Apo Kandil’deki PKK’dan korkuyormuş!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Öcalan yakalandıktan sonra rejimin adeta can simidine dönüştü. Aslında bu misyon, şartların dayattığı sürecin zorlamasıydı. Kenya’da yakalanan Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilirken uçaktaki ilk diyaloglarında; “Türkiye’ye dönünce hizmet edeceğim. Fırsat verirseniz, hizmet ederim. Bunları, halkın içinde konuşuyorum. Başka bir şey de konuşmam. Bir hizmet imkânım varsa, ben inanıyorum vardır, daha üst düzeydekilere de bildirirsek, ben hizmeti seve seve ederim. Ben hizmet edeceğim. Çok iyi edeceğim.” şeklindeki sözleri kamuoyuna yansımıştı. PKK ve yandaşı örgütler ne zaman “Serhildan” adını verdikleri kalkışmada bulundular, Serok Apo çıktı barış çağrısı yaptı. Cezaevlerindeki açlık grevlerini, ölüm orucu eşiğinden onun açıklamaları alıkoydu.

Çözüm sürecinde Kürt halkına mesajları, yüzbinlerin toplandığı Newruz kutlamalarında tv kanallarından canlı verildi. Siyasilerden tutunda köşe yazarlarına kadar birçok kişinin Öcalan’ı neredeyse asrın filozofu ilan etmesine ramak kalmıştı. Hatta daha önce devletin resmi birimleri tarafından yapılan, Apo ile ilgili Ermeni kökenli olduğuna dair söylentilerin oluşturduğu menfi imajı değiştirmek için Milli Görüş ve Ak Parti camiasından bazı isimlere gençlik yıllarında Öcalan’ın namaz kıldığı, Risalei Nur derslerine katıldığı ve Büyük Doğu Cemiyetinde bazı konferansları izlediği açıklamaları dahi yaptırıldı. Uzun sözün kısası Türkiye’deki silahlı propagandayı benimseyen siyasal Kürt hareketinin tartışmasız lideri hiç şüphesiz ki İmralı’da mahpus bulunan Abdullah Öcalan’dır. Tüm bunları neden yazdım?

Türkiye’yi yangın yerine çeviren son olaylar hepimizin canını yakıyor. Teröre tepki vereceğiz diye sokaklarda Kürt vatandaşları ve iş yerlerini, bölgeden gelen yolcu otobüslerini hedef alan, tahrip ve imha eden, toplumsal bir çılgınlık yaşanıyor. Olay Ak Parti- HDP, CHP-HDP veya MHP-HDP çekişmesi olmaktan çıktı, resmen Kürt-Türk çatışmasına dönüştü. Hiç şüphesiz olayların bu aşamaya gelmesinde PKK’ya ihale edilen ve PKK’nın üstlendiği veya üstlenmek zorunda bırakıldığı bombalı saldırıların etkisi büyük. Dağlıca ve Iğdır’da yaşanan toplu ölümler, “Şehit” algısıyla birleşerek, Türk kökenli veya kendisini Türk hisseden ya da kendi geleceğini Türklerin yanında yer almakta gören her kesimi, her etnik kesimi derinden sarstı.

Bazı uzmanlar, olayların bu aşamadan daha kanlı bir aşamaya geçme potansiyeli taşıdığını, önümüzdeki günlerde Türkiye’de büyük infiallere yol açabilecek siyasi cinayetlerin işlenebileceği, gösteri yapan grupların yürüyüş güzergahlarında veya metro, otobüs durağı, alışveriş merkezleri gibi mekânlarda bomba patlatılan merhaleye geçebileceğini ifade ediyor. Benim gibi gündemi kenarından köşesinden takip eden her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı şimdi şu soruyu soruyor; daha önceleri PKK’lıların kalkışmalarını önlemek amacıyla İmralı sakini Abdullah Öcalan’a açıklama yaptıran hükümet, şimdi neden Öcalan’ı konuşturup bu terör olayları sonlandırmıyor?

Hürriyet Ankara Temsilcisi Deniz Zeyrek’in istihbarat kaynaklarına dayandırdığı iddiasına göre Öcalan ‘PKK’ya saldırıları kesin dediğimde kesmeyebilirler’ endişesini taşıyormuş.  Erbakan Hoca yaşasaydı hem Zeyrek’e hem de Öcalan’a, “hadi ordan hadi ordan” diye yüklenirdi. Bu iddiayı ortaya atanlara göre; 7 Haziran seçimleri sonrasında Demirtaş’ın imajı örgüt tabanında Öcalan imajının önüne geçmiş. Öcalan ve örgüt, kaybettikleri itibarı kazanmak için bu olayları tezgâhlıyormuş. Öcalan’a gidildiğinde PKK liderinin çatışmalar konusunda “Ben bunlara dur dersem durmazlar” dediği ileri sürülüyor. Bu iddiaya gülüp geçiyorum çünkü Apo için yaşamlarını feda eden veya yaşamını feda edebilecek binlerce Kürt genci var. Bu bir övgü değil bir gerçeğin ortaya konulmasıdır. Lütfen kendimizi kandırmayalım.  Öcalan “çatışmaları durdurun ateşkes ilan edin!” dediğinde buna karşı çıkabilecek örgüt içinden hiçbir isim bilmiyorum, Bahoz Erdal dahil.

HDP’li Leyla Zana’nın “Ölümler durmazsa, ölüm orucuna başlayacağım. Beni tanıyanlar bilir. Ağzımdan söz bir kere çıkar. Kellem gitse, geri dönmem. Artık yeter.” Dediği söyleniyor. Bu demektir ki HDP’li Leyla Zana’nın ölüm orucuna başlayacak olması, önümüzdeki günlerde Öcalan’ın tekrar meydanlara çıkması için bir gerekçe olacak. Ama Öcalan’da bu açıklamayı yapması için ilk yakalandığında hizmet etmek için icazet aldığı devletinden küçük bir ricada bulunacak ve serbest bırakılmasını isteyecek. Tarihe tanıklık ediyoruz, yazın bunları bir kenara…

Twitter:@ oc32oc39 

omurcelikdonmez@hotmail.com 

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun