Koalisyon psikolojisi zor

“Koalisyon kurmanın psikolojisi nedir?” diye sorduğumuz uzmanlar, mecburiyet, uzlaşma kültürü, önyargılar ve ötekileştirmeye dikkat çektiler. Koalisyon kurmak ve yürütmek için gerekli ruh halini anlattılar.

Hükümet kurmakla görevlendirilmesi beklenen AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, psikolojinin kilit önemde olduğuna inanıyor. Yıllarca birçok diplomatik müzakere ve arabuluculuk sürecinde bulunan Davutoğlu koalisyon kurmak için belirlediği yol haritasını açıklarken de, “En önemli gördüğüm nokta muhtevanın detayından çok psikoloji” diyerek bu inancını bir kez daha gösterdi.

AKP’nin koalisyon kurma yol haritasına göre, Davutoğlu önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile ‘nabız ölçme’ turu yapacak. Bu ilk turda, olası koalisyon ortaklarının psikolojilerine bakacak ve buradan edindiği izlenimlerle detaylı görüşmelere geçecek.

Biz de siyasal psikoloji alanında çalışan uzmanlara ‘koalisyon kurmanın’ psikolojisini sorduk. “Koalisyon arayışındaki partiler nasıl davranırlar, hangi koşullarda uzlaşabilirler? Türkiye’nin siyasal deneyimleriyle oluşturduğu siyasal kültüründe koalisyon nasıl algılanıyor ve bu algı şimdiki koalisyon çalışmalarını nasıl etkileyebilir?” sorularına yanıt aradık.

Anahtar sözcük: Mecburiyet

SETA’nın Toplum ve Kültür masasının direktörü ve İstanbul Şehir Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Psikiyatrist Medaim Yanık’a göre, koalisyon için gereken temel psikoloji, mecburiyet veya başka seçeneğin olmaması. Çünkü tek başına iktidar olmak için mücadele eden organizasyonlar olan siyasal partiler ancak başka seçenekleri yoksa koalisyon kurmak için ‘gerçekten’ uğraşırlar:

Koalisyon ihtimalini etkileyen bir faktör de partilerin liderinin parti içindeki konumu ve parti içindeki dengelerdir. Partisine hâkim olmakta zorlanan bir lider, hükümete katılarak iç mücadeleyi bastırmak isteyebilir.”

Kulislerden sızan bilgilere göre, AK Parti içinde CHP ile koalisyon ihtimalini düşünürken üzerinde durulan noktalardan biri de bu; Kılıçdaroğlu’nun CHP içindeki dengeleri ne kadar yürütebileceği. AK Partililer, CHP’nin parçalı bir yapı olduğunu, Kılıçdaroğlu’nun da partiye hâkim olmak konusunda sıkıntıları olduğu görüşünde. Öte yandan Kılıçdaroğlu tam da bu nedenle, yani parti içindeki çok taraflı yapıyı yönetmek için koalisyona katılmayı tercih edebilir.

Ankara’da muhalefet kulislerinde dillendirilen bir görüş de, en az muhalefet partileri kadar AKP lideri Davutoğlu’nun da parti içi dengeler nedeniyle koalisyon kurmayı zorlayacağı. Çünkü bir koalisyon kuramadığı takdirde Davutoğlu’nun genel başkanlığı da parti içinde tartışmaya açılabilir görüşü var.

Yanık’a göre, koalisyon psikolojisindeki başka bir faktör de rasyonel hesaplar yapan siyasal partilerin katılacakları ya da katılmayacakları bir koalisyon sonrasında bu kararlarının gelecek seçimleri nasıl etkileyeceği:

“Koalisyon sürecindeki siyasal partiler rasyonel hesaplar yaparlar. Amaçları kısa ve uzun vadede oylarını arttırmak, kendilerini daha güçlü hale getirmektir. Bu sebeple gelecek seçimde oylarının nasıl etkileneceğini hesaplamaya çalışırlar.”

Olası bir AKP-MHP koalisyonu için de iki partinin düşündüğü bu. Tabanları birbirine benzeyen AK Parti ve MHP böyle bir koalisyon kurarlarsa, bir sonraki seçimlerde seçmen kayması yaşayıp yaşamayacaklarını hesaplıyor.

Yanık’a göre, koalisyon hesaplarındaki başka bir psikolojik faktör de seçmenlerin beklentileri:

“Hem partilerin hem de seçmenlerinin diğer siyasal partilere bakışı önemli bir faktördür. Partilerin birbirlerine yakınlığı veya uzaklığı siyasal mesafe ile tanımlanabilir. Örneğin MHP ile HDP arasında siyasal mesafe oldukça uzaktır. “

AK Parti kulislerinde de tabanlarının CHP’ye uzaklığı tartışılıyor. Davutoğlu’nun fahri danışmanı Etyen Mahçupyan da kendisiyle seçim sonrası yaptığımız söyleşide bu noktaya dikkat çekmiş ve AK Parti tabanının bir kısmı için CHP’nin “eski ve hiç de hoş olmayan bir Türkiye’yi temsil ettiğini” söylemiş ancak bunun ‘hızla aşılabilir’ olduğunu da sözlerine eklemişti.

Yanık tüm bu faktörleri bir araya getirince, erken seçimi daha yüksek bir olasılık olarak görüyor:

“Tüm bu faktörleri bir araya getirerek şu anki hali değerlendirirsek; yeni bir seçim ihtimalinin olması, partiler arasında mesafenin yüksek olması, koalisyonun gelecek seçimi etkileyecek olması gibi nedenler koalisyon kurulmasını zorlaştırıyor. Erken seçimi ise güçlü bir olasılık haline getiriyor.”

Koalisyon önyargısı

Türkiye’de koalisyon kurulmasını zorlaştıran psikolojik etkenlerden biri de, baskın siyasal kültürde koalisyon fikrinin tedirginlik yaratması. Psikiyatrist Prof. Erol Göka, ‘hayatımızın koalisyonlardan ibaret’ olduğunu vurgulasa da iş siyasete gelince baskın kültürümüz tedirgin davranıyor:

Hayatta da hep bir işbölümü ve organizasyon vardır. Sorumluluğu, faydayı ve zararı paylaşmak demektir koalisyon. Günlük hayatımızda da ev içinde bile iktidarı paylaşmak demektir koalisyon. Bu ise belli bir olgunluk gerektirir ki bunun baskın kültürümüzde bile o kadar yaygın olmadığını görüyoruz. İş siyasete gelince durum biraz daha zorlaşıyor. Üstelik Batı siyasal kültüründen farklı olarak Türkiye’de koalisyon yapmanın olumsuz olduğuna dair bir algı var.”

Göka’ya göre, baskın siyasal kültürde koalisyona olumsuz yaklaşılmasının tek nedeni geçmişteki örnekler değil. Türkiye’de de birlikte yaşama kültürü var ama iş siyasete gelince birlikte yaşamanın hep bir üst iradenin sayesinde olduğunu hatırlatan Göka, ‘çözümü güçlüden bekleme alışkanlığımız nedeniyle de koalisyona sıcak bakmıyoruz’ diyor:

“Çatışma çözümlemesi gerektiren durumlarda darbelerle karşılaştık. Bu da demokrasi kültürümüzün gelişmesini kesintiye uğrattı. Ya zaman içinde parlamenter demokrasi içinde koalisyon yapmayı öğreneceğiz ya da kendimize uygun bir sistem bulacağız.”

“Şüpheci olmamak gerek”

Politik Psikoloji Derneği’nin kurucusu ve başkanı Ankara Üniversitesi’nden Psikiyatrist Prof. Abdülkadir Çevik de baskın siyasal kültürümüzün koalisyona yatkın olmadığını düşünenlerden. Ona göre uzlaşma kültürümüz zayıf, olumsuz duyguları engelleyebilme ve vazgeçebilme kapasitemiz düşük. Ötekileştirmeye de yatkınız:

Koalisyon kurmak için uzlaşmak gerek. Uzlaşmak da ancak uzlaşma gücüne sahip olunca yani olgunlaşınca mümkün. Uzlaşma gücüne erişmek de zaman alıyor.”

Ama yine de Çevik’e göre, şüpheci olmamak gerek çünkü koalisyon kurmak aslında demokrasi mantığının temeli ve koalisyon kurulması için gerekli olan uzlaşmacılık ise zamanla öğreniliyor.

-Al Jazeera-

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun