100 Yılın en büyük tasfiyesi başlıyor – Fikrikadim

100 Yılın en büyük tasfiyesi başlıyor

Kemal Beşik

Kemal Beşik

Yatıyoruz kalkıyoruz Suriye ve Kürt sorunu, aslında bundan önce sorunun temelini iyi analiz etmemiz gerekir. Suriye meselesinin gün gelip bir Kürt meselesine dönüşeceğini Türkiye çok iyi biliyordu. Türk hükümeti Suriye’ye neden bu kadar aceleci davranarak müdahil oldu sorusunun cevabı şu olabilir: Burada ülkelerin  tehdit karşısında yakın, orta ve uzak tehdit algılamalarına karşı refleksleri vardır ve buna göre bir strateji belirlenir. Suriye, bize orta vadeli bir tehdit olduğu için, savunma sistemimizi buna göre ayarladık. Bir anda küresel güçlerin dengeleri değişti ve Suriye bize yakın tehdit oldu. Bunun sebebi anlamak için Ortadoğu’da oynanan oyunun mutfağına iyi bakmak gerekir.

Körfez Savaşı Öncesinde Irak’ın Askeri Gücü

1990

KARA KUVVETLERİ

Asker

955.000 (47 Tümen)

Savaş Tankı

5500

Zırhlı Araç

4434

Zırhlı Personel Taşıyıcı

6000

Kundağı motorlu top

500

Çekilen Top

3000

Karadan Karaya Füze Atıcısı

86

Hafif Yerden Havaya Füze Atıcısı

400

HAVA KUVVETLERİ

Toplam Savaş Uçağı

689

Bombardıman Uçağı

16

Av Bombardıman/Saldırı Uçağı

360

Av Önleme Uçağı

275

Keşif Uçağı

12

AWACS Uçağı

2

Savaş Yeteneği Olan Eğitim Uçağı

64

Helikopter

489

Silahlı Helikopter

159

Yerden Havaya Füze Atıcısı

460

DENİZ KUVVETLERİ

Fırkateyn

4 (Teslim edilmedi)

Korvet

6 (Teslim Edilmedi)

Eğitim Fırkateyni

1

Füze Taşıyan Bot

8

Hücumbot

6

Mayın Dökücü

8

Çıkartma gemisi

3

UNSCOM’un İmha Ettiği Kitle İmha Silahları ve Başlıca Malzemeler

Malzemenin Tipi

Adet

Balistik Füze

48

Hareketli Füze Atıcı

6

Sabit Füze Atıcı

28 (+32)

Konvansiyonel Füze Başlığı

14

Kimyasal Füze Başlığı

30

Kimyasal Cephane

38.587 adet

Kimyasal Silah Etmeni

90.000 kg.

Kimyasal Silah Yapım Aracı

426

Diğer Analitik Araçlar

91

Körfez savaşıyla birlikte bu malzeme ve teçhizatların çok büyük bir kısmı kayba uğradı ve yerel gruplar tarafından yağmalandı.  AWACS uçaklarını İran kaptı, Suriye ve bölgesel yerel güçlere bu silahlar dağıldı. Şimdi bu muazzam güç, tehdit unsuru olmaktan çıktı. ABD, kuzeyde yerel gruplarla birlikte bir ayaklanma çıkarmayı başardı. Saddam Hüseyin ayaklanmayı kimyasal silah kullanılarak çok ağır bir şekilde bastırdı. Kimyasal Ali ismine kulaklarımız aşinadır ve o zaman da çok büyük bir göç dalgası vurdu Türkiye’yi. Bu olay Irak’a müdahalenin ilk sinyaliydi, kimse aslında bu ayaklanmanın neden çıktığını bile anlamadan, ABD için müdahale şartları çoktan oluşmuştu bile. Bu verileri neden verdim BOP’un ilk temelleri Irak’ın istilasıyla başladı, bu muazzam güç dağıtıldı. Bu coğrafyada diğer bir güç Suriye, ama Suriye için şartların oluşması zaman alacaktı ve aldı.

Yukarıdaki haritayı farklı bir gözle inceleyelim ve burada hangi ülkeler kimin silah teknolojisini kullanıyor sorusunun cevabından başlayalım:

ABD: Yemen, Umman, B.A.E, Katar, Suudi Arabistan, Kuveyt, İsrail,

Rusya: Irak, İran, Suriye, Lübnan, Mısır, Libya. Burada Mısır ve Libya, ABD teknolojisine dönüştürüldüler.

Bu coğrafyaya, Rus silah teknolojisini kopyalayarak farklı konseptle bu pazardan pay almak isteyen Çin girmek istiyor. Türkiye’ye satmak istediği Fed-2000 füze sistemi aslında Rus S-300 füze sisteminin üzerine oluşturulmuş bir savunma konsepti teknolojisidir, aslı S-300’dür. Aslında Ortadoğu yeni silahların test alanı oldu ve ne kadar öldürücü ve tahrip gücü var, gerçek anlamda test edildi.

BOP’u anlamak için yapılan her hareketin Rusya’daki karşılığı önemli. ABD burada Türkiye sınırına dayandı, Rusya ile arasında Türkiye var, o yüzden oyunun büyüğü Türkiye üzerinden oynanıyor. Kızıldeniz,  Aden Körfezi,  Arap Denizi, Umman Körfezi tamamen ABD kontrolünde.  Akdeniz de Mısır ve Libya’daki yönetim değişiklikleriyle bir ABD gölü haline geldi. Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin hepsinde ABD üssü var. Mısır ve Libya karıştığında, hemen akabinde Ukrayna’da karışıklıklar çıktı. Öncesinde Türkiye’de Gezi olayları vardı. Bu ülkeler koparılırken hem Rusya’ya hem Ortadoğu’ya gözünü diken Türkiye’ye aba altından sopa gösterildi. Bu mesaj hem Rus hem Türkiye derin aklınaydı, mesajlar net alındı.

Türk derin aklı, aslında kozmik odaya girildiğinde, bunu merkezi sinir sistemine yapılan bir operasyon olduğunu anladı. Bunu, ancak haçlı ittifakı gerçekleştirebilirdi ve Türkiye bu operasyonun nereye varacağını Allah’tan erken fark etti ve bütün vücudu temizlemeye başladı ki, Gezi-Paralel-Ergenekon bunların başlıcalarıydı ve derin akıl hepsini tasfiye etti, şimdi Kürtleri tasfiye ediyor.

Türkiye, 2023’e hazırlanırken yolu temizliyor ve bu sefer kökten temizlik yapıyor. Burada zafiyetler yok mudur, tabiî ki var. En büyük zafiyet istihbaratta yaşanıyor, ama 2000 yıllık geçmişi olan bir devlet geleneği bunun da üstesinden gelecektir.

Rusya kartlarını açtı Suriye konusunda ve bunu 6 adet Mig-31’i Suriye’ye göndererek gösterdi, kendi askeri üssünü oluşturmak için birlikleri yola çıktı bile. Suriye bölündüğünde BOP büyük ölçüde tamamlanmış olacak, burada irili ufaklı 14’e yakın devletçik oluşacak. Terör niye azıttı sorusunun cevabı burada yatıyor. Türkiye’ye bu haritalar hazırlanırken, sen kafanı kaldırma, sen bununla uğraş diyor. Yalnız haçlı ittifakının atladıkları bir durum var ki, oyun daha sona ermedi, oyun bozulacak diye ödleri kopuyor. İsteseler de istemeseler de yeni bir güç doğuyor Ortadoğu’da, ne kadar uğraşsalar da bu güç doğacak, bu güç Türkiye olacak.

Bu gücü İran da fark etti ve hemen nükleer silah geliştirme çabalarını askıya alma şartlarını kabul etti. Farkında ki inadında devam ederse oyunun dışında kalacak, ama bu antlaşma şartlarını kabul etmiş olması Türkiye’yi durduracak mı derseniz, kesinlikle hayır. Çok önemli sorun var, bu da Kasım Süleymani, yani İran’ın hayalet istihbaratçısı, kimdir bu adam diye bakmak gerekir.

Peki Kasım Süleymani kim?

İran’ın, bizdeki Özel Kuvvetler Komutanlığı’na denk gelen, seçkin birliklerden oluşan Kudüs Gücü’nün komutanı. Aynı zamanda operasyonel istihbaratın da başında, kendi kontrol ediyor. Ortadoğu’da Tahran’ın en etkili diplomatı. Cephe gerisinde gerçekleştirdiği operasyonlarla dikkat çekiyor. Lakabı hayalet komutan. Zaten bundan birkaç yıl öncesine kadar hiçbir yerde tek kare fotoğrafı bile yoktu. Bizim medya bile daha yeni fark ediyor. Suriye’de Esad’ın kalmasında en büyük rol ona veriliyor. Ama İran ısrarla bunu hep reddediyor. Amerika ile İran arasında oluşmaya başlayan yakınlaşmanın, Tahran tarafındaki mimarı da o. Amerikalı yetkililere göre o “şeytani bir deha.” Ve tek bir şey için çalışıyor: “İran’ın nüfuzunu artırmak.”

Süleymani son günlerde ise İran-Amerika işbirliğinin sahaya yansıdığı bölgelerde ortaya çıkıyor. Irak’ta IŞİD’e karşı savaşı koordine ediyor. Türkmen aşiretlerle bir araya geliyor. Peşmerge’yle fotoğraf çektiriyor. Yeri geldiğinde Irak askerlerine imamlık yapıyor. Kasım Süleymani Bağdat, Şam, Sana ve Beyrut hattının en güçlü ismi.

Peki, böyle bir dönemde aynı coğrafyada Kürtlerle ilgili yaşanan önemli gelişmelere uzak kalması mümkün mü?

Tabiî ki hayır Goran Hareketi ve Kürdistan Yurtseverler Birliği üzerinde etkili.
Bazı medya organlarına göre ise sık sık Kandil’e gidip geliyor.
Süleymani, çözüm sürecinin başladığı ilk günlerde Murat Karayılan’la görüştü. Ne mi istiyordu? PKK’nın geri çekilme kararından vazgeçmesini.

Murat Karayılan, o dönemde kendisiyle röportaj yapan gazetecilere İran’ın bu talebine “hayır” dediklerini açıkladı. Ve asıl önemlisi kimilerine göre Kobani olayları sırasında 40’tan fazla kişinin yaşamını yitirdiği provokasyonlardaki üçüncü el o.

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir adet yorum var.

  1. ömür çelikdönmez diyor ki:

    kalemine sağlık dört dörtlük bir değerlendirme olmuş

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun