İş ve özel hayatımızda denge şart – Fikrikadim

İş ve özel hayatımızda denge şart

Acımasız rekabetin bizi çok çalışıp özel hayatımıza zaman bırakmayan çekişmeleri ve koşturmacaları arasında hep şikayetçiyiz; anne, baba, kardeş arkadaş, eşe, dosta zaman ayıramamaktan. Sosyal hayata katılamayan insanlar olarak mutsuz oluyoruz.

İş – özel yaşam dengesini kurmak ister kadın olsun ister erkek tüm çalışanlar için kolay olmayan bir süreç. Mobilleşme ile birlikte hayatımızda daha çok yer kaplamaya başlayan iş yaşamı, kişilerin özel hayatına ayırdığı zamanı kısıtlaması nedeniyle iş – özel yaşam dengesini daha da önemli bir konu haline getiriyor.

Acımasız rekabet koşullarında bir adım öne geçebilmek için harıl harıl çalışıyor, özel hayatımıza, çocuğumuza, eşimize, ailemize, hobilerimize, kendimize yeteri kadar zaman ayıramıyoruz. İş-özel yaşam dengesi sağlanamadığında mutsuz oluyoruz, bir süre sonra hem ailevi sorunlar ortaya çıkıyor hem de işteki performans düşmeye başlıyor, bu durum da zamanla sigara/alkol ve anti-depresan kullanımını artıyor, tükenmişlik sendromuna, depresyona yol açabiliyor. Uzmanlar iş ve özel hayat arasında bir denge kurabilmek için önceliklerimizi doğru belirlememiz gerektiğini söylüyorlar.

SAĞLIKLI VE BAŞARILI OLMAK İÇİN DENGE ŞART

Psikolog Mehtap Hisar, “Unutmamalıyız ki işimizin bize sağladığı imkânlar ve kazancımız öncelikle daha iyi bir özel yaşam sağlayabilmek içindir. Eğer işimiz bizim özel yaşam kalitemizi artırmak yerine bir şekilde azaltıyorsa burada bir hata söz konusudur. Bazen fazla mesai yapmak gerekebilir ancak bir gün yirmi dört saattir ve iş hayatı için mesai saatleri dışında ister fiziksel ister psikolojik olarak gereğinden fazla ayırdığımız her ekstra zaman özel yaşamımızdan bir şeyleri azaltarak mümkün olabilir. Bir başka deyişle, çocuğumuzdan, eşimizden, ailemizden, sosyal yaşantımızdan, kendi kişisel ihtiyaçlarımızdan feragat etmişiz demektir. Dünya Sağlık Örgütü, sağlığı ‘psikolojik ve fiziksel tam iyilik hali’ olarak tanımlar. Dolayısıyla psikolojik olarak iyi hissetmeyen, mutlu olmayan bir birey için tam anlamıyla sağlıklı da diyemeyiz. Sağlıklı olmayan ya da sağlıklı hissetmeyen bir bireyin uzun vadede iş hayatında da başarılı olamayacağını düşündüğümüzde iş ve özel yaşam arasındaki dengeyi kurmak sadece özel yaşam için değil uzun vadede iş hayatındaki başarı için de gereklidir” diyor.

BİR JONGLÖR GİBİ AHENKLE YÖNETMELİ

“Öyleyse iş ve özel yaşamı bir jonglör gibi yönetmekten bahsediyoruz. Ya da bir orkestra şefi gibi, birçok farklı nağmeden muhteşem bir eser çıkmasını sağlamak gibi. Hayatımızın maestrosu biziz. Denge, uyum, ahenk artık ne dersek, bunu sağlamaya çalışacak olan biziz. Dışarıdan hiçbir şey ve hiç kimse bunu bizim adımıza yapamaz!”
Şirketlere iş özel yaşam dengesi eğitimleri veren Figen Kırca, iş ve özel yaşamı çok kesin çizgilerle ayırmanın mümkün olmadığını, tüm rollerimizi ahenk ile tıpkı bir jonglör, bir orkestra şefi gibi yönetmemiz gerektiğini söylüyor: “Kendimiz olmak dışında, eş, ebeveyn, evlat, çalışan, yönetici, kardeş vs. olmak gibi birçok rolümüz var.  Bunların her biri eşit olsun demek zor. Önemli olan hepsini bir ahenk için yönetebiliyor olmak!  Aynı bir jonglörün yaptığı gibi, jonglör sahneye çıkar; bizim hayat sahnesine çıktığımız gibi… Yavaş yavaş eline aldığı labutları artırır tıpkı bizim hayat boyunca üstlendiğimiz rollerin artması gibi. ‘Sıkıldım, bırakayım’ demez… ‘Bu elimde kalsın, diğerlerini çevireyim’ de demez… Kendi kurduğu denge içinde, uyumla çevirir labutları… Arada artırır labut adedini arada azaltır. Hızlandırır, yavaşlatır…”

SEKİZ ADIMDA MUTLU BİR ÖZEL HAYAT VE İŞ YAŞAMI

Figen Kırca, iş ve özel yaşam arasında bir ahenk yakalamak isteyenlere şu tavsiyeleri veriyor:

1. Öncelikle; iş ile ilgili durumunuzu gözden geçirin, kariyer hedeflerinize ve planlarınıza bakın. Aksiyon alın! Şikâyet etmek en kolayı, bir şeylerin değişmesi gerekiyorsa adım atın.

2. Her şey iş değil elbette hayatta! O zaman yaşamınızdaki önceliklerinizi ve bu önceliklerle gerçeklerinizin uyumunu değerlendirin. Unutmayın; her şeye sahip olabilirsiniz ama hepsi aynı anda olamaz…

3. Kendinizi besleyecek bir hobiniz; ilgi alanınız mutlaka olsun ve belirli zamanlarda buna zaman ayırmayı alışkanlık edinin.

4. Zorluklar elbette olacak; kontrol edebileceklerinize, değiştirebileceklerinize odaklanın; diğerlerine boşa enerji sarf etmeyi bırakın!

5. “Hayır” demeyi bilin! Yeri geldiğinde; doğru “Hayır”lar ile sınırlarınızı çizin ki, kendiniz için koyduğunuz hedefler “Evet” haline gelsin.

6. Her şeyi üstlenmek ve bir süre sonra altında ezilmek de çok mümkün. Destek alabileceğiniz kimler var çevrenizde, bir düşünün. Onlardan ne istediğinizi söyleyin, yardım almaktan çekinmeyin. Bazı şeyleri mutlaka siz yapmak zorunda olabilirsiniz; ama bazı şeyler başkasına aktarılabilir.

7 . Kendi mükemmelliyetçiliğimiz hayatımızdaki dengeleri alt üst edebiliyor bazen. Ya da başka kişilik özelliklerimiz. Bazı konulardaki zayıflığımız, eksik becerilerimiz… Bunları da fark etmek ve tamamlamak, dengeleri iyileştirmek adına yardımcı olabilir.

8. Son olarak, “İşte iş, evde ev” prensibine uymaya çalışın! İşten çıkınca; “İş işte” kalsın demek artık çok mümkün değil ve bu onu ifade etmiyor aslında. O an ne yapıyorsanız ona odaklanın demek daha doğru! Çocuğunuzlaysanız yüzde 100 onunla olun. Ofiste bıraktığınız işleri, ertesi günkü toplantıyı düşünmeyin! Onunla olun ve tadını çıkarın.

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun