Türkiye’nin göçmen kartı Avrupa’yı dize getirdi! – Fikrikadim

Türkiye’nin göçmen kartı Avrupa’yı dize getirdi!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Avrupa ve Asya’nın etnik şekillenmesinde Kavimler Göçü’nün etkisi yadsınamaz. Denizci kavimler ya da denizci halkların,  Tunç Çağının sonlarına doğru, özellikle MÖ 13. Yüzyılda  Yunan Yarımadası,  Anadolu,  Suriye, Fenike, Filistin, Kıbrıs ve  Mısır’ı işgal etmesinin net sonuçlarından biri de Hititler gibi antik dönemin büyük imparatorluklarının yıkılmasıdır. Bu göçlerle Traklar ve Frigler Anadolu’ya geçiş yaptı. Kavimler Göçü’nde ikinci büyük dalga MÖ 4. yüzyıl ile 6. yüzyıl arasında Orta Asya’dan Avrupa’ya yapılan göçlerle yaşandı. Orta Asya’daki Çin Devleti’nin egemenliğinden kurtulmak için MS 350 yıllarında batıya hareket eden Hun grubu, Volga-Don nehirleri arasında yaşayan Hunların daha batıya göçmelerine neden oldu.

Günümüzde Irak ve Suriye’deki iç savaş nedeniyle yeni bir göç dalgası Avrupa’nın sınırlarını zorluyor. Birleşmiş Millet Mülteciler Yüksek Komiserliği, Avrupa’ya akın eden mültecilerin çoğunluğunun erkek olmasının göçmen ve İslam karşıtlarının, durumun yalnızca bir mülteci krizi değil aynı zamanda Avrupa’yı İslamlaştırmak için bir göç hareketi olduğunu söylemesine olanak sağladığını belirtiyor. Bunu ilk telaffuz eden Birleşmiş Millet Mülteciler Yüksek Komiserliği değil. Macaristan’ın sığınmacı karşıtı Başbakanı Viktor Orban daha ilk mülteci dalgasında can havliyle “ülkesinin Avrupa’nın Hıristiyan köklerinin tehdit eden sığınmacılarla istila edildiğini” söylemişti. Mültecilerin çoğunun erkek ve Müslüman olması Avrupalıları tedirgin ediyor.

Aslında korktukları konu, Avrupa’nın iki büyük başarısı ortak para birimi Euro ile üye ülkeler arasındaki sınır ve gümrük denetiminin olmadığı Schengen’in yok oluşu. Bilindiği gibi Schengen, Avrupa Topluluğu üyesi beş ülke arasında, sınır kapılarındaki polis ve gümrük kontrollerini bütünüyle ortadan kaldırmayı amaçlayan antlaşma. Schengen anlaşması ile oluşturulan Schengen bölgesi, şu anda 26 Avrupa ülkesi için de geçerli olup yaklaşık olarak 4.312.099 kilometrekarelik alanı kaplamakta. Göçmen dalgalarını AB kurucusu ana ülkelerin sınırlarından uzak tutma çabası Schengen uygulamasının çöpe atılması yani Avrupa Birliği ütopyasının çöküşü demek.

Kamuoyu baskısıyla sayıları birkaç binle ifade edilen küçük bir mülteci grubunu kabul eden Avrupa Birliği ülkeleri, istihdam ve uyum gibi sorunları bahane ederek sınır denetimlerini sıklaştırdı. Göçmenlerin akın ettiği Almanya’nın sınır kontrolleri için geçici olarak sınırlarını kapatacağını duyurmasının ardından Fransa Başbakanı Manuel Valls de, benzer yönde bir açıklama yaptı,  gerekirse Schengen Anlaşması’na dayanarak ve “geçici olarak” sınırlarını kapatmakta tereddüt etmeyeceklerini, yasal yollardan gelen sığınmacıları kabul edeceklerini ancak diğerlerini sınır dışı edeceklerini belirtti.

Hırvatistan, ülkeye çok sayıda mültecinin girmesinden sonra Sırbistan sınırındaki sekiz geçiş noktasından yedisini kapatmakla yetinmedi, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar-Kitarovic, ulusal sınırların yasa dışı göçten korunması için ordunun hazır olmasını istedi. Macaristan’ın Sırbistan sınırındaki sığınmacılara yönelik sert müdahalesi şiddetinde her hangi bir azalma olmadan sürüyor. Bulgaristan, sığınmacı akınına karşı Türkiye’ye olan sınırında geniş önlemler almaya başladı. Almanya da Çek Cumhuriyeti’ne olan sınırında kontrolleri sıkılaştırdı.

Türkiye göçmen konusunda şerbetli. 93 Osmanlı Rus Harbiyle başlayan ve Balkan Harbiyle doruğa çıkan muhacerat konusunda Osmanlıdan tevarüs eden bir tecrübe ve bilgi birikimine sahip. 1989’da Todor Jivkov’un baskısıyla Bulgaristan gelen Türklere ve 1991’de Saddam’ın zulmünden kaçan Kürtlere kapılarını açan Türkiye, kimseyi mağdur etmedi. Şimdide IŞİD tehlikesi ile Suriye ve Irak’taki savaş yüzünden yurtlarını terk eden 2 milyonun üzerindeki mülteci birkaç yıldır Türkiye’nin misafiri.

Türkiye deki üniversiteler yıllardır göç sosyolojisini, göç ekonomisini, göç psikolojisini çalıştı. Türk emniyetinde göçmen bürosu var. İnsan kaçakçılığıyla mücadele konusundaki başarısıyla uluslararası ödülleri topluyor. Demem o ki karşımızda Türkiye kadar mülteci konusunda donanımlı bir Avrupa ülkesi yok. Okyanus ötesinde ABD ise daha köklü bir kurumsal geleneğe sahip. Ancak uzaklığı nedeniyle Ortadoğu eksenli göçmen dalgası bu ülkeyi fazla etkilemiyor.    

Türkiye’nin sınırlarını açması ve göçmen kitlelerini Avrupa ülkelerine yönlendirmesi bana kalırsa devlet politikası. Türkiye hem yaşadığı sosyal ve ekonomik sıkıntıların Avrupa Birliği ülkeleri tarafından anlaşılmasını istiyor, hem de empati bekliyor. Suriye ve Irak konusunda elini taşın altına koymadan hariçten gazel okuyan Avrupa ülkelerinin sorunu görmesini ve yol açtıkları bu sorundan etkilenmelerini istiyor. Bunun yolu da Avrupa’nın göçmen sorunuyla karşılamasından geçiyordu. Yunanistan, Makedonya, Sırbistan ve Macaristan gibi ülkelerle yapılan bir dizi görüşme sonunda göçmenlerin yol haritası belli oldu. Bu belki de III. Viyana kuşatması olarak tarihe geçti! Türkiye göçmen kartına oynayarak Avrupa’yı dize getirdi.

Avrupa ülkeleri, göçmen dalgasının sınır kapılarına vurmasından sonra Türkiye’nin önemini ancak anlayabildi. Baksanıza şimdiye kadar kılını kıpırdatmayan Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande dahi göçmen krizinin çözümü için Türkiye’nin 2 milyon göçmeni kendi topraklarında tutmasını isteyeceklerini bunun için de AB’nin Türkiye’ye yardım etmesi gerektiğini dile getiriyor. Avrupa Birliği’nin mülteci krizini çözmek için Türkiye ile ortak çalışma yürütmek zorunda olduğunu söyleyen Hollande, “Türkiye ile bir an önce oraya kadar gelen göçmenlerin orada kalmasını sağlayacak müzakereler başlatılmalı” görüşünde. AB’den Türkiye’ye 1 milyar Avro destek teklifinde bulunulması gündemde. Avrupa Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn, “Türk arkadaşlarımız da kabul ederse AB programlarından Türkiye’ye 1 milyar avroya kadar destek sağlanabilir” dedi.

Komik olan ne biliyor musunuz? Milyonlarca insanı yerinden yurdundan eden IŞİD, internette yayımladığı bir dizi videoyla Müslüman mültecilere, “kâfir” olarak nitelediği Avrupa ülkeleri yerine kontrolündeki topraklara göç etmeleri çağrısında bulunması. Komik olan bir diğer konu da Avrupa Parlamentosu’nun, 120 bin mülteciyi AB üyeleri arasında dağıtmayı amaçlayan planı desteklediğini açıklaması. Göçmen yumurtası geldi sınır kapılarına dayandı, mösyöler daha plan yapacakmış Avrupa Parlamentosu da bunu destekleyecekmiş, plan birliğin sınır ülkelerinin üzerindeki mülteci yükünü hafifletmeyi amaçlıyormuş. AB liderlerinin 23 Eylül’de sığınmacı krizini görüşmek üzere acil bir zirve kapsamında bir araya gelmesi planlandığı da konuşuluyor.

Twitter:@ oc32oc39 

omurcelikdonmez@hotmail.com  

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

6 adet yorum var.

  1. Mehmet diyor ki:

    Selam Ömür Bey

    Tam da duyacağımı tahmin ettiğim cümleler.

    Aklın yolu bir. Devlet aklı çalışıyor demek ki…

  2. Yunus diyor ki:

    Avrupa ektiğini biçiyor, boşuna dememişler rüzgar eken fırtına biçer

  3. Eftalya diyor ki:

    uygarlığın beşiği Avrupamı göçmenlere sırt dönecek inanasım gelmiyor vallahi

  4. Osmanlı Torunu diyor ki:

    madem; Avrupa Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn, “Türk arkadaşlarımız da kabul ederse AB programlarından Türkiye’ye 1 milyar avroya kadar destek sağlanabilir” diyor hiç durmasınlar kabul ederiz gardaş

  5. Mübadil diyor ki:

    çoğunuz bilmez Lozan Antlaşması ile Türkiyeye göç ettirilenlere muhacir değil mübadil derler, çünkü karşılığın da Türkiyedeki hıristiyanlarda yunanistana göç ettirlmiştir. Rembetika Türkiyeden göç eden Rumların müziğidir, Anadoluyu anlatır, göçü anlatır, hüzün doludur

  6. Hüseyin Ertaş diyor ki:

    Devlet politikası olduğunu sanmıyorum ama mültecilerin AB üzerindeki etkisini gören bizim Dışişleri, biz bu işi niye şimdiye kadar düşünemedik diye saç baş yoluyorlardır.

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun