Takım taraftarlarının en büyük şikayeti deplasman maçlarında uğradıklarını savundukları ayrımcılık. Kentte Amedspor’un aldığı başarılı sonuçlara paralel olarak bu ayrımcılığın arttığı görüşü hâkim. Çünkü takım batı illerinde PKK ile ilişklendiriliyor ve tezâhüratlar bu algı üzerinden ilerliyor.

Bursaspor maçı ve cezalar

Bugün artık amatör lige kadar düşen Diyarbakırspor’un taraftar mirasını üstlenmek gibi bir misyon da biçilen Amedspor’un Ziraat Türkiye Kupası’nda Bursaspor ile eşleşmesi eski hesapları da gündeme getirdi. 2009-2010 sezonunda Diyarbakır’da oynanan Bursaspor maçında bir grup izleyici stat çevresinde ve içinde olay çıkarmış, takımı getiren çevik kuvvet otobüsü taşlanınca maç tatil edilmişti. Diyarbakırspor hükmen mağlup ilan edilmiş, beş maç tarafsız sahada seyircisiz oynama cezası almıştı. O sezon Bursaspor Süper Lig şampiyonu olurken Diyarbakırspor ise bir daha toparlanamamak üzere çöküşe geçmişti. Ziraat Türkiye Kupası’nda Bursaspor ve Amedspor eşleşince 6 yıl önceki bu maç hâfızaları canlandırdı. Amedspor izleyicisi Bursa’da gerginlik çıkmaması için stadyuma alınmadı. Amedspor maçı 2-1 kazanarak Bursaspor’u kupanın dışına itince o gerginlik sosyal medya hesapları üzerinden sürdü.

amedspor

Amedspor tribünleri Fenerbahçe maçında boş kalacak.

Türkiye Kupası’nda Amedspor’un Bursa’yı elemesinin ardından Amedspor kulübüne ait olmayan ancak Amedspor logosu kullanan sosyal medya hesaplarından atılan ‘Barikat burada, dimdik ayakta’, ‘Her Yer Sur Her Yer Direniş’, ‘Her Yer Cizre Her Yer Direniş’ paylaşımlarının üzerine polis takımın antrenmanlarını ve maçlarını yaptığı Seyrantepe Spor Kompleksi’ndeki bilgisayarlara incelenmek üzere el koydu. Kulübün futbolcusu Deniz Naki ise sosyal medya hesabından “Bu galibiyeti topraklarımızda 50 günden fazladır süren zulümde hayatlarını kaybedenlere ve yaralılarımıza adıyoruz, armağan ediyoruz” mesajını paylaştı. Futbol Federasyonu, sosyal medya paylaşımlarından yola çıkarak Diyarbakır’da Fenerbahçe maçının seyircisiz oynanmasına ve Deniz Naki’ye de 12 maç ceza verilmesine hükmetti. Federasyon’un yanı sıra Diyarbakır Spor İl Güvenlik Kurulu da maçın seyircisiz oynanması yönünde karar verdi.

Kentteki futbol izleyicisi, haksızlığa uğradıklarını düşünüyor. Çünkü, onlara göre Futbol Federasyonu bir ‘batılı’ oluşum ve ‘doğuyu’ anlamaktan uzaklar. Amedspor ve Deniz Naki’ye verilen cezalar daha çok böyle açıklanıyor.

nurullah-edemen

Nurullah Edemen’e göre fitili Bursa medyası ateşledi.

“Bursa medyası algı yarattı”

Amedspor Kulübü Başkan Yardımcısı Nurullah Edemen’e göre, tartışmalar Bursaspor maçı öncesinde İstanbul’da oynadıkları Başakşehir maçıyla başladı ve kulüpleri üzerinde algı yaratılmaya çalışıldı.

“Başakşehir maçında yüz taraftarımız gözaltına alındı. Bursaspor ile geçmişten kalan eski bir hesap algısı Bursa medyası tarafından yaratıldı. Seyircimiz maça alınmadı. Bunun gölgesinde maça çıktık ve Bursa’yı eledik. Maçtan sonra hoş olmayan söylemlerle yüz yüze kaldık. Halbuki imkansızlıklardan bugünlere gelmişiz, takdir bekliyoruz. Fenerbahçe ile eşleştikten sonra kulüp binamız basıldı, bilgisayarlara el kondu. Deniz Naki’ye 12 maç ceza verildi. Amedspor’u futbol kimliğinden çıkarıp siyasi bir mecraya çekmek istiyorlar.”

“Hesaplar bize ait değil”

Nurullah Edemen cezaya kaynak gösterilen sosyal medya paylaşımlarının kulüpleriyle ilgisi bulunmayan hesaplar üzerinden geliştiğini de söylüyor. Edemen kendilerinden ‘onlar’ diye söz edilmesinden de rahatsız.

“Sosyal medyada paylaşılan mesajların hiçbiri bizim resmi hesaplarımız değil. Federasyon ile görüştük ve bunlara dikkat çektik. Futbolcu arkadaşımızın attığı mesaj barışa çağrıdır. Sporun barış, kardeşlik ve sosyal etkinlik olduğunu unutmadan, taraftar kitlelerini kutuplaşmaya itmeden yolumuza devam edeceğiz. Aynı şeyi biz de karşı taraftan görmek istiyoruz. Sporun ahlâkına yakışan da budur. Televizyonlarda bizden ‘onlar’ diye bahsedilmesini istemiyoruz.”

Federasyon’dan açıklama

Diyarbakır’da Amedspor’a verilen ceza kararının Fenerbahçe kurası sonrası alındığı algısı var. Türkiye Futbol Federasyonu bu algının medyada yer alması üzerine ceza gerekçesi ve tarih konusunda şu açıklamayı yaptı.

“Söz konusu disiplin cezası, “Barikat burada dimdik ayakta…, Her yer Sur her yer direniş, her yer Cizre, her yer direniş…, Çocuklar ölmesin maça gelsin…” sloganları nedeniyle verilmiştir ve cezaya neden olan olaylar Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında gerçekleştiği için Futbol Disiplin Talimatı’nın 99/4 maddesi gereği yine Ziraat Türkiye Kupası müsabakasında uygulanacaktır. Türkiye Futbol Federasyonu Hukuk Müşavirliği, 28 Ocak 2016 tarihinde oynanan müsabakayla ilgili sevkini 29 Ocak 2016 günü yapmış ve Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu sevkten sonraki ilk rutin toplantısında (02.02.2016-54) kararı almıştır.”

deniz-naki

Deniz Naki cezayı ağır bulmuş ancak söylediklerinden pişman değil.

“Mesajım barış ve kardeşlik içindi”

Amedspor’un 12 maç ceza alan futbolcusu Deniz Naki sosyal medya hesabında Bursaspor maçı sonrası verdiği mesajların barış ve kardeşlik için olduğunu söylüyor, kendisine verilen cezayı ağır buluyor. Futbolculuk kariyerine Almanya’da başlayan Naki’nin aldığı ilk ceza bu değil.

“2009’da Hamburg’da Saint Pauli ve Hansa Rostock maçında iki gol attım. Hansa Rostock Nazi takımı. Golden sonra tribünlerine gidip kafa kesme işareti yaptım, bayrağımızı da sahalarının ortasına diktim. 3 maç ve 10 bin Euro ceza verdiler. Taraftarlarımız birer Euro koyup cezamı ödediler. Ama burada verdiğim mesaj barış ve kardeşlik içindi. Ben Kürt, Türk, Arap hiç kimse ölmesin diyorum. Bu teröristlikse seve seve terörist olurum. Takımımda altı Türk oyuncu var, onlar da desteklediler. Din, dil, ırk fark etmez, hepimiz kardeşiz; insanlar ölmesin ve masada çözülsün istiyorum ben meselelerin. 12 maç ceza beni üzdü, takımımı yalnız bırakacağım için. Ama isterlerse 50 maç ceza versinler, isterlerse lisansımı alsınlar, söylediklerimin arkasındayım.”

remzi-sulucan

Taraftar Remzi Sulucan ırkçı söylemlerden rahatsız.

“Irkçı söylemler incitiyor”

Bölgedeki çatışmalar, sokağa çıkma yasakları ve göç insanları etkiliyor. Bu nedenle Diyarbakır’daki tribünlerde kaçınılmaz olarak siyaset konuşuluyor ve bu tezahüratlara da yansıyor. Gittikleri her deplasman maçında ırkçı söylemlere maruz kaldıklarını söyleyen taraftarlar bunun etki ve tepki prensibinden kaynaklandığını düşünüyor. Amedspor taraftarı Remzi Sulucan ayrımcılığa tepkili.

“Futbol barış ve kardeşliktir. Irkçı söylemler incitiyor bizi. Hafta sonları gelip maç izlemek istiyoruz ve takımımızı desteklemek istiyoruz. Bizimkisi futbol ve memleket sevgisi. Ayrımcılığın her türüne karşıyız. Din, dil, ırk… Doğarken hangisini biz seçtik ki?”

mehmet-cicek

Mehmet Çiçek takımları üzerinde ideolojik baskı kurulduğunu söylüyor.

“İdeolojik baskı görüyoruz”

Taraftarlardan Mehmet Çiçek takımlarının ideolojik baskı gördüğünü söylüyor:

“Takım üzerinde ideolojik baskı var. Deplasman maçlarında küfür ve ayrımcı sloganlara muhatap oluyoruz. Deniz Naki saha dışında ve kişisel görüşünü yazdı, rekor ceza verdiler. Bize ‘Kürtler dışarı’ derken biz hiçbir zaman ‘Türkler dışarı’ demiyoruz. Bu iki ırkın mücadelesi değil ki, bildiğin futbol maçı. Bursaspor’un çok ırkçı grupları var. Bu tavır rahatsız ediyor ve incitiyor.”

saffet-azbay

Spor Yazarı Saffet Azbay meselenin batının doğuyu anlayamamasından kaynaklandığını söylüyor.

“Toplumsal olayların sahaya yansıması”

Diyarbakır’da spor gündemini yakından takip eden Spor Yazarı Saffet Azbay’a göre, Amedspor olayı toplumsal olayların sahaya yansıması. Siyasetin hiç olmadığı kadar sporun içine girdiğini belirten Azbay, cezaların önyargı ile verildiğine inanmakla birlikte özeleştiri yapılması gerektiğini de savunuyor.

“Toplum içerisindeki gerginlikler spora da yansıyor. Spora yön verenler de toplumun parçası. Siyaset hiç olmadığı kadar sporun içine girmiş durumda. Toplum da angaje ve toplum da spora sokuyor. Verilen cezaları bu doğrultuda ve önyargı ile verilmiş cezalar olarak değerlendiriyorum. Batıdaki toplumun doğudaki toplumu doğru okuyamaması olarak değerlendiriyorum. Futbol federasyonunun üst düzey yetkilileri arasında Nihat Özdemir de var bölge insanı. Futbolun bölgede gelişmesinde çok büyük katkıları var, başkan vekili. Fakat disiplin kurulu, hukuk kurulu ve tahkim olmak üzere asıl işi yönetenler arasında bölgeden hiç kimse yok. Kurallar standart uygulanmıyor, cezalar eşit verilmiyor adaletsizlik var. Batıdaki kulüpler ile bölge kulüpleri arasında adalet terazisi yok. Bunun sebebi ise tamamına yakını batıdaki spor adamları ve hukukçulardan oluşan kurulların bölgeyi farklı şekilde okuması. Bu işin bir yönü, kendimiz de özeleştiri yapmalıyız. Daha önce deplasman maçlarında siyasi ırkçı saldırılara maruz kalıyorduk bu halen devam ediyor. Fakat son dönem içerisinde bizim de siyaseti sporun içerisine soktuğumuzu düşünüyorum. Sporu siyasetin propaganda aracı olarak kullanmak doğru değildir. O zaman bizim de batılılardan farkımız kalmaz.”

“Sporu propaganda amaçlı kullanma gayesi var”

Saffet Azbay yaşanan ölümlere sessiz kalınamayacağını ancak bunun spor mecrası içerisinde yapılmaması gerektiğini savunuyor. Azbay bunun yaratacağı ayrışmaya ise tarihten örnek veriyor.

“Elbette ki yaşanan ölümlere olaylara sessiz kalamayız ama bunu yaparken de siyaseti sporun içerisine sokmamamız lazım. Maalesef o konuda bölgenin geriye gittiğini görüyorum. Daha önce devlet eliyle ve resmi ideoloji eliyle spora müdahale vardı, şimdi tam tersi sporu propaganda amaçlı kullanmak gibi bir gaye var. Bunun önüne geçmek lazım. Spor amacına uygun olarak kullanılırsa toplumları bütünleştirir, amacına uygun kullanılmazsa toplumları felakete sürükler. İyi örnek Diyarbakırspor’un 1968 yılında kurulurken içerisinde gayrı Müslim futbolcuların yer alması, kötü örnek ise Yugoslavya’yı bölünmeye götüren iç savaşı başlatan olayların Kızılyıldız ve Partizan maçındaki olaylarla başlamasıdır. Spor duygu kopuşuna veya duygu bütünleşmesine hizmet eden en önemli olgudur.”

yilmaz-bay

Yılmaz Bay, kentteki takımlarda temsiliyet meselesinin varlığına işaret ediyor.

“Kentin takımı Diyarbakırspor”

Diyarbakır’da kent takımlarının temsiliyet meselesini değerlendiren Spor Yazarı Yılmaz Bay, Amedspor’un aldığı cezaları aşırı bulanlardan. Diyarbakırspor’un deplasman maçlarında “ırkçı saldırıları” sürekli yaşadığını belirten Bay, Amedspor’un, bölgedeki konjonktürden kaynaklı saldırılara da maruz kaldığını düşünüyor.

“Diyarbakır’da futbol izleyicisinin gerçek takımı kentin de adını taşıyan Diyarbakırspor’dur. Ancak Diyarbakırspor amatör lige kadar düştü ve 50 milyon borcu var. Resmi anlamda olmasa da kapandı gözüyle bakılıyor. Amedspor aslında belediye takımı. 2014 yılında ismini Amed SK olarak değiştirdi. Finansmanı belediye ve bağlı kurumlarından yapılıyor. Belediye takımı olduğundan ve belediye de DBP’li olduğundan takım ister istemez siyasetin göbeğine oturuyor. Amedspor adını aldıktan sonra biraz daha hedef haline geldi. Diyarbakırspor’a yıllarca yapılan faşizan saldırıların yeni hedefi Amedspor oldu. Logosu yeşil, sarı ve kırmızı renklerden oluşuyordu ve Futbol Federasyonu kabul etmedi. Yeşil, beyaz renklerindeki logoyu kabul etti. Forma rengi yine yeşil, kırmızı oldu. Amedspor sezon boyunca yaklaşık 200 bin lira cezaya çarptırıldı.

‘Haksızlık ama kasti değil’

Yılmaz Bay kulübe verilen cezayı haksız bulmakla birlikte Fenerbahçe maçına rastlamasının tesadüf olduğunu belirtiyor.

“Bu son ceza, aldıkları ilk ceza değil. Tekerrür ettiği için de Fenerbahçe maçına rastladı. Haksızlık, ancak ben Fenerbahçe maçına denk düşmesinin kasti yapıldığını sanmıyorum. Özellikle Diyarbakır’da ve bölgede yaşanan çatışmalar sosyal yaşama yansıdı. Sosyal yaşamın bir alanı olan sporda da bu görülüyor. Amedspor ve Diyarbakirspor’da tribünlerden atılan sloganlar bazı cezaları beraberinde getiriyor.”

Aljazeera