Ankara bombası NATO’nun işgal planı mı? – Fikrikadim

Ankara bombası NATO’nun işgal planı mı?

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

NATO üyesi ülkelerde olası Rus işgaline karşı gayri resmi örgütlenmeye giden yapılanmanın her ülkede farklı adlarla çalıştığı biliniyor. Örgütün  İtalya’daki adı Gladio idi. Türkiye’de kontrgerilla,  Yunanistan’da  B-8 ya da Sheep Skin, Belçika’da  SDRA-8,  Hollanda’da  NATO Command,  Batı Almanya’da Gehlen Örgütü, Stay Behind ya da Sword, Avusturya’da  Schwert, Fransa’da Rüzgar Gülü, İspanya’da Anti-Terör Kurtarma Grubu (GAL), İngiltere’de ise Secret British Network olarak bilinir. Gladyo, özel olarak NATO cephe gerisi direniş organizasyonun İtalyan kolunu belirtse de bazen “Gladyo operasyonu” NATO’nun bütün cephe gerisi (stay-behind) operasyonlarının gayri resmi adı olarak kullanılır ve bazen “Süper NATO” adıyla da anılır.

Trabzon’daki Rahip A. Santorini, Malatya’daki misyonerler ve İstanbul’daki H. Dink cinayetlerinin Türkiye Gladiosunun imzası taşıdığı iddiaları bazı yazarlar tarafından gündeme taşınmıştı.  Görünen o ki SHAPE, CIA ve MI6 kontrolündeki Gladio hâlâ faaliyette. NATO’nun bir parçası sayılan gayri resmi bu yapılanmanın Türkiye faaliyetlerinde 1980 öncesi binlerce insan terör olaylarının kurbanı oldu. Örgütün halen faaliyetini sürdürdüğü söylenebilir. Bu açıdan bakıldığında 10 Ekim 2015 Cumartesi günü yani bugün Ankara’da patlayan ve onlarca yurttaşın ölümüne yüzlercesinin yaralanmasına yol açan terör olayının birkaç gün öncesinde sosyal medya hesaplarından ilan edilmesi önemli bir ip ucu. Sahte bir Rus ismiyle alnan hesaptan @AnatolyTodorov adıyla tweet’ler atan kullanıcının saldırının devlet tarafından düzenleneceğini ileri sürerek, yönlendirme yapmaya çalıştığı ortaya çıktı.

Ankara’da 86 kişinin hayatını kaybettiği, 186 kişinin de yaralandığı korkunç saldırı, tarihe ‘en kanlı’ saldırı olarak geçti. Ankara’da düzenlenen ‘Barış, Emek ve Demokrasi Mitingi’ kana bulandı. DİSK, KESK, TMMOB ve Türk Tabipler Birliği’nin Ankara’da düzenlediği ‘Barış, Emek ve Demokrasi Mitingi’nde Ankara’da tren garı kavşağında bombalar patladı. Resmi makamlar saldırının ardından 86 kişinin öldüğünü açıkladı. Mitingi düzenleyen sivil toplum kuruluşlarına göre saldırıda 96 kişi hayatını kaybetti.

Olay yerinde bombanın tesirini artırmak için kullanılan demir bilyelerin olduğu görüldü. Yetkililer, patlamanın şekli ve kullanılan patlayıcı miktarının Suruç’taki patlamayla benzerlik gösterdiğini kaydediyor.  Şanlıurfa‘nın Suruç ilçesinde, Kobani‘ye yardım götürmek üzere toplanan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin basın açıklaması yaptığı sırada düzenlenen intihar saldırısında 34 kişi yaşamını yitirmiş, saldırıyı IŞİD’in düzenlemiş olabileceği öne sürülmüştü.

Ankara’daki kanlı saldırının öncesinde PKK’dan yapılan açıklamalarda eylemsizlik kararı alındığı duyurulmuştu. PKK’nın çatı örgütü KCK, eylemsizlik kararı aldığını, kendisine yönelik bir saldırı olmadığı sürece eylem yapmaktan uzak duracağını belirtmişti. KCK, “Türkiye içinden ve dışarıdan gelen çağrıları dikkate alarak silahlı güçlerini eylemsizlik konumuna çekme kararı aldığını” açıklamıştı. Bu açıklamadan birkaç gün önce  ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, Suriye’deki muhalifleri eğittikleri programı gözden geçireceklerini ve bundan sonra bölgedeki Kürt güçleriyle daha yakın çalışacaklarını söylemişti.

Carter’ın daha yakın çalışmaktan söz ettiği Kürt güçlerinin başında PYD/YPG geliyor. Ancak Carter’in daha yakın çalışacaklarını söylediği Kürt güçlerinin onunla aynı fikirde olduğu söylenemez. Çünkü Suriye’deki Kürt güçleri çoktan Ruslarla temasa geçti bile. Moskova, muhaliflere yönelik hava operasyonlarına karadan destek sağlamak için PYD ile anlaştı. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov,  PYD Eş Genel Başkanı  Salih Müslim’le Paris’te bir araya geldi.  Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada görüşmede IŞİD terör örgütüne yönelik operasyonların ele alındığı belirtildi.

Benim görüştüğüm bazı istihbarat uzmanları, Ankara’da patlayan bombaların failini çok uzakta aramanın zaman kaybı olduğunu, dost görünen düşman kuvvetlerin bu terör eylemini tertiplediklerini söylüyor. Güvenlik güçlerinin yürüttüğü faili belirleme çalışmalarının sonunda olayın ister PKK ister IŞİD’i işaret etse bile azmettirici gücün bir NATO ülkesinin istihbarat servisinin tezgâhı olduğu konusunda hemfikirler.

Ne yani aynı zamanda PKK ve IŞİD aynı terör eyleminde işbirliği mi yaptı? Sorusunu yönelttiğimde hayır belki birbirlerinden habersiz aynı yerde aynı saatte aynı eylem kararını aldıran gücün oyununa gelmiş olabilirler cevabını aldım. En önemlisi eylem kararını aldıran gücün adı geçen örgütlerin üst kademesinin, bu eylemden haberdar olmasına gerek duymadan daha alt kademedeki irtibatlı isimlerle bu işin kotarılmış olabileceği belirtiliyor.

Neden bir NATO ülkesi de neden Çin, İran veya hava sahamızı ihlal eden, uçaklarımızı taciz eden Rusya ya da Reyhanlı patlamasını düzenlediği söylenen Suriye değil? diyorum. İlk söyledikleri Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç’in açıklamasının NATO üyesi ülkelerde nasıl karşılanmış olabileceği sorusu oldu. Hatırlarsak Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç; Türkiye’nin NATO’dan asker talebi olmadığın açıklamıştı. Görüştüğüm istihbarat uzmanları, Ankara’daki bomba olayının, NATO’nun Türkiye’yi istikrarsızlaştırarak işgal etme planının bir parçası olduğu konusunda hemfikir.

İkinci söyledikleri ise PKK’nın eylemsizlik kararı aldığı bir süreçte bu tür bir eylem düzenlemesinin örgütte karşılığının bulunmadığı ve halen adı geçen örgütün patlamaları üstlenmediğiydi. Onlara göre PKK provokasyon amaçlı olsa dahi kendi yandaşlarının yer aldığı bir kalabalığa yönelik böyle bir eylem gerçekleştirmez. Velev ki kendini patlatan intihar bombacısının örgütten olduğu ortaya çıksa bile bombacının başka bir istihbarat servisi tarafından kullanılmış olabileceği ihtimalinin yüksek olduğuna vurgu yapmayı da ihmal etmiyorlar.

IŞİd’in Ankara’daki olayın ardından yaptığı açıklamanın faili işaret ettiğini söylemelerine rağmen IŞİD’in ancak taşeron olabileceğini belirtiklerini aktarmalıyım. Bilindiği gibi Irak Şam İslam Devleti IŞİD’in Türkçe haber sayfasına ait Twitter hesabından Ankara’daki barış mitingine katılmak için 86 kişini öldüğü, 186 kişinin de yaralandığı saldırıyla ilgili bir mesaj yayınlandı. Saldırının ‘tebrik’ edildiği açıklamada, ‘ölü sayısının artması temennisi’nde bulunuldu. Mesajda, “Ankara’da gerçekleşen mitingde kafir komünistlerden 40’a yakın ölü ve 100’den fazla yaralı var. Yapanları tebrik ediyoruz. Allah’a hamd olsun ki Ankara’da komünistlerin mitinginde patlama olmuş. Birçok ölü ve yaralı varmış. Allah’ım ölülerinin sayısını artır. Halay çeken komünistler bu meydan kanlı meydan sloganı atarken bomba patlıyor. Barış isteyenler bunlar mı? Kanda boğuldunuz hamd olsun” denildi.


Türkiye’de üç günlük yas ilan edildi. Ancak güvenlik zaafına ilişkin tartışmalar başladı. Nasıl başlamasın? Ankara’yı kana bulayan saldırının gerçekleştiği yer Milli İstihbarat Teşkilatı’na yalnızca 3 kilometre mesafede. Emniyet ise 1 kilometre uzaklıkta. Önemli merkezlerin ortasındaki patlamaya engel olunamaması, istihbarat zafiyeti iddialarını güçlendiriyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Ankara’daki terör saldırısını kabul edilebilir bulmadığına ilişkin, “Türkiye’nin başkenti Ankara’da, Ankara’nın merkezinde böyle bir olayın olmuş olması tabi ki kabul edilebilecek bir şey değil”  sözleri, mevcut hükümete yönelik eleştiri görülebilir.

Sonuçta Ankara bombasıyla eylemsizlik kararı alan, Suriye ve Irak’ta Rusya ile işbirliği yapmak istediğini açıkça beyan ederek Amerika’yı satışa getiren PKK cezalandırılmıştır. Suriye’de Rusya ile gizli mutabakata varan ve NATO’nun Türkiye’ye asker göndermesini ret eden mevcut yönetim ve Türkiye cezalandırılmıştır. Ankara bombası Türkiye’yi işgal etmek isteyen küresel güçlerin NATO’nun planının bir parçasıdır. Ülkemizin başı sağolsun.

Twitter: oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com  

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun