Cübbeli’den devlete ‘dipçikli’ rüya uyarısı – Fikrikadim

Cübbeli’den devlete ‘dipçikli’ rüya uyarısı

“Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Vahdet gazetesindeki yazısında, rüyasını anlattı. Ünlü, “Rüyamda gördüm kötü şeyler olacak, siyaset kurumu acil önlem alsın” başlıklı yazısında “Benim bazı rüyalarım evvelce denediğim üzere ve yakın çevremin bildiği üzere çıkmıştır” dedi.

“Bu terör olayları başlamadan önce bir rüya görmüştüm” diyen Ünlü rüyasını “Rüyamda şu anda Türkiye’yi yöneten en üst yetkililerin yerine dipçikli askerler geliyordu. Ben bu rüyamdan yola çıkarak önümüzde istenmeyen süreçler yaşanabileceği endişesini taşıyorum. Siyasetin mutlaka bu işe acil bir çözüm üretmesi gerektiğini düşünüyorum.” diye anlattı.

“UYARI MAHİYETİNDE ALLAH GÖSTERMİŞ OLABİLİR”

Yaklaşık iki ay önce de bir rüya gördüğünü ifade eden Ünlü, “Benim bazı rüyalarım evvelce denediğim üzere ve yakın çevremin bildiği üzere çıkmıştır. Ekseri kendi başıma gelenler hakkında değil de, devlet, millet, hükümet gibi meselelerde rüyalar gösteriliyor bana. Mesela Anayasa Mahkemesi’nin bazı konularda alacağı kararları çok önceden görüyordum. Ve arkadaşlarım ‘Acayip ilginç, ne alakası var?’ falan diyorlardı. Ama çıkıyordu. Bunun gibi dolu örneğim var. O bakımdan bu rüyamı da önemsedim. Çıkmasını istemediğim için bir uyarı mahiyetinde Allah göstermiş olabilir. Ben bunu buradan paylaşayım. Herkese telefon edip tek tek anlatacağıma gazetemiz aracılığıyla paylaşayım. Özellikle yetkilileri ilgilendiriyor”diye yazdı.

cubbeli-ahmet-hoca.20150908145730.jpg GAZETEDEKİ YAZISINDA RÜYASINI ANLATTI

“Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Vahdet gazetesindeki yazısında, rüyasını şöyle anlattı:

DEVLET YETKİLİLERİNİ KENDİ EVİNDE GÖRMÜŞ!

“Ailemin eskiden İstinye’de oturdukları evleri vardı. Ben de o evde bir sene kadar oturmuştum. O 3-4 katlı bahçeli bir evdi. Rüyamda o evi görüyorum. Evin bahçesinde kendi eşimle, çocuğumla duruyorum. Üst kata bakıyorum. Ailem en üst katı açıp, duvarı kırıp, oraya cam falan yapmışlardı. O camlı yerde şu anda Türkiye’yi yöneten en üst yetkililer oturuyor. Cama sıfır oturdukları için ben bahçeden görüyorum. Bir sıra halinde dizilmişler. Ben onlara bakarken birden orada dipçikli askerler göründü. Jandarma mı oluyor onlar bilmiyorum. Dipçikli askerler zuhur etti orada ve yetkililerden kimse görünmedi artık.

“KAÇ KERE TARANMA TEHLİKESİ YAŞADIM”

Tabi bu rüyanın tabiri açık. Ben bu rüyamdan yola çıkarak önümüzde istenmeyen süreçler yaşanabileceği endişesini taşıyorum. Askerimiz tabiki vatanına, milletine hizmet etmek için birçok şekilde bu memlekette faaliyetler yaptı. Ancak bazı kere istenmeyen süreçler oldu, 80’de olduğu gibi. O zamanlarda ben gençtim, 15 yaşlarındaydım ve yollarda yürünemeyecek hal vardı. Camdan başımızı çıkaramıyorduk. Fatih’te oturuyorduk. Alttan hemen taranabiliyordu. İsmailağa Camisine gidip gelirken kaç kere taranma tehlikesi yaşadım. Ön yolu taradılar bir sürü insan öldü. Ben arka yoldan gittiğim için kurtuldum. Kader tabi. Bunları yaşadım ben. Dolayısıyla memlekette kargaşa hakim olduğu zaman askeriye müdahale ediyor. Etmek durumunda kalıyor yani. Tabi bundan 28 Şubat müstesnadır. 28 Şubat post moderndir, adice ve alçakça yapılmış bir ihanettir ve buna dahil değildir. Fakat 80 öncesi ben yaşadığımı söylüyorum. Ben çok yaşlı değilim. Sokaklarda gezemiyorduk. Ben hiçbir işe karışmayan bir insanım. Camiden eve, evden camiye bir insanım. Ama ben bunu yaşadım.”

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun