IŞİD’e karşı mücadele etmeye çalışan ve ağır bir ekonomik kriz geçiren Irak Kürdistan Özerk Yönetimi parçalanma yolunda.

Ekim ayı başında maaşların ödenmemesini protesto eden gösterilerin giderek şiddet eylemlerine dönüşmesi, zaten var olan siyasal krizi daha da derinleştirdi.

Krizde, Batı ve Türkiye ile birlikte hareket eden KDP’nin gücünü kırmak isteyen İran’ın da etkisi var.

Kriz yeni bir evrede

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin görev süresi bu Ağustos ayında dolmuş, ancak bölgede seçimler yapılamamıştı. Barzani’nin partisi Irak Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Barzani’nin görev süresinin uzatılmasından yanaydı. Ancak İran destekli muhalefet partileri Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Kuzey Irak’ta parlamenter sisteme geçilmesini savunan Gorran Haraketi, otoriter olmakla itham ettikleri Barzani’nin görev süresi uzatılsa bile yetkilerinin kısıtlanmasını istiyordu. Soruna Parlamento’da çözüm bulunamamış ve siyasi partilerinin kendi aralarında yapacakları görüşmelerde bir uzlaşmaya varılması kararlaştırılmıştı.

Ancak Ekim ayında Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Gorran Hareketi’nin güçlü olduğu Süleymaniye’de protestolar başladı. Protestolarda şimdiye kadar beş kişi öldü, iki yüze yakın kişi de yaralandı. KDP’nin bazı ofis binalarına yönelik saldırılar düzenlendi.

KDP bu gösterilerin arkasında Gorran Hareketi’nin olduğunu düşünüyor.

‘KDP darbe yaptı’

KDP Dış ilişkiler sorumlusu Hemin Hawrami, 11 Ekim’de Twitter’da yazdığı mesajda, Gorran Hareketi’nin hükümetin kurucu anlaşmasına uymadığını ve Kürt Bölgesel Yönetimi’ne karşı hareket ettiğini savundu. Gorran Hareketi’ni ayaklanma çıkarmakla suçladı ve artık hükümette istenmediğini yazdı.

Irak Kürdistan Parlamento Başkanı Gorran Hareketi’nden Yusuf Muhammet, 12 Ekim 2015 tarihinde Parlamento’nun olduğu Erbil bölgesine KDP yetkilileri tarafından sokulmadı. Gorran bu engellemeyi sivil güçlere yönelik bir darbe olarak nitelendirdi. KDP, Gorran Hareketine yakın bazı medya kuruluşlarının Erbil ve Duhok ofislerini de kapattı.

Son olarak, bölgesel yönetimin başbakanı Neçirvan Barzani,  hükümetteki 4 Gorranlı bakanı azletti.

Parlamento Başkanı Muhammet’in danışmanlarından Dr. Serdar Aziz, konuyla ilgili sorularımızı yanıtlarken, Kürt partilerinin yönetimlerine havale edilen başkanlık krizi çerçevesindeki sorunun çözümü gecikince halkın inisiyatifi eline aldığını iddia etti:

Barzani bütün meşruluğunu kaybetti. Olağanüstü bir durum yaratarak mesele oldu bittiye getirilmek isteniyor.”

Fiili olarak bölünmüşlük

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi fiili olarak uzun bir süreden beri de ikiye bölünmüş durumda. Barzani’nin partisi KDP, Erbil ve Duhok bölgesinde hakim. Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve Gorran Hareketi ise Süleymaniye bölgesinde. Ülkedeki peşmerge güçlerini birleştirme çabalarına rağmen, peşmerge güçlerinin de parti bağlılıkları var.

Bölgeyi bütün partilerin katıldığı bir hükümet idare ediyordu ancak, düne kadar hükümette dört bakanlıkla temsil edilen Gorran Hareketi, güç paylaşımının yeniden yapılmasını istiyor. KYB de, Gorran hareketine destek veriyor.

Bölgesel Yönetimi’nin istihbarat başkanı Masrour Barzani de, Süleymaniye’de KDP ofislerine yönelik saldırılarla ilgili olarak 10 Ekim’de attığı tweet’te, “Süleymaniye’deki yetkililer, KDP üyelerinin ve mallarının korunmasındaki başarısızlıkta baş sorumludur” diyerek bu fiili bölünmeye dikkat çekti.

Parçalanma yolunda

Gorran Hareketinden Dr. Serdar Aziz de bölgenin fiili olarak bölündüğünü ancak bu bölünmeye karşı olduklarını ifade etti:

Biz bölünme değil, her şeyin merkezî yönetim elinde toplanmasına karşıyız. Irak Kürdistanı farklı bölgelerinin kendi sorunlarını çözmede daha fazla inisiyatif kullanabileceği ademi merkeziyetçi bir yapıyla yönetilmeli.”

Irak Türkmen Cephesi’nin Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Parlamentosu milletvekili Aydın Maruf da, bölgedeki fiili bölünmenin parçalanmaya doğru gittiğinden endişe edenlerden:

Şimdi, ‘Madem Parlamento Başkanı Erbil’e sokulmuyor, o zaman Süleymani’ye de toplanırız’ demeye başladı muhalefet partileri. Bu yirmi seneden beri burada var olan fiili bölünmeyi bir adım öteye taşıyabilir. Bu durum elbette bölgenin zararına bir durum. Biz Türkmen Cephesi olarak buna karşıyız ve tarafları sakin olmaya çağırıyoruz.”

İran etkisi

Ahi Evran Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Ortadoğu ve Afrika Masası Başkanı Serhat Erkmen de Irak Kürdistanı’nın parçalanma yolunda olduğunu söyledi. Erkmen, devam eden, gittikçe derinleşerek parçalanmaya doğru yaklaşan siyasal krizde İran etkisine de dikkat çekiyor. Ona göre İran, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ndeki etkisini arttırmak istiyor, çünkü Barzani Batı ve Türkiye eksenli bir politika istiyor:

Fakat İran bunu, Kürt Bölgesel Yönetimi’nde kişisel gücü çok fazla olan Mesut Barzani başkan olduğu sürece yapamaz. En azından onun yetkilerinin kısıtlanmasını istiyor. Ancak bölgesel yönetimin parçalanması durumunda da, Süleymaniye ve civarındaki etkisini arttırsa bile, bölgenin genelindeki etkisini arttıramaz. O yüzden de asıl hedefledikleri bir bölünme ya da Başkan Barzani’nin kendisi değil, onun yetkilerinin kısıtlanması.”

Erkmen’e göre, şu anda Türkiye’de güçlü bir hükümet olmaması da Barzani açısından meseleyi zorlaştırıyor çünkü bu durum Türkiye’nin dengeleyici etkisinin azalmasına yol açıyor.

Gösterilerde PKK yanlısı sloganlar

Öte yandan KDP’ye yakınlığıyla bilinen Rudaw haber ajansı, gösterilerde PKK yanlısı sloganlar atıldığını da duyurdu.

Dr. Aziz ise,  PKK yanlısı sloganlar atıldığının farkında olmadığını ancak atılmışsa da şaşırmayacağını söyledi:

Bireysel anlamda PKK’yı destekleyenler de bu gösterilere katılmış olabilir. Ama bizim içinde bulunduğumuz krizle ilgili PKK’nın yapacağı bir şey yok. Resmi olarak, bu sorunun bir parçası değiller.

Gorran Hareketi ve KYB’nin PKK ile yakın bağları var. Irak Kürtleri arasındaki ideolojik nüfuz kurmak için PKK, Gorran ve KYB, daha geleneksel bir yapıyı savunan ve Türkiye’ye yakın KDP ile mücadele ediyor. Gorran Hareketi ve KYB, Barzani’yi otoriter olmakla suçluyor.

Ekonomik kriz derinleşti

Bölgede yaşanan ekonomik kriz, siyasi krizi de derinleştiriyor. Bağdat yönetiminin, Kuzey Irak’a bütçeden ayırmasını gereken parayı ödemeyi geciktirmesi bölgedeki ekonomik krizin ana nedenlerinden biri. Irak merkezî hükümeti bütçe payı göndermediği için maaşların ödenmesi gecikmeli olarak yapılabiliyor. Bu durum da bütün sektörleri etkiliyor.

Ağustos ayında PKK’nın Kerkük-Ceyhan boru hattında düzenlediği saldırı Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin petrol satışını sekteye uğratmıştı. Bölgesel Yönetim, petrol sattıkça gelir elde edebiliyor. Dünya piyasalarında petrol fiyatlarının düşmesi, gelirlerin düşüşünün başka bir nedeni.

Kaynak: Al Jazeera