Putin ile Erdoğan’ın Suriye anlaşması! – Fikrikadim

Putin ile Erdoğan’ın Suriye anlaşması!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Çarlık Rusyası’nın Bolşevik Devriminden sonra Sovyet yönetimine geçişinin en çok Türkiye’nin işine yarayacağını kim bilebilirdi? Kalmuk Türkü olduğuna dair kendi ifadeleri bulunan Lenin’in Ankara Hükümetine Kurtuluş Savaşı süresince silah ve mühimmat yardımı, Ankara’nın İngiliz taleplerine direnmesine hiç kuşkusuz büyük katkı sunmuştu. Buna mukabil Ankara Hükümeti de Azerbaycan’ın İngiliz egemenlik sahasına girmemesi için Ruslara hatırı sayılır destekte bulunmuştu. Sovyet Rusya ile Türkiye’nin, II. Dünya Savaşının sonuna kadar ilişkilerinde sorunsuz bir süreç yaşandığı söylenebilir. Ta ki Stalin’in Türkiye’den toprak talebine kadar.

Son Suriye krizi sayılmazsa yakın zamandaTürk-Rus ilişkilerinde altın dönem yaşandığı bir gerçek. Aralık 2014’te düzenlediği yıllık basın toplantısında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı’nın Rusya’ya karşı yaptırımlara Türkiye’yi çekme çabalarını yorumlamış, Batı ile sorun yaşamaması için Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bazı ortak projelerini açıklamamayı teklif ettiğini, Erdoğan’ın ise  saklayacak bir şeyimizin olmadığını söylediğini belirtmiş sonrasında “Ama Erdoğan, sağlam bir adam” demişti. Putin’in Erdoğan için; Ruşça “krepkiy mujik” yani Türkçe “delikanlı adam”  ifadesini kullanması kronik Erdoğan karşıtlarında şaşkınlığa yol açmıştı. Bkz 19 Aralık 2014 http://fikrikadim.com/2014/12/19/putine-gore-erdogan-adamin-tekesi/

Rusya’nın Suriye’deki deniz ve hava üslerine personel, silah ve mühimmat takviyesi yapmasının ardından Suriye hava sahasını kullanan Rusya savaş uçaklarının, Türkiye hava sahasını ihlali ve  füze sistemlerinin Türk savaş uçaklarına kilitlenmesi, hava sahası ve devriye uçuşu yapan Türk savaş uçaklarının taciz edilmesi uluslar arası soruna dönüştü. NATO üyesi ülkeler yayınladıkları mesajlarda Rusya’yı uyarmakla kalmadılar adeta tehdit ettiler. Lakin aynı ülkeler Daha birkaç ay öncesi Türkiye’de Suriye hava sahasından gelebilecek füze tehdidine karşı konuşlandırılan patriot füze savunma bataryalarını, yangından mal kaçırır gibi apar topar geri çekmişlerdi. Bkz 7 Ekim 2015 http://fikrikadim.com/2015/10/07/hava-ihlali-bahane-ruslarla-savasmak-sahane/

Türkiye ABD ile Suriye politikalarında anlaşamadığı gibi birde tuzu kuru Avrupa Birliği ülkelerinin IŞİD (DAİŞ)e  göz yumduğu iftiralarını göğüslemek zorunda kalıyordu. 2 milyonun üzerindeki Iraklı ve Suriyeli mültecinin siyasi ve ekonomik yükü de Türkiye’yi bunaltıyordu. Türkiye mülteci konusunda çareyi kaçak geçişlere göz yummakta buldu. Yunanistan ve Macaristan gibi ülkelerinde desteği ile binlerce mülteciyi yollara düşürdü, Avrupa ülkeleri mülteci kriziyle yüzleşti. Uçuşa yasak bölge, güvenli bölge ve BAAS karşıtı Suriye muhalefetinin bel kemiğini oluşturan Özgür Suriye Ordusunun silahlandırılması taleplerine, Amerika’nın yanaşmaması üzerine, Suriye yönetiminin uluslararası destekçisi Rusya ile diplomasi, askeri ve istihbarat uzmanlarının yer aldığı heyetlerle uzun bir süre müzakere etti.                       

Türkiye’nin politika değişikliğiyle ilgili ilk açıklama Putin’in dostu Erdoğan’dan geldi. Aslında bu açıklamanın üzerinde yeterince durulmadığı ve tahlil edilmediği söylenebilir. Konuyla ilgili yazanlar Erdoğan’ın bu açıklamalarını gerek kendisinin gerekse Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kafa karışıklığı olarak nitelendirdi. Moskova ziyareti sonrası Suriye’yle ilgili açıklama yapan Erdoğan, “Geçiş sürecinde Esed ile gidilme gibi bir şey olabilir” dediği gibi Ruslar, ‘Türkiye için terör konusunda herhangi bir olumsuzluğa biz asla göz yummayız’ diyorlar. ABD PYD’yi savunabiliyor ama Ruslar ABD’nin bulunduğu yerde değiller demeyi de ihmal etmemişti.

Rus uçaklarının tacizlerini hava sahası bizim olduğu için doğal olarak üstümüze alınıyoruz. Zaten taciz edilen uçaklar ve hava sahası Türkiye’ye ait. Burada unutulan bir ayrıntı var. Ve unutmayalım ki şeytan ayrıntılarda gizli. Türkiye bir NATO üyesi. Bir başka NATO üyesi olan Amerika’nın Türkiye’de ikili anlaşmalarla kurduğu askeri üsleri mevcut. Bunlardan en bilineni ve en büyüğü Adana İncirlik üssü. Türkiye daha kısa bir süre önce Amerikan savaş uçaklarının İncirlik üssünden havalanıp, Suriye’deki IŞİD mevzilerini bombalamasına izin vermişti. İşte Rusya birden fazla tekrarladığı taciz ve ihlallerle aslında Türkiye üzerinde Amerika’ya gözdağı veriyor. Putin Fransa Cumhurbaşkanı ile yaptığı bir görüşmede; Esed güçleriyle, ÖSO’nun çabalarını bir araya getirmeye çalışmak mümkün olabilir dediğini haber ajanslarıyla paylaştı. Başbakan Davutoğlu’nun yaşanan krize rağmen, Türkiye’nin Rusya ile kanallarının hiçbir zaman kapalı olmadığını ifade etmesi dikkat çekici değil mi?

Putin ile Erdoğan’ın Moskova Camiinin açılışı sonrasında gerçekleştirdikleri görüşmede, Suriye konusunda mutabakata varıldığının en büyük delili, Erdoğan’ın dönüş sırasında yaptığı açıklama olduğu gibi Rus savaş uçaklarının Türk hava sahasını ihlal etmesi nedeniyle Moskova’ya nota gönderilmesini yorumlayan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un, “Suriye’de gerçekleştirdiğimiz operasyon, Türkiye ile ilişkilerimizin bozulmasına neden olmayacaktır”  ifadeleri de delil sayılabilir. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un Suriye operasyonlarını askeri görüşmeler kapsamında Türkiye ile koordine etmeye hazır olduklarını açıklaması krizle başlayan yeni sürecin rotasını gösteriyor.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un bıraktığı yerden okumakta olduğunuz analize, 2013’ten beri Türkiye Emekli Subaylar Derneği Başkanlığını üstelenen Emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş’un açıklamaları ile devam ettiğimizde Türkiye ile Rusya arasında gizli bir ikili mutabakatın olduğunu görebiliriz. Emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş; “Türkiye’nin sınırlarına NATO karışamaz” görüşünde. Karakuş; Suriye meselesinde esas aktörün Türkiye olduğunu belirterek, olası bir Rusya-Türkiye işbirliği için “NATO’nun tekzip etmesi ya da beğenmemesi gibi bir durum yok” diyor. Türkiye ile Rusya’nın işbirliğinin daha yararlı olacağını kaydeden Karakuş, Suriye ile sınırı olduğu için bu denklemde devre dışı kalmayacak tek ülkenin Türkiye olduğunu altını çiziyor ve Rusya açısından başka bir devlet yerine Türkiye ile bir ilişkiyi yürütmenin daha yararlı olacağını kaydediyor. Bkz http://tr.sputniknews.com/roportaj/20151007/1018215734/turkiye-suriye-isid-nato-rusya-karakus.html

Neymiş efendim; Independent’ın Orta Doğu muhabiri Patrick Cockburn’un iddia ettiği gibi Türkiye Suriye’de kaybetmiyormuş.  Ne diyordu bu deneyimli İngiliz ajanı; “Görünen o ki Türkiye, dört yıllık Beşar Esad’ı devirme girişiminde başarısız oldu.” Aklı sıra Türkiye’yi yanlış yaptırdığına inandırmak isteyen bir başka nüfuz ajanı, Arap Dünyası Araştırmaları Merkezi (ZEWAF) Başkanı Prof. Dr. Günter Meyer’de; Erdoğan’ın Suriye’deki hedeflerinin, Alevi iktidarı devirmek ve Kürt bölgelerinin birleşmesine engel olmak olduğunu, Moskova’nın hamlesinin iki hedefi de engellendiğini söylüyor. Ben de derim ki gelin bunu külahıma anlatın!

Twitter: oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com    

 

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun