Soğuk algınlığı ile grip arasındaki fark – Fikrikadim

Soğuk algınlığı ile grip arasındaki fark

Uzmanlar soğuk algınlığı ve grip arasındaki en önemli farkın yüksek ateş, genel durum bozukluğu ve araya giren ikincil bakteriyel enfeksiyonlar olduğunu söylüyorlar.  Soğuk algınlığında yüksek ateş ve genel durum bozukluğunun görülmediğini belirtiyorlar.

Tedavi edilmeyen gribal enfeksiyonların zatürre, orta kulak iltihabı, beyin zarı iltihabı gibi birçok hastalığa davetiye çıkardığını belirtenHizmet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Nafiz Karagözoğlu, “Nezlede genel durum daha iyidir. Ateş yüksek olmaz. Daha çok hapşırık, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı ile kendisini gösterir. Bu hastalıkların mikropları birbirinden farklıdır. Son dönemde grip kelimesini çok daha fazla öğrendik çünkü ünlü gripler ortaya çıktı. Kuş gribi domuz gribi dendi bütün dünya alarma geçti. Aslında doğruydu çünkü grip öldürme yeteneği olan bir hastalıktır. Soğuk algınlığı ve nezlede böyle bir durum yok zaten daha sık görülüyor. Grip nasıl öldürür zatürre yani akciğer iltihabı yapar akciğerin çalışmasının bozulması, akciğer yetersizliği, bütün bedenin bağışıklık sisteminin bozulması, bedene mikrobun yayılması ve ölümle sonuçlanması ihtimaldir.” ifadelerini kullandı.

Gribal enfeksiyonlarda yüksek derecede ateş olduğunu aktaran Karagözoğlu, “Soğuk algınlığı ile nezle arasındaki fark ateştir. Soğuk algınlığında ateş 38.5 dereceyi geçmez. Eğer ki ateş 38.5 dereceyi geçiyorsa genel durumumuz bir önceki günden daha kötü oluyorsa mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Hastalığa hemen bir isim takmayalım çünkü bu griptir deyip basite alıyoruz, bu da yakın körlüğe neden oluyor.” şeklinde konuştu.

Bağışıklık sistemi güçlü olan kişilerin gribi atlatmasının daha kolay olduğunu aktaran Karagözoğlu, “Kalp, diyabet, böbrek, yüksek tansiyon gibi kronik rahatsızlıkları olan hasta ve yaşlılar ile çocuklarda ölüme kadar götürebilecek komplikasyonlar oluşabiliyor. Gripten milyonlarca insan ölebiliyor. Her yıl ölen sayısı ise yüz binler her sene bu risklerle başlıyor.” dedi.

Gribe yakalan kişilerin istirahatlarına önem vermesi gerektiğini vurgulayan Karagözoğlu şöyle devam etti: ”Grip hastalığında istirahat çok önemlidir. Bu hem hastanın daha kısa zamanda iyileşmesini ve tehlikeli, ölümcül komplikasyondan korunmasını salar hem de etrafına hastalığı yaymasını önler. İstirahat sırasında kaybedilen iş günü, istirahat edilmediğinde görülebilecek komplikasyonlar ve diğer kişilere hastalığın bulaşmasıyla ortaya çıkan kayıplarla karşılaştırıldığında çok daha ekonomiktir.”

Doğal sofraların bir eczane olduğunu belirten Karagözoğlu, “Düzenli yemek yiyelim, mevsim sebze meyvesini yemeye daha çok özen gösterelim bunu unutmayalım. İlaç kısmına gelince asla kafanıza göre antibiyotik almayalım. Her ateş antibiyotik gerektirmez. Ateş uzun sürecek 38.5 derecenin üzerinde olacak ve mutlaka doktor kontrolünde alınacak. Antibiyotikler diğer ilaçlarla aynı özellikler taşır yanlış kullanıldığında zarar verir. Gereksiz kullanıldığında ise sizi birçok mikroba karşı zayıf hale getirir. Sebebi ise antibiyotik direncidir. Gereksiz antibiyotik kullanım vücutta var olan mikropları antibiyotiğe alıştırıp o ilaca karşı direnç geliştirmesini sağlıyor. Mikropların kendilerine bir savulma sistemi kalkan oluşturmasına neden oluyor. Buda bir süre sonra bilinçsiz kullanılan antibiyotiklerin hastalıklara karşı açık kalkan olmamıza neden oluyor.” dedi.

Kaynak : Zaman

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun