Erdoğan Avrupa’da Türkiye Suriye’de!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Mülteci krizi ve Rusya’nın Suriye çıkartması Türkiye’nin gündeminde olduğu kadar Avrupa’nın da münderecatında. Bu iki sorunda birbirinden bağımsız olmayan, birbirini tetikleyen bir uluslararası krize dönüştüğünden, taraflar sorunun bir an önce çözüme kavuşturulmasından yana. Her iki konu başlığı, Türkiye’nin yer almadığı bir çözüm sürecinin başarısızlığına ne kadar mahkûm olduğunun belirtisi. Deyim yerindeyse Türkiye anahtar ülke. Rusya bunu biliyor Amerika ve Avrupa geçte olsa anladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ziyareti için bulunduğu Brüksel’de Belçika Kralı Philippe tarafından resmi törenle karşılandı. İlgi itibara diyecek yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan; Avrupa’nın mülteci krizinin etkilerini en aza indirme çabası içinde olduğu bir dönemde, Brüksel’de AB yetkilileri ile temaslarda bulunacak. Görüşmelerde sığınmacı krizinin ön plana çıkması bekleniyor. Türkiye’yi hem sorunun hem de çözümün parçası olarak gören AB, mülteci sorununda işbirliğini derinleştirmek istiyor. AB Komisyonu, AB sınırlarının korunması için Türkiye ile daha sıkı bir işbirliği hedefliyor. Alman basınında yer alan haberlere göre Yunan ve Türk sahil güvenliği birimlerinin Ege’de birlikte devriye gezmesi planlanıyor.

Erdoğan Avrupa seyahatine başlamadan önce Guardian gazetesi; Avrupa’ya göçmen akışı, IŞİD ve Rusya’nın Suriye’deki askeri operasyonları nedeniyle Avrupa’nın, Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a daha önce hiç olmadığı kadar ihtiyacı olduğunu yazdı. Financial Times, Avrupa Birliği’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, Suriyeli göçmenlerin Avrupa’ya akışını durdurmak için büyük bir plana ikna etmeye çalışacağını paylaştı. Hatta Macaristan Başbakanı Viktor Orban Wall Street Journal’a verdiği röportajda, Avrupa’nın Erdoğan’la çalışmak zorunda olduğunu belirtti. “Bence şu an Avrupalı liderlerin tek ümidi Erdoğan. Her Pazar ayininde Erdoğan için dua etmeliyiz” dedi.

Rusya’nın Suriye hamlesi sanki beklenilmeyen bir gelişmeymiş gibi değerlendiriliyor. Oysa perşembenin gelişi çarşambadan belli değil miydi? Rusya ta başından Baas rejiminin yanında yer aldı, en kritik süreçte her türlü lojistik ve diplomatik desteğini dünya kamuoyuna deklare etti. Karşılığını da gördü. Suriye’nin kuzeybatısındaki Lazkiye’de bulunan Bassel El-Esed hava üssü (Hmeimim), 2 bin Rus personelin yanı sıra 32 uçak, 16 helikopter, 9 tank, 2 karadan havaya fırlatılan füze savunma sistemi Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığının en önemli unsurunu oluşturuyor.

Suriye’nin Lazkiye’den sonra ikinci büyük ve önemli limanı olan Tartus’ta da Suriye hükümeti ile 2005 yılında yenilenen bir anlaşmayla daha uzun süre kalması sağlandı. Bu anlaşma Sovyetler Birliği ile Suriye arasında 1971’de imzalanan anlaşmanın yeni durumlara göre düzenlenen versiyonuydu. Bu anlaşmayla taraflar arasında yıllarca süren Suriye’nin Sovyetler Birliği’ne olan 13,4 milyar dolarlık borcunun (ki bunun büyük bölümü silah alımlarından doğan borçlar) yüzde 73’ünün silinmesi karşılığında Rusya’ya Tartus’u kullanmaya devam etme hakkı tanınmıştı. Ayrıca, anlaşma Suriye’ye Rusya’dan silah alımına devam etmesinin yolunu da açmıştı. Günümüzdeki gelişmelere bakılınca bu anlaşmanın Rusya ve Suriye için ne kadar önemli olduğu anlaşılıyor.

Amerika’nın Suriye operasyonlarının Rusya’nın Suriye’deki varlığı ile bıçak kesmiş gibi durması, kim ne derse desin en çok Türkiye’nin işine yaradı. Çünkü Avrupa Birliği ve Amerika başından itibaren, Suriye çorabını Türkiye’nin başına örmek istedi. Deyim yerindeyse kirli işlerini Türkiye’ye yaptırmak istediler. Türkiye’nin taleplerini kulak ardı ederek akılları sıra Türkiye’nin burnunu sürteriz diye düşündüler. Ama evdeki pazarlık çarşıya uymadı. Türkiye Amerika’yı bölgesel partnerlikten azlediverdi. Rusya ile Avrupa’ya intikal ettirecek doğalgaz boru hattı konusundaki enerji ortaklığına stratejik müttefikliği de ekleyiverdi.

Rusya’nın Suriye çıkartmasını sadece Esat’ın elini rahatlatmak veya bu ülkedeki üslerini koruma amaçlı olduğunu söylemek ne kadar sığ? Ukrayna krizi nedeniyle ABD ve AB’nin uyguladığı ekonomik ambargonun Rus ekonomisi nasıl olumsuz etkilediğini biliyoruz. ABD diğer petrol üreticisi ülkelerle anlaşarak piyasaya daha ucuz petrolün satışı sağladığında Rusya’nın ekonomik kaybı milyar dolarla ifade ediliyordu. Şimdi Rusya bu makus talihini yenmek üzere. Çünkü Dünya Enerji Konseyi Genel Sekreteri Christoph Frei’e göre, Rusya’nın Suriye’de düzenlediği hava operasyonları, petrol fiyatlarını artırabilir.

Türkiye’nin Suriye’ye olası müdahalesinin Rusya tarafından engelleneceğini ifade eden Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Başkanı Salih Müslim, Türkiye’nin Suriye politikasının iflas ettiğini söylüyor. Salim Müslim aslında Amerika’nın Suriye politikasının iflas ettiğini, Türk ordusunu Suriye’ye girmesi için kışkırtan Amerikan politikalarının sonuna gelindiğini ve Türkiye’nin büyük bir sıkıntıdan kurtulduğunu söylemek istiyor. Amerikalı yetkililer Türklerin taleplerini dinlemediklerine inanın Marmara çırası gibi yanıyor. Nitekim ABD Başkanı Obama ile eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton arasındaki Suriye atışması büyüyor. Clinton cephesi, uçuşa yasak bölgenin ilân edilmemesi ve ılımlı muhalefetin zamanında silahlandırılmaması konusunda Obama’ya sert çıkıyor.

Bu arada Türkiye-Suriye hattında devriye uçuşu yapan iki F-16 uçağı, milliyeti tespit edilemeyen MIG-29 uçağı tarafından radar kilidini muhafaza etmek suretiyle taciz edildi. Başbakan Davutoğlu, “Türk Silahlı Kuvvetleri, net olarak talimatlandırılmıştır. Uçan kuş bile olsa, kim Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını ihlal ederse, gereken müdahalede bulunulur” dedi. İngiltere Dışişleri Bakanı Hammond, Rusya’nın Türk hava sahasını ihlalinin hali hazırda çok riskli olan durumu daha ciddi hale getirdiğini söyledi.

Tüm bunlara rağmen şunu söylemek oldukça iddialı. Türkiye, Amerika’nın kuyruğu Rusya’nın da düşmanı değil. Türkiye Türkmenlerle Suriye’de, Müslüman Kardeşlerle Suriye’de. Türkiye Araplarla ve Kürtlerle Suriye’de. Türkiye en önemlisi hem Amerika’nın hem de Rusya’nın dışlamadığı PYD ile Suriye’de. Ne demek istediğimi anlayanlar anladı.

Twitter: oc32oc39

omurcelikdonmez@hotmail.com     

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun