Türk – Kürt kardeştir – Fikrikadim

Türk – Kürt kardeştir

Muhammed Işık

Muhammed Işık

Zor günlerden geçiyoruz.

Ayrışmanın, kin duygularının zirve yaptığı bu günlerde sağduyulu olmak zorundayız.

Terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizin yanında olmaya devam ederken her türlü kirli provokasyonlara prim vermememiz gerekiyor.

Türk – Kürt kardeşliğini hedef alanların oyununa gelip onların ekmeklerine yağ sürmek bize yakışmaz.

1970 – 1980 – 1990’lara bu ülke geri dönmeyi hak etmiyor. Kardeşliğimizi bozmak isteyenleri perişan edecek derecede kenetlenmek ve ortak tepkiler vermek zorundayız… Kürt kardeşlerimizi PKK ile aynı safta görürsek, kendimiz insanları ayrıştırmış, bölüştürmüş olmaz mıyız?

Şimdi ve her zaman uyanık olup, bu belaları başımıza saranlara karşı mücadele etmemiz gerekiyor.

Dağa çıkmayıp ekmeğinin peşine düşen ” mevsimlik işçi ” olarak çalışan Kürt kardeşlerimize saldırmak neyin nesidir? Esnaflık yapan Kürt kardeşlerimizin dükkânlarını yakmak da nedir? Otobüsleri taşlamakla elinize ne geçiyor? Bölücülük yaptığınızın farkında mı değilsiniz yoksa kafanız mı güzel!

Şimdi beynimize şu cümleleri iyice kazıyalım.

Her Kürt vatandaşı PKK’lı değildir.

PKK sadece Kürt vatandaşlarımızdan oluşturulmuş bir terör örgütü değildir.

PKK emperyalist güçlere hizmet eden bir uşaktır.

PKK silah ve uyuşturucu baronlarının işbirliği ettiği bir taşeron örgüttür.

Türkiye’yi zayıf düşürmek isteyen devletler PKK ile sürekli iletişim halindedir.

Türk – Kürt kardeştir.

Türkiye Cumhuriyeti içerisinde barındırdığı tüm halklar ile bir bütündür, bir millettir.

Jön Kürtçülüğün bölücülük olduğu gibi Jön Türkçülük de bölücülüktür.

MHP ve HDP kendi milliyetçi gençlerini aşılayarak bölücülüğe davetiye çıkartmaktadır. Bu iki parti bir araya gelip aşırı milliyetçi söylemlerden Türk – Kürt halkının kardeşçe yaşaması için vazgeçeceklerini açıklamak zorundadırlar.

Devleti yönetenler her türlü tedbiri alarak aşırı milliyetçi duyguları törpülemeyi kendilerine bir vazife bilmelidir.

Kan siyaseti ve kandan beslenme bu ülke partilerine yakışmamaktadır.

Ülkenin birliği ve dirliği “ ülke içerisinde yaşayan halkların kardeşliğinden” geçmektedir. Dil, din, ırk, soy ayrımı yapmaksızın tüm vatandaşlar eşit haklara sahip olmalıdır.

Sokağı, caddesi, mahallesi, ilçesi veya ili terör sebebiyle kapatılan, sokağa çıkma yasağı uygulanan yerlerde yaşayan masum vatandaşlara güven aşılanmalıdır. Devleti yönetenler gerekirse her gün bu vatandaşları rahatlatmak için açıklamalar yapmalıdır.

Artan terör olayları sebebiyle Türk milliyetçiliğinin kabaran duyguları sağduyulu eylemler ile sakinleştirilebilir. Bunda herhangi bir sıkıntı yoktur. Bu insanları asıl rahatlatacak şey; terörün bitirilmesidir. Terör veya terörist var olmaya devam ettiği sürece bu insanlar huzursuz olacaklar ve kandan beslenen odaklara bilinçsizce hizmet edeceklerdir.

İstem dışı dağa kaçırılan küçük çocukların terörle mücadele kapsamında öldürülmeleri olası olabilir. Bu gencecik zorla dağa kaçırılan çocuklar terörist muamelesi görmeden mümkünse sağ, değilse ölü ailelerine teslim edilmeli ve o aileler teskin edilmelidir.

Hiç suçu yokken dağa kaçırılan masum gençler ile bile bile dağa çıkanlar ayrı değerlendirilmeli ve ona göre muamele görmelidir. Şuan çocuğu dağda olan aileler devletin sağduyulu tavrına muhatap olmalı ve o aileler terör belasının esiri olmaktan kurtarılmalıdır.

Devlet vatandaşını korumakla sorumludur. Bu sorumluluk etkin şekilde yerine getirilemiyor ve PKK bu vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit ediyorsa devlet suçunu kabul etmeli ve o insanlardan gerekirse özür dilemelidir.

Eğer bir gün terör belasından kurtulabilirsek devlete bu bağlamda çok görev düşecektir.

Yıllar yılı iki ateş arasında kalan Doğu ve Güneydoğu insanı bu güne kadar kaderine terk edilmiştir. Kardeşlik hukukunu çiğneyen PKK terör örgütünün yanı sıra gerek devlet gerek aşırı milliyetçi Türkler bu masum insanları ezim ezim ezmiştir.

Devlet vatandaşının özgürce oy kullanmasını bile temin edemiyor, vatandaş silah zoru ile oy kullanıyor birde böyle zorla oy kullanmasına rağmen “ terörist” ilan ediliyorsa bu vatandaşlar ne yapacaktır? Oğlu – kızı – kardeşi –yeğeni köy veya kasaba basıp zorla dağa kaçırılan bu insanlar devletine nasıl güvenecektir?

Zor bir denklemin içerisindeyiz. Devlet, vatandaşının can ve mal güvenliğini temin için terörü bitirmek zorundadır. Kürt vatandaşlar terör bitsin isterken öyle veya böyle dağa çıkan- çıkarılan soydaşlarının ölmesini istememektedir. Her ölüm gözyaşı demektir. PKK hayatta tutunmak için infial yaratacak eylemlere sığınmaktadır.

Kardeşliğimizin devamı için – terörü bitirebilirsek – yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi devlet gerekirse Kürt vatandaşlardan özür dileme özgüveni içinde olmalıdır. Geçmişe sünger çekip kardeşçe yaşama kültürümüzü devam ettirmek zorundayız.

Türkler, Kürtlerden; Kürtler, Türklerden intikam almaya devam ettiği sürece kardeşliğimizi sürdürmemiz mümkün olmadığı gibi ülkeyi bölmek isteyenlerin ağızlarına bal sürmeye devam ederiz.

Türk ve Kürt vatandaşlar ortak paydada buluşup terörü birlikte lanetleyerek kin ve nefret tohumları ekmek isteyenlerin oyunlarını bozabilir. Ne zaman mı? Hemen şimdi…

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun