Arnavutluk Müslümanları Türkiye’den ne istiyor? (Gezi Notları I) – Fikrikadim

Arnavutluk Müslümanları Türkiye’den ne istiyor? (Gezi Notları I)

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

24 Temmuz 1 Ağustos tarihleri arasında eşim ve çocuklarımla birlikte Balkanlarda 7 ülkeyi kapsayan bir gezi gerçekleştirdik. Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Bosna Hersek, Hırvatistan, Karadağ ve Arnavutluk’ta muhtelif bölgeleri dolaştık. Tur otobüsüyle toplamda tam 40 saatlik yolculuk yaparak 7 gece sekiz gündüz boyunca 3.165 km yol aldık. Arnavutluk’’a girişimiz Karadağ’dan oldu. Türkiye’de en ücra dağ köylerinin yollarından daha kötü sayılabilecek kara yolu bağlantısından giriş yaptığımız Arnavutlukta hiç şüphesiz ilk dikkatimizi çeken İkinci Dünya Savaşı sonrasında Enver Hoca tarafından ülkenin hemen her yerine yaptırılan ‘Bunker’ler oldu. Bunker adı verilen askeri sığınaklar daha çok savunma amaçlı inşa edilmiş. İçine makineli tüfek yerleştiriliyor ve düşman saldırısı püskürtülmeye çalışıyor. Beton ve demir karışımı bunkerler halen tahrip olmamışlar.

Karadağ’ı terk ederken rastladığımız Müslüman Arnavut köylerindeki cami minareleri biraz olsun bizi psikolojik olarak rahatlatıyor. Arnavutluk’ta ilk mola yerimiz İşkodra (Shkoder). Otele yerleştikten sonra şehri turlamaya çıkıyoruz. Akşam ezanını duyduğumuzda otele fazla uzak olmayan yeni yapılmış betonarme caminin derme çatma abdestliğinde namaz hazırlığını tamamlayıp camiye girdiğimizde uzun saçlı ve sakallı, kısa bıyıklı, kısa kollu gömlek veya tişört, kapri pantolon giymiş, camii adabından uzak hareketlerde bulunan 15- 20 kişilik bir grupla karşılaşmak bizi şaşırtıyor. Bakışları pek hoş değil. Selam dahi vermiyorlar. Allahtan namaz alışık olduğumuz şekilde ve kıratta eda ediliyor. Bizim birlikte camide aynı tur kafilemizde bulunan Osmaniyeli emekli öğretmen İsmail Mustan’da var.

Eşim ve küçük oğlumla caminin önünde buluşuyoruz. Yanımıza cami cemaatinden iki Arnavut yaklaşıp Türkçe kelam ediyorlar. Tanışma faslı kardeşlik faslına dönüyor. Her ikisi de tahsillerini Türkiye’de tamamlamışlar. Biri Bursa’da diğer Kayseri de okumuş. Türkçeleri mükemmel. Birinin adı Ramazan diğerinin Bayram. Ramazan Bayramından dört gün sonra çıktığımız bu yolculukta gurbet elde ikinci Ramazan Bayramını böylelikle kutlamış oluyoruz. Biz helal yiyecek bulabileceğimiz lokanta konusun da yardımcı olmalarını istiyoruz. Sağ olsun önümüze düşüp otele yakın mıntıkada bir et lokantasına bizi götürüyorlar. Fiyat konusunda lokanta sahibiyle pazarlık yaparken uzattığımız paranın üstünü, tüm karşı koymalarımızı kibarca savuşturarak tamamlıyorlar. Almanya’dan tatile gelen akrabalarını uğurlamak için geldiklerini söyleyerek ayrılıyorlar. Memleketimizden çok uzaklarda tanıştığımız iki Arnavut Müslüman’ın ardından nemli gözlerle el sallıyoruz.

Büyük oğlumla yatsı namazını İşkodra’da kaldığımız Colosseo otelin karşısında bulunan Hz Ebubekir Camisinde kılmayı planladığımızdan ezan öncesi cami bahçesindeyiz. Abdest alırken tanıştığımız bizden yaşça büyük Arnavut İsa, uzun yıllar İtalya’da çalışmış, emekli olunca ülkesine dönmüş. İtalyanca bilip bilmediğimizi soruyor. Camiin içinde dolaşan bir kedi görüyoruz. Her gelen seviyor. Kimsenin kediyi dışarıya kovaladığı yok. Cemaat bir safı ancak dolduruyor. Farz bitince çoğu gidiyor kalanlar bir köşeye çekilip sünnet ve vitr namazını ifa ediyor. Cemaatten konuşan, selam veren yok. Namaz öncesi göz attığım Hz Ebubekir Camisinin mütevazı kitaplığındaki eserlerin çoğu Arnavutça olarak Kosova Prizren’de basılmış. Bazı Türk yazarların kitapları var ama Arnavutça.  Fethullah Gülen, Osman Nuri Topbaş ve Bekir Topaloğlu’nun isimlerini görüyorum. Arnavutça bilmediğim için kitaplarının isimleri hakkında bilgi veremiyorum. Ancak Başkim isimli bir kitap görüyorum ve irkiliyorum. Çünkü Başkim Osmanlıya isyan eden Arnavut milliyetçilerin kurduğu İtalya destekli bir örgüt. Demek ki geçmişi arayan sadece bizler değiliz!

Yatsı namazı sonrasında otele vardığımızda resepsiyonda bizi arayan Arnavut dostları buluyoruz. Sohbet onları da kesmemiş. İşlek caddede bir cafede oturuyoruz. Cafe çalışanı da Türkçe biliyor Türkiye’de İmam Hatip Lisesini okumuş. Zencefilli çay ikram ediyorlar. Ben akşam namazını kıldığımız camideki uzun sakallıları soruyorum. Bam teline dokunduğumu nereden bilebilirdim? Onlar DAİŞ yani IŞİDciymiş.  Bazıları Suriye ve Irak’a savaşmaya gitmiş. Döndüklerinde taban örgütlenmesi yapmışlar. Türkiye’de dini öğrenim görmüş cemaatle aralarında anlaşmazlık had safhadaymış. Çoğu İngiltere’ye çalışmaya gitmişler ve döndüklerinde IŞİD propagandası yapıyorlarmış. İlginç olan bunlar IŞİDci olmadan önce alkolik veya uyuşturucu kullanan tiplermiş. Döndüklerinde yaptıkları ilk işleri kendileri gibi düşünmeyen yakınlarını tekfir etmek veya eşlerini boşamak olmuş. Laf arasında bunların çalışmadıklarını ve su gibi para harcadıklarını söylediler. Hz Ebubekir Camisindeki cemaati sordum, Hambeli mezhebinden olduklarını kaydettiler.

Sohbet sırasında söz Türkiye’den açıldığında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a muhabbetleri anlatılmaya değer. Arnavutluk’a geldiğinde binlerce Arnavut kendi imkânları ile onu dinlemeye gitmiş. Hatta gidenler arasında 85 yaşında Arnavut bir dede varmış ve oruçlu olduğu halde güneşin altında saatlerce Erdoğan’ın konuşmasını beklemiş. Aziz Mahmut Hüdai Vakfı’ndan saygıyla söz ediyorlar. Adı geçen vakıf kendilerinin de Türkiye’de öğrenim görmelerini sağlamış. Minnet ve teşekkürlerini sunuyorlar. Ancak şerh düştükleri bir husus var ve Arnavutluk Müslümanlarının Türkiye’den ne istediklerini net şekilde açıklıyor. Diyorlar ki Türkiye’ye götürülen Arnavut gençler İmam Hatip liselerinde okutuluyor. Birçoğu İlahiyat Fakültelerini bitirip ülkesine dönüyor. Çoğu tahsillerine uygun istihdam alanı bulamıyor. Bu sebeple diyorlar yeteri kadar hatibimiz,  hocamız var, bize Müslüman doktor Müslüman mühendis lazım. Lütfen bunu ilgililere iletin. Elçiye zeval yok!

Otelin bulunduğu sokağın başında bir kadın heykeli dikkatimi çekiyor. Heykel Rahibe Terasa’nın. Kaidesinde ‘Nene Terasa’ yazıyor. Nene; Arnavutça anne demekmiş.  Rahibe Terasa’nın asıl adı; Agnes Gonca Boyacı.  Gonca Boyacı;  Osmanlı İmparatorluğu‘nun Kosova Vilayeti‘ne bağlı Üsküp  doğumlu. Babası bir Ulah, annesi ise Prizrenli Katolik bir Arnavut‘tu. 1950 yılında Vatikan‘ın izniyle Hayırsever Misyonerler Cemaati’ni kurdu. Rahibe Teresa’nın 12 kişiyle kurduğu bu cemaat dünyanın 450 noktasında 4.000 rahibenin görev aldığı bir topluluk haline geldi. Katolik Kilisesi Balkanlarda misyonerlik propagandasını bu isim üzerinden idare ediyor. Çoğu balkan ülkesinde heykeli var. Arnavut dostlarımız çocuğu olmayan anne olur mu? Hindistan’da binlerce insanı katlettiren kadın diyorlar hakkında. Soros Vakfı’nın da faaliyetleri olduğunu belirtiyorlar.

İşkodra Hasan Rıza Paşa Anıtıİşkodra Hasan Rıza Paşa Anıtı  

Arnavutlar Balkanların en aktif ulusu. Hemen her ülkede Arnavut nüfus var ve asla dejenere olmamışlar. Bu durum Hıristiyan ve Müslüman Arnavutlar için aynı. Arnavutluk ortak payda ve ez az din kadar etkili. Bu nedenle Arnavutlar demir leblebi gibi yutulması ve hazmedilmesi zor bir millet. Düşman olmaktansa dostlukları tercik ediliyor. Balkanlarda ve Avrupa’da Arnavut mafyası çok faal. Hıristiyan ve Müslüman Arnavutlar arasında çatışma riski düşük. Ancak İşkodra diğer illerden farklı. Uzmanlara göre eğer Arnavutlukta farklı dinlere mensuplar arasında bir çatışma gerçekleşirse bu ancak İşkodra’da patlak verebilir. İşkodra Balkan Harbinde Osmanlı Ordusunun isyancı Karadağlılara karşı direndiği yer. Şehrin müdafii Hasan Rıza Paşa, kendisine düzenlenen suikastla burada öldürülüyor. Öldüren ise Sultan İkinci Abdülhamid Hana hal’ini tebliğ edenler arasında bulunarak hıyânet eden Esad Toptanî adındaki eski Drac mebusu.

Kaderin cilvesine bakın ki 13 Haziran 1920 tarihinde Paris’te Hotel Continental önünde Esat Toptani, kendisinin Sırbistan’ın ve yeni kurulan Yugoslavya’nın bir kuklası olduğuna ve Arnavutluk’a ihanet ettiğine inanan Arnavut öğrenci Avni Rüstemi tarafından öldürüldü. Esad Paşa Toptani’nin cenazesi bir Sırp askeri merasimiyle Paris’te bulunan Sırp Askeri Mezarlığı’na gömüldü. Layık olduğu yeri böylelikle bulmuş oldu. Şehid Hasan Rıza Paşa’nın aziz hatırasını yaşatmak için TİKA tarafından yaptırılan abide Türkiye’den giden ziyaretçilerin uğrak yeri. Mezarının bulunduğu yerde İşkodra’nın orta yerinde park içinde bir anıt var üstünde aynen şöyle yazıyor: “Hasan Rıza Paşa’ya şeref ile atf olunur Arnavutlar ve Arnavutluk, İşkodra’daki ordularımızın komutanı, kahraman ve sadık asker, eski toprak savaşçı Hasan Rıza Paşa’yı saygıyla anar”

İşkodra’dan başkent Tiran’a giderken Lehze şehri yolu kenarında Fatih döneminde Arnavutluk Beylerbeyi atanan önce Müslüman sonra Hıristiyan olan ve Osmanlıya isyan eden İskender Bey’in Enver Hoca tarafından restore edilen mezarını görüyoruz. Mezarın karşısında devasa büyüklükte bir Katolik Kilisesi bu topraklardaki ezeli mücadelenin tarafı olduğunu ilan edercesine karşımıza dikiliyor. Tiran ortalama sekiz yüz bin nüfusu olan bir başkent olmasına rağmen sokaklarda aşırı kalabalık görülmüyor. Şehrin ortasında Enver Hoca’nın kendisi için yaptırdığı ama gömülemediği izbeye dönmüş topaça benzeyen mezar anıtı bizi karşılıyor. Ethem Bey Camiinin karşısında şehrin orta yerindeki park’ta İskender Bey’in heykeli ben buradayım diyor.

Tiran meydanında İskender Bey AnıtıTiran meydanında İskender Bey Anıtı

Tiran’da Arnavut tatlısı Treliçe yemek için dört dönüyoruz. Tri-leçe üç süt demek, yani manda, koyun ve keçi sütünün karışımından yapılan karamelli sütlü tatlı. Servis yapıldığında tadı damağımızda kalıyor. Koyun, keçi ve manda sütü karıştırılarak yapılan bu tatlı, gerçekten müthiş bir lezzet kaynağı. Taş döşemesinde Arnavut işçilerin çalıştırılmasından dolayı İstanbul’da Arnavut kaldırımı olarak nitelen yol Balkanlarda Türk Kaldırımı olarak adlandırılıyor. Bizim Arnavut kaldırımı dediğimiz taş döşemelere Arnavutlar Türk taş kaldırımı diyor. Tiran’dan Ohrid’e gitmek için ayrılıyoruz. Yol üstünde Elbasan var. Sanayi şehri. Birkaç çimento fabrikası görüyoruz şehrin içine girmeden Ohrid’e doğru yol alıyoruz. Ergyes Muzhagi ile haberleşiyoruz lakin diğer yolcuları rahatsız etmemek için geçerken görüşemiyoruz.

Arnavutluk Lehze şehri, yol kenarında Fatih döneminde Arnavutluk Beylerbeyliğine atanan; önce müslüman sonra hıristiyan olan ve Osmanlıya isyan eden İskender Bey'in Enver Hoca tarafından restore edilen mezarı

Arnavutluk, Lehze şehri. Yol kenarında Fatih döneminde Arnavutluk beylerbeyliğine atanan; önce müslüman sonra hıristiyan olan ve Osmanlıya isyan eden İskender Bey’in Enver Hoca tarafından restore edilen mezarı

Arnavutluk Müslümanları Türkiye’deki Müslüman Türk kardeşlerinin kendileri unutmamasını istiyor.  Güçlü bir devlet ve güçlü bir iktidarın kendilerine güven verdiğini söylüyor. Arnavut Müslümanlar Türkiye’deki dernek ve vakıflardan,  gençlerinin dini eğitim kadar sosyal ve fen dallarında da eğitim görmeleri konusunda yardımcı olmalarını talep ediyor. Bir de diyorlar ki, bu Kürtler Müslüman değil mi? Neden Müslüman Türk askerine saldırıyorlar? PKK’nın eylemlerini anlıyamıyorlar.

Twitter:@ oc32oc39  

omurcelikdonmez@hotmail.com

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

7 adet yorum var.

  1. pervasız adam diyor ki:

    Avrupada islam sancağının sahibi Arnavut kardeşlerimiz olacak, dua edelim

  2. Funda çelikdönmez diyor ki:

    Gerçekten çok güzel bir anlatım tebrik ediyorum

  3. muhacir Hüsmen aga diyor ki:

    te be bızım kızanlar Allah yardımcıları olsun

  4. gönül ferman dinlemiyor diyor ki:

    Türkiye devleti muktedirse Balkan Türklüğü rahat eder

  5. Komençero Aslı diyor ki:

    gezi notlarınız gerçekten akıcı ve bilgilendirici

  6. irem hasbahce diyor ki:

    Turkiyeyi dışarı çıkınca daha iyi tanıyoruz oraları bende gezdim ama siz bir başka güzel anlatmışsınız

  7. gezgin diyor ki:

    su içer gibi okudum, yazı bittiğinde tadı damağımda kalan trileçe etkisi bıraktı

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun