Ak Parti Kongresi sonrasında Türkiye-Amerika ilişkileri ne olur? – Fikrikadim

Ak Parti Kongresi sonrasında Türkiye-Amerika ilişkileri ne olur?

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

“Ak Parti Kongresini batı nasıl gördü?” sorusuna cevap aradığım 13 Eylül 2015 tarihli yazımda, Ak Parti’nin yol ayrımında olduğunu, bu kongrenin Ak Parti’den kopmaları beklenen ve kongrede tasfiye edilen isimlerin kuracağı yeni oluşumun startının verildiği, kopuşların alenileştiği kongre olarak tarihe geçtiğini belirttim. Yazının altına gelen okuyucu yorumlarından ve diğer özel tepkilerden anladığım kadarıyla Ak Partili bir kesim kesinlikle eleştiriye tahammül edemiyor, gözlerini toplumda yükselen Ak Parti aleyhtarlığına kapamışlar, kulaklarını tıkamışlar, toplumdaki herkesin kendileri gibi düşündüğü yanlış bir algıya maalesef kendilerini feci kaptırmışlar. Tedavisi yok, çünkü aşkın gözü kör, kara sevda böyle bir şey.

Kongrenin tartışılmaz galibinin kurucu genel başkan ve şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğuna dair kimsenin şüphesi yok. Ancak parti listesine bakıp okuma yapanların değerlendirmeleri, partinin sonraki süreçteki yol haritasında karşılaşabileceği sorunların neler olduğu hususunda. Bunlardan birinin de benim olduğuma dair sanırım sizlerde oluşmuş bir kanaat vardır. Partiye yönelik ilmi tenkitlerini rüyalar âleminden mesajlarıyla yapan Cübbeli Ahmet Hocanın söyledikleri ve destek verdiği, köşe yazarlığı yaptığı Vahdet Gazetesinde yazdıkları biliniyor. Dipçikliler geliyor diye ortalığı velveleye veriyor.

Tek Adam’ın parti egemenliğine karşı çıkanlar şimdilik farklı saflarda toplanıyor. Diriliş Postası gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Albayrak’ta bunlardan biri. Hakan Albayrak AK Parti MKYK listesini eleştirdiği yazısında “Bir zamanlar dinamizmi temsil eden AK Parti, kendi statükosuna gömülüp durağanlaştı. Gençliğe verdikleri önemden bahsedip duranların ‘Gençlik’ namına tek hamlesi yazar Sadık Albayrak’ın oğlu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı olmasından başka bir özelliğini bilmediğimiz Berat Albayrak’ı MKYK’ya sokmak oldu” ifadelerine yer vermişti. Medyaya yansıyan Kongre sonuçlarına göre AK Parti 5. Olağan Kongresi’nde en düşük oyu Erdoğan’a yakın isimlerin alması dikkat çekti. Süleyman Soylu, Berat Albayrak ve Binali Yıldırım, en düşük oy alan isimler oldu. Bu durum Beştepe’nin listeye müdahalesine tepki olarak değerlendirildi.

Hakan Albayrak’a cevap gecikmedi, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Muş kaleme aldığı açıklamasında “Hakan Albayrak bu mesnetsiz ve çirkin yazısından ötürü öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımız ve Berat Albayrak ile Gençlik Kollarında emek vermiş ve dünkü kongremizde görev alan arkadaşlarımızdan özür dilemelidir” diyerek yüklendi. Mahallenin esas oğlanlarına dâhil olan ve Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yakınlığıyla bilinen Habertürk gazetesi yazarı Fehmi Koru, kendi ismi ve “Taha Kıvanç” mahlasıyla yazdığı iki ayrı yazıda da AKP kongresine yönelik eleştiriler yaptı. Kaderin cilvesine bakın ki Hakan Albayrak ve Fehmi Koru, paralel yapının ideoloğu, Pensilvanya sakini ile aynı noktada buluştu. Fethullah Gülen, son sohbetinde hükümeti sert sözlerle eleştirdi. Gülen, ‘Yemin bile edebilirim, devrilecekler’ dedi. Ak Parti içinde şimdilik üç ayrı gruplaşmadan söz edilebilir. Bunlar “Reisçiler”, “Hocacılar” ve “Gülcüler”.

Çözüm sürecini kim sebote etti ve Recep Tayyip Erdoğan’ın kariyerinde Nobel Barış Ödülü almasını dahi sağlayabilecek bu denli önemli bir projeyi hangi odaklar, hangi olayları bahane ederek rafa kaldırdı? Amerika Türkiye’de hangi kurumla işbirliği peşinde? ABD’nin kurumsal müttefiki veya politik dostu kim? Yürütme de kimin dediği oluyor? Sadece bu değil kongre sonrasında Amerika ile Türkiye ilişkilerinde Türkiye tarafında patronun kim olduğu, Türkiye ve dünya kamuoyunun merak ettiği başlıca konuların başında geliyor.

NATO  Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Irak ile ilişkilerden sorumlu delegasyonunun başkanı İngiliz parlamenter David Campbell Bannerman’ın, “Devlet kurmaları için Kürtlere destek vereceklerini” söylemesi,Türkiye’nin Amerika’ya bakış açısını net bir pozisyona oturtmaya zorluyor. Türkiye kamuoyunda yaygın kanaate göre son dönemde PKK’nın terör saldırıları, Batı medyasının propagandasıyla dışarıdan destek buluyor. Amerika bir taraftan Türkiye’yi IŞİD’le mücadele konusunda sıkıştırıyor, diğer taraftan Türkiye’nin PKK ve uzantısı örgütlere yönelik sert tepkisini anlamaya çalışıyor.

Türkiye’nin PKK’ya operasyonlarının, IŞİD’le mücadeleye zarar verdiği şeklinde mesnetsiz iddialar atan Batı medyasına cevap ABD Genelkurmay Başkanı’ndan geldi ve Orgeneral Martin Dempsey, bu iddiaların merkezindeki Berlin’de gazetecilere yaptığı açıklamada Türkiye’nin terörle mücadelesine değindi. Dempsey, Türkiye’nin PKK’ya yönelik operasyonlarının IŞİD’le mücadeleye zarar verdiği iddiaları karşısında “Türkiye’nin PKK operasyonları, bizi IŞİD’e karşı Kuzey Suriye’de başarmaya çalıştıklarımızdan alıkoymuyor. Türklerin kesinlikle her iki tehdide karşı koyabilmek için kaynakları var” diye konuştu.

Türkiye PKK ile mücadelesinde askeri birliklerini sürekli teyakkuzda tutuyor çünkü bölge her an patlamaya hazır yangın bombası gibi. Haksızda sayılmaz. Çünkü ABD Savunma İstihbarat Ajansı Başkanı Vincent Stewart, topraklarının büyük bölümleri IŞİD’in elinde olan Irak ve Suriye’nin ‘bir daha eski hâline dönemeyecek şekilde parçalanabileceğini’ söylüyor. Vincent Stewart ‘Irak’ta Kürtlerin merkezi hükümete geri döneceği fikriyle boğuştuğunu’, ama bunun pek olası görünmediğini, Suriye’nin de gelecekte iki-üç parçaya bölünebileceğini ifade ediyor. CIA Başkanı John Brennan da; Irak ve Suriye’nin sınırlarının hâlâ eski yerlerinde olduğunu söylese de, söz konusu ülkelerin hükümetlerinin sınırlar üzerindeki kontrolünü kaybettiğini, ‘Iraklılar ve Suriyelilerin kendilerini milliyetlerinden ziyade aşiretleri ya da mezhepleri üzerinden tanımladıklarını, Ortadoğu’yu gelecek on ya da yirmi yıl içinde ‘büyük değişimlerin’ beklediğini belirtiyor. Şimdi söyleyin bakalım Vincent Stewart ile John Brennan’ın gördüklerini bizim yetkili bürokratlarımız görmüyor mu?

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın, NATO toplantısında Suriye’de IŞİD’e karşı Koalisyon Güçleri’yle işbirliği yapan PYD’nin terör örgütü olduğunu belirtmesi Amerikan ordusuna ve bölgedeki politikalarına karşı açıktan eleştiri ve bir karşı duruş değil de nedir? Nitekim Akar’ın durumdan faydalanan PKK’nın uluslararası ölçekte meşruiyet kazanmaya çalıştığını söylemesini nereye koymalı? Başbakan Ahmet Davutoğlu’da Hulisi Akar’a destek veren konuşmasında, Türkiye’nin PKK teröristleri ile IŞİD teröristleri arasında her hangi bir ayrıma inanmadığını söyledi. Davutoğlu, NATO Askeri Komite Genelkurmay Başkanları Toplantısı onuruna verilen kapanış yemeğinde Türkiye’nin terör örgütlerine karşı yürüttüğü operasyonlara fark gözetmeksizin destek istedi.

Sorumu net soruyorum. Kasım 2011’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan CHP ile devam eden “Dersim olayları” polemiğinde 4 belge açıklamış, Erdoğan CHP’nin bu katliamın sorumlusu olduğunu belirterek özür dilemesi gerekenin CHP Lideri Kılıçdaroğlu olduğunu söylemiş ve “Eğer devlet adına özür dilenecekse, böyle bir literatür varsa ben özür dilerim, diliyorum”  demişti. Şimdi hangi güç Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Güneydoğu olaylarında hayatını kaybeden Kürtlerin katili ilan ediyor?

Ak Parti kongresine katılan Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Politbüro Sorumlusu Fazıl Mirani, Amerika ve Türkiye’nin ısrarlarına rağmen, Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani’nin PKK’ye “terörist” demediğini söyledi. Mesut Barzani’yle Diyarbakır’da Newruz mitinginde el ele veren Sayın Erdoğan’ın bu imajını acaba kim hangi güç zora sokuyor?  Benim gördüğüme gelince Sayın Erdoğan, merhum Özal gibi yalnızlaştırılmıştır, elinde Ak Parti’den başka müdahale edebileceği bir yapı bırakılmamıştır. Ak Parti’nin de elinden alınması için var güçleriyle çalışan odakların mevcudiyetinden söz edilebilir. Benim kafam karıştı sahi Amerika Türkiye’de kimden yana? Erdoğan’ı mı yoksa Davutoğlu’nu mu muhatap kabul ediyor?

Twitter:@ oc32oc39 

omurcelikdonmez@hotmail.com 

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

15 adet yorum var.

  1. Erkan diyor ki:

    Cesaretle kaleme alınmış, objektif yorumlardan oluşan bir makale… Teşekkürler aydınlatıcı bilgiler için…

  2. Yusufiyeli diyor ki:

    Siyasilerin iki gömleği olur biri bayramlık diğeri idamlık, Allah var keder yok

  3. Kurtkanunu diyor ki:

    Ak Kurtlar reisin yanında, öl desin ölelim vur desin vralım

  4. melahat diyor ki:

    hocacılar kim sorabilirmiyim, cübbeli Ahmet hocanın adamları yoksa Erbakan hocanın adamlarımı, açıklayabilirsminiz?

  5. romalı perihan diyor ki:

    avrupaya bu kadar dil uzatırsa olacağı bu, kendini ne sanıyo, barışın güvercini olmak varken savaşın kartalı olmak onun tercihi

  6. berkecan diyor ki:

    6. filoyu protesto eden devrimci gençlere saldıranlar ne farkeder yine aynı yörüngede, emperyalizme karşı çıkan proleter devrimci gençlik yine öldürülüyor yine işkence görüyor dün bunu yapanlar millliyetçi geçinen sarkık bıyıklılardı bugün sözde müğslüman geçinen baedem bıyıklalılar, değişmeyen tek şey emperyalizme uşaklık

  7. Mehmet diyor ki:

    Bir de Dogan- Cihan medyasi ile HDP-Chp hatta Mhp ortakligindan ve bunlarin fikir babalarindan bahsedilseydi hem ic hem de dis dinamiklerin ittifaki daha bir net ortaya cikardi. Mesela Cizre’de olup bitene Chp ne dedi, Mhp birsey dedi mi hatta Samanyolu hangi akla ziyan aciklamalari gündeme getirdi? Olacak is degil dünün ergenokan, sarikiz savcilari ve magdurlari (?) yanak yanaga.. ne degisti?
    80 milletvekili ile meclise giren bir siyasi parti, kendi siyaset kanallarina mayin dösüyor, beni mecliste temsil et diyen kendi halkina illa da savas diyor, kandil kazanilmis haklarin altina mayin dösüyor.
    1. Proje ortadogunun yeniden paylasilmasi. Önce -begenin begenmeyin- bölgede tek güclü lider ortadan kalkmali. 7 Haziran’da onu baskan yaptirmadilar.
    2. Yandaslara vaat edilenler yerine getirilmeli: Hdp’ye özerklik sonra kürdistan; Fetoculara yeni agalarina halishane hizmet etme serefi (hani su asla kendilerine toz kondurmadiklari A ve B ve D harflerinden olusan bir de malumunuz Israil), Chp ve mhp’ye iktidarsiz bir hükümet, türk milletine de zillet.
    sonuc: Onlarin tuzaklari varsa Allah’in da bir tuzagi vardir. Allah tuzak kuranlarin en hayirlisidir.

  8. Mehmet diyor ki:

    Emperyalizme karsi savasan arkadasa da bir cift sözüm var: Kandil’de ölenlerin arasinda almanlarin, ermenilerin, israil ajanlarinin, iran ajanlarinin ne isi var? Dhkpc, gazeteci kiliginda ingilizlerle birlikte hangi emperyale karsi savasiyor? Mao’cu, alman-abd-israil yapimi silahlari ile Pkk hareketi kürt kökenli vatandaslarla hangi kültürel paydada birlesiyor? Insallah yasiniz genc oldugu icindir bu heyecan, birsey biliyorsaniz solcularin 70’lerde kullandigi slogandan yola cikin: Kula kulluga son! Islamcilara birakmayin, dogrusunu siz yapin. usak dedigin bu millete hala canakkale’den kalan hirslariyla kin kusanlarin ekmegine yag sürmeyin. Milletin degerlerini, örfünü inkar etmeyin… dönüstürün, ihya edin, revize, reforme, tashih edin. Baska yolu yok, yabanci agziyla konusmak bizi sadece birbirimize yabancilastirir ve marjinallestirir. Kardes olun

  9. tersinemersine diyor ki:

    memmett Süleymaniye minberine çıkmış şeyhülislam gibi döktürüyon valla, akepeliler hep bunu yapıyo, din iman paralar cukka, ellezi hüvellezi sonra bir bakıyon cebellezi, ihaleler, hazineler, bütçeler çerez parası hepsi indiragandi, vatan millet sakarya fakirin çocuğu cehpheye ölüme zenginin çocuğu yurt dışına okumaya gezmeye anlat anlat heyacanlı oluyo

  10. KUZEYankara diyor ki:

    parsel parsel sattılar söyleyen Bülent Arınç, satan malum, makarna kömür dağıttılar oyları yuttular, Kuzey Ankara projesinde yandaşlarına torpil geçtiler, en iyi daireleri onlara verdiler unutmadık bunları birbirlerinden bulsunlar, zehir zukkum olsun fitil fitil burunlarından gelsin 1 kasımda hepsinin hesabı sorulacak ey yazar sende onlara çanak tutma aklını başına topla keser döner sap döner ona göre

  11. Mehmet diyor ki:

    tersinemersine, bunlarin faturasi 7 haziranda ak partiye kesildi. Ne oldum delisi olmaktan vazgecmezseler benim gibi kerhen oy verenleri de yanlarinda bulamayacaklar. 10 secimdir birinci parti cikiyorsa ak parti, biraz da muhalifler gecmislerine, söylemlerine, kendilerine baksinlar. Hadi bir tüyo vereyim: vatan millet sakarya diye hafifsedigin mesleleler milletin % 40 in temel meselesi gibi duruyor su an. Yolsuzluk, issizlik, taseron iscilik ve gelir adaleti meselelerini buzdolabina koyuyorlar. Paralel, Pkk, Misir, Irak, Suriye’de olup bitenleri insanlar görebiliyorlar, okuyabiliyor yakin bir tehdit olarak algiliyorlar. Cizre’de ohal daha yeni kalkti. Ak parti oy verenleri haram yiyiciliginde ortaklar olarak görmene de teessfüf etmem. Demonize edenlerin iki handikaplari var, birincisi dünyayi sadece kendi parametrelerinden okumalari ve onlari degismez (put) haline getirmeleri. Iki, kendileri degismeye kapadiklari gibi muhatablarina da hidayet kapisi birakmamalari. Nazim buna duvar diyor. e peki niye yaziyorum, kendi aklimi derleyip toparlayip hala istikamet üzre olup olmadigimi test etmemi sagliyor. Selametle

  12. Bursali diyor ki:

    Marjinal gruplara yönelik baskıcı, totaliter, ötekileştirici zihniyeti akepeye sonunu hazırladı, filmin galası çabuk bitti, vizyondan çıkılıyor, hacı hoca takımı fesli sarıklı politikalarını ve çarşaflı kapatmalarıyla by by

  13. Şehriyar diyor ki:

    celikdonmez Omur: senki akli başinda civanmert bir ademsin, düşene bir tekme vurulmayacağini bilenlerdesin, seni protesto ediyorum seni kiniyorum, tez zamanda bizlerden özür dile, tövbe et kafirlerin kilicini kusanma

  14. Asil Murat diyor ki:

    Bir daha Ak Partiye oy vermem.
    Çünkü!
    – Türk askerinin başına bir daha çuval geçirilmesini istemiyorum.
    – Uçağını düşüren Suriye’ye, vatandaşını öldüren İsrail’e ses çıkarmayan bir hükümet istemiyorum.
    – Doğu ve Güneydoğuda bir DERSİM’in daha yaşanmasını istemiyorum.
    – Uçağının, kendi vatandaşına bomba yağdırdığı, polisin vatandaşına kurşun sıktığı, idarecisinin ETKİN AYRIMCILIK yaptığı bir dönem daha istemiyorum.
    – Müslümanın Müslümanı öldürdüğü, bir TÜRK-KÜRT savaşı istemiyorum.
    – Her şeyden önemlisi TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin bir Mısır, Tunus, Libya, Suriye, Irak olmasını istemiyorum. Arap baharı yerine, Türk-Kürt, Sunni-Alevi savaşı istemiyorum.
    İstemiyorum arkadaş. Hakkım değil mi? Onun için AKP’ye oy yok. Saygı ve hürmetler sunarım

  15. musa diyor ki:

    Tunceli (dersim) ve cizre birbirine çok benziyor? Her olayı olduğu ve yaşandığı an ve gün itibarı ile değerlendirmek gerektiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Tarihi yaşamak mümkün değil. Yorumlarla tarih yazılmıyor. Bu yöntemle Tarih ancak sulandırılıyor ve anlaşılmaz hale getiriliyor.

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun