56. Selanik Film Festivali 10 günde 200 filmi beyaz perdeye taşıdı – Fikrikadim

56. Selanik Film Festivali 10 günde 200 filmi beyaz perdeye taşıdı

Yunanistan’ın en büyük sinema etkinliği olan ve bu sene 56. kez seyirciyle buluşan Selanik Uluslararası Film Festivali, 6 / 16 Kasım tarihleri arasında düzenlendi.

Festival kapsamında ustalara saygı bölümünün yanı sıra, eğitim amaçlı diğer etkinlikler dahil dünya genelinden yaklaşık 200 film gösterime girdi.

Festival Yönetmeni Dimitri Eipides çalışmalarından bahsetti:

‘‘Her sene farklı zorluklarla mücadele ediyoruz. Amacım, festivali geliştirmek ve bağımsız sinemaya özgü tüm yeni akımları içermesini sağlamak. Bu alana ağırlık veriyorum. Festival tüm sinemacılara ve özellikle de genç nesle hitap ediyor. İzleyicilerin sinemadaki tüm yenilikleri görmesini istiyorum. Sanat her zaman kendini yeniler.’‘

Festivalde en iyi film ödülünü İzlandalı yönetmen Grimur Hakonarson’un ‘Rams’ adlı yapıtı kazandı. Ancak yönetmen bu sene Selanik’e gelemedi.

Film, İzlanda’nın gözlerden uzak bir çiftlik evinde 40 yıldır birbirleriyle konuşmayan iki kardeşin, koyunlarını korumak amacıyla bir araya gelişini anlatıyor.

Cesar Acevedo’nun filmi ‘Land And Shade’ ise en iyi ikinci film ödülü olan Gümüş İskender’i kazandı.

Kolombiya’nın şeker pancarı tarlalarında geçen aile draması 2015 Cannes Camera D’Or ödülüne layık görülmüştü.

Yönetmen Cesar Acevedo filminden şu sözlerle bahsetti:

“Film çiftçilerin yaşadığı zorlukları anlatıyor. Bu tip problemleri gün yüzüne çıkarmak için bu filmi çektik. Onların sesini duyulur kılmak istedim.”

Yönetmen Francisco Varone, 37 yaşında. Buenos Aires’de doğdu. İlk filminin galasını Selanik’te gerçekleştirdi.

‘Road To La Paz’ isimli film bir Müslüman taksi şoförünü anlatıyor. Kendisi Peugeot 505 aracıyla Buenos Aires’ten La Paz’a gidiyor ve Mekke’de hac görevini yerine getirme hayalleri kuruyor.

Runar Runarssonın filmi ‘Sparrows’ ise babasıyla İzlanda kasabasına taşınana bir gencin izini sürüyor. Bir aile draması olan film oldukça insani bir hikayeyi beyaz perdeye taşıyor.

Yapımın senaristliğini de üstlenen yönetmen Runar Runarsson filmini anlattı:

“Senaryoyu beynimle değil kalbimle yazmaya gayret ettim. Elbette beynimden de yardım aldım ama önemli olan duygulardı. Kendi tecrübelerimden ve çevremdeki dostlarımın yaşadıklarından derledim hikayeyi.”

Bu yıl Selanik film festivalinde Fransız yönetmen Arnaud Desplechin onur konuğu olarak ağırlandı. Yönetmenin kariyeri 1991 yılında çektiği ve uluslararası alanda üne kavuştuğu filmi ‘La Vie Des Morts’ ve “My Golden Days” gibi yapımları gösterildi.

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun