İran neden Barzani düşmanı oldu?

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Türkiye’de Ak Parti Kuzey Irak’ta KDP tasfiye mi ediliyor? Aslında bölgedeki kaosun sürekliliği ve bölgedeki aktörlere yönelik siyasi yaptırımlar ve atraksiyonlar, bu iddiayı doğruluyor mahiyette. Daha önce belirttiğim gibi Kuzey Irak’ta Mesut Barzani ve KDP, Türkiye’de ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan ve Ak Parti’ye yönelik bazı hazırlıkların ve algı operasyonlarının yapıldığı gözlerden kaçmıyor. İşin acı tarafı bölge ülkelerinin birbirlerine karşı bölge dışından diğer ülkelerle işbirliği yapması. Bu hep böyleydi ve değişen bir şey yok.

Moğolların Bağdat’a saldırması için Vatikan elçileri ne kadar gayret göstermişse Mısır’da Memluk Sultanları Kansu Gavri ve Tomanbay’ın Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’e karşı da cephe almaları için aynı gayreti göstermişlerdi. Venedik ve Cenova donanmasının Memluklere silah ve mühimmat taşıdığını bilmeyen yok. Günümüzde bu yabancı müttefikler yerine göre Amerika, Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya veya Çin olabiliyor. Sonuçta akıtılan kan Müslümanların, yağmalanan yer İslam coğrafyası. Suriye ve Irak’ta, Afganistan’da birbirlerini boğazlayanlar Müslümanlar.

İran’ın bu konuda çokta ilkeli olduğu söylenemez, sicili temiz sayılmaz. Irakla savaştığı yıllarda Devrim Rehberinin büyük şeytan nitelemesi yaptığı ABD ile İran yönetimin hangi dolapları çevirdiği daha unutulmadı. Merak eden arama motorlarına İrangate yazdığında, Amerikalılardan ne tür silah ve mühimmat yardımı aldıklarını öğrenebilir. O nedenle İran’ın sözde IŞİD’le mücadelesi bölgesel çıkarlarının devamı açısından bulunmaz nimet. IŞİD bir ABD veya İngiltere veya İsrail projesi olabilir. Lakin İran’ın da en az adı geçen ülkeler kadar bu krizden nemalandığı bir gerçek.

İran pervasızlığının ABD ile imzalanan nükleer anlaşmayla tavan yaptığı görülüyor. ABD; İran tercihi ile bölgedeki diğer aktörleri dengelemeyi başardığı gibi İran’ın ABD çıkarlarına zarar vermesinin önüne geçmiş oldu. Bu durum ABD ve İran’ın birbirlerine konjonktürel destek vermesi demek. Ancak bazen it izi at izine karıştığından kimin eli kimin cebinde anlaşılamıyor. Bu bağlamda İran’ın Kuzey Irak’taki Türk etkisini kırmak için  anti-Barzani’ci akımı körüklemesi ister istemez akıllara Amerikan parmağını getirebilir. İran yönetiminin Anti Barzanici tutumunun perde arkasında Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin merkezi Irak hükümetinden ayrılabileceğini, bağımsızlığını ilan edebileceğini deklare etmesinin payı büyük.

İran; bölgesel Kürt yönetimin Irak’tan kopmasına sıcak bakmıyor. Çünkü bu adımın İran Kürtlerine örnek olmasından korkuyor. Kuzey Irak petrol sahasının Türkiye veya bir başka ülkenin nüfuz alanına girmesini istemiyor. Çünkü İran petrol sanayisi Irak’a kıyasla daha gelişmiş olduğundan çıkarılan petrolün işlenmesine ve satışına talipler. Ayrıca İran ordusunun Irak ordusuyla birlikte sözde DAİŞ’e karşı yürüttüğü mücadelede parsayı kimseyle paylaşmak istememesinin etkisi büyük. Peşmerge güçlerinin Irak ordusundan ve İran’dan bağımsız, IŞİD (DAİŞ)’e karşı operasyonlar düzenlemesi, açıkça ifade etmek gerekirse İran’ın işine gelmiyor. İran bunu Peşmerge’nin rol çalması görüyor.

Irak Kürtlerinin büyük çoğunluğunun Türkiye’yi İran’a tercih etmesi sürpriz değil. Irak Kürtlerinin Türkiye’ye karşı Osmanlı döneminden günümüze ulaşan muhabbetleri söz konusu. Başları sıkıştığında kapısını çalabilecekleri tek ülkenin Türkiye olduğunu gayet iyi biliyorlar. Irak Kürtlerince Türkiye’nin tercih edilmesinin en büyük sebeplerinden birisi de mezhebi duyarlılık. Şii İran’a karşı Sünni Türkiye imajının Irak Kürtlerine daha sıcak geldiği söylenebilir. Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin Türkiye’nin yakın markajında olması, İran’ın bu konuda hem Barzani yönetimine hem de Türkiye’ye karşı düşmanlığını mıknatıs gibi çekiyor.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun birkaç gün önceki, “İran bizim bölgedeki objektif politikalarımızdan rahatsız olabilir çünkü biz İran’ın mezhepçi politikalarına karşı olduğumuzu her platformda söylüyoruz” açıklaması aslında yaşananları net şekilde ifade ediyor. İran’ın düşmanlığı bazen bel altı vuruşlarla ayyuka çıkabiliyor. İran Devrim Muhafızları tarafından yönetilen İngilizce yayın yapan Press TV’de, Sümeyye Erdoğan’ın Suriye sınırında yaralı IŞİD militanlarını ziyaret ettiği iddiasına yer verilmesi bunlardan biri.

İran İçişleri Bakanı Abdulrıza Rahmani Fazli’nin, asker kıyafeti giyerek İran-Irak sınırında yer alan Kandil dağlarına çıkmasına ne demeli? İranlı Bakan PKK’nın ana üs olarak kullandığı dağdaki fotoğraflarını sosyal medyadan paylaştı. Bu görüntüler İran medyasında Türkiye ile savaşan PKK’ya siyasi ve askeri yardımın yanı sıra psikolojik destek olarak nitelendi. Ayrıca Türk Ordusunun giremediği Kandile İran’ın girdiği ironisi yapıldı. Benden söylemesi bu mesaj sadece Türkiye’ye yönelik değildi. Barzani’ye de kendine çok güvenme bir PKK kıvılcımı yeter mesajı verildi.

Twitter:@ oc32oc39  

omurcelikdonmez@hotmail.com


Uzaydan atlayan adam yeni görüntüleri / Felix Baumgartner: watch the jump by FİKRİ-KADİM

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun