İsterseniz unutun gitsin… – Fikrikadim

İsterseniz unutun gitsin…

Abdurrahim-Zararsız

Abdurrahim-Zararsız

Srebrenitsa Katliamı ya da Srebrenitsa Soykırımı, adına ne derseniz artık. Zaten ne değişir ki. Bir de şöyle adlandıralım isterseniz:1991-1995 Bosna Savaşı‘nda Sırp Ordusu’nun Srebrenitsa‘ya karşı giriştiği Krivaya ’95 Harekâtı esnasında Temmuz 1995‘te yaşanan ve en az 8.372 Boşnak‘ın  General Ratko Mladiç komutasındaki ağır silahlarla donatılmış bir ordu tarafından hunharca öldürülmesine verilen addır.

Katliamda kadın ve küçük yaşta çocukların da öldürüldüğü, belgelerle kanıtlanmıştır. Sırp ordusunun dışında katliama “Akrepler” olarak tanınan Sırbistan özel güvenlik güçleri de katılmıştır. Birleşmiş Milletler Srebrenitsa‘yı güvenli bölge ilan etmiş olmasına karşın 400 silahlı Hollanda barış gücü askeri bu caniliğe göz yummuştur.

Srebrenitsa katliamının önemli bir yanı da II. Dünya Savaşı‘ndan bu yana Avrupa‘da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımı olması ve Avrupa’daki, hukuksal olarak ilk kez belgelenmiş soykırım olmasıdır.

Peki, bizi adım adım bu utanca götüren süreç nasıl gelişti; özetlemeye çalışalım

Yugoslavya’nın dağılmasının üzerine 1992 yılında Sırpların Bosna’da başlattıkları soykırımın ardından bölgeye zoraki olarak müdahale eden Birleşmiş Milletler 6 bölgeyi güvenli bölge olarak ilan etti. Bunlardan biri de Srebrenitsa idi.

Savaştan önce 24 bin civarı olan kentin nüfusu diğer bölgelerden gelen mülteci göçleriyle yaklaşık 60 bin olmuştu. Artık Srebrenitsa ‘açlık’ ve ‘hastalıklar’ ile mücadele eden bir ‘toplama kampı’ idi. Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından koruma(!) gerekçesiyle toplanmıştı.

Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenitsa’ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında Müslüman Boşnaklar toplanan silahlarını geri almak için başvurular yaptılar sorumlu Hollanda komutanı Thom Karremans tarafından reddedildiler. BM güçleri yalnızca iki F16’ya kent üzerinde bir uçuş yaptırmakla yetindi.

Hollandalı askerler bir gece yarısı Bosna’daki BM Barış Gücü komutanı Hollandalı generalden aldıkları emir doğrultusunda hareket ederek kenti boşalttılar. Şehrin güvenliğinden sorumlu olan Hollandalı Komutan Thom Karremans kendisine sığınan 25 bin silahsız masumu ve şehri Sırplara teslim etti.

Sonradan, Sırp generalin, kenti boşaltan Hollandalı komutana bir hediye verirken çekilmiş video kaydı olduğu ortaya çıktı. Lahey Adalet Divanı bir hafta süren katliamın bir ‘soykırım’ olarak kabul etti; ancak Sırbistan’ın sorumlu tutulmayacağına karar verdi.

Nasıl ve neresinden bakarsanız bakın ifade dilmesi, tanımlanması, anlatılması ve adlandırılması zor bir durum. Hiçbir dünya dilinde tam karşılığı olmayan, kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir… bir…

Evet, uygun kelime bulunamıyor işte. İnsanlık tarihinin en büyük utanç kaynaklarında biri diyelim şimdilik. Ya da isterseniz unutun gitsin(!) Âcizane, bundan tam yirmi sene önce, yirmili yaşlarda bir gençken bu ifadesi zor durumu şiirin gücünden istifade ederek kelimelere dökmeye çalışmıştım. Sizi o şiirle baş başa bırakıyor ve Allaha emanet ediyorum.

BOSNADA ÇOCUK

Daha dün;

Bende çiçekli bahçemizde koşar

Gül Annemin kollarında yaşardım

Uyurda büyürdüm “ninni-ninni”

Bir gün canhıraş bir feryat doldu kulaklarıma

Namus namus, çığlık çığlık

Soldurdular tüm gülleri

Ağlıyorum… Hep hıçkırık

Bazen Babamın dizlerinde yatar

Dudak büzerdim masallara

Gülümserdim “bir varmış bir yokmuş”

Bir gün kan damladı dudaklarıma

Masum masum, yanık yanık

Masal bitti

Üşüyorum… Evimiz yıkık

Güneşli günlerde nehirlere koşar

Köpüklü sularında yüzerdim

Kulaç atardım “balıklama, kurbağalama”

Birden kanlı bir muştu dalgalandı kollarıma

Şehit şehit, ılık ılık

Ayaklarım nerde?

Ölüyorum… Gelin artık

Meğer

Babalar ve masallar ekmekmiş

Aş’mış analar ve ninniler

Gerçekmiş

Masallardaki tek gözlü canavar devler

Ve Drina sularını şahadet şerbeti diye içenler…   

  Abdurrahim ZARARSIZ Ocak 95 / Yozgat

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

2 adet yorum var.

  1. NAFİZ ZARARSIZ dedi ki:

    Güzel bir şiir.

  2. Hayriye dedi ki:

    Yazilarini surekli takip edyorum elerine saglik bozkirin bestesindeki hikaye gercekmi gercekse kahramanlar bizim dede ve babannemi okurken cok guldum bosna hersek yazin ve siirin ise cok duygulandirdi yazilarin devamini bekliyorz kucuk kardes

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun