Koçlar hakkında pek bilinmeyenler- 2 – Fikrikadim

Koçlar hakkında pek bilinmeyenler- 2

Soner Yalçın - Sözcü

Soner Yalçın – Sözcü

Mustafa Koç’un tabutundaki Osmanlı Sancağı merak konusu oldu.
Yazayım…
Nezihe Araz gazeteci-yazardı.
Vehbi Koç’un eşi Sadberk Hanım’ın yakın dostuydu. Koçzadeler ve Nezihe Araz’ın ailesi BulgurzadelerAnkara’dan tanışıyordu.
Sadberk Hanım ile Nezihe Araz’ı yakın dost yapan müşterek meraklarıydı; geleneksel kıyafet, işleme, tuğralı gümüş ve porselen gibi Anadolu’nun kültürel eserlerini topluyorlardı!
Nezihe Araz eserlerin bulunması ve alınmasında Sadberk Hanım’a yardımcı oluyordu.
Keza: Nezihe Araz, Kenan Rıfai Dergahı’na gidip geliyor; “Anadolu Evliyaları” gibi kitaplar yazıyordu. (Ayrıntılı bilgiler; “Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor” kitabımda var.)
Ayrıca: Sadberk Hanım ile Nezihe Araz’ın ortak amacı vardı; Türkiye’nin ilk özel müzesini açmak! Sadberk Hanım yıllar içinde hayli paralar verdiği eserlerin yok olmasından korkuyordu!
Vehbi Koç eşinin müze teklifine hiç sıcak bakmıyordu. Karı-koca arasında bu tartışma sürerken Sadberk Hanım hastalandı. Londra’da ameliyat olduğunda vasiyetini yazdı:
“Pırlanta küpem ile armutlu elmas Semahat’a; pırlanta taş Rahmi’ye; pırlanta kolye
Sevgi’ye; pırlanta yüzük Suna’ya;…”
Ve vasiyetine şu notu düştü:
“Müzemi yapın. Koç Holding’e kalsın, orada devam etsin.”

Sevgi Gönül istedi

Sadberk Hanım vasiyetinden iki ay sonra -67 yaşında- 23 Kasım 1973’te vefat etti.
7 yıl sonra…
Sadberk Hanım Müzesi, 14 Ekim 1980’de Sarıyer-Büyükdere’de –1950’den beri Koç Ailesi’nin yazlığı olarak kullanılan yalıda- Türkiye’nin ilk özel müzesi olarak açıldı.
Sadberk Hanım yıllar içinde 3 bin eser toplamıştı. (Müzede bugün 18 bin eser var.)
Sadberk Hanım’ın koleksiyonunda yer alan üç bin eserden biri de; Mustafa Koç’un tabutuna sarılan Osmanlı Sancağı idi.
Tahminen 19. yüzyıl sonu 20. yüzyıl başı Osmanlı Ordusu’nun alay sancağıydı. Üzerinde celi sülüs hatlaKelime-i Tevhid yazılıydı:
“Hak ve gerçek olan kainatın sahibi Allah’tan başka ilah yoktur. Güvenilir ve sözüne sadık Muhammet, onun elçisidir.”
Sadberk Hanım’ın sancağı kimden, hangi yıl aldığına dair bilgi yoktu. Kimi eserler için bilgi notu bulunmasına rağmen, sancak ile ilgili hiçbir not bırakmamıştı. Ve…
Tarih: 25 Şubat 1996.
Vehbi Koç vefat etti. Tabutunun üzerine ne örtülecekti?
Vehbi Koç’un kızı Sevgi Gönül, Koç Vakfı adına Sadberk Hanım Müzesi’nden sorumluydu. Dini bilgisi kuvvetliydi. Hz. Muhammet’in, “Ölülerinize, ‘Lâ ilahe illallah’ı telkin ediniz” hadisini biliyordu. Sancağı müze müdürü Hülya Bilgi’den rica etti. Vehbi Koç’un tabutu bu sancakla sarıldı. Sonra…
Tarih: 12 Eylül 2003.
Sevgi Gönül vefat etti. Vasiyeti gereği tabutu, aynı sancağa sarıldı.
Koçlar için bu sancak aile geleneği oldu.
Son olarak Mustafa Koç bu sancakla uğurlandı!..
Peki…
Koçların aile mezarlığı hakkında bilginiz var mı?

Koçlar başlattı

Adı, Davud Fazlı Ayverdi.
Tasavvuf dünyasının yakından tanıdığı Ekrem Hakkı Ayverdi’nin oğluydu.
İtibarıyla Kenan Rıfai Dergahı’ndan yazar Samiha Ayverdi’nin yeğeniydi.
Fazlı Ayverdi’nin, babası ve halasıyla pek ilişkisi yoktu. Koç Holding’de çalışıyordu. (“Vehbi Koç ile 30 Yıl”diye kitabı var.)
Vehbi Koç’un takdir ettiği isimlerden biriydi; inşaat işlerine bakıyordu. Fazlı Bey aynı zamanda Sadberk Hanım’ın “emlak danışmanı” idi! Şöyle…
Sadberk Hanım eşinden her ay “maaş” alıyordu ve holdingden de geliri vardı. Paralarını değerlendirmek için gayrimenkul alıyordu. Kimini eşinden habersiz ediniyordu!
Bir gün…
Fazlı Bey, -aileden kimsenin duymasını istemediği- bir teklif aldı Sadberk Hanım’dan!
Söylenen yere gitti. Baktı. Çok araştırdı. Çünkü o yıl/1973’te incelediği yerin bir bölümü yol inşası nedeniyle istimlak edilmişti.
Sonuçta Fazlı Bey, her zaman olduğu gibi yazılı raporunu sundu.
Sadberk Hanım ardından damadı İnan Kıraç’ı görevlendirdi. O da aynı yere gitti ve gördüklerini kayınvalidesine anlattı.
Sadberk Hanım, yerden emin oldu ve yerin bakım görevini de damadına verdi.
Gidilip bakılan yer, Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki Koçların aile kabristanıydı!
Sadberk Hanım kimseler duymadan burayı aile mezarlığı yaptı ve kısa süre sonra ilk defnedilen kendisi oldu.
Mustafa Koç’un cenazesiyle ilgili bir bilgi daha vereyim:
Mustafa Koç’un cenazesinde çok çelenk vardı. Yüzlerce kişinin de çelenk yerine Koç Ailesi’nin kurduğuTürk Eğitim Vakfı’na bağışta bulunduğu görüldü. Peki…
Çelenk yerine TEV’e bağış yapılmasını ilk kim akıl etmişti; Vehbi Koç.
Hüsniye Hanım, Vehbi Koç’un kız kardeşiydi. Sadberk Hanım’ın ağabeyi Emin Aktar ile evliydi.
Hüsniye Aktar 31 Aralık 1971’de vefat etti. Ve ilk kez verilen bir ölüm ilanında, çelenk yerine TEV’e bağış yapılması istendi.
Vehbi Koç, 27 Ekim 1971’de yaptığı basın toplantısında, -1968’de Stockholm’e yapmış olduğu seyahatte öğrendiği- çelenk yerine bağış yapma fikrini açıklamıştı. 2 ay sonra…
Kız kardeşi ölünce, “böyle bir davayı kız kardeşimin vefatıyla başlatmış olmayı Allah’ın ilahi takdiri olarak kabul ettim” diyecekti…
Mustafa Koç’un cenazesi hakkında daha yazacaklarım vardı. Ama…
Mustafa Koç’u gündemde tutarak ailesinin acılarını çoğaltıyorum hissine kapıldım.
Artık yazmak istemiyorum.
İyi bir insanı kaybettik.
İyi bir dostu kaybettik.
Türkiye’nin başı sağ olsun…

Birinci yazıyı okumak için tıklayın! Soner Yalçın Koçlar hakkında pek bilinmeyenler
Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun