Nasıl Bir Milliyetçilik? – Fikrikadim

Nasıl Bir Milliyetçilik?

Bilal Sürgeç

Bilal Sürgeç

Biraz Milliyetçilik üzerinde duralım. Millet Arapçada din manasına gelir. Fakat Türkiye’de bu daha çok mensup olduğumuz ırkın yüceltilmesi şeklinde anlaşılır. Dünya’da her ülke, mensup olduğu kavmi yüceltme ve yükseltme arzusu güder. Bu arzu olmazsa bir milletin oluşumunu, bir kavmin oluşumunu, bir ailenin bile oluşumu gerçekleşmez. İnsanın mensup olduğu topluluğu yüceltmesi, onunla gurur duyması insanın yaratılışında var olan fıtratının eseridir.

Ülkemizdeki milliyetçilik İslam dünyasındaki milliyetçiliklerin aynısıdır. His, heyecan, duygu yoğunluğu, marşlar, şiirler, coşkulu söylemler vs. Bunlar özellikle harp zamanlarında gereklidir. Barış zamanlarında ise tehlikelidir. Öfke kızgınlık da insanın doğasındadır. Allah onu insan fıtratına koyduğuna göre bir nedeni olması lazım, o nedeni şöyle izah edebiliriz. Bir ülkeye dışarıdan bir saldırı olduğunda eğer o ülkenin vatandaşlarında his heyecan coşku öfke olmazsa bu saldırıya nasıl karşı konulacak? Ancak bunlar tıpkı bir silah gibidir her zaman ulu orta sergilenmez. Çok gerektiğinde, yeri geldiğinde kullanılır. Normal hayatta ise gizli tutulur.

Bu izahattan sonra şunun üzerinde duralım; neden toplumlar ve bireyler gizli kalması gerekli olan silahlarını yani hislerini, öfkesini toprağa gömmemektedir? Her zaman kavgaya hazır bir topluluk algısını ortaya koymaktadır. Bu kendi dışında kalan kitlelerin bu partiye karşı her zaman ihtiyatlı, şüpheli tedirgin bakmasına yol açmaktadır. Bu da onun 1970’lerin sonunda gençlikten müteşekkil bir kitlenin meydanlara çıkarmasına rağmen bugün o kitlenin mensup olduğu bu partinin % 13 oy bandında olmasını tespitimize delil olarak sunuyoruz.

Sultan Abdulhamit’in Hatıra defterinde bize bir vasiyeti var “silahlı savaş dönemi sona ermiştir. Yıkılan şehirlerin, tahrip olmuş binaların bunların arasında dolaşan eli, ayağı kopmuş, sakat kalmış insanların arasında zafer türküleri söylenmez. Benden sonra gelecek evlatlarıma gerekmedikçe silahlı çatışmalardan uzak durmalarını vasiyet ederim.”

Milliyetçilik sadece çatışma dönemlerinde vatan için ölmek değildir. Milliyetçilik mensup olduğumuz milletin varlığını muhafaza etmektir. Çatışmalardan savaşlardan uzak tutmaktır. Milliyetçilik şu çağda gerekli olan kalkınma için yöneticileri zorlamaktır. Aslında Türkiye insanı tam manasıyla milliyetçi sayılamaz. Hatta İslam ülkelerinde milliyetçi yoktur. Hiç aklınıza Japonya’da NİSSAN, TOYOTA, MITSUBISHI, Almanya’da Mercedes BMW (ve diğer ülkeleri de sayabiliriz) bu markalar dışında başka ülkelerin araçları piyasaya girebilir mi? Ancak ülkemizde 500 ayrı tip araba var. Buna kafa yormayan bunun ızdırabını çekmeyen zihin milliyetçi olamaz.

Siz İngilizlerin milliyetçi söylemlerden dem vurduğunu duydunuz mu? Ama adamların (Pek de bir özelliği olmayan) dilleri dünya dili. Mekke’de hacılar Arapça’dan çok İngilizce anlaşıyorlar. Milliyetçilik konusunda hiç kimse İngilizlerin eline su dökemez. Bütün savaşlardan mensup oldukları milleti sağ çıkarmışlardır. I Dünya savaşında ciddi insan kayıpları yoktur. Koca Hindistan’ı 40 bin İngiliz yönetmiş. Çanakkale’de ölen İngiliz asker sayısı çok azdır. Biz, 250 bir şehit vermekle övünürken İngilizler bu savaşı çıkartıp Ortadoğu’daki Osmanlı askerlerini bu cepheye çekip tek kurşun atmadan Kudüs’ü ve Ortdadoğu’da Osmanlı topraklarını nasıl aldıklarını böylece petrole nasıl sahip olduklarını anlatıyorlar. Çanakkale’de ölen İngiliz değildir İngiliz ordusundaki Avustralyalı, Yeni Zelandalı ve Hintlilerdir. Okullarda Çanakkale savaşı işlenirken tarihten ders almak için biraz da konunun bu yönüne bakmak lazımdır.

İslam ülkelerindeki bütün diller tehdit altındadır. Bu teknolojinin tehdididir. Adam mamul üredikçe o mamuldeki unsurlara kendi ismini vermektedir. Bir otoda hangi parçanın ismi Türkçedir, Kürtçedir veya Arapçadır? Faksa, bizim ülkücü kesim Faks’a ”belge geçer” der ama onu üretmemişsen o verdiğin unsur tutmaz! senin ülken bile verdiğin ismi kullanmaz. Japon veya Batı’nın faksına isim vermek başkasının yaptığına sahiplenmek olur. Bu da Japon veya Batı’nın faksına isim vermek başkasının yaptığına sahiplenmek olur. Bu da gülünç kaçar.

Milletimize devlet kavramını çok iyi öğretmeliyiz. Bir insan ben ailemi çok seviyorum der bunu icraatlarında göstermezse, aileye karşı sorumluluğunu yerine getirmezse onun ifadelerin boş lakırdıdan başka ne mana ifade eder? Bir site yine yönetim şeklidir. O siteyi güzelleştirmek içerisine güller ekmek çevre düzenlemesi yapmak dururken sürekli “ben sitemi seviyorum” demenin ne anlamı olur? Vatan sevmek vatana artı değer üretmektir. Bu da mesleğimizde, işimizde en iyisi olmaktan geçer. Lüks pahalı araçlarla hava atıp sonra ben ülkemi çok seviyorum demekle milliyetçilik olmaz.

Daha geçen günü telefonuma Nükleer santraller aleyhine mesaj geldi. Bu ülkede bu santralleri kurmak milliyetçiliğin ta kendisidir. Kuraklık durumunda hidroelektirik santrallerinin hali ne olacak? Bu ülke insanlarının; Alman, Japon, İsveç, İngiliz, Fransız Amerikan vs lüks arabalarına binmeleri yüz karasıdır. Nerede bizim yerli otomobilimiz? Niye biz bilgisayar üretmiyoruz? Nerede bizim yerli cep telefonları? Bunu söylemedikçe sloganik duygusal bir milliyetçiliğin ülkeye faydası olmaz. Hata Batının teknoloji üretimini beklemeyeceğiz ondan daha ileri üretimi biz yapmalıyız. El kol işaretleri ile yurtseverlik vatanseverlik olmaz.

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun