Alâeddin Yavaşca, 90’ıncı yaşını kutluyor – Fikrikadim

Alâeddin Yavaşca, 90’ıncı yaşını kutluyor

Dolu dolu geçen bir yaşam. Hekimlikle başlayan, müzikle devam eden tam tamına 90 yıl. Türk Sanat Müziği’nin mihenk taşlarından Alâeddin Yavaşca, bugün 90. yaşını kutluyor. Sürpriz doğum günü, öğretim üyeliğini yaptığı Haliç Üniversitesi’ndeydi. Asıl sürpriz ise Yavaşca Hoca’dan geldi. Adı ve İstanbul’la özdeşleşen “Boğaziçi, şen gönüller yatağı” şarkısıyla…

Başak Çubukcu

Başak Çubukçu

Bestekâr, yorumcu ve hoca… Birbirinden farklı notaların, tarzların bir bütünü Alâeddin Yavaşca. Bugüne kadar 654 esere imza attı. Aralarında şarkı, semai, marş, Mevlevi, ayin ve ilahiler var. Herkesin gönül teline dokunabilen bir isim. Formları değişse de eserlerinin ruhu hiç değişmedi. İnce ve derin…

1 Mart 1926 tarihinde doğan Alâeddin Yavaşca, 90’ıncı yaşına giriyor. Yeni yaşı, Türk Eğitim Vakfı Gönüllüleri’nin düzenlediği konser akşamıyla kutlanacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu da sahne alacak. Elbette ki seslendirilecek eserlerin hepsi Yavaşca klâsiği.

“Ben değişmeyen bir Alâeddin’im”

Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca, 2005 yılından bu yana Haliç Üniversitesi Konservatuarı’nda öğretim üyeliği yapıyor. Sevilen bir ‘Hoca’ olmaya burada da devam ediyor. Doğum gününü kutlamak isteyen öğrenciler, O’nu yalnız bırakmadı.

Doğum günü pastası da yine burada kesildi. Herkesten önce O’na “İyi ki doğdun” diyenler, Yavaşca’yla gönül bağına, ortak geçmişe sahip dostları oldu. Yavaşca kendini 90 değil, 9 yaşında hissettiğini ifade ediyor.

Yavaşca: Altı kardeşiz. Hepimizde yetenek var. En küçükleri benim ama en öne geçen de benim.

“Ben talihli biriyim. Başta mensubu olduğum aileden ötürü. Yavaşca Ailesi, Kilis’te eski ve geniş bir ailedir. Bir ailenin verebileceği tarihsel güzellikleri bana verdiler. Tabii, çok tecrübeler edinmek, değişik devreleri müşahede etmek suretiyle yıllarımı iyi geçirdim. İyi geçirenlerden biriyim. 90 yaş, çok güzel bir yaş. Ama şu anda 9 yaşında görüyorum kendimi. Sıfırı kaldırdım, bir müddet önce. Ben 25-30 yaşında neysem; şu anda da öyleyim. Yıllar çok süratli geçti; ama güzel geçti. Ben iyimserim, her durduğumuz yerde musiki yaptığımız yerde değişmeyen bir Alâeddin’im.”

O’na göre müzik, görgü, gönül ve yaşayış meselesi. Yön veren, hisler… Ama yeteneği de göz ardı etmiyor. Alâeddin Yavaşca, kendindeki yeteneği keşfetmesine olanak veren babasını rahmetle anıyor:

“Ailemizde müziğe yatkınlık çok eskiden. Babamın sesi çok güzeldi. Sabah gözlerimizi açacağımız zaman babam, Kur’an-ı Kerim’i sesli okurdu. Ben daha küçükken kulağım onlarla doldu. Çok büyük bir kısmı ezberindeydi, babamın. Bilhassa rahat eserleri okuyabilmek için. Arûz çünkü; Arapça’ydı. Onları güzel tasarruf edebilmek için kendisini bu konuda uzun zaman eğitmiştir.”

Boğaziçi, şen gönüller yatağı”

Doğum günü partisinin asıl sürprizi Alâeddin Yavaşca’dan geldi. Kendisi ve İstanbul’la özdeşleşen “Boğaziçi, şen gönüller yatağı” şarkısını o ‘derin’ sesiyle söyledi. Alâeddin Yavaşca, Hicâz makamındaki eseri, 1957 yılında İstanbul Sultanahmet’teki evinde besteleyip güftelemişti.

Ayten Yavaşca: Eşime hekimken ‘Doktor Bey’ derdim; şimdi de üniversitede ders verdiği için ‘ Hocam’ diyorum.

‘Akıl’ ve ‘gönül’ defteri Ayten Hanım

56 yıldır aynı yastığa baş koyuyorlar. Aralarında 15 yaş var. Her an birlikteler. Ayten Yavaşca, Alâeddin Yavaşca’ya ‘Hocam’ diye sesleniyor. Bunun eşine duyduğu saygıdan ileri geldiğini ve hekimlik yıllarından bu yana değişmediğini söylüyor. Aralarında mutlak bir uyum var. Birbirlerine danışmadan ne hareket ediyor ne de karar alıyorlar.

“Birbirimize dayanak olduk. Onu tanıdığımda 19 yaşındaydım. Bunca yıl bir kere bile kavga etmedik, darılmadık, ayrı da kalmadık. Onun ne istediğini gözünden, duruşundan anlıyorum artık. Bana, ‘aklım-fikrim’ der. Çok iyi bilirim ki, o şarkılar bana yazıldı. Bu çok gurur verici bir şey. Hatta ‘Senden Uzak Günlerim Zindan Oluyor’ şarkısını ben yan odadayken yazdı. Bizi yakından tanıyanların yaptığı bir tanımlama var. Hukuki bir terimdir, bitişik olduğumuzdan. Mütemmim cüzü derler.”. 

Sanat, pek çoğumuzun bildiği yüzü bu. Bilinmeyen yüzündeyse hekimlik var. Alâeddin Yavaşca, aslında kadın doğum uzmanı. 1951 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra 1955 yılında kadın doğum üzerine uzmanlığını yaptı. İstanbul’daki Vakıf Gureba Hastanesi’nde doğum bölümünü kurdu ve uzmanların yetişmesine el verdi. Otuz yıl boyunca başhekimliğe kadar uzanan kariyer, musiki aşkının gerisinde kaldı. Yavaşca’ya 2008 yılı “Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü” ve Sanat dalında 2010 yılı “TBMM Üstün Hizmet Ödülü” de verildi.

Aljazeera

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun