İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi – Fikrikadim

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi

Üniversite tercihleri başladı… Gençler heyecanla hangi üniversiteyi seçeceklerine karar verecek. Reklamlarda yeni açılan üniversiteler boy gösteriyor. Eskiden üniversiteler az olduğundan tercih edilmek için çaba içine girmezlerdi. Şimdi ise ister özel ister devlet olsun pek çok üniversite açıldı. Zaman değişti ve çoğu üniversite tanıtım günlerine ihtiyaç duyuyor.

Bu kadar çeşitliliğe rağmen etkisini yitirmeyen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden bahsetmek istiyorum. Bir tarih öğrencisi olarak… Bu fakülteyi tercih edecek gençler  “Acaba nasıl bir yerdir? Nasıl gidilir? ” diye merak ediyorlardır. Hele şehir dışından gelecekler için bu daha kaygı verici olabilir.

27

İstanbul Üniversitesi’nin kuruluşu, Fatih medreselerine dayandırılır. Tanzimat’la birlikte 1846’da medrese eğitimini modernize etme düşüncesi ortaya çıkar. Bunun sonucu olarak 1870’de Darülfünun-i Osmani adıyla resmen açılır. 1874’ de adı Darülfünun-ı Sultani olur; üç bölümden oluşan bu üniversitenin bir bölümü Edebiyat-ı Aliye Mektebi’dir. Bu bölüm günümüzdeki Edebiyat Fakültesidir.1911 yılında İstanbul Darülfünunu ismini alan üniversitenin, Ulum-ı Edebiye ismiyle faaliyet gösteren fakültesinden mezun olan öğrenci sayısı giderek artar.1915 yılında kız öğrenciler alınmaya, 1919’da kız ve erkek öğrenciler birlikte ders görmeye başlar. Cumhuriyet Dönemi’nde ise 1933 yılında üniversitenin ismi İstanbul Üniversitesi olarak değiştirilir, Edebiyat Fakültesi de bugünkü ismini alır.

Bulunduğu yer olan Laleli bölgesi, Beyazıt ile Aksaray arasında kalan bir bölge. Fakülte’nin önünden tramvay geçiyor. Şehir dışından geliyorsanız; Esenler Otogarı’ndan veya Atatürk Havalimanı’ndan metroya binip, Aksaray Durağı’nda inip,  tramvaya geçerek;  Laleli Üniversite Durağı’nda inebilirsiniz. Zeytinburnu – Kabataş ile Bağcılar tarafından gelenler de tramvay güzergahını kullanabilir. Tramvay, mesai başlayış ve bitiş saatlerinde çok yoğun oluyor. Arka tarafında bulunan Vezneciler metrosundan Taksim, Şişli, Levent taraflarına; Vezneciler otobüs durağından da Eyüp, Yeşilpınar, Gaziosmanpaşa gibi şehrin farklı yerlerine gidilebiliyor. Fakülte tarihi ve turistik bir bölgede olduğu için ulaşım imkanları çok ve çeşitli.

Edebiyat Fakültesinin bugünkü beş katlı binası 1951’de yapılır. Geniş kaldırımlı ön taraftan içeri girdiğinizde;  hangi katta neler olduğunu gösteren sağ ve solda, iki pano mevcut. Hangi yöne gidecekseniz bu panolar yardımcı olabilir. Her iki tarafa geniş, mermer merdivenlerle çıkılıyor. Büyük ve uzun taştan sütunların eşlik ettiği iç giriş kapılarına girmeden yan tarafta iç bahçesini görebilirsiniz. Burası öğrencilerin gözde mekanı. Banklarda yer bulmak okul zamanı çok zor. Bahçenin ortasında susuz, mermer bir havuz var. İç bahçe binanın tam ortasında bulunuyor. Bina dörtgen biçimde bu bahçeyi çerçeveliyor.

Yüksek tavana ve mozaik zemine sahip geniş koridorlar dörtgen şekilde uzanır.  Numaralandırılmış odalar çeşitli dersliklerden, laboratuarlardan, bölümlerin ana bilim dallarından oluşuyor.  Çeşitli katlarda bulunan toplamda 11 amfisine hem numara hem de tarihte önemli şahsiyetlerin adı verilmiş. Fuzuli, Fuat Köprülü, Yahya Kemal Beyatlı gibi…  Verilen isimlerin çoğu yıllar önce Fakülte’de görev yapmış şahsiyetler. Bu heyecan verici doğrusu…   En üst katta bulunan Halide Edip Adıvar Amfisi’nden,  İstanbul’un tarihi silüetini izlemek; buralarda Osmanlı Tarihi, Denizcilik Tarihi ya da daha geriye gidersek Eski Anadolu Tarihi dinlemek başka güzel…

Şu an restorasyon çalışmasında olan Hergele Meydanı, giriş katta iç ve arka bahçeler arasında kalan kısım. Burası öğrenciler için uğrak ve buluşma noktası. Ayrıca çeşitli siyasi ve sosyal oluşumlar tepkilerini genellikle bu meydanda dile getiriyor. Hergele Meydanı’ndan arka bahçeye çıkabilirsiniz. Oradan da üniversitenin diğer yerleşkelerine gidilebilir. Arka caddede ayrıca ders notlarını alabileceğiniz fotokopiciler, karnınızı doyuracağınız uygun fiyatlı yerler bulunuyor. Bu arada kedileri söylemeden geçemeyeceğim. Binanın içinde bir kedi popülasyonu var. Her yerde karşınıza çıkabilirler. Üniversitenin havasına onlar da ayak uydurmuş durumdalar. Ülkenin en akıllı kedileri sanki  bilmiş  bir edayla dolaşıyorlar.

Fikrikadim için Hatice İskenderi yazdı

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun