Ahmet Sürgeç: Devlet Yoktu – Fikrikadim

Ahmet Sürgeç: Devlet Yoktu

Bilal Sürgeç

Bilal Sürgeç

Bi kişi hep kötü hep iyi olmaz. Bir devlet hep iyi veya hep kötü iş yapmaz. Hataları da olur, sevapları da. Hata insan fıtratında vardır. Hata ve Günahı ile geçmişe bakmak lazım.

1940’lı yıllarda Elazığ’a bağlı  Köyünde Rumeli göçmenlerinden köy hocası İsmail Hoca, bize gizli gizli Kur’an okuttu. Köydesin, şimdiki gibi telefon yok. Ama gelecek iki jandarmadan korkuyorsun. Köye jandarma geldi mi köyün muhtarı Ferhat Ağa haber gönderir. “Dağılın Kur’anları saklayın” diye. Türkçe ezan okunurdu. Bu cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan yanlış şeyler. İnkılapların bir de iyi tarafları var.

Aslımız Pertek’in Zimek köyünden. Orada beylerin hükmü geçiyor daha üstte onların da hükmü geçmeyen yağmacılıkla geçinen aşiretler. Yukarıda Dersim, Ovacık yan tarafta Hozat var. Burada devlet yok. Halk çapulculuğu, soygunculuk, yağmayı alışkanlık haline getirmiş. Amcamın biri Birinci Cihan Harbi’nde Allahuekber dağlarında şehid olmuş. Babam askerde köyümüz Dersim tarafından gelen eşkıyalar tarafından soyuluyor yüzlerce koyun gidiyor geriye sadece yakalayamadıkları bir tavuk kalıyor.

Pertek çevresindeki beylerin aşiretleri yok ancak otoriteleri var. Kaymakam değiller, vali değiller. Bir mesele oldu mu kimse valiye gitmiyor, onların kapısına gidiyor. Valinin değil onların hükümleri geçiyor. Kanun yok. İnsanın değeri yok. Hayat beyin iki dudağı arasında. Bey silah almış bu silahının tesirini nasıl öğrenecek? Bir kaç metre ileri de gariban köylü geçiyor onu hedef alıyor silahını insan üzerinde deniyor.

Köylüyü haraca bağlamışlar. Köylü toprağın sahibi, değil beyin kölesi. Açlık, kıtlık, perişanlık, seneleri. Ekmek bulamayan insan beyin kapısına gidiyor.Bir hadise anlatılırdı ki her aklıma geldiğimde vicdanım sızılar: Adamın biri unsuz kalmış ac. Beye bir parça ekmek için yalvarmaya gidiyor. Huzura çıkartıyorlar, aç insan ne yapsın! Feleği şaşmış, fakat bir hata işliyor: beyin karşısında ayakta el pençe divan durmamış boynunu bükmemiş beyin ayaklarının dibini öpmemiş, huzura varır varmaz beyin karşısında oturmuş bu da bey efendinin zorun gitmiş. Tetikçisi olan iki ayaklı köpeğine “götür bu köylüyü şu derenin içinde öldür” demiş. Buna benzer bir cinayet emrine muhatap olup da cinayeti işlemeyen Tilli İsmail’den bizatihi ben duymuştum..

Cumhuriyetin ilk yıllarında devlet bu beylerin tamamını ortadan kaldırdı.

Cumhuriyet devlet içinde devlet olmaya izin vermeyeceğini gösterdi. Hepsini sürgün etti köyler, köylünün kendisine kaldı Bu beyleri ellerini arkadan bağlayıp Postahane önünde güneşin altında oturturlar. Birisi yüzbaşıya rica eder “serbest bırak evime gidip geleyim.” Diğer kibir abidesi bey “sen bir beysin o askere nasıl yalvarıyorsun” diye kızıyor adamın saltanatı yıkılmış hala beylik düşüncesinde.

Cumhuriyetin, beratlı beratsız bir sürü asalağı ortadan kaldırması bu ülkeye yapılan en büyük hizmetlerden biri olmuştur. Devlet yok kanun yok nizam yok bunu sona erdirmeye çalışmıştır.

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun