İnsan-Ademoğlu-Beşer – Fikrikadim

İnsan-Ademoğlu-Beşer

Şeytan, bizim illa insan kalmamızı istiyor’’

Murat Kapkıner

Murat Kapkıner

Kur’an’da geçen ‘emanet’in ne olduğunu bilmiyorum ama iyi bir şey olsaydı ‘İnsan’ın onu üstlenmeyeceğine dair ciddi kuşkularım var. Evet, Batılı düşünürün yukarı aldığım aforizmasındaki doğruyu bir başka şekilde bendeniz kullanmışım: ‘’Tanrı bizi insanlıktan çıkarmak istiyor’’ ‘’Tanrı bizi kendisine benzetmek istiyor’’

Ecnebininki hele dursun da bizim son tümcemiz için yardımcı bir söz edersek muttaki okuyucumuz kolay itiraz etmez diye düşünüyorum: ‘Allah ahlakıyla ahlaklanmak’’.

Değerli Yazar Ümit Aktaş Özgün Duruş’un 56. sayısında bir önceki sayıdaki kadar önemli bir yazı yayınladı. Bir önceki sayıda sadece benim bildiğimi sandığım bir konuda Gazete okuyucularını aydınlattı. Kutluyorum. ‘İyiliği emretmek, kötülükten sakındırma’nın muhatabının özne değil nesne olduğunu söyleyip bir teşvişi giderdi. Emr-i bil maruf nehy-i anil münker’in iyilikleri veya kötülüklerden sakındırmayı sürekli ona buna buyurmak olmadığını, kişinin kendisinin bu şeylerle hemhal olmaklığı olduğunu anladık. Tekrar kutluyorum; başka yerde bulamazdınız.

Değerli düşünür 56. sayıda da benzer bir teşvişi gidermek amacıyla gene önemli şeyler söyledi. Bir ayeti yanlış anlamanın boyutlarının nerelere (sömürüye, diktaya) varabileceğini isabetle vurguladı. Gene kutluyorum. Ama ‘İnsan’ konusunda onunla hemfikir değiliz.

‘’Biz emaneti göklere, yerlere ve dağlara arz ettik Onlar onu yüklenmekten korkarak çekindiler. İnsan onu yüklendi. Çünkü İnsan çok zalim çok cahildir.’’ Düşünen kafayı bu ayet böyle çevrilince mustarip kılıyor. Yazar bu ıstırabı gidermek için (belki meşru) şöyle bir yorum getiriyor ayetin son kısmına ‘’..(böylece) zulme ve cehle düştü’’

Bu insan denen canlı türünün tek vukuatı bu ayette anılan olsa Yazar’a katılacağız ama bu insan’ın ne ilk ne son vukuatı bu ayette anılanlar. Mesela insan ‘kâfir’dir Kur’an’a göre. Haindir, nankördür. Berbat bir şeyden yaratıldığı başına kakılmaktadır, apaçık düşmandır. İyilik diye kötülüğü ister, acelecidir. ‘Kuşu boynuna dolanıp’ (ne halin varsa gör denilmiş) kıyametle tehdit edilmiştir. İyilikten sonra necat vereni unutur, böyle bir nankördür. Cimridir. (Bunlar sırasıyla 14/34, 15/26, 16/4, 17/11, 17/13,17/67,17/100, numaralı ayetler. Siz içinde insan geçen öteki bütün ayetleri de okuyun lütfen: Bu İnsan denen canlı hiç de hayırlı bir varlık değil, Allah tarafından hiç hayırla yadedilmemiş.)

Bu nedenle diyorum ki, eğer bu emanet iyi bir şey olsaydı bu mahluk bunu sahiplenmezdi. Çünkü sağlam ayakkabı olmadığı ayetlerle sabit. Bazılarının dediği gibi ‘emaneti arkasına attı’ manasını vermezsek. Bilmiyorum belki de iyi bir şeydir. Kelimenin ‘emaniyye’ ‘ümniyye’ kipleri var ki kuruntu, canlılık, iç konuşma anlamları var. Mesela emanet iyi bir şey olup canlılıksa , iyi-kötü düşünceyse de insan gene cahil ve zalimdir . Hem de çok cahil, çok zalim. (Altından kalkamayacağı, riayet edemeyeceği bir şeyi üstlenmiştir). Bu olasılık kuvvetli. Çünkü dağlar , yer ve gökler gerçekten ‘nefs’ sahibi değiller. Emanet bildiğimiz can ise. (nefs)

İnsan, ‘beşer’in adem olmadan önceki çamur, tın tın eden bir kuru balçık hali olmalı. Buna süregelen pratiğimizde babanın spermi tekabül ediyor Kur’an’daki yaratılışa göre ki ikisi de sonuçta hakir bir su, bir cıvık çamur.

Ümit kendisini insan zannettiği için kendi adına şöyle bir çelişki de görüyor: Hem zalim, cahil olacağım hem de halife (kimin halifesi olduğunu yazmış, ayrı konu). Böyle bir çelişki Kur’an’da yok ki arasını telif edelim. Kur’an’da halife olan Adem’dir;insan değil. Ve Ademoğulları kerametli kılınmışken (ona ikram edilmişken) insan hiç de böyle değil. (17/70) İnsanla hiçbir sözleşme yapılmamışken ademoğullarıyla Allah sözleşmiştir. (7/172, 36/60).

ADEMOĞLU

Sonuçta Ümit’le birlikte sesli düşünüyoruz. Emanet iyi bir şey ve can sahibi, akıl-fikir,gönül sahibi olup dünyaya gelmek. Adem adaylığı, ademoğlu adaylığı. Müşterek ad beşer.

‘’İşte bunlar: Allah’ın kendilerine nimet (vahiy) verdiği peygamberlerden, ademin soyundan, nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail’in soyundan, hidayet ettiklerimizden, seçtiklerimizdendir. Rahman’ın ayetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlar’’ (19/58)

Bu ayetin sibakında hep peygamberler anılıyor. Ve Kur’an’da Adem ve ademoğulları nerde geçerse muhataplar hep şefkatli bir babanın çocukları gibidirler. Hatalarında usulünce uyarılıyorlar, onlara nasihatler ediliyor ve ademoğullarına ikram edilmiştir. İnsan’a hiç benzemiyorlar. Ademoğullarının karşıtı ins ve cindir insle cin de birbirinin karşıtıdır ama kesinlikle insanın müteradifi ademoğulları değil.

Adem ve oğulları seçilmiştir, insan değil. Adem ve oğulları kerametlidir, insan değil. Adem ve oğulları bir ailedir, insanlar değil. Adem ve oğulları hiçbir yerde makhur değilken insan her yerde makhurdur.
Adem ve oğulları ashabul yemin, insan ashabuşşimal. İnsan, Adam (adem) olamamış beşere diyoruz. Yaratılışından da bunu çıkarsamak mümkün. Çamur, tın tın eden bir kuru tuğla, sümüksü bir sıvı. Kendi dünyamıza, geriye doğru bütün tarihe baktığımızda tarihin iyiler ve kötüler savaşının bir yanında insanı bir yanında ademoğullarını görürüz.

Çok iyi bildiğiniz şeyler söyleyeceğim: İnsan ama merhametsiz, insan ama sağduyu yoksunu, insan ama haksız, insan ama mümin (ademoğlu) düşmanı, insan ama mustağni vs. İşte Kur’an’a göre insan gibi insan bu. Bir de Adam (adem) gibi adam var. Bütün kusurlarına karşın Rabbine karşı boynu bükük. Merhamet sahibi. Anlayışlı, haktan, mazlumdan yana vs.

Bütün bunlardan anlayacağımız şu: Bugünkü dilimizde bir sözcüğün kazandığı anlamın ne kadar yaygın olursa olsun Kur’an’dakiyle aynı olduğunu hiçbir zaman düşünmemeliyiz. Ademoğullarının kutlu bir (ashabulyemin) aile olduğunun onların dışında kalan, geçinmeye gönlü olmayan ıvır zıvırın da hayvanlar gibi bir kavim olduklarının bilinci. Çünkü ta başta Allah insanı değil Adem’i varetti. Söz alarak muhatap alarak. Öbürleri (insanlar) çamur hallerinde ısrar etti. Hala çamurdurlar. Yeryüzünde Allah’ın muhatapları Adem’in soyudur, insanın değil.

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun