Ben söylemiştim: IŞİD’in Adıyaman Tugayı var! – Fikrikadim

Ben söylemiştim: IŞİD’in Adıyaman Tugayı var!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok sivil ölümü yaşanan Ankara’daki çiftte bombalı saldırı sonrasında yeni terör olayları düzenlenebileceği endişesi yaşanıyor. Hatırlanacak olursa Ankara saldırısından önce, 5 Haziran’da Diyarbakır’da, ardından 20 Temmuz’da Suruç’ta sivil ölümlerle sonuçlanan IŞİD kaynaklı bombalı eylemler düzenlenmişti. 10 Ekim 2015’te HDP ve diğer sivil toplum örgütlerinin ortaklaşa düzenlediği Barış Mitinginde Ankara Gar Binasının önünde kendisini patlatan canlı bombalarla IŞİD yeniden gündeme geldi. Bkz 10 Ekim 2015/ Ankara bombası NATO’nun işgal planı mı?

Canlı bombaların infilak etmesi ve onlarca insanın ölümünden sonra Adıyaman kaynaklı IŞİD’in örgütlenmesiyle yetiştirilmiş canlı bombalar ile yapılan bu terör eylemlerine yönelik “güvenlik zaafiyeti” ve “istihbarat eksikliği” gibi eleştirilerde bulunulmuştu. IŞİD’in canlı bombalarının çıktığı Adıyaman, “Türkiye’nin en ölümcül terör hücresini besleyen sıradan kent” olarak nitelendirildi.

Aslında bu saldırılar ve failleri benim için sürpriz olmadığı gibi yazılarımı takip eden okuyucular içinde sürpriz sayılmaz. Nedenine gelince IŞİD’in Adıyaman örgütlenmesi ve bu ilimizden IŞİD’e katılımlarla ilgili, ilk yazım önce Timeturk’te yayınlandı. Ancak hangi gerekçeyle bilinmez paldır küldür yayından kaldırıldı. Konuya vakıf olan bir dostum site genel yayın yönetmeninin Adıyamanlı olmasını gerekçe gösterdi. Daha sonra HaberŞanlıUrfa.com’da 2 Eylül 2014’te yayınlandı. Yazının okuyucuyla buluştuğu tarihte kanlı terör örgütü, ne Diyarbakır ne Suruç ne de Ankara katliamlarını gerçekleştirmemişti.

Diyarbakır ve Suruç bombalı eylemlerinin gerçekleşmesinden sonra belki birilerinin dikkatini çeker düşüncesiyle bazı ilavelerle Fikri Kadim’de tekrar yayımladım. Bkz (23 Temmuz 2015/IŞİD’in Adıyaman Tugayı) Yazının önemi HDP Diyarbakır mitingiyle Şanlıurfa Suruç ve Ankara’daki kanlı bombalama eylemini gerçekleştirenlerin Adıyamanlı olmasından kaynaklanıyor ve kamuoyunda bunlar Dokumacılar grubu ismiyle tanınıyor. 2 Eylül 2014’te neredeyse tam bir yıl önce “Önümüzdeki günlerde IŞİD’in uyuyan hücrelerinin nasıl aktif hale geldiğini ve bunların çoğunun Adıyamanlı olması beni hiç şaşırtmayacak, sizleri de şaşırtmasın.” demiştim nitekim öyle de oldu.

“IŞİD’in Adıyaman Tugayı” başlıklı makaleyi kaleme almadan evvel, bölge halkından ve bölgeyi ziyaretten dönen bir arkadaşımızla sohbet ederken bölgeden Suriye ve Irak’a katılımlar var mı diye sorduğumda,“-olmaz mı dedi hem de en çok katılım Adıyaman’dan var” dediğinde oldukça şaşırmıştım. Aslında onun şaşkınlığı bana geçmişti. Çünkü güneydoğuda diğer vilayetler dururken Adıyaman’dan katımların çok olmasına arkadaşımda bir anlam verememişti. Konuşma esnasında katılımların sadece Suriye ve Irak’taki İslami örgütlere ilhakla sınırlı olmadığını, Kürt gençlerden özellikle Rojova bölgesine PYD/YPG saflarına katılanların hayli fazla olduğunu, güneydoğu Anadolu’da birçok il ve ilçede PYD/YPG saflarında özellikle IŞİD’e karşı savaşırken ölenlerin bulunduğunu söylemişti.

Dediğim gibi aradan bir yıl geçti ve IŞİD’in Adıyaman Tugayı halen aktif. Adıyaman; yabancı basının ilgisini çekmeye devam ediyor. Yabancı basında yer bulduğu ölçüde Türkiye basını da ilgi gösteriyor. Ama belirtmeliyim ki bu ilgi yabancı basının gölgesinde kalmaya mahkûm. Bunun sebebi öncelikle şehir halkının bir terör örgütünün merkezi olarak anılmak istememesi. Diğer bir nedeni de Menzil merkezli tasavvufi akım yani tarikat mensuplarının bu konuda tepki göstermeleri. Yerel bürokrasinin işgüzarlığı da bu etkenlere eklenebilir. Netice Türkiye basını ve medyası sınıfta kalıyor.

Son olarak İngiliz Financial Times gazetesi, bugünkü sayısında yarım sayfasını Adıyaman’a ayırdı. Türkiye’deki muhabiri Piotr Zalewski’yi kente gönderen gazete Adıyaman’ı “Türkiye’nin en ölümcül terör hücresini besleyen sıradan kent” olarak nitelendirmiş. Financial Times‘taki haberde son 4 ayda Suruç ve Ankara’da 130’dan fazla kişinin hayatını kaybettiği saldırılardan, IŞİD’in eğittiği bir grubun Adıyaman’daki üyelerinin sorumlu tutulduğu belirtiliyor. Financial Times, Ankara ve Suruç saldırılarıyla ilişkilendirilen 18’i Adıyamanlı 21 kişilik hücrede, IŞİD’in Suriye’deki en büyük düşmanlarından Kürtlerin de bulunduğuna dikkat çekiyor. Bu haberi yapılışından anladığım kadarıyla adı geçen Adıyaman grubunun eylemlerini sürdüreceğini birileri bunların kulağını fısıldamış olmalı.

Saldırıların amacının Ak Parti’yi yıpratmak olduğuna dair dış basında analizler yapıldı. Bunların bir kısmını sizlerle paylaştığımda bazı kendini bilmezler şahsımı vatan hainliği ile suçlama talihsizliğini gösterdi. Patlamaya ilişkin dış basında yer alan yorumlarda terörün yol açtığı istikrasızlık ve Ak Parti oylarında yaşanabilecek sert düşüşün yer aldığını kaydetmiştim. Ülkede son aylarda yaşanan diğer saldırıların da hatırlatıldığı yorumlarda, ‘7 Haziran’daki genel seçimlerin ardından başlayan provokasyon ve resmi ihmallerin Türkiye’yi yönetilemez bir ülkeye dönüştürme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığı’ belirtilmişti.

Hatta merkezi Londra’da bulunan ve uluslararası şirketlere kurumsal istihbarat desteği vermeyi amaç edinmiş, Teneo Intelligence Direktörü Wolfango Piccoli, Türkiye’de seçmen davranışının oldukça sabit olduğunu belirterek, “Saldırının bir etkisi olacaksa o da AKP’nin oylarını düşürmek olur” demişti. Piccoli son krizin Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarı için bir felakete neden olmasının neredeyse kaçınılmaz olduğunu da sözlerine eklemişti. Bendeniz de önceki gözlemlerime dayanarak; 1 Kasım’da musalla taşının seçim sandığı olacağı yorumunu yaptığımda henüz Ankara olayı yaşanmamıştı.

Olayların gelişimi kör göze parmak kabilinden. Atasözünde olduğu gibi perşembenin gelişi çarşambadan belli. Buna rağmen yaşanan aymazlık insanı korkutuyor. Akıbetimiz hayrola şerler defola…

Twitter:@oc320c39
omurcelikdonmez@hotmail.com

 

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun