IŞİD’in tarihle savaşı – Fikrikadim

IŞİD’in tarihle savaşı

IŞİD’in Palmira antik kenti ile ilgili çalışmalarıyla tanınan arkeolog Halid Esad’ı öldürmesi, tam da örgütün “tarihe savaş” söylemiyle örtüşen bir hareket. IŞİD, geçmişin kontrolünü elinde tutarak “hilafet” topraklarında bir milat yaratma arzusunda.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEYEBİLİRSİNİZ

James Denselow

James Denselow

Suriye’de hafta başında başkent Şam’ın Duma semtindeki bir pazar yerine düzenlenen, ölü ve yaralı sayısının yüzlerle ifade edildiği korkunç hava saldırılarının yankıları henüz dinmemişti ki, iç savaş nedeniyle şimdiye dek çeyrek milyon insanın hayatını kaybettiği ülkeden bir ölüm haberi daha geldi.

Antik eserler ve Palmira antik kenti konusunda uzman bir isim olan 82 yaşındaki arkeolog Halid Esad, IŞİD tarafından başı kesilerek öldürüldü. Bilim adamının öldürülerek başsız cesedinin kent meydanındaki tarihi sütunlardan birine asılma hikâyesinin detaylarını muhtemelen asla bilemeyeceğiz.

UNESCO Dünya Mirasi Listesi’ndeki Palmira antik kenti üzerine 50 yıldan uzun süredir çalışmalar yapan Esad, bir ayı aşkındır IŞİD’in elinde rehindi. Ne gariptir, kenti ele geçirdiğinde rejime ait kötü şöhretli Tedmür Cezaevi’ni havaya uçurmadan önce binanın içini filme çeken IŞİD, şimdi bu işkence ve ölüm mekanının yerine bir başkasını koymuş gibi.

Peki Esad niçin öldürüldü? Antik eser ticareti, IŞİD’in ana finansman kaynaklarından biri. Şehirden çekilmelerin yaşandığı esnada değerli eserler başka yerlere taşınmış ya da gizlenmişti. IŞİD belki de Esad’ın bu ganimetlerin nerede olduğunu bildiğinden şüpheleniyordu.

IŞİD’in lâneti

İlginç olan şu ki, örgütün ustaca hazırlanmış basın bültenleri ve videolarla duyurduğu cinayetlerinin aksine, Esad’ın ölümünü ailesine ve tüm dünyaya duyuran, Suriye devletinin antik eserlerden sorumlu biriminin başındaki isim Memun Abdülkerim oldu.

IŞİD’in taktiklerinin uluslararası alanda yarattığı dehşete rağmen, örgütün böylesine büyük çaplı bir toprak ve nüfus üzerindeki kontrolünü korumasında yerel yüzü daima daha önemli olageldi ve öyle görünüyor ki, Esad’ın öldürülmesinin amacı da uluslararası değil, daha ziyade yerel bir mesaj göndermekti.

IŞİD, Palmira’da halkın sevgisini ve güvenini kazanmakta zorlanıyor olabilir ve kentin en tanınmış bilim adamını öldürmek de, Abdülkerim’in tabiriyle örgütün buradaki “lanetinin” bir parçası.

Bununla birlikte, Esad cinayeti, IŞİD’in “tarihe savaş” söylemine uyuyor. Esad’ın ölümü esas itibariyle bir zorbalık girişimi olabilir ama örgütün geçmiş üzerindeki kontrolü, bugüne dair söyleminin ve gelecek vizyonunun önemli bir parçası. Eski eserler, kalıntılar ve tarih, IŞİD’in “hilafet” olarak tanımladığı topraklarda bir “milat” yaratma stratejisinin bileşenleri.

Palmira’ya dair uluslararası kaygılar, buradaki halktan ziyade tarih mirasına odaklanmış durumda. IŞİD kente girdiğinde, ülkede yaşanan kanlı çatışmayı daha önceleri görmezden gelen birçok kişi, bölgenin en önemli tarihi ve turistik yerlerinden birinin kaybı ihtimali karşısında bir şeyler yapılması için çırpınır oldu.

Birleşmiş Milletler, IŞİD’in finansman kaynaklarının kesilmesi amacıyla Şubat ayında 2199 sayılı Güvenlik Konseyi Kararını çıkardı. Bu kapsamda “Irak ve Suriye’de yağmalanan antik eserlerin ticaretine yasak getirilmesi” de öngörülüyordu.

Tarih ve tarihçiler…

UNESCO Genel Direktörü, Nisan ayında yaptığı bir konuşmada, “Tarih ve kültür mirasının kasıtlı olarak tahrip edilmesinin bir savaş suçu olduğunu” tüm dünyaya hatırlatarak, “Suriye’nin Tarihini Koruyun” başlığı altında ulusal bir kampanya başlatıldığını açıkladı.

Ancak Suriye’nin tarihi bina ve eski eserlerden ibaret değil. Geçmişi korumaya ömrünü vakfetmiş Esad gibi tarihçiler de bu tarihin bir parçası.

Ortaya konulan yeni mekanizmalar, antik eser kaçakçılığını imkansız kılmasa da zorlaştırdı ve bu da muhtemelen IŞİD’in bütçesini olumsuz etkiliyor. Ancak bu durumda aynı mekanizmalar, ticari değerini kaybetmiş kalıntı ve eserlerin daha büyük çaplı tahribata maruz kalmasını da tetikleyebilir.

Haziran ayında Al Jazeera’ye konuşan Palmira sakinlerinden Nasır el Nasır, IŞİD üyelerinin kentteki birçok tarihi mekanın etrafına patlayıcı yerleştirdiğini söyleyerek şöyle dedi: “Birçok bölgeye patlayıcı yerleştirdiklerini gördük. Hepimiz bu kalıntıları havaya uçuracaklarından korkuyoruz. İki yere mayın döşendiğini doğrulayabiliriz.”

Antik bir kente patlayıcılar döşenmiş durumda, en önemli uzmanlarından biri katledilip cansız bedeni meydanda teşhir ediliyor, ama Suriye krizini çözecek ve Palmira’yı kurtaracak uluslararası adımların atılması hâlâ uzak bir ihtimal gibi görünüyor.

Hem pazar yerine bombalı saldırı düzenlenen, hem de Halid Esad’ın öldürüldüğü bu haftanın tek olumlu gelişmesi ise BM Güvenlik Konseyi’nin nadir bir uzlaşma örneği göstererek “Suriye liderliğinde, halkın meşru taleplerini karşılayacak cinsten siyasi bir geçiş süreci” başlatılması konusunda anlaşması oldu.

Halid Esad’ın uğruna canını verdiği tarihi ve harap olmuş bu ülkenin geleceğini korumak için ise daha fazla çabaya ihtiyaç var.

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun