Atatürk hangi takımı tutuyordu – Fikrikadim

Atatürk hangi takımı tutuyordu

Mehmet Şenol

Mehmet Şenol

Bir fotoğraf düşünün, Mustafa Kemal Atatürk, etrafını çevreleyen kulüp yöneticileri ile  birlikte sohbet ediyor, kahve ve sigara içiyor.  Diğer kulüp yöneticilerinden bir kısmı da kareye girmiş; her şey “normal”miş gibi, onlar da başka yerlerde sohbet ediyor. Sanki olağan bir manzara.  Atatürk sanki oraya daha önce de birçok kez gelmiş gibi….

Orası bir spor kulüp merkezi olsa, hatta “Ben adını koymaktan büyük şeref duyduğum XXXX kulübümüzün kuruluşundan itibaren tüm çalışmalarını takdirle izlemekte ve elimden gelen katkıyı da vermekteyim” dese….

Yıkılırdı ortalık, değil mi?

Hatta son 20 yıldır gündeme arada sırada girip çıkan “Atatürk bizim kulübün taraftarıydı” tartışması da bir son bulurdu belki…

Son bulur bulmaz bilemeyiz ama herkes kendince bulduğu kanıtlara ve verilere dayanarak Atatürk’ü kendi taraftarı ilan etmeye çalışsa da, tarihe biraz yakından bakıldığında hemen anlaşılıyor ki, Atatürk, ne Fenerbahçeli, ne Beşiktaşlı, ne Galatasaraylı…

Atatürk,  kuruluşu ile kapanışı arasında sadece 7 yıl geçen,  10 Kasım 1938’de Atatürk’ün vefatıyla ömrünü dolduran bir “proje takımı”nın taraftarı.. Atatürk Güneşli…

1933…

Atatürk’ün belki de en verimli, en hayalperest ve en üretici olduğu yıl olan 1933 yılı, Türkiye’de çok önemli dönüşümlerin yaşandığı bir yıldı. Başta üniversite reformu ile Tarih ve Güneş Dil Teorileri gibi iddialı büyük dönüşüm projelerini  bu yıl yürürlüğe koymuştu. O güne değin eskinin tasfiyesi ile uğraşan cumhuriyet yönetimi 1933 yılından itibaren adeta ülkenin yeniden kültürel, siyasal ve toplumsal restorasyonuna girişmişti.

Spor alanı da bu restorasyondan payını almak üzereydi. Ama hangi kulüplerle? Eskyi taşıyan İstanbul kulüpleri mi? Yoksa yepyeni bir oluşumla mı?

Atatürk, eskiyi değil, tıpkı günümüzün “Başakşehir” projesi gibi yepyeni olanı seçti.

Bir restorasyon projesi olarak Güneş, tam da o yıl doğdu. Aslında çoğunlukla Galatasaray’dan ayrılanların kurmakta olduğu bu kulüp, yeni dönemdeki spor kulüplerinin nasıl olması gerektiği konusunda bir model olabilirdi.  Bu sebeplerdir ki, kulübün adı Atatürk tarafından Güneş olarak belirlendi (İlk kuruluşta Ateş-Güneş’ti. Ancak bazı eleştiri ve yakıştırmalardan sonra değiştirildi) Kulübün başkanlığına da, Atatürk’ün en yakın dostu ve yaveri Cevat Abbas Gürer getirildi.

Kulüp bugüne değin nereden sağlandığı belgelere dayanılarak ispatlanamamış olsa da, o günlerde hiç bir kulübün sahip olmadığı maddi olanaklara sahipti.

Muhtemelen devlet tarafından sağlanmış olan bu büyük maddi kaynaklar ile Güneş kulübü Taksim’de beş katlı çok şık bir kulüp lokaline, yine Taksim’de tenis kortlarına ve İstinye’de su sporları tesislerine kavuştu.

Ayrıca yüksek transfer bedelleri ödenerek ya da o günlerde hiç bir kulübün bulunamayacağı vaatlerde bulunularak en iyi oyuncular transfer edildi.

Kısacası Güneş özel bir kulüptü. Belli ki kendisinden beklenen çok şey vardı.

Bu yüzden de usule aykırı bir şekilde birinci kümeye alındı.

Ligde oynadığı maçlarda belirli oranda kayırıldı.

1937 yılında averaj hesabı yapılması gerektiğinde yönetmelik Güneş’in lehine yeniden düzenlendi ve Güneş şampiyon ilan edildi.

Kısacası bu kulübün var olabilmesi, yaşayabilmesi ve Türk sporunda kendisine bir yer edinebilmesi için ne gerekiyorsa yapıldı.

Ama Güneş, söylediğimiz gibi esas anlamda sadece bir futbol kulübü değil, bir projeydi. “Yeni toplumun yeni kulübü”ydü…

Bu necenle, Güneş kulübü sportif etkinliklerin dışında sosyal, kültürel hatta siyasal bir çok etkinliğe de imza attı.

Konserler ve konferanslar düzenlendi. Bu etkinliklerin bazıları radyolardan canlı olarak tüm Türkiye’ye yayınlandı. Çocuklar için filmler çektirildi. Siyasal ve kültürel yayınlara destek olundu. Bir çok toplumsal etkinlikte Güneş kulübü öncülük yaptı.

Kısacası Güneş sadece bir spor kulübü olarak değil, o günlerde sosyal bir örgüt olarak da dikkatleri üzerine çekti.

Ve bu özelliğinden dolayı da Atatürk’ün sempatisini belirttiği tek kulüp oldu.

Atatürk’ün İstanbul’da olduğu dönemlerde değişik zamanlarda ziyaret edildi. Atatürk bazı önemli görüşmelerini bu kulüpte yaptı. Kulübün şeref defterini imzaladı ve bu durum kulüp yöneticileri tarafından “Güneşliler Bayramı” olarak ilan edildi. Kulübün bir çok etkinliği bizzat Atatürk tarafından gönderilen kutlama mesajlarıyla tebrik edildi.

Kısacası Güneş ile Atatürk arasındaki ilişki diğer kulüplerin hiç birisindekine benzemeyen farklı bir güzergahta yürüdü. Güneş, arkasına aldığı siyasal destekle bir dönem deyim yerinde ise fırtına gibi esti.

Ve Güneş kulübü Atatürk’ün bu dünyadan ayrılmasıyla birlikte kaderi ona bağlıymışçasına sahneden çekildi.

Şimdi aynı soruyu tekrar soralım: Atatürk hangi takımı tutuyordu?

Tekrar yazmaya gerek var mı? Elbette Güneş Kulübü’nü…

Kaynak: t24

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun