Bazıları yasağa mı müptela?

 

Rasim Özdenoren / Yenişafak

Rasim Özdenoren / Yenişafak

Cumhuriyet, bazılarını yasağa müptela kıldı.

Karanlık güçler ne zaman bir darbe hazırlığına başlasa ortalığa ilkin bir korku ve dehşet havası salar…

Vaktiyle laikliğin, cumhuriyetin, devrimlerin elden gideceği kaygısıyla meydanlara dökülenler şimdilerde şehir terörizminin eşliğinde diktatörlük teranesi tutturuyor.

Bu vehimlere çare bulmayı ümit edebilir miyiz? “Ceteris paribus” (yani diğer faktörler aynı kalmak şartıyla) konuşursak, hayır, bu şartlarda, bu vehimlere çare bulmak imkân dâhilinde görünmüyor. Çünkü bu paranoyayı kamu hissiyatına üfleyenler gerçek şartları dikkate alarak hareket etmiyor, onlar kendi dileklerini icra etmeye ortam hazırlamak istiyor…

Öte yandan bu vehimler bizzat “resmî ideoloji” tarafından üretiliyor. Resmi ideolojinin ruhunu ırkçılık ve din düşmanlığı oluşturur. 6 okla ifade edilen “ilkeler” ırkçılık ve din düşmanlığı zihniyetini yüceltme ve gizleme dışında bir amaca hizmet etmiyor.

Irkçılık ve din düşmanlığı “Batı aydınlanmacılığı”nın dünyaya armağanıdır. Ancak “Batı aydınlanmacılığı” bu ülkeye yapay bir olgu olarak intikal ettiğinden, buradan farklı ve yeni hastalıklar üremiştir. Zırt pırt laikliğin veya devrimlerin elden gideceği fobisi ve paranoyası, şimdi kılık değiştirerek terör ve diktatörlük vehmiyle dışlaşmaya başladı…

İroni şurada ki, diktatörlüğü protesto etmeye kalkışanlar, darbecilerin hazırladığı ve millet iradesini vesayet altında tutmaya matuf yürürlükteki Anayasa’nın değiştirilmez saydığı maddelerini (ilk 4 madde) değiştirmekten kaçınıyor. Darbecileri kurucu irade diye kabul edenler, seçilmişlerin iradesini “kurucu” kabul etmeyi reddediyor. Üstelik darbecilerin, seçilmişlerin iradesine koyduğu ipoteği meşru görerek…

İnsanlara, kendi toplumlarının özniteliklerini kabul etmek acaba niçin bu kadar zor geliyor? 6 okta ifadesini bulan ilkelerin ruhunu ırkçılığın ve din düşmanlığının oluşturduğunu kabul etmek, bu ilkeleri benimseyenlere kolay gelmez, biliyorum. Fakat ülkenin reel şartlarının gereklerine bakarak bir tartışma ortamı meydana getirmek de imkânsızdır denebilir mi?

Anayasa münasebetiyle olumlu bir tartışma ortamı açılabilirse, bu da bir kazanım sayılmalıdır. Bu ortamın açılması yasakçı zihniyetin aşılmasını kolaylaştıracaktır.

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun