ABD planı: Irakta geniş tabanlı, Suriye’de Esad’sız hükümet! – Fikrikadim

ABD planı: Irakta geniş tabanlı, Suriye’de Esad’sız hükümet!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Türkiye; ABD tarafından bypass edilerek bölge politikalarından dışlanma sürecine tepkisini sınıra askeri yığınakla gösterdi, her an Suriye’ye girebilirim mesajını verdi. Bu sürece nasıl gelindiğini ve ABD’nin değişen konseptini “ABD’nin stratejik ortağı IŞİD, eğit donat partneri PYD” başlıklı yazımda analiz etmiştim. Kobani savaşı ve Şengal savaşı sırasında sözde Kürt güçlerine Amerikan uçakları tarafından atılan silah ve mühimmatın bir kısmının IŞİD’in eline geçtiğine, ABD’nin IŞİD’in hareket kabiliyetini ve stratejisini doğru okuyabildiği zamanlarda bundan yararlanma yoluna gidebildiğine, Amerika’nın IŞİD’i bölgeyi tasarımlamak için adeta buldozer gibi kullandığına değinmiştim. Bu yazımda en dikkat çekici nokta,  Türkiye ve Ürdün’deki ’deki eğit-donat projesinin rafa kaldırıldığı, PYD/YPG’nin Amerikan ordusu tarafından adeta kara birlikleri kapsamında kullanıldığı hususuydu. ABD’li yetkililerin sonradan yaptıkları açıklamalar bir kez daha bilgilerimi teyit ettiği gibi, bazı okuyucuların tersine iddialarına rağmen öngörülerimi doğrulamış oldu.

ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, Suriyeli muhaliflere yönelik eğit donat programında şu ana kadar sadece 60 kişinin eğitime alındığını söyledi. Ashton Carter, YPG ile ABD işbirliğine dair YPG’nin IŞİD’e karşı savaşta “becerikli” olduğunu söyleyerek “taktik destek” verdiklerini vurguladı. PYD sempatizanlığı Ashton Carter’la sınırlı değil. Nitekim ABD Başkanı Barack Obama, Suriye ve Irak’ta etkili olan radikal IŞİD örgütü ile daha yoğun şekilde mücadele edileceğini duyurdu ve IŞİD’e karşı mücadelenin ağırlık noktasını örgütün Suriye’deki kalesi olarak görülen ve cihatçıların yönetici kademelerinin bulunduğu bölgelere yönelik yoğun hava saldırılarının oluşturacağını açıkladı.

Barack Obama, ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’da ulusal güvenlik ekibiyle DAEŞ ile mücadeleyi ele alan bir toplantı yaptı. Toplantıya, Savunma Bakanı Ashton Carter, Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice ile ABD Merkezi Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Orgeneral Lloyd Austin’ın da aralarında bulunduğu ulusal güvenlik ekibinden toplam 35 yetkili katıldı. Toplantıda ortaya çıkan karar; ABD Suriyeli Muhaliflere desteği artıracak. ABD nezdinde güvenirliği çek edilmiş akreditasyon barajını aşabilmiş Suriyeli Muhalif grubun PYD olduğu herkesin malumu. ABD Başkanı Barack Obama, “Son bir yılda sahada etkin bir ortağımız olduğunda IŞİD’in geriye itilebileceğini gördük.” diyerek isim vermeden YPG’nin rolünden bahsettiği, PYD’ye mesaj verdiği söyleniyor.

Ancak Amerika-PYD ilişkisi her ne kadar Amerikalılar açısından sorunsuz yürüse de IŞİD’in Suriye başarıları Türkiye kadar İngiltere’yi de rahatsız ediyor. Amerika’nın gerekçesi ne olursa olsun TSK’nın Suriye’ye yapacağı askeri müdahaleye karşı olması İngiltere’yi harekete geçirdi. ABD’nin başını çektiği koalisyonun bir parçası olarak Irak’taki IŞİD hedeflerini vuran İngiltere, Eylül 2014’te ABD ve 5 Körfez ülkesinin Suriye’ye genişlettiği hava saldırılarına da dâhil olmak için yeniden harekete geçmeye hazırlanıyor. Dolayısıyla İngiltere’nin bu kararı, Suriye sınırları içerisinde kendisinden başka askeri güç istemeyen Amerika’ya karşı Türkiye’ye üstü örtülü destek şeklinde yorumlanabilir. Çünkü İngiltere’de ABD’nin IŞİD’le mücadelesine inanmıyor. İngiliz Daily Telegraph gazetesinin ABD’nin, Arap müttefiklerinin IŞİD’e karşı savaşan Kürt Peşmerge güçlerine doğrudan ağır silah göndermesini engellediğini iddia etmesi bunun göstergesi. Bkz (PYD yolu açacak TSK IŞİD’i süpürecek!) İngiliz Daily Mirror gazetesi, İngiliz özel güçlerin Suriye’de IŞİD’le gizli bir savaş başlattığı iddiasında bulundu. Habere göre İngiliz özel kuvvetler, IŞİD’e karşı olası bir hava operasyonu hazırlığı için bazı operasyonlar düzenlemek üzere Suriye’ye gitti. İngiliz istihbaratının hazırladığı rapora göre intihar saldırganı, emirleri doğrudan Suriye’den aldı. Irak’ta IŞİD mevzilerini bombalayan İngiliz hava kuvvetleri operasyonu genişleterek artık Suriye’de de hava operasyonları düzenleyecek.

29 Haziran’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplanan Milli Güvenlik Kurulu öncesinde kamuoyunda AK Parti hükümetinin mevcut Suriye tezkeresini yeterli görmesi ve konuyu TBMM’ye taşımaya gerek olmadığı gerekçesiyle MGK’dan savaş mesajı çıkabileceği gündemdeydi. Milli Güvenlik Kurulu’nda savaş ilanı beklentilerinin aksine taraflara mutedil davranmaları çağrısının yapılması bazı çevrelerde “-dağ fare doğurdu!” yorumlarına neden oldu. Hatta şahsım dahi; “…son Milli Güvenlik Kurulu toplantısında açıklanan karar metni, çaya çorbaya limon kabilinden.” değerlendirmesi yapmıştım.  Nihayetinde MGK toplantı sonrasında, Suriye ve Irak meselelerinde geçmişte kullandığı ifadeleri içeren yazılı bir açıklama yaptı. MGK Bildirgesi’ndeki tek farklı ifade, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullandığı ve Kürtler’in Araplarla Türkmenleri bölgede göçe zorladığı iddiasına yer verilmesi oldu.

Genelkurmay Başkanlığı’nın TSK’nın Suriye’ye müdahalesi ile ilgili medyada yer alan haberlerin resmi duruşu yansıtmadığını açıklaması Türkiye’nin ne yapmak istediği konusunda kesin kararlı olmadığı, yönetim kademelerinde kafa karışıklığının devam ettiği şeklinde yorumlanabilir. Genelkurmay Başkanlığı’nın basındaki savaş hazırlığı iddialarına karşı takındığı tutum ne olursa olsun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sınır ötesine müdahale olabileceği yönündeki açıklamaları çerçevesinde askeri hareketlilik tartışmaları önümüzdeki günlerde sürecek gibi görünüyor. Çünkü ABD, Türkiye’nin ne yapmak istediği konusunda net bir fikre sahip değil.

Türkiye’nin TSK’ya sınır güvenliği konusunda gerekeni yapma talimatı verip, gerekirse güvenli bölge için hazırlıklara başladığı bir dönemde, Pentagon, emekli General John Allen Başkanlığı’nda 40’a yakın yetkilisini gönderdi. Türkiye’ye gelen uzman heyet, Türkiye’nin sınırdaki askeri hareketliliğini kontrol altında tutmak istiyor. Ankara, ABD’ye Türkiye’nin Suriye konusundaki kırmızı çizgilerini 6 maddede sıralayarak “Oldubittiye asla izin vermeyiz” mesajını iletti. Türkiye-Suriye sınır hattında kritik gelişmelerin yaşanmasının hemen ardından Ankara, son yılların en uzun Türkiye- ABD görüşmelerinden birine ev sahipliği yaptı. Görüşmede ABD heyeti, İncirlik Üssü’nün kullanımı gündeme getirirken, Türk tarafı PYD şartı koştu.

ABD heyeti Ankara’ya ulaşmadan çok önce PYD eşbaşkanı Salih Müslim Türkiye’de bazı temaslarda bulunduğunu sizlerle paylaşmıştım. Salih Müslim Ankara ziyareti öncesinde yaşanan süreç ve açıklamalar şöyleydi;  “YPG ve ÖSO’ya bağlı Burkan El Fırat güçlerinin, IŞİD kontrolündeki Tel Abyad’ı ele geçirdiği operasyonu değerlendiren Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Müslim, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘etnik temizlik yapılıyor’ suçlamasına karşı çıktı.  Salih Müslim, sınır kapısının işletilmesi konusunda da Türkiye ile işbirliğine hazır olduklarını belirterek “Daha önce de teklif ettiğimiz gibi Özgür Suriye Ordusu ile birlikte sınır kapısının kontrolünü sağlayabiliriz. Türkiye’nin bu konuda rahat olmasını istiyoruz. YPG tek başına kapıyı tutsun demiyoruz. Birlikte hareket ettiğimiz Burkan el Fırat, Liva el Tevhid ve Rakka Suvvar gibi gruplar var. İşbirliği içerisinde işlerimizi yürütebiliriz” dedi”.  Bkz (Kürt Kantonları Türkiye’yi bölecek mi?) Türkiye temasları konusunda yazdıklarım halen güncelliğini koruyor.  “…Bu arada PYD eş başkanı Salih Müslim apar topar Türkiye’de. Son gelişmelerle ilgili Türkiyeli yetkilileri bilgilendireceği ve Girê Spî‘de (Tel Abyad) etnik temizlik yapılıyor” iddiaları üzerine HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile Başbakan Ahmet Davutoğlu arasındaki gerçekleşecek görüşme için Türkiye’ye geldiği belirtiliyor. Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Başkanı Salih Müslim, Kızıltepe ilçesine bağlı Şenyurt Sınır Kapısından Mardin’e geldi. Salih Müslim’i sınır kapısından geniş güvenlik önlemleri altında alarak Mardin Havalimanına İl Emniyet Müdürlüğüne ait sivil bir araç getirdi. Müslim, “Bölgenin huzuru, Türkiye’nin huzuru demektir. Gerekirse IŞİD’in merkezi Rakka’ya ortak gireriz” dedi. Bkz (Türkiye’nin Suriye’deki güvenlik bölgesi Kürt Kantonları mı?) Salih Müslim’in Türkiye temaslarının içeriği ve sonuçları önümüzdeki günlerde netleşecektir. Ama benim bildiğim, PYD’nin yol haritasının Ankara’da çizildiği.

 ABD’nin IŞİD’le mücadele stratejisi ABD Senatosu’nda tartışma konusu. Cumhuriyetçi senatörler Obama’yı hedef tahtasına çoktan oturttu bile. Amerika Savunma Bakanı Ashton Carter Amerika’nın IŞİD’i Irak ve Suriye’deki birçok cephede “daimi olarak yenilgiye uğratacağını” söylüyor. Öncelikli olarak IŞİD’in siyasi olarak yenilgiye uğratılması gerektiğini vurgulayan Carter, bunun formülünü Irak’ta daha etkili, geniş tabanlı ve tüm etnik ve dini unsurları kapsayıcı bir hükümet kurulması şeklinde ifade ediyor. Yani Şii ve Sünnilerin eşit sorumlulukta olacağı geniş tabanlı bir hükümet. Carter’ın Suriye planı da üç aşağı beş yukarı belli. IŞİD’i Suriye’de yenilgiye uğratmak için de Amerika diplomatik cepheden bastırarak, Suriye’yi Esat rejiminden daha kapsamlı bir hükümete geçiş sürecine hazırlayacak. Bu Esadsız bir Suriye demek.

Gözlerden kaçan ama Türkiye’yi yakından ilgilendiren önemli gelişme Suriyeli muhaliflerin aldığı bir karar. Suriyeli “muhalifler” Halep’te kontrol ettikleri bölgelerde Türk Lirası kullanmak için bir plan hazırlığı içinde. Londra’dan yayın yapan Suudi yanlısı Şark’ül Evsat gazetesinin haberine göre, Halep’in “muhaliflerin” elinde bulunan kısmında ellerinde 10 bin Suriye Lirası olduğunu söyleyen gruplar, bunu Türk Lirası’na çevirmek istiyor. Türk lirası sınırlarının ötesinde muhalif grupların denetim altındaki bölgelerde geçerli para birimi olarak kullanılacak. Bu ekonomik entegrasyonun yol açacağı siyasi sonuç Halep ve çevresinin Türkiye’ye ilhakı olmaz mı?

Twitter:@ oc32oc39  

omurcelikdonmez@hotmail.com   

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun