Koalisyon: Siyasal bir illüzyon kurmak – Fikrikadim

Koalisyon: Siyasal bir illüzyon kurmak

Servet Kızılay

Servet Kızılay

 ‘Koalisyon’ terimi, genellikle “kurmak” eylemiyle dilde yer alır fakat gerçekte burada olan şey; kurulan bir yapıdan ziyade, yıkılan bir  yapıyı ayakta tutmaya çalışmaktır. Hele hele siyasi birlikteliğin ifadesi olarak koalisyon, herhangi bir nesneyi oluşturan parçadan daha  bozucudur. Bunun nedenini biraz da siyasal algıya yüklenen anlamda aramak gerekir. İdeal siyasal sistem olarak öngürülen Demokrasi;  koalisyonu, uzlaşımın, katılımın, farklı siyasal eğilimlerin temsilini artırıcı bir unsur şeklinde tanımlar. Dolasıyısla koalisyon üzerinden  siyasal gerginliklerin ve kutuplaşmanın azalayacığını öne sürer. Aslında sorun tam da bu noktada kendini gösterir: Bir koalisyon, ne  denli  geniş çapta olursa olsun, o koalisyona katılmayanlar, kendilerini siyasal olarak ifade edememiş olurlar, dışarıda kalırlar. Bazan  koalisyonu kuran niceliksel sayı, dışarıda bıraktığı sayıdan oldukça düşük kalır. Mesela; % 40 ‘ın %60 ‘ı yönetmesi gibi. Bazı ülkelerde bu  sayı daha düşer. Dışarıda bırakılanlar, %70 …vb sayıya ulaşır. Burada yapılan en büyük siyasal illüzyon, Demokrasinin  herkesi aynı ve eşit ölçüde siyasal yönetime katıldığına ikna etmektir. Oysa ne işleyiş bakımından ne de yapısı bakımından bu mümkün değildir. İllüzyon sadece bununla sınırlı kalmaz. Başka bir illüzyon ise düşünsel alanda devreye girer: Demokrasiye bu ve benzer eleştiriler getirenlerin, “totaliter” zihne ve eğilime sahip olduğu söylenir. Yani onun karşısındakiler, olumsuz anlam alanlarına sahip bütün vasıflara hapsedilir. Demokrasi, totaliter bir karar verici olarak konuşur ve dolayısıyla totaliter Demokrasi olur.

Koalisyonun işleyişi, kendi tanımının hoşa gitmesi ve masumiyetine benzemez. Türkiye’deki tecrübesinin gösterdiği gibi; vahşice, çıkar ilişkilerinin alabildiğince çoğaldığı, yönetilenlerin aleyhine gelişen bir durum oluşturur. Koalisyonlarda en fazla menfaati ve kârı, icracılar görürken en fazla zararı temsil edildiği iddia edilen yönetilenler-halk görür. Türkiye’de istikrar adına kurulan her koalisyon, daima istikrarsızlık anıtı kurmuştur.

Sosyal bilimcilerin Demokrasi kültürünün olmazsa olmaz şartı saydıkları koalisyonu övgü dolu sözcüklerele bizlere sunmasının altında başka bir siyasal gerekçeler ve projeler olabileceğini düşünmeyen bizler, siyasal illüzyonla büyülenmekten kurtulamayız. Koalisyonun hikmetini anlatmak için Avrupa’dan getirilen örnekler, illüzyonun dumanı olarak kullanılır. Avrupa’da koalisyon hükümetlerine en iyi model olarak sunulan Almanya’dır fakat Almanya’daki parlementer sistem ve koalisyon biçimi, bizim gibi ülkelerden (yani sisteme sonradan dahil olanlardan) hem yapısı ve hem işleyişi bakımından farklıdır. En basitinden; Almanya’da koalisyon, Devletin kesin ve önceden belirlediği hedefleri gerçekleştirmek üzere biraraya gelir. Bu hedeflerde en büyük payı, ekonomik hedef oluşturur. Askeri ve güvenlik durumuna-kahir ekseri- karışılmaz. Yani buralarda hükümeti oluşturan partiler kendi istedikleri gibi siyasal operasyon yapamaz; adam kayırma, örgütlenme vb dümenler gerçekleştiremezler. Burada bizi hataya sevk eden şey, Siyasal modeli, kültürel ve sosyal biçimden ayırmaktır. Bu ise  her koalisyonun aynı olduğu vehmini aşılar. Hatta koalisyonun ne kadar güzel ve faydalı  olduğu telkininde bulunur. Oysa partikte işler çok başka ilerler.

Genel olarak  bir koalisyonun sağlığını bozan en önemli etken, karar mekanizmasının yeterli ve düzgün çalışamaması ve icraatlarda çıkan aksaklıklardır. bu durum toplumun içerdeki sağlığını etkilediği gibi ülkenin dışarıya karşı gücünü de zayıflatır. Modern siyasetin ve siyaset algısının ürettiği biçimiyle koalisyon çözümü, psikolojik işlevi diğer işlevlerden daha ağır basan ve çalışan bir çözümdür. Demokratik temsilin koalisyonda ortaya çıktığına inanmak, insanları rahatlatır fakat sorunlarını çözmez. Doğaları gereği, siyasal durumlar karara ve yürütmeye yani faile ihtiyaç duyar. Ne kadar değişik parçalardan oluşursa oluşsun bir hükümeti devam ettiren şey, karar ve yürütmedeki birliğidir. Bu söylediklerimiz; Platon’nun bir devleti bütünlük, Aristo’nun ise parçalar üzerine kurduğu meşhur tartışmadan ayrıdır.

Türkiye’deki tecrübe bize koalisyonun kurduğu tek şeyin siyasal bir illüzyon olduğunu ispatlamıştır. Zararı faydasından çoktur. Bu, sadece bizim ülkemizle sınırlı değildir. Koalisyonun doğasıyla alakalıdır: Koalisyon siyasal bir illüzyon kurar fakat kurulan bu illüzyon gerçeğin en zayıf rüzgarında yıkılır. Yıkılan yapının altında ise her zaman olduğu gibi biz yönetilenler kalır.

Bumerang - Yazarkafe
Etiketler:
illüzyon koalisyon

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir adet yorum var.

  1. Abdurrahim ZARARSIZ diyor ki:

    Malum, Dünyanın süper gücü Amerika’da koalisyon olması mümkün değil. Avrupa da da son yıllarda bunun olmaması için seçim sistemi baraj sistemi üzerinde yapılan balans ayarları yapıldı. Ve bir ölçüde de başarılı olundu.(Yazıda anlatıldığı üzere orada koalisyonun bizdeki kadar zararlı olmadığı halde.) Neredeyse koalisyon ile idare edilen büyük Avrupa ülkesi kalmadı. Kendilerine gelince “tu kaka” olan şeyleri bize tavsiye ediyorlar. Dengeler, kutuplar, balans vs. vs. Yersek. Hadi ordan! Bir de bin yıllık geçmişimize bir bakın Allah aşkına… Ne koalisyonu ya! Koalisyon tartışmalarını temelden geçersiz kılan bu güzel yazı için Servet Kızılay’a teşekkürlerimi sunuyorum…

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun