Irak ve Suriye’de Kürt Devletine adım adım! – Fikrikadim

Irak ve Suriye’de Kürt Devletine adım adım!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Mesut Barzani son ABD ziyaretinde bağımsızlık kararı için nabız yokladı. ABD dönüşü bazı Avrupa ülkelerinde ve Ortadoğu’da temaslarda bulundu. Ürdün Kralı Kürtlerin bağımsızlık ilanını sabırsızlıkla beklediğini söylerken makamında Ürdün ve Kürdistan bayraklarının yan yana olmasına özen göstermişti. Ürdün protokolde Kürdistan Bayrağı’nı bulunduran ilk Arap ülkesi olarak tarihe geçti. Şimdi tartışma konusu yeni kurulacak Kürt Devletinin adının ne olacağı? Biliyorsunuz 1. Dünya Savaşında Almanya’nın yanında saf bağlayan Osmanlı İmparatorluğu’na Alman Genelkurmayı’nda kısaca ‘Enverland” deniliyordu. Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nin bağımsızlık savaşında Barzani ailesinin katkısı çok büyük. 1950 öncesine uzanan neredeyse 70 yıla yaklaşan bir süreçte Barzani ailesi Irak yönetimini tanımadı, isyan etti. Bu nedenle bazı uzmanlar kurulacak devlete Barzani Krallığı adını yakıştırdıkları gibi bazıları da ‘Enverland’dan esinlenerek ‘Barzanland’ adının verilmesini teklif ediyor.

Aslında bu adımın atılmasında biraz geç kalındığı söylenebilir. Hewler (Erbil) yönetimi aslında geçtiğimiz yıl merkezi Bağdat Hükümetinin kendi paylarına düşen ve devlet çalışanları maaşlarının ödenmesinde kullanılan ödeneği göndermediğini söyleyerek  bağlarını koparma noktasına gelmiş, ancak ABD’nin bu kararın uygulanmasını Musul Operasyonu sonrasına ertelemesini istemesi üzerine vaz geçmişti. Türk yetkililerde o süreçte acele edilmemesi telkininde bulunmuştu. Anlaşılan şartların olgunlaşmasını ya da Türkçe atasözünde belirtildiği gibi “sabırla koruğun helva olması”nı  (gök üzümün ermesi, olgunlaşması) bekliyorlardı. Nihayet beklenen saat geldi. Erbil ile Bağdat arasındaki petrol anlaşması bitti. Kuzey Irak, 1 Temmuz’dan itibaren Irak Milli Petrol Şirketine petrol teslim etmedi.

Neden böyle oldu? Irak anayasasına göre ülkenin genel bütçesinden Kürt bölgesine yüzde 17’lik pay düşüyor. Bunun da yıllık 17 milyar dolara tekabül ettiği ancak Bağdat hükümetinin, “bütçede yeterli miktarda para olmadığı” gerekçesiyle Kürt bölgesinin bütçesinin tamamını ödemediği belirtiliyor. Bu gelişme üzerine Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi (IKBY), merkezi Irak hükümeti ile yaptığı anlaşmadan 6 ay sonra Bağdat’a petrol göndermeyi durdurdu ve doğrudan ihracata başladı. Bununla kalsa iyi. Erbil’in, petrol ihracatına engel olunmayacağı konusunda Ankara’dan söz aldığı iddia ediliyor.

Kürdistan Bölgesi Hükümeti Sözcüsü Sefin Dizayi, petrol ihracatı konusunda Ankara ile anlaşma sağlandığını, petrol alıcıları olduğunu ve ihracatın şeffaf bir şekilde gerçekleştirilerek, paranın Kürdistan Bölgesi’ne geri döneceğini belirtti. Dizayi, “Kürdistan Bölgesi Hükümeti Türkiye’yle bir anlaşma imzalamıştır. Türkiye’nin yeni hükümeti de bu anlaşmaya bağlı kalacaktır. Ayrıca siyasi ve ekonomik ilişkiler başta olmak üzere bütün alanlardaki ilişkiler olduğu gibi devam edecek” dedi.  Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın verilerine göre, son altı ayda Kerkük’ten 76 milyon 639 bin 881 varil petrol ihraç edildi. Bir varil petrol 54 dolardan hesaplandığında, toplam gelir, yaklaşık 4 milyar 140 milyon dolara tekabül ediyor. Bunun diğer anlamı da şu; komşuda pişer bize de düşer! Ve bir diğer anlamı; Türkiye petrolün hatırına bir zamanlar şiddetle karşı çıktığı, savaş sebebi sayacağını açıkladığı Kürdistan Devleti’nin kurulmasına yeşil ışık yakıyor! Tam da bu noktada sorulması gereken soru; Kuzey Irak’ta Kürt Devleti’nin kurulmasına karşı çıkmayan hatta destekleyen ve bu devleti yüzlerce Türk şirketiyle an be an inşa eden Türkiye, Suriye sınırlarında Arap, Türkmen, Nusayri, Ermeni, Ezidi destekli Kürt kantonlarının koridor oluşturmasına neden karşı çıksın?

30 Haziran 2015’te ABD’nin stratejik ortağı IŞİD, eğit donat partneri PYDtespitinde bulunduğumda şu satırları kaydetmeyi ihmal etmemiştim; “ABD ile Türkiye arasındaki işbirliği görünürdeki sorunlara rağmen tıkır tıkır işliyor. Türkiye kendi eliyle ateşe dokunmaktansa maşa kullanmayı tercih ettiğinden, Türkiye’nin onay verdiği bir grupla Suriye sınırları yeniden düzenleniyor, dengeler yeniden kuruluyor. ABD biliyor ki eğer Türkiye’nin oluru ve onayını almazsa bölgede at oynatamaz. PYD tüm Türkiye karşıtı söylemlerine rağmen Türkiye’nin sahaya sürdüğü yerel bir aktördür. Takdir etmek gerekir ki rolünün hakkını iyi veriyor. Amerika; Türkiye ile anlaşmalı ve bilgisi dâhilinde olarak PYD ile işbirliği yapıyor. Türkiye’nin savaşa girmesini bekleyenler avucunu yalasın dursun!”

ABD bölgede kurulacak yeni devleti ve tarih sahnesine çıkacağı zamanı biliyor. ABD’nin yeni Genelkurmay Başkanı olması beklenen General Joseph Dunford, Irak’ın Kürt ve Şii olmak üzere iki devlete bölünebileceğini söyledi. General Joseph Dunford, Irak’ın Kürt ve Şii olmak üzere iki devlete bölünmesini tasavvur edebileceğini ancak bir Sünni devletin oluşmasını tasavvur etmede zorlandığını ifade etti. Dunford’a göre, “Ekonomi ve yönetim açılarından Şiiler ve Kürtler, ayrı devlet konusunda Sünniler’e (Araplar) göre daha donatılmış.” Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi, Irak Başbakanı Haydar Abadi’nin Kürtler ve Sünnilerle yaptığı anlaşmaya uymadığını ileri sürerek bağımsızlık referandumuna hazırlanıyor.

Irak’la aynı kaderi paylaşan bir başka bölge ülkesi de Suriye. Esed Rejiminden sızdırılan birçok belgeyi, yayınlanmakla tanınan Zaman El Vasl Haber Ajansı, ABD-İsrail’in Suriye’nin 6 parçaya bölünmesi için hazırlık yaptığını belirtti. Ajansa göre Suriye’nin 6 parçaya bölünmesi fikrini ilk ortaya atan Amerika Birleşik Devletleri ABD’nin eski Şam Büyükelçisi Robert Ford. Ford’a göre Doğu, Kuzey Batı, Güney, Alevi Bölgesi, Kürtler ve diğerleri şeklinde bölünecek Suriye’de çatışan tarafların ilerleme kaydetmesi engellenebilecek. Ford’un Suriye’yi böldüğü parçaları İsrail’in çıkarlarına göre tasarladığı belirtiliyor. Doğu batı kuzey güney nasıl olur bilmem ama şimdilik üç ana grup mevcut.  Özgür Suriye Ordusu, Kürtler ve Nusayriler.

8 Temmuz 2015 “ABD planı: Irakta geniş tabanlı, Suriye’de Esad’sız hükümet!” konusunda, “Gözlerden kaçan ama Türkiye’yi yakından ilgilendiren önemli gelişme Suriyeli muhaliflerin aldığı bir karar. Suriyeli “muhalifler” Halep’te kontrol ettikleri bölgelerde Türk Lirası kullanmak için bir plan hazırlığı içinde. Londra’dan yayın yapan Suudi yanlısı Şark’ül Evsat gazetesinin haberine göre, Halep’in “muhaliflerin” elinde bulunan kısmında ellerinde 10 bin Suriye Lirası olduğunu söyleyen gruplar, bunu Türk Lirası’na çevirmek istiyor. Türk lirası sınırlarının ötesinde muhalif grupların denetim altındaki bölgelerde geçerli para birimi olarak kullanılacak. Bu ekonomik entegrasyonun yol açacağı siyasi sonuç Halep ve çevresinin Türkiye’ye ilhakı olmaz mı?” demiştim.

Nitekim Suriye’nin İdlib kentini alan İslamcı muhaliflerde, “İçişleri Bakanlığı” kurup sınır kapısına gümrük memurları yerleştirdi. Bölgede para birimi olarak Türk Lirası kullanılmaya başlandı. İsrail’de yayınlanan Haaretz gazetesi, İskenderun ile Halep arasındaki geçiş noktası olan Bal-al Hava Sınır Kapısı’nda İslamcı muhaliflerin ilk devlet sınavını verdiklerini duyurdu. IŞİD’i İdlib bölgesinden kovan muhaliflerin yönettiği Türkiye’nin Cilvegözü Sınır Kapısı’nın karşısında yer alan bu geçiş noktasında muhalif oluşumun kurduğu “İçişleri Bakanlığı” yetkilileri pasaportlara damga vuruyor, Türkiye’den gelen TIR’ları kontrol ediyor ve  gümrük memurları düzenli olarak görev yapıyor.

Bölünme sendromuna tutulan Mısır, yaşadığı sürecin faturasını Türkiye’ye çıkarmakta kararlı. Mısır eski Dışişleri Bakanı Nebil Fehmi, Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta IŞİD terör örgütüne vermiş olduğu desteğin Amerika’nın IŞİD’e olan desteğinden çok daha fazla olduğunu iddia etti. El Yevm’us Sabi internet sitesinin verdiği habere göre; Fehmi, “Amerika’nın bölgede Arap devletlerini bölmek için çalıştığını ama Türkiye’nin rolünün daha berrak olduğunu” söyledi. Nebil Fehmi’yi doğrulamak pahasına Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker, Türkiye’den 10 bine yakın gencin IŞİD’e katıldığı iddiasını gündeme taşıdı. Bu arada Mısır’ın başkenti Kahire’de İtalyan Konsolosluğu önündeki patlamayı IŞİD terör örgütü üstlendi. Mısır Silahlı Kuvvetleri, Müslüman Kardeşler’in Türkiye’den komuta ettiği ve Suriye’deki örgütler tarafından eğitilen “tehlikeli bir terör hücresi” yakaladıklarını duyurdu.

Twitter:@ oc32oc39  

omurcelikdonmez@hotmail.com     

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun