak başlı başına bir hata. Alınan ürünlerin de az önce bahsettiğimiz organlara yapacağı kötü etkiden dolayı ölümcül etkilere yol açabiliyor. Ne oluyor meselâ? Karaciğer yetmezliği, böbrek yetmezliği, şeker yükselmesi ya da düşmesi gibi ataklar geçirip şahsı ani kaybedebiliyoruz.” Ruhsatlandırma kolay, yasal takip yetersiz Piyasada bulunan bitkisel zayıflatıcı çay ve hapların ruhsat onayı sanılanın aksine Sağlık Bakanlığı’nca değil, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca veriliyor. Tanımlama da, ‘Takviye Edici Gıdalar.’ İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu üyelerinden Serdar Türkaydın, sürecin en baştan sıkıntılı olduğuna vurgu yapıyor. “Gıda takviyesi tanımlaması çok yanlış yapıldı. O kadar geniş tuttular ki, bizce adının ilaç konulması gereken ve takibinin de Sağlık Bakanlığı tarafından yapılması gereken birçok ürün Tarım Bakanlığı’ndan çok rahat ruhsat alır hale geldi. Beyana esas çalışıldı. Kişiler, ‘Benim ürünümün içinde şu maddeler var’ dediler ve ruhsat aldılar. Şikâyet ya da rutin denetlemeler sonrası yapılan analizler sonucu içeriğine uygun olmayan ilaçların ya da içeceklerin ruhsatları ancak öyle iptal edildi. Ama tabii bu arada kullanan kullanmış oldu. Bu tanım aslında ilacı tarif eden tarif ve ruhsatlandırmasını da Sağlık Bakanlığı yapmalı.” Türkaydın, yurtdışında da Türkiye’dekinden çok farklı bir tablonun olmadığını söylüyor. Pazar, çok büyük. Para ve rant, devletlerin sınırlayıcı adımlar atması önündeki en büyük engel. Türkaydın’a göre yaptırımın olmaması işleri daha da bulandırıyor. “Türkiye’de sahte ilaç sattığınızda alacağınız ceza, sahte çanta satmanızla eş değer. Hastanın mutlaka zarar görmüş olması gerekiyor satıcının ceza alması için. O da tespit edilebilirse. Sahte ilaç üretmeniz ya da satmanız sahte çanta yapmanızdan daha öte bir ceza almanızı sağlamıyor. Çok ciddi yaptırımlar gelmeli. Somut olarak ispat edilebilen bir durum yoksa para cezasıyla kurtuluyor.”

Havaların ısınmasıyla ‘hızlı’ kilo verme ‘mevsimi’ de açıldı. [Fotoğraf: Gettyimages]

 
 

51 firmaya ait 103 parti ürün yasaklandı Piyasada bakanlık onaylı 437 takviye edici gıda var. Düzenleme kapsamında içerisine ilaç etkin maddesi tespit edilen ve takviye edici gıda olarak satılan 51 firmaya ait 103 parti ürün yasaklandı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na, internetten satışları yapılan ürünlerin takibinin nasıl yapıldığı, ölüm iddialarına rağmen neden bunun önüne geçilemediğini sorduk. Bakanlığın yazılı cevabı ise daha çok tükeciticiye uyarı niteliğinde: “İnternet ve uzaktan satış yöntemi ile kargo, kurye, tele sipariş vb. yollarla doğrudan tüketiciye sunulan ürünler, denetim ve kontrollerin etkinliği açısından oldukça zorlanılan riskli alanlardır. Tüketicilerin uzaktan satış yöntemiyle satışta bulunan firmalar ve ürünlerine yönelik olarak daha hassas ve seçici davranmaları, bildikleri, tanıdıkları ve ürünleri aynı zamanda piyasada da bulunan firmaları tercih etmeleri; güvenilir gıda arzının sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.” Bu yanıtın ardından sorularımızı bakanlığa tekrar ilettik ama cevaplarının bununla sınırlı olduğunu söylediler. Aljazeera

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun