2025’te gazetecilik nasıl olacak? 4 senaryo – Fikrikadim

2025’te gazetecilik nasıl olacak? 4 senaryo

Hollanda Gazetecilik Fonu, “Haber Nedir: Gazeteciliğin Geleceği İle İlgili Senaryolar” başlıklı araştırmayı tamamladı. Araştırma, gazeteciliğin geleceği ile ilgili, sektörün korku ve umutlarını yansıtan 4 senaryo sunuyor.

Hollanda Gazetecilik Fonu, 2014 Eylül’de üzerinde çalışmaya başladığı “Haber Nedir: Gazeteciliğin Geleceği İle İlgili Senaryolar” başlıklı araştırmayı tamamladı. Hollanda Parlamentosu’na sunulacak olan araştırma, 2025’te gazeteciliğin geleceğiyle ilgili 4 olası/akla yatkın senaryo ortaya koyuyor.

64 sayfalık araştırma raporu; aralarında gazetecilerin, yayıncıların, akademisyenlerin, yayın yönetmenlerinin, teknoloji uzmanlarının da bulunduğu 150 kişilik bir ekip tarafından hazırlandı.

Hollanda’da medya sektörünün yüzleştiği sorunların kapsamlı bir analiziyle başlayan araştırma raporu, gazeteciliğin geleceğiyle ilgili pembe tablolar çizmek değil, dijital ve mobil dünyanın şekillendirmeye başladığı medya sektörünü 2025’e hazırlamak iddiasında. Araştırma her ne kadar Hollanda medyasına odaklansa da, senaryoların gazeteciliğin geleceği ile ilgili ortaya koyduğu vizyon, New York Üniversitesi’nden Madeline Welsh’ın da altını çizdiği gibi, dünyanın her yerine rahatlıkla uyarlanabilir.

Gazeteciliğin karşı karşıya olduğu sorunlar 

Gazeteler, okur kaybetmeye devam ediyor. Birçok gazete kâğıda veda etmek zorunda kalarak yoluna sadece dijitalde devam ediyor. Doğrulama süzgecinden geçirilmeden sunulan haberler, okurların gazetecilere duyduğu güveni zedeliyor. Hükümetlerin medya sektörü üzerindeki etkisi tartışılıyor. İnsanların habere ulaşmak için kullandığı kanallardan sosyal medya platformlarının mahremiyet ihlâllerine hâlâ bir çözüm bulunabilmiş değil. Şeffaf olmayan algoritmalar, hangi bilginin okur için önemli olup olmadığının kararını kimin vereceği sorusunu doğuruyor. Medyanın giderek ticarileşmesi sonucu habere ulaşmak için ‘katlanılması gereken’ reklamların sayısını her geçen gün artırıyor. Sponsorlu içerikler, programlar okurların kafasında soru işaretleri bırakıyor. Öte yandan, birçok haber organizasyonu giderlerini karşılayacak kadar reklam geliri elde edememekten şikâyet ediyor. Bütçe kesintileri yüzünden işsiz gazetecilere her gün yenileri ekleniyor. Bunlar, ana hatlarıyla medya sektörünün karşı karşıya olduğu sorunlardan rapora yansıyanlar.

Görsel Kaynağı: The Pen is Mightier

Araştırma, senaryoların merkezine, medya sektöründeki dönüşümü şekillendiren etken olarak kabul ettiği teknolojiyi alıyor. Araştırmanın katılımcıları, haberciliğin geleceğinin dijital ve mobil teknolojilerinde olacağı konusunda mutabık. Peki, haberciler teknolojiyi gönülsüzce mi kabullenecek yoksa seve isteye mi? Okur kime güvenecek? Kendisi mi yapacak, “benim için yap” mı diyecek? Bu sorular, araştırmanın iki kritik ‘belirsizini’ oluşturuyor.

Deneyimlenebilir haberler

Senaryoların hepsinde, haber okunan değil, kullanıcılar tarafından deneyimlenen bir olgu olarak karşımıza çıkıyor. Doğrulama işlemleri, ajans haberlerinin düzenlenmesi, yayına alınması gibi ‘basit gazetecilik işlemleri’ robotlara bırakılıyor. Sanal gerçeklik uygulamaları, 3D animasyonlar, oyunlar, videolar, interaktifler, grafikler, çizelgeler haberin olmazsa olmaz unsurları haline geliyor.

2025’te okur, büyük haber organizasyonlarına mı yoksa yurttaş habercilik ağlarına mı güvenecek? Toplumların gazetecilerden beklentileri ne yönde değişecek? Gazeteciler, zedelenen toplum güvenini nasıl yeniden kazanacak? Donanım ve yazılım dünyası hikaye anlatıcılığını nasıl etkileyecek? Haber organizasyonlarını suyun üzerinde tutacak yeni gelir modelleri yaratılabilecek mi? Araştırmacı gazetecilik, kim/kimler tarafından ve nasıl fonlanacak? Hükümetler ve medya arasındaki ilişki nasıl şekillenecek? İnternet devlerinin mahremiyet ihlâlleri engellenebilecek mi? Şeffaf ve hesap verebilir algoritmalar mümkün mü?

Gazeteciliğin geleceği ile ilgili, sektörün korku ve umutlarını yansıtan 4 senaryo:

1# Bir avuç elma [Benim için yap]

2025’te; Apple, Google, Facebook, Ali Baba gibi internet devlerinin sahipleri, artık birçok ülkenin yöneticilerinden daha güçlüdür. Ürettikleri yazılım, donanım, içerik ve sundukları servislerle müşterilerini bir daha kopamayacakları şekilde kendilerine bağlarlar. Elde ettikleri yüksek kârlar sayesinde, birçok devletin ayıramayacağı büyüklükte bütçeleri, AR-GE’ye ayırırlar. Yeni nesil teknolojik ürünler, kullanıcılar tarafından birer araç olarak değil insan bedeninden bir parça olarak görülür. Görsel Kaynağı: Getty Images Facebook, Twitter, Google gibi sosyal medya platformları ürettikleri bedava ve kaliteli içerik sayesinde haber okurlarının yaşamında kendilerini zaruri kılmayı başarır. Milyonlarca kullanıcısı olan bu platformlar, en büyük medya organizasyonlarının dahi hayâl edemeyeceği bir dağıtım gücüne sahiptirler. Az sayıdaki şirket; film, müzik, oyun sektöründe olduğu gibi medyada da tek söz sahibidir. Gelişen teknoloji; haberin sunuş şeklinde de radikal değişikliklere yol açar. Akıllıca kişiselleştirilmiş haberler, okuyucuya bulunduğu lokasyona ve ilgi alanına göre en doğru zamanda tercihe bağlı olarak pek çok farklı formatta ulaştırılır. Basın konferanslarının takip edilmesi, son dakika haberlerinin yazılması, ajans takibi gibi işler robotlara devredilir. Multimedya içerikler yaygınlaşır, yeni cihazlar vasıtasıyla haberi birçok farklı perspektiften, canlı olarak deneyimlemek mümkündür. Görselliğin hayati önem kazandığı bu ortamda rekabet, haberin en ihtişamlı şekilde sunulması konusunda yaşanır. Gazeteciler, markalar için içerik üretir/içerikleri markalaştırır.

Geleneksel medya kuruluşlarının hayatta, geleneksel gazetecilerin sektörde kalma şansları oldukça düşüktür. Bağımsız haber organizasyonlarının, alternatif kanallar vasıtasıyla ulaşabildiği okur sayısı çok azdır. Ulusal haber organizasyonlarının birçoğu kapanır. Devletlere ait; Çin Devlet Televizyonu, Al Jazeera, Russia Today gibi kuruluşlarsa hayatta kalır. Birkaç ulusal gazete ve dergi az sayıda fakat sadık kitlesi için yayınına devam eder. İsmini markalaştırmayı başaran, ileri düzeyde entelektüel birikime sahip gazeteciler ile yazılım, veri analizi, multimedya araçların kullanımında uzmanlaşmayı başaran editörler/prodüktörler sektörde kalmayı/sektöre girmeyi başarır.

Hükümetlere, büyük medya kuruluşlarına ve internet devlerine duyulan güven duyulmamaktadır. Google, Facebook, Amazon gibi şirketlerin mahremiyet ihlallerine karşı vatandaşların tepkisi artar. Vatandaşlar, ‘bekçilik’ görevini bu ihlalleri engellemekte yetersiz kalan hükümetlerden alır. Mahremiyet, dayanışma ve özen toplumlar için olmazsa olmaz unsurlar haline gelir.

Küçük küçük topluluklar; haber üretilen, toplumsal tartışmalar gerçekleştirilen, sorunlara çözüm aranan platformlar oluşturur. Gazeteciler, bu platformlarda içerik üretir ve tartışmaları modere eder. Araştırmacı gazetecilik için gerekli olan bütçe, topluluk üyeleri tarafından kitle fonlamasıyla sağlanır. Teknoloji şirketlerinin, web sitelerinin, sosyal medya platformlarının, uygulamaların toplumda kabul görmesi için şeffaf ve hesap verebilir olmaları şarttır. Kullanıcılar, bu şirketlerin bu ilkelere sadık kalıp kalmadıklarını sürekli olarak kontrol ederler.

İngilizcenin dünya medyasını domine ettiği günler geride kalır. İleri düzeyde özelliklere sahip çeviri uygulamaları sayesinde metin çevirileri, video altyazıları artık bir sorun değildir. Böylelikle, ulusal medya organizasyonlarına gerek kalmaz. Hayli globalleşen bir medya ortamıyla karşı karşıyayızdır. Kent ve servis gazeteciliği önem kazanmaktadır.

Mevcut gazetecilik pozisyonlarının birçoğu kaybolur. Doğrusal televizyonlar, gazeteler ve dergiler izleyicilerini/okurlarını ve reklam gelirlerini önemli ölçüde kaybeder. Az sayıda gazete ve dergi, sadık okurları için daha uzun aralıklarla çıkmak üzere yayınlarına devam eder. Televizyonların büyük çoğunluğu artık sadece internetten yayın yapmaktadır. Şirketler, reklam gelirlerinin büyük bölümünü topluluk sitelerine ayırmaktadır. Toplumda, büyük medya kuruluşlarına ve bu kuruluşlarda çalışan gazetecilere güven duyulmaz. Bu kurumlarda çalışan çok sayıda gazeteci işini kaybeder ve üretilen orijinal içerik sayısında ciddi anlamda azalma olur. Geleneksel haber organizasyonlarında çalışan gazetecilerin yerine, vatandaşlar toplumun içinde olan ve onlar gibi yaşayan bağımsız habercileri önemserler.

Vatandaşlar, günlük hayatlarını çok karmaşık ve güvensiz bulmaktadır. İnternet, bilginin ‘özgür dolaşımına’ olanak verse de beraberinde büyük bir kaos getirir. Okurlar; internette uçuşan bilgilerin hangilerinin doğru, hangilerinin yanlış olduğuyla ilgili güven bunalımı yaşar. Kendilerine doğru bilgileri bir araya getirip sunacak aktörler ararlar.

21. yüzyılın başlarındaki güven krizini doğru okuyan hükümetler ve geleneksel medya kuruluşları; halka kendilerini güvenilir, ulaşılabilir, hesap verebilir ve şeffaf yapılar olarak sunar. Bu şekilde halkın güvenini tekrar kazanan haber organizasyonları, dijital işletmelerle işbirliği yaparak güçlenir. Apple, Twitter, Facebook, Google gibi büyük oyuncular, içeriğin üretilmesi ve yayılmasında oynadıkları önemli rolü sürdürmeye devam etmekle birlikte monopol güçlerini kaybeder. Yeni sosyal medya platformlarının ortaya çıkmasıyla birlikte dağıtım gücü birçok oyuncu arasında paylaşılır. Haber organizasyonları da kendi dağıtım ağlarını sağlamlaştırır ve genişletir. 30 yaş altındaki Z jenerasyonu, geleneksel haber organizasyonlarından çok yeni nesil haber sitelerine güven duymaya devam eder.

Sosyal medya, bilgiye ve habere ulaşılan bir kanal olma özelliğini sürdürür. Fakat söz konusu güvenilir bilgi olduğunda akla ilk gelen platformlar, sosyal medya siteleri olmaz. Sosyal medyadaki bilgi ve haberlerin derinliği, kalitesi okuyucuyu tatmin etmez.

Köklü medya organizasyonları, teknoloji ile aralarındaki meseleyi çözer ve haberleri yeni medya çağının gerektirdiği şekilde sunar. Ulusal gazetelerin büyük bölümü yayın hayatlarına devam eder. Yerel gazeteler tamamen dijitale taşınır. Haber masaları küçülür fakat daha mobil ve esnek hale gelirler. Haber odalarındaki pozisyonlar birbirlerine eklemlenir ve herkesin her şeyi yapma beceresine sahip olduğu masalar oluşur. Aynı haber, birden çok formatta okuyucuya sunulur. Tematik haber organizasyonlarının sayısında artış gözlenir. Vatandaşlar ile gazeteciler arasındaki duvarlar yıkılır. Okurlar, gazetecileri istedikleri konuları araştırmaya zorlama, onlardan hesap soracak güce sahiptir.

Teknoloji ve güç arasındaki ilişki toplumlar tarafından fark edilir. Google, Facebook, Amazon gibi internet devlerinin etkisi azalır. Toplumlar, teknolojiye politik bir perspektifle yaklaşır. Özel bilgilerin mahremiyeti, şeffaflık, hesap verebilirlik toplumlar tarafından önemsenir. Kitle fonlaması ve kitle kaynaklı çalışmalar sonucu çok sayıda açık kaynaklı uygulama, yazılım ve şeffaf platformlar kurulur. Bağımsız girişimciler, gazeteciler, akademisyenlerin bir araya gelerek kurdukları çok sayıda platform, ana akım haline gelir. Gazetecilik faaliyetleri bu platformlarda yürütülür.

Haber, irili ufaklı pek çok platformda üretilmekte ve paylaşılmaktadır. Devletler, medya sektörü üzerinde söz sahibi değildir. Onlara düşen görev, internet sağlayıcılarının sundukları servislerin kalitesini ve devamlılığını garanti etmektir. Kullanıcılar, kişisel bilgilerinin toplanmasını ve kullanılmasını kabul etmez. Örgütlü vatandaşlar, internet devleri üzerinde yaptırım gücüne sahiptirler.

Profesyonel gazeteciler ve vatandaş gazetecileri, gösterişli dijital içerikler üretebilecek birçok araca sahiptirler. ‘Basit gazetecilik işlemleri’ robotlara devredilir. Gazetecilerden içerikleri multimedya araçlarla zenginleştirmesi beklenir. Gazeteciler, sadece haberleri rapor eden profesyoneller olmaktan ziyade onların gerçekliklerini araştıran, forumlar organize eden, toplumun sorunlarına çözüm önerileri sunabilen kişilerdir. Bağımsız gazetecilerin sayısı artar. Kimi gazetecilerin bireysel olarak sahip oldukları takipçi kitlesi, haber organizasyonlarınkini geçmiştir.

Gazeteciler, haberlerini daha fazla insana ulaştırmak için şimdikinden daha geniş imkanlara sahiptir. Bağımsız internet girişimleri de gazeteci istihdam etmektedir. Reklam gelirleri, çok sayıdaki dijital organizasyon tarafından paylaşılır. Gazetecilik, uluslararası oyun endüstrisine benzer bir şekilde organize olur. Gazetecilerin yanı sıra blog yazarları, okurlar, bağımsız metin yazarları haberin üretilme süreçlerine katılır. Çok az sayıda gazete ve dergi, 60 yaş üstü okur için hayatta kalır. İnsanlar, bütün bir gazete ya da dergiyi değil sadece ilgi duydukları içerikleri satın alırlar. Haber ajansları, vatandaşlar tarafından paylaşılan bilgileri filtrelemek için vardır. Bilgisayarlar hatasız, hızlı ve ucuz bir şekilde bu doğrulama işini yapabilmektedir.

USA Today’ın teknoloji yazarı Jefferson Graham [Fotoğraf: Sean Fujiwara]

BONUS# 2025’te gazeteci kalmayı/olmayı düşünenler hangi niteliklere sahip olmalı?

Araştırma, gazetecilerin alması gereken eğitimler ve sahip olmaları gereken niteliklerle ilgili de birtakım öneriler getiriyor. Araştırmanın, iletişim fakülteleri ve gazetecilik programlarının müfredatlarına katkı sunabilecek tavsiyeleri şöyle:

Gazeteciler;

  • Sürekli gelişen teknolojik aletleri habercilik alanında kullanışlı hale getirebilmeli, bu araçları kullanabilmeli, internet platformlarındaki kullanıcıların alışkanlıklarını çok iyi analiz edebilmeli.
  • Üstün analitik yeteneğe, özgün bir sese, ileri düzeyde içerik geliştirme ve düzenleme becerisine sahip olmalılar. Ancak bu şekilde kendilerini diğerlerinden ayırabilirler.
  • Veri analizi üzerine çalışmalılar. Program ve algoritma geliştirme konularında en azından temel bilgilere sahip olmalılar. Gazetecilik yeteneklerinin yanı sıra multimedya içerikler üretebilecek teknik bilgilere sahip olmalılar.
  • Topluluk tartışmaları organize edebilmeli ve yönetebilecek entelektüel birikime sahip olmalılar. Okurlarla gazeteciler arasında köprü kurabilmeliler. Kendilerini okurlardan soyutlamamalılar.
  • Tek başlarına zenginleştirdikleri bir içeriği farklı platformlar için birden fazla formatta hazırlayabilmeliler.

-Aljazeera /  Şükrü Oktay Kılıç-

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun