Atatürk’ün vefatı, batı basınında yazılanlar – Fikrikadim

Atatürk’ün vefatı, batı basınında yazılanlar

 

Atatürkün-Vefatı-Dolmabahçe-Sarayburnu

Atatürkün-Vefatı-Dolmabahçe-Sarayburnu

Atatürk’ün ölüm haberi, 10-15 Kasım 1938 tarihleri arasında Alman basınında geniş yer bulur. Alman gazeteleri, Atatürk’ün hayat hikayesi ve icraatı üzerine bilgi vererek, Türk ve Alman halkının, ölümden duyduğu üzüntüden bahseder. Atatürk’ün ölümü üzerine Führer’in ifade ettiği taziyeler, Alman gazetelerinin hemen hemen tamamında yer almıştır: “Türkiye Büyük Meclisî’ne ve Türk halkına, Türkiye Cumhuriyetî’nin Başkanı Atatürk’ün ölümü üzerine en derin üzüntülerimi bildiriyorum. Büyük bir asker, dahi devlet adamı ve tarihi bir şahsiyet kayboldu. Yeni Türkiye Cumhuriyeti ile nesilden nesile devam edecek büyük bir anıt oluşturdu.” Türk halkı, bu anıtı iyi muhafaza edip, onu çağın şartlarına göre restore etmek zorundadır. Anıtın inşası esnasında içerde ve dışarıda ilgi ile takip edilen çalışmaların, Atatürk’ün ölümüyle sona ermediği ama yeterli olmadığı görülmektedir.

Atatürkün-Vefatı-Dolmabahçe-Sarayburnu Uğurlamaya gelen kalabalık halk

Atatürkün-Vefatı-Dolmabahçe-Sarayburnu. Paşayı uğurlamaya gelen halk

Tarihe ve tarihi eserlere büyük önem veren Atatürk zamanında Türkiye’de kazı yapmakta olan Alman Arkelog Prof. Dr. Friedrich Kari Dörner, “Abschied von Atatürk” (Atatürk’e veda) adlı makalesinde Atatürk’ün İstanbul Dolmabahçe Sarayı’ndaki tabutu önünden binlerce kişinin derin hüzün içerisinde, sarayın o muhteşem görünümüne hiç dikkat etmeden ve bakmadan, gözleri sadece Atatürk’ün tabutuna bakarak geçtiğini” yazmıştır. Dörner, bu sessizlik ve derin üzüntü üzerine hayretini gizlememektedir.

Diğer bir Alman Kari Viererbl’in, 11 Kasım 1938 tarihinde Völkischer Beobachter gazetesinde, “Atatürk, Soldat und Staatsmann” (Asker ve Devlet Adamı Atatürk), adlı köşe yazısında en dikkat çeken cümlesi şöyledir: “Türk halkı büyük oğlunu kaybetti. Atatürk, bir milletin kader anında verdiği emirle halkının kaderini değiştiren insanlara aittir” diye yazar. Yazısında Atatürk’e hayranlığını ve büyüklüğünü de dile getirir.

Avusturya’nın en büyük gazetesi olan Neue Freie Presse de, “Türk halkının yalnızca en büyük oğlunu değil, bilakis kurtarıcısını ve babasını kaybettiğini”19 yazar.

Atatürkün-Vefatı-Dolmabahçe-Sarayburnu-İzmit-14Almanya’nın önde gelen gazetelerinden biri olan Frankfurter Zeitung da, “Türk halkı, Mustafa Kemal’in ölümüyle, bugün sahip olduğu her şeye minnettar olduğu adamı kaybetti. Anadolu’nun millî bilincinden ve merkezinden doğan yeni dinamik devlet ve “Boğazın hasta adamının” yerine içerde ve dışarıda istikrar kazanmış olan cumhuriyet onun eseridir. O, her yönüyle yeni bir Türkiye ortaya çıkardı”

Rheinisch=Westfaelische Zeitung da, “Kemal Atatürk” adlı başlıkla verdiği haberinde şöyle bahsetmektedir: “Boğazdaki hasta adam yerine, sağlıklı ve güçlü bir adamın doğması, Kemal Atatürk’ün büyük bir eseridir. O, Türkiye’yi yeniledi, sınırları küçültmekle yeni devlete ve hedeflere istikrar ve kuvvet verdi. Kemalist Türkiye bir güç faktörü oldu, Atatürk’ün zeki ve realist dış politikası, Türkiye’yi saygılı bir devlet yaptı. Aynı zamanda Kemal, ülkesinin soyutlanmasına engel olduğu gibi, paktlardan doğabilecek tehlikeleri birer birer aştı. O, bütün imkanların gerçekçi politikalarından faydalandı ve ülkesine yarar sağladı.”

Osmanlının son döneminde İstanbul’da görev almış ve Atatürk ile diyalogu olan İtalyan Yüksek Komiseri Graf Storz, Osmanlı Sadrazamı ile arasında geçen konuşmayı Atatürk’ün ölümünden sonra Neue Zürcher Zeitung’a anlatır: “Sadrazam, beni arayarak şöyle dedi: “Onu sevdiğinizi biliyorum, ama o deli. O, kurtarılmalı. Sultan, ona geri dönme emrini verecek. Onun geri dönüşünden sonra ona İtalya’ya seyahat müsaadesi verir misiniz? Ben şöyle cevap verdim: O geri dönmez. Ben aynı zamanda yaşlı Damad Ferid Paşanın gözlerindeki korku ve heyecanı gördüm. O anda hiçbir Türkün genç ihtilâlciye karşı koyamayacağını anladım. Bu öyle gerçekleşti. Mustafa Kemal’in hareketi Anadolu içinde güçlendikçe, çok sayıda Türk ona katıldı.

Daha sonra Anadolu’ya sık sık ziyaret yaptım. Bir seferinde Mustafa Kemal bana şöyle dedi: “Benim diktatörlüğümün tek hedefi var: Türkiye’de olabilecek yeni diktatörlükleri yok etmek”.

Reichoffizierblatt, 25 Kasım 1938 tarihli nüshasında “Kemal Atatürk” adlı haberinde şöyle bahseder: “Türk tarihinin dönüm noktasına tesir eden Türk devlet adamı Kemal Atatürk hayattan ayrıldı. Mustafa Kemal, bütün milletlerin tarihinde çok ender gelen mümtaz şahsiyetlerinden bir tanesidir. O, on beş yıl süreyle Türk halkının kaderini elinde tuttu.”

Gazete haberlerinin çok manidar olduğu ve haberlerde Mustafa Kemal’in hak ettiği üslubun kullanıldığı aşikârdır. Yayınlanan ölüm havadislerinden sonra defin haberlerinin de gazetelerde yer aldığı görülmektedir.

Atatürkün-Vefatı-Dolmabahçe-Sarayburnu

Atatürk’ün Vefatı Üzerine Yabancı Basında Çıkan Haberlerin Türk Basınına Yansıması

Alman basının yanında diğer devletlerin basını da, Atatürk’ün ölümüne büyük ilgi göstermiştir. Yabancı basında yer alan bu haberlerin bazılarının Türkçe çevirisinin Türk basınına yansıdığı görülmektedir. Dönemin Türk basınında konuyla ilgili çok sayıda haber bulunmaktadır. Konu hakkında Akşam, Ulus ve Son Havadis Gazeteleri taranmıştır. Bundan sadece birkaç örnek, metin içerisinde verilmektedir.

Akşam Gazetesi, 13 Kasım 1938 tarihli nüshasında Atatürk’ün ölümünün “Almanya’da derin elem uyandırdı” başlığıyla Alman gazetelerinde çıkan haberlerden örnekler verir. Gazetede, diğer yabancı gazete haberlerinin Türkçesini de görmek mümkündür. Misal olarak bazı Yunan haberleri ve yazılan şunlardır: “Yunanistan büyük teessür içinde. Cenaze merasimi günü Atina şehri büyük matem tutacak. Yunan gazeteleri Atatürk’e dair uzun makaleler yazıyorlar.

Yunan Nazırı B. Kocias, Atatürk’ün cenaze merasimi yapılacağı günün Atina şehri ile civarının ağır matem alameti olarak siyah tüllerle örtülmesini emretmiştir.

Dolmabahçe

Dolmabahçe Sarayı

Yunan gazetecileri, Atatürk’ün cenaze merasiminde bulunmak üzere Cumartesi günü hareketle Pazar günü İstanbul’a vasıl olacaklar ve oradan Ankara’ya gideceklerdir.

Atina ajansı tebliğ ediyor: Cumhurbaşkanı Atatürk’ün ölüm haberi bütün Yunan mahfillerinde hakiki bir yeis ve elem doğurmuştur. Dost ve müttefik Türkiye’nin Büyük Şefinin ziyai her tarafta büyük ve samimi bir teessür hasıl etmiştir.

Bütün gazeteler, Atatürk’ün tercümei halini neşrederek memleketin bütün terakki ve medeniyet sahasında tekrar dirilmesi için başardığı muazzam eseri kaydetmekte ve Atatürk’ün yalnız yeni Türkiye’nin banisi değil aynı zamanda Türk-Yunan dostluğu ile Balkan antantının da en büyük hararetli hamili olduğunu tebarüz ettirmektedir.

Atatürk'ün naşının Anıt Kabire Nakli

Atatürk’ün naşının Anıtkabir’e nakli

Estiya gazetesi, Atatürk’ün dahiyane eserini kaydettikten sonra diyor ki: “Yunanistan müttefik Türk milletinin matemine iştirak etmektedir. Türkiye için daima iyi bir şef olmuş olan Atatürk, aynı zamanda Türk-Yunan münasebetlerinin iyi bir hamisi olmuştur. Türkiye’nin ihyası imkanını almamış ve başarmış olan Atatürk, devamlı bir Türk-Yunan dostluğu imkanını da anlamış ve başarmıştır. Bugün hayata veda eden Atatürk, Türkiye’yi tasavvur ettiği ve nasıl olması lazımsa o şekilde ve Türk-Yunan dostluğunu da tarsin edilmiş bir şekilde bırakmaktadır.”

Atatürk’ün izlediği politika ve atmış olduğu dostluk adımlarıyla, çok kısa süre önce birbiriyle düşman olan iki devletin münasebetlerinin, sağlıklı ve saygılı bir seviyeye geldiği Yunan basının ölüm üzerine yayınlamış olduğu haber ve yorumlardan anlaşılmaktadır.

Aynı şekilde İngiliz gazeteleri de, Atatürk’ün ölümü üzerine çok sayıda haber yayınlamıştır. İngiliz gazetelerinde yer alan haber ve yazıları Ulus gazetesi şöyle vermektedir: “Onun idaresi altında Türkiye, Avrupa heyetinin kıymetli bir azası haline geldi.”

Bütün Londra gazeteleri, Atatürk’e başmakaleler ve makaleler tahsis etmektedirler.

Times gazetesi başmakalesinde şöyle yazıyor: “Kemal Atatürk’ün yeni Türkiye’nin kurucusu ve yapıcısı olan o meşhur Mustafa Kemal Paşa’nın şahsında büyük asker, büyük devlet adamı ve büyük şef ölmüştür. 1919’dan beri Türkiye’nin tarihi, O’nun hayatının tarihi oldu. Cesareti ve vatanperverliği O’nu ümitsiz görünen bir teşebbüsün başına, küçük, bitkin ve muzaffer müttefiklerin kahir istekleri önünde bütünlüğünü kaybetmiş bir milletin mukavemetinin başına koydu. O’nun ruh kuvveti ve azim ve iradesi, kim olursa olsun diğer herhangi bir şefi sarsabilecek olan zorlukları yenmesine yardım etti. O’nun daha evvel Gelibolu yarımadasındaki epik mücadelede İngiliz müstevlilere karşı talihi tersine çevirmiş olan askerî dehası, nihayet kendi davasına tam ve parlak bir zafer temin etti. Bahtiyar ve galip asker adamı, cüretli ve cesaretli, fakat aynı zamanda ihtiyatlı ve basiretli bir devlet adamı ve ıslahatçı oldu. Ekseriya Hasta Adam’ın ölümü için ayin yapmış olan Avrupa otoritelerini mahcup etmiştir. Bunlar, Türk milletinin harekete geçmek ve devleti tekrar canlandırmak için sadece Şefin sihirli çubuğu ile teması bekleyen gizli kuvvetlere malik olduğunu unutuyorlardı”

Bütün dünyanın Türk milletinin acısını paylaştığı, Türk ve yabancı basın tarandığı zaman görülmektedir. Ölüm haberinin dünya basınında üzüntüyle verildiği ve Atatürk’ün hayat hikayesi ve icraatlarından bahsedildiği aşikârdır.

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun