“Rusya Hama’da, Humus’ta sivilleri vurdu” – Fikrikadim

“Rusya Hama’da, Humus’ta sivilleri vurdu”

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kanal 7’de katıldığı söyleşi programında gündeme dair soruları yanıtladı. Rusya’nın Suriye’de başlattığı operasyona sert tepki gösteren Başbakan, “Rusya Hama’da, Humus’ta sivilleri vurdu. Orada DEAŞ yok ki. Esed, DEAŞ’in gitmesini istemez” diye konuştu.

Esed’in bütün katliamlarına sessiz kalan Rusya’nın tek taraflı olarak dışarıdan bir müdahale ile Hama’da, Humus’ta sivilleri öldürdüğünü söyleyen Başbakan Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Putin’le telefonla görüştüğünü belirterek, “Herkesle görüşüyoruz. Suriye’de sivillere yönelik her operasyon DAEŞ’in güç kazanmasına sebebiyet verir. Burada uluslararası toplumun büyük vebali var” dedi.

‘Suriye’ye en yakın biziz’

İran ve Rusya’nın, Suriye’ye yabancı müdahalelere karşı olduklarını söylediğini aktaran Davutoğlu, “Rusya’nın ya da İran’ın, Suriye ile yerli bir ilişkisi mi var? Suriye’ye en fazla yakın olan biziz. Biz dahi ne kadar dikkatli bir politika takip ettik, yani ulusal çıkarlarımız zedelendiği yerde müdahale ettik” diye konuştu.

“Rusya’nın ya da İran’ın, Suriye ile ulusal çıkar anlamında bir işi yok” diyen Başbakan, şöyle konuştu:

“Defalarca söyledik, ‘bir insani konularda, iki teröre karşı mücadelede, üç savaş suçlarında anlaşalım’. Şunu veya bunu desteklememiz önemli değil. Esad istiyorsa savaşı, onu da cezalandıralım, muhalefet yapıyorsa onu da DAEŞ yapıyorsa onu da. Esad’a karşı da tavır koyan, DAEŞ’e karşı da tavır koyan bir tek biz varız.

Birileri DAEŞ’e karşı tavır koyuyor sadece, birileri Esad’a karşı, biz ikisine de karşı tavır koyduk, koyuyoruz. DAEŞ’e de ilk darbeyi 2013 yılında biz vurduk, daha DAEŞ ortada yokken. Dolayısıyla Türkiye ilkeli bir tutum takındı, bunu da sürdürecek.”

‘Ben hayatımın terörle mücadele dersini 6-7 Ekim’de aldım’ 

Başbakan Davutoğlu, hayatının terörle mücadele dersini 6-7 Ekim olaylarında aldığını ifade ederek, o gece uyumadan Bitlis’ten, Siirt’ten, Batman’dan ‘şehir yanıyor’ haberleri aldığını söyledi. Her türlü tedbiri aldıklarını aktaran Davutoğlu, “Çözüm süreci işleyip silahları bıraksalardı o senaryoya da hazırdık. 2 Kasım’da da hazır olacağız” yorumunu yaptı.

6-7 Ekim’deki Kobani’ye destek eylemlerinden sonra bir gün boyunca İçişleri Bakanlığı, Jandarma Komutanlarının ve ilgili birimlerin olduğu yerde, ‘Benzer bir olay bir daha çıkarsa eksiğiniz nedir? İsteyeceksiniz yapacağız” dediğini hatırlatan Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Yeni 2-3 aylık başbakan olarak, daha önce de Sayın Cumhurbaşkanının başbakanlığı döneminden gelen hazırlıklar var ama 6-7 Ekim olayları, bunların bu sefer başka bir taktiğe yöneldiğini ortaya çıkardı. Etrafı yakarak yıkarak, şehirlerde isyan çıkarmak. ‘Nedir eksiğimiz? Benzer bir olay bir daha olursa, benzer bir kışkırtma bir daha olursa tek bir yerde zaaf istemiyorum’ dedim. (Eksiğinizi söyleyeceksiniz, Türkiye güçlü bir ülkedir onları tamamlayacağız. Hangi teçhizat eksik, müdahale etmek için ne eksik, bunların hepsini yapacağız. İHA mı eksik, yapacağız. TOMA mı eksik yapacağız ama şehirlerinizde bir daha böyle bir yangın hali görmeyeceğiz).”

“Mutlak silahsızlanma”

Başbakan Ahmet Davutoğlu, terör operasyonları konusunda, “Silahları bırakacaklar ya da silahları biz onlara bıraktıracağız. Çatışmasızlık değil, mutlak anlamda silahsızlanma, devletin gücü dışında hiçbir silahlı gücün bu topraklarda yer almasını istemiyoruz” dedi.

‘Göz yumma değil’

Başbakan Davutoğlu, ‘PKK’ya yönelik bir göz yumma mı oldu’ sorusu üzerine şunları söyledi:

“Göz yumma değil bu. Çözüm süreci diye bir irade ortaya koymuşsunuz, onun sonucunu nihai olarak görmeden bir şeye gidemezsiniz. Bir de yasal zemini hazırladık. Sonra seçimlere giderken, ‘Operasyon yapmak seçimlere gölge düşürür diye’ bir görelim dedik. HDP’ye bir şans. Hepsi girsinler demokratik yolla girsinler ve demokratik yolla mücadele ederiz. Belki o zaman seçim sonrasında çözüm sürecini tekrar canlandırmak mümkün olur, çünkü seçim sonrasında yeni bir siyasi tablo ortaya çıkacak. ‘Seçim sonrasında HDP’nin bu kadar çok milletvekili çıkarması birçok kişi tarafından olumlu bulundu. Nihayet bunlar Türkiyeleşecek’. Fakat bunlar küstahça seçimin hemen sonrasında iç savaş çağrıları, direnin çağrıları, devrimci halk savaşı, silahlanın çağrıları yaptılar.”

‘Geri adım atarız sandılar’

“DAEŞ’in saldırısını planlayan, Suruç’ta 32 vatandaşımızı katleden kimse, Ceylanpınar’da iki polisimizi şehit talimatını veren de aynı yerdir” diyen Başbakan, “Veya aynı yer iki tarafa da bir oyun çizdiler ve zannettiler ki biz bu oyun karşısında aciz kalırız, geri adım atarız, apolitik davranırız, ‘yok bizim DAEŞ’le ilişkimiz var mı yok mu’ tartışmasına gireriz, girmedik. O zaman 23 Temmuz günü açık ve net bir şekilde talimatımızı verdik: DAEŞ’i Suriye’de vuracaksınız ve gerekli cezayı vereceksiniz, PKK’ya da Irak’ta gerekli cezayı vereceksiniz ve bir daha hiçbir şekilde karşımızda böyle konuşamayacaklar” diye konuştu.

Seçim güvenliği vurgusu

Başbakan Davutoğlu, seçim güvenliğinin sağlanması ve seçmenin özgürce oy kullanabilmesi için gerkeen tüm önlemlerin 1 Kasım seçiminde alanacağını vurguladı. “Bizim yaptığımız bu operasyonlar demokrasi için yapılıyor. Halkımızın özgür iradesini ortaya koyabileceği şartların sağlanması için yapılıyor” diyen Davutoğlu şöyle devam etti:

“Onun için rahatsız oluyorlar. İstiyorlar ki yine ev ev dolaşıp, ‘Biz sizi biliyoruz, İstanbul’da da şöyle akrabalarınız var zaten’ ya da İstanbul’daki akrabalarına gidip, ‘Biz sizin de şurada akrabalarınız var…’ deyip örtülü tehdit yapacak şekilde ev ziyaretleri yapacaklar. Şehirlerin, ilçelerin kenarlarında mezarlıklar görüntüsü altında insanları hesaba çekecekler, sonra da özgür seçim ve iradeden bahsedecekler. Bunları yapamayacaklar bu seçimde.”

YSK’nın alacağı kararlar doğrultusunda hükümetin gerekli tedbirleri alacağını ifade eden Davutoğlu, “Özellikle HDP cihetinden gelen bazı seslere hitaben söylüyorum terör saldırıları olacak, milletvekilleriniz gidip o terör saldırılarını yapan teröristlerin cenazelerinde devlete meydan okuyacak, sonra siz dönüp bu ülkede seçim güvenliği bağlamında sanki hiçbir risk yokmuş gibi alınan bazı tedbirleri eleştireceksiniz” diye tepki gösterdi.

‘Mezarlık denilen yerde operasyon yapıldı’

Başbakan Davutoğlu, seçim güvenliğine dair alınan tedbirlerden bahsetti; “Tedbirlerden birini söyleyeyim, dün Bitlis’te Ölek denilen mahâlde, ki onları tek tek biliyoruz nerede olduklarını, çok ciddi bir operasyon yapıldı. Muş’un Varto’nun yakınında mezarlık denilen yerde operasyon yapıldı” dedi.

Başbakan, “Mezarlık görüntüsü altında, mezarlığın hemen yanında bir yapı oluşturuyorlar. Orada haraç alınıyor, baskı uygulanıyor, seçim için çağrılıyor, ‘şuradan sizden tam oy almazsak şöyle yaparız’ deniliyor. Sonra bir de şehir içinde yapılanmalar var. Biz bunların bağlarını birer birer koparıyoruz” dedi:

Burada seçim güvenliği bağlamında alınan tedbirlerden biridir. Cizre operasyonu, Nusaybin’i, Silvan’da, Varto’da, Bitlis’te, Ölek’te. Ölek’te uçak savar bulunuyor, doçkalar yakalanıyor, kime karşı, kimin uçaklarına karşı Beytüşşebab’ta değişik yerlerde. Kimlere karşı bu silahlar biriktiriliyor. Niçin bizden yani hükümetten ayrılıp giden bakanlardan biri Varto’da mezarlık dediği yerde, mezarlığın hemen yanında yapılan binalarda onlarca kalaşnikof, yüzlerce mermi, dört terörist başlarında, doçkalar vesaire bir sürü şeyler. Bunlar niçin depolanmış.”

‘Bakanlık tekliflerini partileri engelledi’

Başbakan Davutoğlu, seçim hükümetinde görev almak üzere teklif gönderilen milletvekillerinin partilerinin vekillere engel olduğunu söyledi. Başbakan, “CHP, MHP, HDP eğer bu sorumluluğu hissetselerdi, Türkiye’nin seçim güvenliği bağlamında ve Türkiye’nin suhuletle seçime gitmesi gerektiği konusunda bir sorumluluk hissetselerdi bu hükümete milletvekillerinin bakan olarak girmelerine itiraz etmezlerdi. Eminim o milletvekilleri eğer partilerinden bir blokaj olmasaydı, çoğu Sayın Türkeş gibi bu onurlu görevi kabul ederlerdi” dedi.

YSK, hiçbir partinin organı değil

Başbakan Ahmet Davutoğlu, seçim sandıklarının taşınması ile ilgili tartışmalara ilişkin “Anayasa’nın 79. maddesi ile Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) verilen net bir yetki var. Belli şartlarda YSK sandıkların nerede, hangi mekanda olacağı ile ilgili nihai yetkiye sahip” dedi.

Davutoğlu, “Çok az insan yaşayan yerler var, oralarda görüyorsunuz. Yüzde yüz bir partiye oy çıkıyor, demek ki bir baskı var. Bazen de fazla katılım oluyor. Demek ki orada baskı var, bir şey var, demek ki. Bu baskı ortamını gözardı edenler, Yüksek Seçim Kurulunun yetkisini tartışmaya açıyor” diye konuştu.

“Biraz fazla abartılmış olduğunu düşünüyorum”

Bu seferki CHP ve HDP’nin seçim vaatlerini nasıl değerlendirdiği sorusu üzerine Davutoğlu, şunları söyledi:

“Biraz fazla abartılmış olduğunu düşünüyorum. Eğer bir etkisi olmuş olsaydı Cumhuriyet Halk Partisi herhalde yüzde 25’lerde daha önceki bulunduğu oranlara takriben kalmazdı. Yani çok büyük bir etkisi kitlesel düzeyde olmuş olsaydı, vaatler önemlidir ama halkımız oy verirken sadece vaatlere bakmaz, güven ve istikrara bakar.”

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun