İngiltere uyardı Türkiye askeri darbeye mi gidiyor! – Fikrikadim

 İngiltere uyardı Türkiye askeri darbeye mi gidiyor!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Türkiye yangın yeri. Her geçen gün polis ve askerlere yapılan saldırılar sonucunda hayatını kaybeden güvenlik görevlilerinin sayısı çığ gibi büyüyor. Toplumsal olaylar her ile ve her kesime sıçrama eğilimde. Hakkari’nin Dağlıca bölgesinde, 16 askerin hayatını kaybettiği PKK saldırısı, birçok kentte protesto edildi. Bazı kentlerde HDP binaları saldırıya uğradı. Afyon’da şehirlerarası karayolunu kesen göstericiler bazı firmalara ait otobüsleri durdurdu, yolculara kimlik kontrolünü yaptı. Bugün radyolarını veya televizyonlarını açanlar, “Iğdır’dan Dilucu sınır kapısına görevli polis memurlarını götürmekte olan servis minibüsüne bombalı tuzak kuruldu. Saldırıda 14 polis can verdi” haberlerini duydu. Ülkü Ocakları temsilcilikleri bugün (08.09.2015’te) saat 19.00’da şehitler için aynı anda yürüyüş düzenleyecek. Canı yanı sokağa çıkıyor, adaleti kendi tecelli ettirmek istiyor. Yaşananlar toplumsal bir travmanın, çılgınlığın delili. Durumdan vazife çıkaran sadece siviller değil. Bazı zinde güçlerinde darbe çağrışımı yapan faaliyetlere zemin hazırladıkları düşünülebilir.

Bu kanaate nereden vardığım sorulabilir. 25/08/2015 tarihli “Türkiye’de Ak Parti Kuzey Irak’ta KDP tasfiye mi ediliyor?” başlıklı yazımda, “Türkiye’de ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan ve Ak Parti’ye yönelik bazı hazırlıkların ve algı operasyonlarının yapıldığı gözlerden kaçmıyor.” tespitinde bulunmuştum.   Makaleyi de “Evet, ortada bir tasfiye operasyonu var. Kuzey Irak Türkiye ilişkileri küresel kraliyetçilerin uykularını kaçırıyor. O nedenle Türkiye ve Kuzey Irak’ta taşları yerinden oynatmaya çalışıyorlar. Ancak daha kimin gittiği kimin kaldığı belli değil. Tasfiye faturasının kime çıktığını 1 Kasım seçiminden sonra öğreneceğiz.” Diye tamamlamıştım. Yayınladıktan sonra bazı çevreler ne yalakalığımı bıraktılar ne hainliğimi?

Sonrasında ise  “Güneydoğu’da görev yapan bir üst düzey emniyet görevlisinin “güvenlik güçlerine yönelik seri suikast ve saldırılarla yönetime karşı isyan etmeleri sağlanmak isteniyor” dediği bazı mahfillerde konuşuluyormuş!” bilgisiyle yaşanılan sürece dikkat çekmek istemiştim. Bkz 31 Ağustos 2015/İngilizler ve Fransızlar Türk Ordusunu kışkırtıyor mu? Dağlıca faciasının yaşanmasına ilişkin değerlendirmemde; “Türkiye istihbarat ve güvenlik güçleri kendi içlerinde başlatılan tasfiye hareketlerinden dolayı, bazı bilgileri, gerekli makamlara sansürleyerek intikal ettirdi. 12 Eylül darbesinden yıllar sonra gazetecilere geçmişe dönük bir değerlendirme yapan Süleyman Demirel; ‘MİT her gün size Afrika’da hangi kabile hangi kabileden kaç kişiyi öldürdü diye haber verir ama Ankara’da altınız oyulur, darbe hazırlanır haber vermez’ demişti. Sanırım durum biraz merhumun anlattıklarına benziyor. Devlet Bahçeli bölgede sıkıyönetim ilan edilmeli derken bana kalırsa kulağına gelen duyumlar üzerine hükümeti ikaz etmek istemişti.  Olabilir mi?” sorusunu yöneltmiştim. Bkz. 07/09/2015-Yürekleri dağlayan Dağlıca kimin işi?

Devletin bazı birimlerinin tırmanan teröre hazırlıksız yakalandığını sanmıyorum. Çünkü Oslo görüşmeleri sırasında MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş,  PKK yöneticisi Sabri Ok’a “Biliyoruz metropolleri de doldurdunuz bu arada, patlayıcılarla doldurdunuz” demişti. Sabri Ok ise “Yok canım” diye tepki gösterince Afet Güneş kendinden emin bir şekilde “Hepsini biliyoruz” diyerek sözlerini tekrarlamıştı.  MGK ve Bakanlar Kurulu’na sunulan raporlarda PKK’nın, “Çekiliyoruz” dediği dönemde silahlanmaya devam etti. Şehir savaşına hazırlık için kentlerdeki evleri mühimmat deposuna çeviren örgüt 80 bin uzun namlulu silahı buralarda sakladı, bilgileri yer aldı. Şimdi sormazlar mı biliyordunuz da neden müdahale etmediniz? Hangi şartların olgunlaşması beklenildi? 

PKK terörünün başladığı 36 yıl içerisinde 13 Genelkurmay Başkanı, 22 hükümet ve 7 Cumhurbaşkanı değişti. PKK bölgesel aktör oldu. ABD gibi süper güçle işbirliği yaptı, onun korumasına girdi. IŞİD (DAİŞ)’le savaşta ABD, PKK ve bölgesel uzantılarını stratejik müttefiki kabul etti. Hatta daha bir gün önce Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İç Güvenlik Siyaset Merkezi Başkanı James Hansen, bölgenin istikrarı için Rojava’nın (Suriye Kürdistanı) bir bölümünün, Kürdistan Bölgesi ile birleşmesini önerdi. Daily Telegraph gazetesi ise 16 askerin hayatını kaybettiği Dağlıca saldırısıyla ilgili haberinde, PKK’yla savaşın şiddetlenmesinin, Suriye’de IŞİD’e karşı aynı saflarda olması gereken Türkiye’yle Suriyeli Kürt milisler arasında çatışma riskini artırdığını yazdı. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki Özel Kuvvetler’e ait 2 tabur, karadan Kuzey Irak’a operasyon yaptı.

Mehmed Âkif Ersoy “Tarih”i tekerrür diye ta’rif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?” diyor.  Benimkisi ibret alınmadığı için tekerrür eden bir tarihi sürecin eşiğinde tarihe tanıklık eden bir ruh haliyle yaptığım bir uyarı. İlk önce yapılması gereken terör olaylarının meydana geldiği bölgenin bir güvenlik kalkanı içine alınması. Bunun yolu da Olağanüstü Hâl ilanından geçiyor. Eğer bu yapılmazsa korkarım ki bir gece ansızın gelebilecek zinde güçler, TSK’nın 211 sayılı İç Hizmet Kanunu’nun 35’inci Maddesi’ne göre yönetime el koyabilir. Süleyman Demirel, darbe tartışmalarında TSK İç Hizmet Kanunu’na dikkat çekmiş; “TSK bu yasaya göre resen el koyabilir” demişti. TSK’nın 211 sayılı İç Hizmet Kanunu’nun 35’inci Maddesi’nde “Türkiye Cumhuriyetini korumak ve kollamak”, 85/1 Maddesi’nde ise “Vazifesi Türk yurdu ve Cumhuriyetini iç ve dışa karşı korumak” deniliyor.

İsmet İnönü’nün  Demokrat Parti iktidarına karşı sarf ettiği “Şartlar oluştuğunda ihtilal meşrudur” sözü, günümüzde bu şartları oluşturmaya çalışan bazı odakların mevcudiyetine işaret ediyor. Bizim kuşak çok iyi hatırlar. 12 Eylül Darbesi sırasında 2. Ordu Komutanlığı görevinde bulunan Bedrettin Demirel; “Biz 1979’da ihtilal yapacaktık ama olgunlaşmasını bekledik” demişti. Zamanın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren’de, yıllar sonra bir itirafta bulunacak, “Müdahaleye karar vermeden bir yıl boyunca düşündük.” diyecekti.

Birçok uzmanın belirttiği gibi; PKK, Suriye ve Irak’ta öğrendiği yöntemlerle melez bir savaş yapıyor. Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak için IŞİD, PKK ve DHKP-C aynı anda harekete geçti. Türkiye’de yaşanan terör saldırılarında son halka olan Dağlıca’da 16 askerin ölümü Ankara’da 1 Kasım seçimleri öncesinde seçim güvenliği endişesini ve siyasette uzlaşma sıkıntısı tartışmasını derinleştirdi. Durumun vehametini gören İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore, “Hafta sonu yaşanan kayıpların üzerine, Iğdır’da polis memurlarının öldürüldüğünü duymak beni çok üzdü. Bu anlamsız şiddetin durması gerek” demek zorunda kaldı. Acaba Büyükelçi’nin gördüğü bizim görmediğimiz benim söylemeye çalıştığım zinde kuvvetlerin idareye el koyma hazırlığı mı? Son bir sorum daha var! Eğer saldıran PKK ise daha önce kaçırdıkları 10 ve 21 Ağustos’ta kaçırılan 20 gümrük memurunu bugün nedene serbest bıraktı?

Twitter:@ oc32oc39 

omurcelikdonmez@hotmail.com 

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

11 adet yorum var.

  1. Deli Rahman diyor ki:

    Olacak olur ölecek ölür vatan sağolsun

  2. muharrem diyor ki:

    olabilir bende bu hadiseyi duyduğumda bundan endişe ettim çünkü
    pkk hadiseden bir kaç gün önce dağlıca bölgesindeki köprüleri uçurdu bu sosyal medyada yer aldı
    elimizde yerdeki askerin fotosunu çekecek iha lar uydular varken termal kameralar var 20 km de her harekatı takip ediyorlar
    300-500 kişi ve uçaksavarlar nasıl kaç günde getirildi kuruldu fark edilmeden
    birde sosyal medyada özellikle mhp tandaslı yazılarda saray a yürümekten bahs ediliyor
    ihtilal ihtimali seçime doğru güçlenerek devam edecek

  3. Kürdüm doğruyum çalışkanım diyor ki:

    Muharrem kardeş haklı Cübbeli hoca dahi rüyasını görmüş

  4. Ak Yıldız Timi diyor ki:

    nush ile uslanmayalı etmeli tekdir
    tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir

  5. muharrem diyor ki:

    ordu nun ekserinin bu işe sıcak bakacağını sanmıyorum ancak ortada yaralı kalmış ergenekon var
    hakikaten ergenekon vardı istanbula çökmekten bahsediyordu
    ancak parelel yapı bu işi sulandırdı sahte deliller uydurdu
    ve hepsi beraat ettiler
    bu grup kalan uzantılarıyla böyle bir işe girişebilirler
    evet erdoğan tarihde sultan abdülhamit benzeridir
    ALLAH(C.C) fırsat vermesin 31 martı gerçekleştirenler abdülhamiti devirenler ülkeyi 5 yılda 8 milyon kilometreden sıfır a düşürdüler. daha sonra rusyadaki ihtilal nedeniyle 780 nine izin verdiler
    akp yi devirmek için hdp ile beraberlik yapanlar bu darbeye de destek verirler
    şu andaki güya pkk yı lanetleme amaçlı ancak hükümet ve cumhurbaşkanına karşı bir hale dönüşen mhp ağırlıklı gösteriler var hareketler darbeyi oluşturmak amaçlı
    ve böyle bir darbe ülkeyi bölecek bir sürece götürürse
    yabancılar türkiyeden kazanimlar elde etmek için böyle bir ihtilale destek verebilirler
    eşi görülmedik bir ekonomik siyasi kriz ülkeye hakim olur
    doğudaki insanlar silahlı olduğu için batıdaki insanlara saldırırlar
    memleketi cennete cevirirlermi bilmem kerbelaya döndürecekleri kesin
    batı belki cağımızın nasreddin-i tusi sini hazırlıyordur kimbilir………..

  6. Aysel diyor ki:

    aa siz ne dersiniz kuzum, darbe falan, muharrem de yememiş içmemiş detaya girmiş nevrim döndü valla kendimi hiçte iyi hissetmiyorum valla

  7. Devrimci diyor ki:

    12 Eylül askeri darbesi Türkiyede güçlenmekte olan devrimci hareketin önünü kesmek için yapıldı, devrimciler darağacına göndeerildi. kimisi canını kurtarmak için yurt dışına çıktı, kimiside işkenceyle öldürüldü. gericilerin 12 eylüle alkışladıkları unutmadık, DEVRİM ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR

  8. hewal delal diyor ki:

    Ey Türk halkı gaza gelmeyin dolmuşa binmeyin. yoksa —bindik bir alamete gidiyok kıyamate— demeniz işten değil

  9. Asil Murat diyor ki:

    Ah Hocam vah Hocam:
    Doğu ve güneydoğuda 20 yaşındaki gencecik fidanı 20 yıllık terörist ile çatışmaya sokuyorsun, ama Ankara ve İstanbul’da onbinlerce subayı, albayı ve yarbayı oturtuyorsun. Bunların askeri darbe yapmasını mı bekliyorsun yada kendini mi koruyorsun diye sorarlar değil mi?
    Bir milyon üçyüzbin askerimiz var diyoruz. Bunların üçyüzbinini doğuya gönderirsen PKK’ya sıçacak alan kalmaz be hocam. Neden göndermiyoruz anlamıyorum.
    Doğu ve Güneydoğu’da günlerce sokağa çıkma yasağı var. Polisler onlarca sivili öldürmüş, ölen sivillerin gömülmesine izin verilmeyecek, elektrik, su yok, sabah PKK’nın zorla ekmeğini, suyunu, evindeki rızkını alan halkı, sen akşam PKK’ya yardım ve yataklıktan hapse atacaksın, batıda kıro muamelesi yapacaksın, ezecek, küçük görecek, ceza vereceksin, Kürt denince aklına ilk terörist gelecek, devlete güvenini sarsacak, PKK’nın kucağına atacaksın, ondan sonra bunlar neden devletin yanında değil diyeceksin. Gülerler. Vallahi gülerler.
    Sivillerin yönetimindeki bir ülkede, polisin öldürdüğü oğlunu gömemeyen, kokmasın diye buzdolabında saklayan, buz ile ovalayan kişi, askeri darbede oğlunu gömebilecek mi?
    Kısaca Allah kürtlere yardım etsin. Sabah PKK elindekini alacak, akşam devlet eline kelepçe takacak.

  10. Ömür Çelikdönmez diyor ki:

    Asil Murat rumuzlu değerli okuyucuya cevaptır:
    Allah Türkiyedeki tüm müslümanların ve gariban halkımızın yardımcısı olsun, ben darbe çağrısı falan yapmıyorum, sadece gidişat hakkında gördüklerimi yazıyorum.

  11. John Art diyor ki:

    What is happening in Turkey, my friend?

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun