Seçmenin 1 Kasım darbesi – Fikrikadim

Seçmenin 1 Kasım darbesi

SEÇMENİN MESAJI NE?

Etyen Mahçupyan

Akşam ve Daily Sabah gazeteleri köşe yazarı

“Esnek seçmen HDP ve MHP’yi cezalandırdı” Seçmenin mesajının doğru bir soru olduğunu sanmıyorum. Değişik seçmenlerin kendilerine göre yaptıkları tercihler var. Biz o tercihlerin hepsini bir araya koyup buradan çıkan sonuca bir mesaj atfediyoruz. Şimdi böyle baktığımız zaman şunu görüyoruz: Bir partiden diğerine kaymalar eğer bize bir şey söylüyorsa, çıkan sonuç olarak şunu söylemek lazım. Geçen üç ay içinde belirli bir şekilde en azından esnek seçmen bir şekilde kalıplaşmamış seçmen, partiler arasında tercih yapmaya devam eden seçmen – bunun yüzde 30 civarında olduğunu düşünüyorum. İşte bu seçmen MHP ve HDP’yi cezalandırdı. Buna karşılık AK Parti’yi mükafatlandırdı. Bunun birden fazla sebebi olabilir. Biz bunları araştırma yapmadan bilemeyiz. Ama en azından şu var. Seçmenin kafasında AK Parti doğru davrandı bir şekilde, bu iki parti de yanlış davrandı. Şimdi bu niye oldu? Şiddet eylemlerindeki tavır etki etmiş olabilir, bu önemli olabilir. İstikrarı desteklemek veya desteklememek bir faktör olabilir. Milliyetçilik, uç noktalara gitmek ya da merkeze doğru gitmek önemli olabilir. Türkiye’de önemli bir orta sınıf var. Bunu unutmayalım ve bu yüzde 30 ise çok büyük ihtimalle orta ve üst sınıflara ait. Ve de çok büyük ihtimalle Batı kıyısından ziyade Orta Anadolu ve Doğu Anadolu’ya kayan bir şekilde. Bu kitlenin yani istikrar ve terör meselesinde daha hassas davranma ihtimalini sosyolojik olarak biliyoruz. Böyle bir tahmin yapabiliriz. “MHP seçmeni MHP’den daha özgürlükçü” | MHP’de Bahçeli’nin çok etkili olduğunu düşünüyorum. Bahçeli’nin stratejisi ‘kazan ya da kaybet’ ya da, ‘ya hep ya hiç’ türünden bir stratejiydi. O strateji kaybetti. Bahçeli Türkiye’de hükümetin kurulmasını engelleyen, Türkiye’de siyasetin önünü kapayan birisi olarak algılandı muhtemelen. MHP seçmeninin, önceki oy davranışından şunu biliyoruz, en az üçte biri demokratik eğilimleri yüksek olan bir seçmen. MHP’ye bakarak MHP seçmenini yargılamamak lazım. MHP seçmeni şu anda gözüken MHP’den çok daha özgürlükçü bir yapıya sahip. Bu özgürlükçü bakış tatmin edilmediği zaman MHP otomatik olarak AK Parti’ye doğru kayıyor. Burada da MHP çok vahim bir yanlış yaptı. Ve aynı dönemde de AK Parti çok az yanlış yaptı ya da hiç yapmadı. O zaman da denge bozuldu yani, MHP ile AK Parti’yi dengeleyen bir şey vardı. Seçmenin kafasında o tamamen AK Parti lehine bozulmuş oldu. “AK Parti sandığa gitmeyen seçmenini geri çağırdı” Daha önce nasıl düşmüştü diye baktığımızda şunu görüyoruz. Daha önce HDP’ye giden oyların bir kısmının geldiğini anlıyoruz. O 9 puan kaybın olsa olsa ancak 1- 1,5 puanına denk gelmiş olabilir. Öte yandan sandığa gitmemiş olan bir 4 puan vardı. Bu 4 puanın da gene 1,5’unu AK Parti almıştı dağılımdan ötürü. Ama şimdi o insanların hepsi sandığa gitti. Bence bir 4 puan da buradan geldi. MHP’den de MHP ile AK Parti arasında gidip gelen bir kesim var. Oradan da 1 ya da 2 puan geleceği düşünülüyordu. Onu da aldı AK Parti, ama daha fazlasını aldı. O daha fazlası da Saadet Partisi ile BBP arasındaki 1-2 puandır. Buna ilâve olarak MHP’den gelen, daha önce gelmemiş olan ve şimdi gelen ilave 1-2 puan var, onun tam nasıl dağıldığını tüm rakamlar çıktıktan sonra öğreneceğiz. Ama şunu söyleyeyim, AK Parti her parti ile karşı karşıya geldiğinde, ikili ikili ele aldığımız da böyle denklemler kurduğumuzda, hepsinde de kendi lehine bir sonuç çıkartmış oldu. Hem kendi sandığa gitmeyen seçmenini geri çağırdı, hem de HDP’ye gitmiş olanların bir bölümünü az da olsa geri aldı. MHP’ye kaybettiklerini geri aldı ve bununla da yetinmeyip muhafazakâr tabanın ilave oylarını aldı. 2-3 puan kadar muhtemelen çıkacaktır o ve dolayısıyla bu noktaya geldi. Tek tek sosyolojik olarak baktığımızda anormal bir durum görmüyoruz. Sonuç olarak nasıl 50’den 41’e inmesi normal ise şimdi de 41’den 50’ye çıkması o kadar normal. “Erdoğan, Davutoğlu ve teşkilatın bir bütünleşmesi söz konusu” Burada AK Parti seçmen tarafından bir bütün olarak algılandı. Şu anda Erdoğan, Davutoğlu ve teşkilatın bir bütünleşmesi söz konusu AK Parti’de. Buna insanlar bence teveccüh gösterdiler. Yani insanlar sandığa giderken ben Erdoğan için ya da Davutoğlu için sandığa gidiyorum demediler. Türkiye’nin geldiği noktada belki geçmiş seçimlere göre daha AK Partilileştiler bu insanlar ve partiye oy verdiler.

Ali Bayramoğlu

Yeni Şafak gazetesi yazarı

Burada seçmenin bölünmüş bir Türkiye, uç partilere giden bir Türkiye olmaktan çok siyasi merkez anlamında merkezde yoğunlaşan, siyasi istikrar ve ekonomik istikrarı önemseyen bir bakış açısı olduğunu anladık. Seçmen bunu taşıyabilecek partiyi öne çıkardı. Buna karşılık uç merkez kaç partileri yani MHP ile HDP’yi de tavırlarından ya da temsil ettikleri şeyden dolayı cezalandırırdı ya da küçülttü diyebiliriz. Ana hatlarıyla bir yönüyle tablo budur. ‘İstikrar için tek parti iktidarı gerekli’ söyleminin seçmenin tercihinde tabii etkili olduğunu zannediyorum. Özelikle muhafazakâr seçmen açısından bakıldığında bir kutuplaşma yaşandı. AK Parti liberal kesimlerle ittifak yaptığı zaman yüksek oylar alırken, ilk defa tamamen muhafazakâr dünyanın kendi içinde bloklaşmasıyla önemli ölçüde oy aldı. Saadet Partisi’nin, BBP’nin, Güneydoğu’da bir dönem HDP’ye giden dindar oyların geri dönmesi bu tür bir istikrar arayışının, istikrar söyleminin bir sonucudur. Ama bu istikrar söyleminin yanında büyük bir kutuplaşma ve karşılıklı meydan okumanın yaşandığını görmek lazım. Yani istikrar arayışı ve istikrar güdüsü kadar içinde siyasi kutupların yani daha muhafazakâr ve muhafazakâr olmayan kutupların karşı karşıya gelmesini de bu seçimlerde çok açık yaşadık.

Orhan Bursalı

Cumhuriyet gazetesi yaza

Kaotik durumda seçmen iktidarın yanında saf tuttu | Anketlerden belli ölçülerde yanıldık. Tüm anket şirketleri de yanıldı. 7 Haziran’dan sonra iktidar politika değiştirdi. Gündeme çok yönlü savaş oturdu. PKK ile başlayan savaş AKP’den Kürtlere ve MHP’ye giden seçmeni geri getirdi. Yüzde 6,5 oy oradan geri döndü. IŞİD’e karşı savaş gündeme düştü. 10 gün önceye kadar AKP’nin IŞİD ile yakındaşlığı konuşulurken, birden IŞİD’e karşı savaşı gündeme aldı. Türkiye çapında tutuklama ve soruşturma başlatıldı. AKP’nin terör odaklarına karşı savaştığı olgusunu gündeme getirdi. Seçmen için gündemde olan güvenlik meselesi. CHP’nin ekonomi vaatleri etkili olmadı. Sosyal bilimcilerin paylaştığı görüş vardır. Kaotik durumda iktidar da ‘bunlara karşı savaşıyorum’ algısını yarattıysa seçmen genellikle iktidarın yanında saf tutar. Bu olgu gerçekleşti. AK Kurtlar geri döndü | MHP’ye giden yüzde 3 seçmen geri döndü. AKP’liler bunlara ‘AK Kurtlar geri döndü’ diyor. PKK ile savaşta enteresan bir şey yaşadık. HDP Kürt oylarını AKP’den koparayım derken tam tersi oldu. PKK’nın bölgede başlattığı savaş ters etki yaptı. Kürt seçmenin yüzde 3’lük bölümü de AKP’ye geri döndü. Bu ikisi yüzde 6,5 yapar. Yüzde 1,6’nın da Saadet Partisi’nden geldiği ortada. Bu yüzde 8’lik oy oranı, AKP’nin 7 Haziran’da kaybettiği seçmene denk geliyor. 2011 seçimlerinde oldukça yüksek oy oranına ulaşan AKP, o oranı geri aldı. Seçimlerin dinamiğini 7 Haziran – 1 Kasım arası yaşadığımız kaotik durum ve bu stratejinin başarı ile sonuçlanması oluşturdu.

Ümit Fırat

Yazar – Yorumcu

7 Haziran’da AK Parti’nin almasını tahmin ettiğim sonuç şimdi oldu. Pek çok insan gibi yüzde 49 oy yüzdesini beklemiyordum. AK Parti’nin her ilde oy artışı var. AK Parti’nin elini güçlendiren bir şey. İktidarı kaybetme sınırından uzaklaşması, gerilimin artırılması yerine yumuşak ve toleranslı yapılanmaya gideceği umudunu veriyor. Gerilim politikasını ve kutuplaştırmayı besleyen dilini terk etmesi söz konusu olabilir. Ekonomi ve asayiş etkisi | AK Parti küskünleri ile arasını düzeltmiş olmalı. Pek oy vermek istemeyen, bazı uygulamalardan hoşnut olmayan ama AKP’ye meyledenler ‘İstikrarı koruyacak tek başına hükümet” düşüncesiyle yeniden partisine yöneldi. Ayrıca ekonomi ve asayiş de oy artışında ciddi etkili. “Dolar aldı başına gidiyor, seçim sonrası 3,5 Türk Lirasına dayanacak” gibi psikolojik tedirginlikler başlamış ve ‘AK Parti’siz devam etmeyecek projeler var’ düşüncesi etkili oldu. Şiddetin, terörün ve PKK’nın savaşı tırmandırması, IŞID faktörü ve ülkenin sıkıntıda olduğu algısının oluşması da AK Parti’ye destek kanalı açtı. MHP’den kaçan oylar da AK Parti’ye geri döndü. Kürtlerden de oy aldı. Bölgede aylardır esnaf dükkânını açamıyor, her gün hadiseler, operasyon, hendekler… ‘Bu işin zapturapt altına alınması için istikrar olmalı’ düşüncesi oluştu. Çatışma ortamına dönmek istemeyenlerin HDP desteği azaldı | Hüda Par’ın seçime girmemesi de Diyarbakır, Bitlis’te, Batman’da faktör. 90 küsur bin oy kaybı var. Hepsi AK Parti’ye gitmemiş. Bölgede olaylardan dolayı göç oldu diye açıklanabilir. Ancak AK Parti’nin de oy artışı var. Hakkari’de bile oyu artmış AKP’nin. Ağrı, Muş, Bitlis’te de öyle. Bunların da bir anlamı var. Demek ki Kürt yurttaşların savaş ve çatışma ortamına dönmemek için HDP’ye verdikleri destek azalmaya başladı. HDP kötü bir seçim kampanyası yaptı. HDP Başkanı’nın dili 7 Haziran’daki popülaritesini kaybetti.

Sedat Yurttaş

Özgür Gündem ve Radikal gazetesi yazarı, eski HEP – DEP milletvekili, DİTAM Bşk. Yrd.

Seçmenin mesajı, aslında istikrara oy vermek. Seçmen siyasal, ekonomik ve sosyal istikrarı ödüllendirdi. Aslında gelen ve giden oyların hiç bir parti açasından kesin, kalıcı, sürekli olmadığı ortaya çıkmış oldu. CHP hem inandırıcılık hem de muhalefet etme ve iktidara aday olma konusunda zayıf bulunduğu için önceki oylarını koruyan düzeyde oy aldı. MHP’yi açık bir biçimde cezalandırdı. ‘Hayır’cı olduğu ve Türkiye’nin sorunlarına sırtını döndüğü için cezalandırdı. HDP’yi yürüttüğü politikaları gözden geçirmesi ve yeni baştan değerlendirme yapması için çok ama çok güçlü bir biçimde uyarmış oldu. Seçimden hemen sonra PKK’nin başlatmış olduğu çatışma sürecinin ve silahlı özyönetimin HDP’nin 7 Haziran öncesi çizmiş olduğu barışçı politikalarla denk düşmediğini gösteren ve bu yüzden de uyaran bir tutum ortaya koydu. AK Parti’nin 7 Haziran’dan çıkaracağı derslerle bundan sonraki süreci doğru değerlendirmesi gerektiği ortaya çıkıyor. Zafer sarhoşluğuna kapılmaları en büyük yanılgı olur. Seçmen tercihini gerektiğinde çok net ortaya koyuyor, kuru propagandadan etkilenmiyor.

Avni Özgürel

Radikal gazetesi yazarı

AK Parti aleyhine merkez medya ve uluslararası medya üzerinden Batı dünyasının aktardığı bütün telkinler geri tepti bana göre. Çok büyük bir tepki bu. HDP’ için yapılan ‘aldı başını gidiyor, oy kaybetmez’ öngörüleri terör baskısı altında ezildi. Güneydoğu seçmeni bile HDP’ye tepki gösterdi. MHP kendine gelemezse, kendisini gözden geçirmezse bundan sonraki seçimde silinir. CHP bir siyasi proje üretmek durumunda. Muhalefet partisinin bir şey kaybetmemiş olması, bir şey kazandığı şeklinde yorumlanamaz.

Ahmet Taşgetiren

Star gazetesi yazarı

AK Parti yaralarını sardı AK Parti’nin yaralarını sardığını düşünüyorum. Seçmen o kanaatle hareket etti ve yeniden AK Parti’ye sorumluluk verdi. Geçtiğimiz süreç içerisinde CHP’nin Türkiye yönetimi için yeni bir hamle içinde olmadığını gözlemledi. Türkiye’nin kader seçiminde, özellikle terörle mücadele konusunda MHP yerine AK Parti’nin terörle mücadele edebileceği kanaatiyle MHP’deki oylar AK Parti’ye yöneldi. HDP hormonlu oy sahibi olmuştu, Doğu ve Güney Doğu’da seçim güvenliği olmaması sebebiyle. Hormonlu oylar gerdi döndü. Bölge insanı devletin sağladığı terörle mücadele sonucuna göre hareket etti. Hâlâ Doğu ve Güney Doğu’da gerçek bir normalleşmenin sağlanabildiğini düşünmüyorum. O sağlanabildiği takdirde seçmen HDP’ye mesafeli hareket edecektir. Terör örgütünün bölgedeki operasyonları ile illerde, ilçelerde esnafın hayatına getirdiği sıkıyönetim uygulaması yüzünden ciddi zarar görüyor bölge insanı. Çözüm sürecinin devam etmesini istiyor. Süreci AK Parti’nin değil, terör örgütünün sabote ettiğini düşünüyor. Seçmen, kendi başına baş edecek yapıyı görmediği için bocalama geçirdi. Şimdi zihni alt yapı restore edildi. AK Parti’nin kendini restore ettiğini düşünüyorum. Cumhurbaşkanı’nın son 10 gün içinde bölgeden gelen kanaat önderleriyle yaptığı görüşmeler de bölge insanında önemli etki yaptı.

Kaynak: Aljazeera

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun