Türk’ün savaş sanatı Sayokan – Fikrikadim

Türk’ün savaş sanatı Sayokan

Ahmet Cankurt

Ahmet Cankut / İzmir

“Savaşçının Yolu ve Kanı” kelimelerinin ilk iki harflerinin kısaltılmasından oluşan Türk savaş sanatı Sayokan üzerine merak edilenleri; Sayokan Türkiye Temsilcisi Hüseyin Yabir ve Tuyun 2.San derecesindeki Serdar Aydemir ile konuştuk…

Hüseyin Yabir cevaplıyor

1-Savaş sanatlarına ilginiz ne zaman başladı? Yabgu Nihat Yiğit ile yollarınızın nasıl kesiştiğini anlatabilir misiniz? Yabgu’dan sonra gelen kişi sizsiniz; bu yakınlık ve bağlılık nasıl oluştu merak ediyoruz?

Savaş sanatlarına ilk okul öğretmenimin yönlendirmesi ile karatenin sıra dışı bir sistemi olan kyukoshinkaikan ile başladım. Sonraki yıllarda bu sistemin türevi olan ashihara kaikan sistemi ile devam ettim ve yıllarca bu sistemleri ülkemizde uygulayan branş temsilcileri ile çalışmalar yaptım.

Öncesinde Türk sinemasına savaş sanatlarını tanıtan bir aktör olarak hayran olduğum Yabgu Nihat YİĞİT ile tanışmam kendisinin Japonya’dan dönüp Türkiye’de vuruşlu sistemlerin branş şefi olarak atandığı 90’lı yılların sonlarına denk gelmektedir.

Yabgu ile yakınlığım hayata bakış ve yaşam biçimlerimizin aynı çizgide olmasından temel buldu ve zaman içinde kendisi koldaşım, hocam, abim, oldu. Yabgumun koyduğu  (altaçuyu) stratejiyi kendi hayatıma uygulayıp, öncülüğünü yaptığı sistemin ve eğitmen modelinin oluşması için çalıştım.

Sayokan ilkelerinden birisi şudur; “ben cahilin biz alimin kelamıdır.” Biz demenin yolunun bir hedef ve amaçta birleşmek olduğunu öğrendim. Nasıl Çanakkale destanı komutanı ve askeri ile bir ruh olabilenlerin ortak destanıysa aynı durum Savaş Sanatları ölçeğinde Yabgunun başlattığı dışa bağımlılıktan kurtulma, kendin olma ve kendinle büyüme stratejisinde saklıdır. “Eğer hedefin ruhu iseniz o hedefin başında ortasında ya da sonunda; her karenizde sizin varlığınız görülür” ..

hüseyin yabir

“Savaş sanatları spor değildir.”

2-Sayokan adının açılımının “Savaşçının Yolu Ve Kanı” adının anlamını ve öyküsünü anlatabilir misiniz?

Savaş sanatları spor spor kavramı içine sıkıştırılamaz çünkü Savaş sanatları ait olduğu milletin sosyal, kültürel, psikolojik, estetik, anatomik ve mücadele karakteristiğinden oluşur. Savaş sanatları temsil ettikleri toplumun kültürel penceresi ve disiplinleridir. Kısacası savaş sanatları geldikleri toplumun aynasıdır.

 Türk savaş sanatını uygulayan kişiye alp denir. Alp, er kişi yani savaşçıdır. Lakin bu savaş beşikten mezara kadar hayatın her alanında kişinin vermiş olduğu içsel ve fiziksel savaşı ifade eder. Savaşın temel hedefi ise olgunlaşma, pişme, erme, bilmedir. Yani “öze varmaktır”.

Yol; Türk Milleti İslam öncesinde bir çok bilge lider, İslam sonrasında ise bir çok alim ve dünyaya yön veren insan çıkarmıştır. M.ö 212 Metehan’dan, son başbuğ Atatürk’e kadar olan süreçte feyz ve ilham kaynakları Sayokan’ın yolunu oluşturur. Sayokan Metehan’dır, Bilge Kağan’dır, Oğuz Kağan’dır, Baybars’tır, Hoca Ahmet Yesevi’dir, Kültigin’dir, Yunus’tur, Hacı Bektaş’tır, Fatih’tir. Atatürk’tür, Şeyh Edebali’dir. İşte bunların çizmiş olduğu yol Sayokan’daki yolun karşılığıdır.

Kan; sözcüğü ise ecdadımız ile olan kan bağını ifade eder.

3-Sayokan ile beraber belirli bir başarıya ulaştınız. Bu başarıyı nasıl elde ettiniz? Şu an Alplik Okulları’nda eğitim gören kaç savaşçı adayı var?

Bu bir başarı mıdır? Evet, şükürler olsun… Allah’ın bize bahşettiği bir başarıdır. Sayokan’da ilkeler olduğunu söylemiştim. Bir diğer ilke Alp’e der ki; imkansız ve olmaz diye bir kavrama savaşçı inanmaz. Her şeyi var eden Allah olduğuna göre, çalışıp, inanıp istersek onun karşılığını verir. Bizde devlet desteği almadan, sadece yüreğimizi ve inancımızı ortaya koyarak bu noktaya geldik. Alplik okullarımızda lisanslı 2000 Alp’in üzerinde sayıya ulaştık.

4- Sayokanın diğer saldırı ve savunma sanatlarından farkı nedir?

Savaş sanatlarının temsil ettiği milletin ruhunu temsil eder. Yaşamdaki düşünsel rolünü sergiler. Türk savaş sanatının en önemli farkı, binlerce yıllık Türk kültürü, onun yaşayan ruhu ve birikimidir. Yüzlerce yıl dünya insanlığına örnek olmuş, yol göstermiş, yönetmiş bir milletin kutlu mirasıdır farklı olan. Sayokan, bu mirasın harmanıdır. Düşünsel farkına basit bir örnek vermek istiyorum. Uzakdoğu savaş sanatlarında hep biten bir -do eki vardır. (Karate-do, judo, aikido, taekwondo vs) bu kavramın karşılığı bizdeki tarikat yol anlamına gelir.

Uzakdoğu insanı, inancını düşünsel değerlerini savaş sanatı ile dünyaya tanıtma gayretine girmiş bunda da devlet ve toplum destekleri ile muhavvak olmuşlardır. Savaş sanatları evrendeki tüm yaratılış kuramından bağımsız değildir. Yani düalizm zıtlıkların birliği ilkesi. Hayattaki her şey karşıtı ile var olur. Bu sanatların da bir ruhsal bir de bedensel boyutu vardır. Bahsettiğimiz do öğretisi bu işin ruhu, teknik uygulamalarda bedeni ya da cesedidir diyebiliriz.

Türk savaş sanatında ruhu oluşturan İslam öncesi ve sonrası tüm kültürel disiplinlilerimizdir. Türk tarihini İslam öncesi ve sonrası diye ayırmıyoruz. Toplamda ortaya ne konmuş ise onu gelecek kuşaklara hem ruhsal hem de fiziksel disiplin olarak vermek istiyoruz. Teknik karakter ruhsal karakterin öğretinin aynasıdır. Biz, Alplik okullarımızda Alpliğin ruhunu ve erliği işlemeye gayret ediyoruz. Sanırım bunun dünya tarihinde bir örneği yok bu da en temel fark diye düşünenlerdenim.

tanyu Hüseyin5- Sayokanda çeşitli orunlar var. Bu orunların 7 tane olmasının bir anlamı var mı?

7 sayısı Türkistan’daki Türk boylarından günümüze kadar Türk halk inançlarında ve günlük yaşamlarında en çok sözü edilen sayılardan biridir. 7 sayısı Anadolu’daki tüm Türk boylarında kutsal kabul edilmektedir. Altay Türklerinde ayın tutulması 7 başlı dev yüzündendir. Kırgız Türklerinde kutup yıldızında bulunan büyük ayı ya (yedi bekçi) denir. Kuranı Kerim 7 harf üzerine yazılmıştır. Ailede soy yedi göbeğe kadar çıkarılır. Kabe yedi kez tavaf edilir. 7 İslamiyet’in kutsal rakamıdır. İslam’ın bu etkisiyle de Türklerde kutsanmıştır. İslam inancında gök yedi katlıdır. Bunlar 7 rakamı ile aklıma gelenlerdir. Sayokan terminolojisi Urkun Göktürkçe’dir. Kavramlar diğer dillerden etkilenilmeden yalın bir şekilde anlamına uygun resmedilmiştir. Sayokanda kullanılan her unvan, toyluktan doluluğa geçişin birer basamağıdır. Askeri bir hiyerarşi içerir. Toy, toralp, tuyun, ediz, tuyun, aybar, ördüm, aybar,tayangu, tanyu ve yabgu. Hepsi bir unvan ve fiziksel ve ruhsal gelişmenin karşılığıdır. Toy; acemi,bilgisiz; toralp;eğitimiş, yiğit;tuyun, ağabey; aybar; görkemli, eğitilmiş insan; tayangu; komutan, tanyu; yönetici, yabgu ise liderin karşılığıdır.

“Sayokan popüler kültürün yıkım ve etkilerine karşı toplum mühendisliği çalışmasıdır.”

sayokan16- Bu yolda yürümek isteyenlere önerileriniz nelerdir?

Büyük Atatürk, “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”” demiştir. Türk Alp doğar.. Her şey aslına rucu edermiş yani su akar yatağını bulur. Sohbetimizde de anlattığımız gibi Alp olabilmenin, pişmenin o ruha erişmenin kolay olmadığı bir yanma gerektiği ortadadır. Bunun yolu da disiplinlini öğrenip kendimizde uygulamaktır. Zira yüzyılların bize mirasıdır. Denenmiş derlenmiş ve armağan edilmiştir. Benim Türk gençlerine önerim kendilerinin diğerinden farklını anlamdan yaşamanın, sadece heba edilmiş bir ömür den ibaret olacağıdır. Kendi ocağında ateşinde yanıp öznel hakikatlerine ulaşmalarının yaşamın en temel mutluluğudur. Popüler kültürün dayattığı tek tip insan modelinin tersine daha yerel ve daha öznel değerleri benimseyip hayatı anlamlı kılmalarıdır. Sayokan aslında bu noktada, popüler kültürün yıkım ve etkilerine karşı toplum mühendisliği çalışmasıdır. Sayokan ve Türk kültürünü yaşayan ve yaşatan değerler etrafında buluşmaları en büyük temennim.

Tuyun 2.San dereceli Serdar AYDEMİR cevaplıyor…Ahmet Cankut

1-Serdar Aydemir kimdir?

6 yaşında savaş sanatlarına Hollanda’da judo ile başlamış,  Türkiye’de tekvandoya başladım. Aslen Erzincanlıyım. 2004 yılında tekvandodan sonra sayokana başladım. Daha sonra üniversite için İzmir’e geldiğimde savaş sanatlarına devam ettim. 11 yıldır bu işin içerisindeyim. Şuan da çeşitli yerlerde eğitim veriyorum.

4 BÖLGE 4 HİLAL

2-Sayokanın olmazsa olmazı nedir?

Türk savaş sanatlarını diğer savaş sanatlarından ayıran en önemli fark 4 bölge 4 hilal sistemidir. Şöyle özetliyeyim; 1071’ de Malazgirt’te Alparslan Anadolu’ya girerken Bizans ordusunu yenilgiye uğrattığı bir sistem var. Askeri bir sistem; buna Turan taktiği deniyor. Yani rakip sizin üzerinize saldırır siz geri çekilme numarası yaparak kanatlardan çemberin içine alarak imha edersiniz. Rakibin öncelikli atağı beklenir. Bu sistem Soykanın olmazsa olmazlarındandır. Her savaş sanatı yumruk tekme atar ancak ortada belirli farklılıklar vardır. Karatede yumruk göğüs hizasından çıkarken Sayokanda ise çene hizasından çıkar. Çene hizasında çıkmasının nedeni ise; Türkler tarih boyunca at üzerindeydiler ve atların kullandıkları dizginleri bu seviyedeydi. Fizyolojimize en uygun sistem bu bölgedir.

3- Seviye ilerlemesinde aşamalar nasıldır?

Öncelikle beyaz kemerle başlıyoruz. Beyaz kemer acemiliği, saflığı ve temizliği temsil ediyor.  Burada iki türlü bir ayrım oluşuyor;  alagan programı ve basagar programı. Alagan programı akademik yani bu işte ilerlemek isteyenlerin kullandığı programdır. Basagar programı ise kendisini sadece savunmak isteyen insanların katıldığı programdır. Burada şöyle bir farklılık var; alagan programı yapan Alp beyaz kemerle başlar mavi kemere geçer daha sonra sarı kemere geçer. Daha sonra kırmızı kemere geçmesiyle birlikte ve en son 4 renkli kemer dediğimiz kemere geçer.  4 renkli kemere sahip bir alp acemiliğini atmış oluyor. Acemişliği attığı anda ise biz ona toralp diyoruz. Yani bu yolda yeni ilerlemeye başlayan, acemi olmayan gerçektende ustalaşmaya başlamışta olmayan tam arada olan bir tabir. Basagara baktığımız da ise beyaz kemerde başlayan bir alp, 108 saatlik bir eğitim alır ve eğitim sonunda toralp oluyor. Ardından toralp olduktan sonra 18 ay bir bekleme süreleri var. 18 ay boyunca eğitimlerini alıyorlar. Daha sonra közgü denilen bir sınava geliyorlar. Közgüye; yüzleşmek,  kendisiyle yüzleşmek, kendi teknik seviyesiyle yüzleşmek için giriyoruz. Eğer gerçekten o közgüden başarılı çıkabilirsek siyah kemer tuyun 1.san’a terfi etmiş oluyoruz. Tuyun kelime anlamı olarak; ağabey, usta demek. Tuyun iki san’a geçmek için ise 2 sene bekleme zorunluluğumuz var. 3. San’a geçebilmek yani tabutay olabilmek için 3 sene beklemeleri gerekiyor. Bu sırada çeşitli eğitim programları verilerek okul açma yetkisi veriliyor. Okullarımıza, Alplik Okulu diyoruz. Ardından 4 ve 5 e geçiş süreci var. Tayanguluğa geçebilmek için tez yazması gerekiyor. Sayokana bir katkıda bulunması gerekiyor. Tayanguluktan sonra ise yavaş yavaş bölge sorumlulukları başlıyor. Belirli bir süreçten sonra terfi almaya başlıyorsunuz.

4- Kemer kuşanma törenleri nasıl gerçekleştirilir?

Kemer kuşanma töreninde yemin etmemiş kişi aslında gerçek sayokancı sayılmıyor. Dualarla her kemere geçişinizde aslında siz bir kapıdan geçiyorsunuz. Davetlilerin gelmesiyle bir spor salonu tahsil ediliyor. Davullarla, gösterilerle, müziklerle bu tören icra edilir. Siz siyah kemer 1.san iseniz kemerinizi çözüyor, ileriye koyuyorsunuz. Belirli kapılar eski Türk devletinin bayraklarıyla temsil ediliyor. Bu bayraklardan dualarla geçiyorsunuz. En son yemin ederken kemerinizi bağlıyorsunuz ve yemininiz gerçekleşmiş oluyor.

AHMET CANKUT/ İZMİR

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun