Cehaletin korkulu rüyası nedir? – Fikrikadim

Cehaletin korkulu rüyası nedir?

serdar Bozdoğan

Serdar Bozdoğan

İlim sahibi; bilime önem veren, tarafsız, objektif, sosyoloji, psikoloji ve temel dini bilgilere vakıf, Kuran-ı Kerim’ i iyi bir şekilde analiz eden, yabancı dil bilen, ticaretten uzak, devlete bağlı, sadece ilim adına hizmet odaklı din görevlileridir. İnsanlığın başlangıcından günümüze kadar süregelen zaman içerisinde toplumu aydınlatan ve bilgilendiren görevli kişiler yani peygamberler gelmiştir. Her toplumun belirli bir düşünce akımına yön veren merkezler vardır. Bu merkezler Allah tarafından peygamberlere gelen tebliğleri analiz ederek topluma aktarmakla mükellef tutulup yalnızca bu doğrultuda memuriyete sevk edilmişlerdir. Buraya kadar her şey normal. Son peygamber Hz. Muhammed ( s.a.s.) vefatıyla birlikte peygamberlik dönemi kapanmıştır. Son kutsal dinin ve kutsal kitabın diğer dinlere ve kutsal kitaplara nazaran farklı bir önemi vardır. Bu fark son dinin ve son kutsal kitabın kıyamete kadar baki kalması, her ne kadar bozmak isteyenler olsa da asla amaca ulaşamayacak olmasıdır. Çünkü bu dinin ve kutsal kitabın koruyucuları, muhafızları olacaktır. Son kutsal kitabı seçilmiş özel yetenekli Müslüman olan kişiler ezberleyecek, içeriğindeki bilgi ve birikime erişerek toplumsal sorunlara çözüm politikası üretecek, bunun yanı sıra son kutsal kitabın orjinalliğini koruyarak güvence altına alacaktır. Aslında bütün ilim ve bilim katmanları son kutsal kitabın içerisindedir.Bilimsel olarak sosyoloji, psikoloji ve temel dini bilgilere vakıf olup Kuranı analiz edebilen bir din görevlisi bu bilgi birikim eşliğinde hizmet ederek gerektiğinde karşısındakini ikna edebilecek deneyim ve tecrübeye sahip olacaktır. Zihin kontrolü konulu yürütülen uluslararası bir çalışmada çok ilginç sonuçlar ortaya çıkmıştır.

Zihni ilk önce ilahi makam sahibi yaratıcı güç Allah (c.c.) okuyabilir. Kadere hakimdir.

Zihni ikinci olarak şeytan okuyabilir. Kıyamete kadar ona verilmiş bazı özel yetenekler vardır.

Zihni üçüncü olarak hakiki din görevlileri okuyabilir. Çünkü sahip oldukları ilmi metotlar buna vakıf deneyimleri temin etmektedir.

Zihni dördüncü olarak psikiyatrik ünitelerle özel eğitimden geçmiş istihbaratçılar okuyabilir.

Sonuçlarına erişilmesiyle birlikte din görevlilerinin hizmet politikasının asıl amacının nitelikleri keşfedilmiştir.

Toplumun her kesimini kapsayan değişmeyen temel kaideler vardır. En azılı suçlu dahi gün gelir vicdan azabı çekebilir. Bunu temin eden duygunun adı vicdandır. Bu duygu manevi değer nitelikli insan hayatına tekabül etmektedir. İlmi bir konu olduğu için sosyoloji, psikoloji ve temel dini bilgiler açısından ele alınarak sunumlar yapılır. Bu süreçte temel dayanak kutsal kitap Kuran’dır. Eğer bu konuyu güzel bir şekilde ele alarak karşıdaki kişiye hitap hususunda iyi bir sunum yapılabilinirse daha önce tasarlayıp gerçekleştirme üzere harekete geçtiği eylemden vaz geçirilebilir. Bununla da kalmayı ileriki zaman diliminde hayata haiz yaşam planlamasında uygulayacağı stratejide akıl öncüsü olma olasılığı yakalanmaktadır.  Kişinin iç dünyasında yani ruh aleminde huzuru tatmasıyla birlikte tanışmış olduğu bu değer niteliğine sadakatle bağlanması da mümkün hale gelmektedir. Sosyal politikalardan halkla ilişkilere, eğitim politikalarından bilimsel araştırmalara varıncaya kadar bütün alanlarda yürütülen çalışmalarda din görevlisine düşün çok büyük sorumluluklar düşmektedir. Ruh ile insan arasındaki etkili iletişim din görevlisi aracılığıyla pekişmektedir. Çünkü bu alanda bilgi ve birikim sahibi olması hasebiyle gerektiğinde başvurulan öncelikli mercidir. Psikolojik rahatsızlıkların temeli de ruh ve insan arasındaki iletişim kopukluğundan ve yanlış bilgilerden hasıl olmaktadır.

Bunu keşfeden yapı ,ezeli düşmanı İslam dini, İslam ahlakı ve son kutsal kitap Kuranı dezenformasyona uğratmak için kilit nokta olarak stratejik önem arz eden din görevlisi makamını pasifize etmeyi öncelikli hedef haline almıştır. Yapı öncelikli olarak din adamlarını bilimsel metotlardan, bilim adamlarını dinden uzaklaştırmayı hedef almışlardır. Et ile kemik gibi birbirine muhtaç olan bu iki değer niteliği birbirinden ayrı iken hükümsüzdür, acizdir, yetersizdir, anlam ve ehemmiyeti zafiyete uğramıştır. Tarih boyunca devrin öncülerine baktığımızda bunların çoğunluğu İslam âlimleridir. Aynı zamanda bu İslam âlimleri astronomiden fen bilimine, tarımdan, sanayiden, edebiyattan, sanattan, zanaattan, ruh ve sinir hastalıklarına, veterinerlik ve tıp ilmine varıncaya kadar bilgi birikim ve donanıma sahiptirler. Kitle psikolojisini zafiyete uğratarak kaos politikasını uygulayabilmek için din görevlilerinin etkisizleştirilmesi hedeflenmiştir. Nitekim Osmanlının yıkılmasını sağlayanda paralel yapının bu hamlesi olmuştur. İlkin gayri Müslimken tövbe edip İslam ile tanışıp Müslüman olan özel eğitimli casusların sızması sağlanmıştır. Bu casuslar İslam dininin bütün teferruatına erişinceye kadar dini eğitim kurumları olan medreselerden çıkmamışlardır.

Uzun yıllar ilim eğitimi ile bilgilenen bu casuslar hedeflenen seviyeye gelince mezhepsel farklılıkları öne sürerek çatışma sürecini başlatmışlardır. Bir sonraki hamle hadisler üzerinden kitle politikalar odaklı kaos politikasına hız vermeye başlamışlardır. Daha sonrada aslından uzak, gerçek dışı, yapay tarikatlar ve medreseler inşa edilmiştir. Bu yapay tarikatlar ve medreseler dış mihrak destekli olduğundan gereğince finansal desteğe sahiptirler. Bundan dolayı birçok işlem kısa sürede gerçekleşmektedir. Toplumların, mezhep, tarikat ve medrese ayrımı işleminin gerçekleşerek bu dini kurum ve kuruluşların öneminin ve değerinin zedelenmesiyle birlikte saraya danışmanlık ve müşavirlik yapan casusların girişimi eşliğinde tarikatlar ve medreselerin zararlı olduğu izlenimi oluşturulmak istenmiş ve nitekim başarılıda olunmuştur. Sonra Osmanlının çöküşü yavaş yavaş gerçekleşmiştir. Nasıl mı?

Din görevlileri gerçek anlamda bilgi sahibi değillerdir. Bu durum toplum genelinde bilgi kirliliğine neden olmaktadır. Bu durum farklı düşünce akımının oluşmasına neden olmaktadır.

Din görevlileri eğitim ve öğretimden uzak durmaktadır. Yüzeysel bilgiye sahip olup gereğince ilmi bilgi birikime erişememişlerdir.

Din görevlileri sahip oldukları zamanı farklı kategorilerde değerlendirmek adına ticaretle uğraştıklarından irşat çalışmalarında yetersizdirler.

Din görevlileri kendi fikir ve düşünce eksenli icraatlar peşinde koştuğundan ileriye yönelik olarak stratejik açıdan bir başarı elde edememektedir.

Din görevlileri görev yerlerindeki kurum ve kuruluşların bakım ve onarımını alanında uzmanından görüş almaksızın dizayn etme gayreti içerisinde olduğundan gerek cemaatle gerekse hizmet politikası ile çelişkiye girmektedir.

Din görevlileri de mezhepsel farklılıklara göre münazara içerisinde olduklarından kurumsal anlamda iç denetim ve koordinasyon yetersiz kalmaktadır.

Türkiye cumhuriyeti devleti kurulurken bu konu üzerine hassasiyetle durulmuş olsa da asıl amacına henüz ulaşılamamıştır. Genel anlamda ülkemiz ve milletimiz üzerine yürütülen zararlı faaliyetlere baktığımızda ayrışma noktası manevi konular merkezli başlatılmıştır. Devletimizin bu olumsuz süreci çözebilmesi için konuya hassasiyetle yaklaşması gerekmektedir.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI HİZMET POLİTİKASINDA GERÇEKLEŞECEK REFORM ÇALIŞMALARI İLE GÜÇLENDİRİLMELİ!

Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı kurulacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı merkez, taşra ve yurtdışı ataşelik ve müşavirlikler arası koordinasyon merkezi kurulacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü dini çalışmalarda koordinasyonu sağlayacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı, dini eğitim ve ahlak kültürü konulu çalışmalara hız kazandıracak.

Diyanet İşleri Başkanlığı, emniyet ve liyakat sahibi yöneticiler eşliğinde hizmet politikasına hız kazandırılacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı, kültürel çalışmalarda aktif faaliyetler yürütecek.

Diyanet İşleri Başkanlığı, milli eğitim sistemini çalışmalarına destek olacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı, sosyal politikalar alanında yürütülen çalışmalara hız kazandıracak.

Diyanet İşleri Başkanlığı, toplumsal barış, hoşgörü ve nezaket çalışmalarına hız kazandıracak.

Diyanet İşleri Başkanlığı, uyuşturucu ve zararlı maddelerle mücadele çalışmalarına hız kazandıracak.

Diyanet İşleri Başkanlığı, terör, terörist ve terörizm ile mücadele çalışmalarına hız kazandıracak.

Diyanet İşleri Başkanlığı, İslamofobi ile mücadele çalışmalarına hız kazandıracak.

Bütün bu çalışmaların sonucunda ülkemizde;

Barış, birlik, beraberlik, huzur ve saadet atmosferi kalıcı bir şekilde inşa edilmiş olunacaktır.

Bumerang - Yazarkafe
Etiketler:
ilim

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun