“Kremlin’i çıldırtan düşük petrol fiyatları” – Fikrikadim

“Kremlin’i çıldırtan düşük petrol fiyatları”

Rusya’nın son dönemde izlediği sertlik yanlısı politikaların sebebi ne? Al Jazeera’ye konuşan uzmanlar, Rusya’nın izlediği sertlik yanlısı politikaları, petrol fiyatlarındaki büyük düşüşün Rus ekonomisini artık fazlasıyla zorlamasına bağlıyor. Uzmanlar, Rusya’nın petrol fiyatlarını yeniden yükseltecek bölgesel krizler peşinde olduğunu düşünüyor.

Hale Aydoğmuş

Hale Aydoğmuş

Petrol fiyatlarının düşüşe geçmesiyle Rusya’nın son askeri ve ekonomik hamleleri arasında bir bağ olduğunda , Rusya üzerine çalışan çoğu uzman hemfikir. Türkiye’nin hava sahasını ihlâl eden Rus uçağını düşürmesiyle başlayan kriz, Rusya’nın Türkiye’ye çeşitli alanlarda yaptırım tehditleriyle sürüyor.

Rusya ekonomisini ayakta tutan en önemli kalemlerden biri petrol ve doğal gaz satışları. Bu iki kalem Rusya ihracatının yüzde 60’ından fazlasını oluşturuyor. 2012 yılında petrol ve doğal gaz satışlarından 520 milyar dolarlık gelir, varil başına petrol fiyatının  45 dolar civarında seyrettiği son dönemde 230 milyar dolara kadar düştü.

Al Jazeera’ye konuşan Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nden Prof. Dr. Yaşar Onay, Rusya’nın petrol hassasiyetini şöyle anlatıyor:

“Rusya’ya baktığımız zaman, parçalanma sonrasında bile bölgenin en önemli güçlerinden bir tanesi. Bu gücü iki şeye dayanıyor. Bunlardan bir tanesi sahip olduğu doğal kaynaklar; yani doğalgazı ve petrolü. Diğeri ise silah satışı. Bu ikisi şu anda Rusya’nın ekonomisini ayakta tutan en önemli güçler. Onun dışında başka hiçbir şeyi yok. Dolayısıyla petrol fiyatlarının sürekli olarak düşürülmesini Rusya kendisine yönelik bir saldırı olarak algılıyor.”

“Putin kendini ekonomik tehditle karşı karşıya görüyor”

Prof. Onay’a göre Putin’in petrol fiyatlarının sürekli düşürülmesini ülkesi için nasıl bir “tehdit” olarak gördüğünü şöyle anlattı:

“Batı’nın özellikle bu petrol fiyatlarını düşürmekteki maksadı da benim kişisel görüşüm; Putin’in içerideki saygınlığını yok etmek ve Putin’i Rus halkıyla karşı karşıya getirmek. Çünkü Putin’in iç tehdit olmadan yıkılması mümkün değil. Böyle durumlarda, yani ülke içinde kendi güvenliğini, saygınlığını ya da gücünü tehdit altında gören her politik lider, bir düşman yaratma eğilimine girer. Bu da dış politikada saldırgan bir şekilde kendini gösterir. Dolayısıyla Rusya, şu anda özellikle petrol fiyatlarının sürekli olarak aşağı çekilmesiyle kendisini çok ciddi bir ekonomik tehditle karşı karşıya görüyor. Gerçi bu ne kadar çekilirse çekilsin, Rusya ekonomisinin hemen çökeceğini düşünmek doğru olmaz. Çünkü neticede Çin, özellikle bu konuda Rusya’ya destek verdiğini söyledi ama petrolün fiyatının aşağı çekilmesi de Çin’in işine gelir. Ulusal ve uluslararası ilişkilerde de devletler çıkarları doğrultusunda hareket ederler. Çin de ne kadar destek olabilir, bu soru işareti.”

Dış tehdit yaratma politikası”

Yaşar Onay, Putin’in kendi kamuoyu karşısında bir “dış tehdit” yaratma çabası içinde olduğunu, bunun da ekonomik açmazlarından kaynaklandığını söyledi:

“Rusya da şu anda kendini sıkışmış hissediyor. Bu uçağın düşürülmesi sonrası Putin’in izlemiş olduğu, özellikle İklim Zirvesi’nde Türkiye’nin her türlü uzlaşmacı tavrına karşı irrasyonel bir devlet adamı politikası izlemesi; Türkiye’ye sürekli olarak ekonomik, siyasi ve askeri tehditlerde bulunması ve ambargolar uygulaması, adeta bu S-400’leri yerleştirerek Suriye hava sahasını tamamiyle kapatması, Suriye’de yeni yeni üsler açıp, yeni yeni silah sistemlerini Suriye’ye yığması başka bir anlama gelmiyor. Putin’in izlemiş olduğu irrasyonel politikaları başka hiçbir şekilde açıklayamazsınız. Uzlaşmaya yanaşmıyor ve sürekli olarak krizi tırmandırma eğiliminde.”

Al Jazeera’ye konuşan İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkan Danışmanı Prof. Dr. Hasan Saygın da Rus ekonomisinin “kırılganlığına’ dikkat çekiyor ve Batı’nın bu kırılganlığı Rus yönetimine karşı bir koz olarak kullandığını anlatıyor.

“Petrol varilinin 70 dolar olması Rusya için ışığın görülmesi demek”

Saygın, Rusya’nın petrol fiyatlarını yükseltme çabasıyla ilgili bazı spekülasyonlardan da bahsetti:

“Petrol varil fiyatları uzun süredir düşükken, arz-talep dengesini arz lehine bozarak, petrol varil fiyatının artmasına sebep olabilecek hamleyi, yani üretim kısıtlaması hamlesini neden OPEC, daha doğrusu Suudi Arabistan yapmaz? Bu sorunun cevabı, biraz spekülatif olsa da, Rusya ile ilgili olabilir mi? Bence olabilir ve de bu olabilirlik pek de spekülatif değildir. Tabii ki petrolün varil başına olan bu fiyat düşüklüğünün, dünya ekonomisindeki durgunluğun getirdiği üretimin düşmesinin sonucu olan talep düşüklüğü olarak da bir açıklaması olabilir. Bu bir şekilde doğru ise bununla mücadele etmenin bir yolu da arz-talep dengesini ayarlamak değil midir? Petrol varil fiyatları ile bu krizleri üst üste çizerseniz ilginç bir şekilde örtüştüğünü görebilirsiniz. Burada değişik kaynakların da işaret ettiği gibi petrol varil fiyatları 30 dolar civarı olduğunda Rusya ekonomisin sert bir fren yapması beklenmektedir.”

“Şimdi belki birazdan bu da ‘spekülasyon değildir’ diyebileceğimiz bir spekülasyon ileri sürelim: Rusya sahip olduğu neredeyse tek kalem ihracata dayalı kırılgan ekonomisindeki bu kırılganlığı nasıl bertaraf eder? Yeni ve hacimli ihracat kalemlerini bugünden yarına üretebilecek ekonomik alt yapıya da sahip olmadığı düşünülecek olursa, yapabileceği şey petrolün varilinin fiyatının yükselmesini sağlamaktır; Örneğin petrol varilinin 70 dolar olması Rusya için ışığın görülmesi demek.”

Kaynak: Al Jazeera

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun