AKP- MHP Koalisyonu kuruluyor-TSK Suriye’ye giriyor! – Fikrikadim

AKP- MHP Koalisyonu kuruluyor-TSK Suriye’ye giriyor!

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

 7 Haziran seçim sonuçlarının açıklanmasıyla Türkiye’nin gündemi kurulacak koalisyon hükümetine kilitlendi. Sözlü-yazılı malumat ve analizleri  harmanladığımda Ak Parti-CHP koalisyon hükümetinin kurulacağı hatta bu kararın seçim öncesinde masaya yatırıldığı ve üzerinde çalışıldığı bilgisine  ulaşmış, sizlerle paylamıştım. Ancak bunu söylerken olağanüstü bir durumda MHP ile koalisyon seçeneğinin tercih edilebileceğini de özellikle  belirtmiştim. Türkiye kamuoyunda dahi Ak Parti-CHP koalisyonu olabilirliği belirdi. Nitekim Avrupa başkentlerinde Ak Parti-CHP koalisyon  hükümetinin kurulması bekleniyor. Borsa’daki panik havasının kaybolmasını ekonomi uzmanları borsanın koalisyonu satın alması olarak  değerlendiriyorlar.

Yurtdışındaki görevinden dönen bir dostumla ayaküstü karşılaştığımızda birbirimize ilk sorumuz Ak Parti’nin koalisyonu hangi siyasi partneriyle kuracağı oldu. Ben kendi tezimi söyledim. Dostum da beklenti böyle olmakla birlikte supriz bir gelişme var dedi. MHP kaynaklarından duyduğuna göre Merkez Bankası eski başkanı, bir önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ekonomi danışmanı ve 7 Haziran seçimlerinde memleketi Uşak’ta MHP listesinden milletvekili seçilen Durmuş Yılmaz’ın, MHP genel başkanı Devlet Bahçeli’nin bilgisi ve talimatı doğrultusunda Ak Partili yetkililerle koalisyon hükümetinin kurulması için görüşmeler yaptığını ve TBMM Başkanının seçilmesinden sonra bunun kamuoyuna açıklanacağını söyledi. İtirazımı Koray Aydın’ın bir açıklamasıyla yapacak oldum; dedim ki -Türkiye’nin gördüğü DSP-ANAP-MHP son koalisyonunun arabulucularından Koray Aydın dahi AK Parti-MHP koalisyonuna ihtimal vermiyor, “-Yanılma payım sıfır. AKP-CHP koalisyonu oldu gibi” diyor şimdi bu sözü nereye koyacaksın,  muhatabım güldü geçti, sözlerine ekledi; “- uyuma, sen benim dediğime bak!” 

Ben CHP’li koalisyon tezinde ısrar ettiğimde TBMM Başkanlık seçimleriyle ilgili haberleri iyi takip etmemekle itham edildim. Doğrusu kızmadım değil. Bana sözünü ettiği haber metinleri gözümden kaçmış değildi ama gündemi meşgul etmek için ortaya atılmış faraziyeler gibi gelmişti. Derin kulislerin mahfillerin yabancısı olmayan dostumun sözünü ettiği haberler şunlardı. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Meclis Başkanlığı seçimlerinde başka bir adayı destekleyeceği iddialarına son noktayı koyarak, “Sonuna kadar adayımız İsmet Yılmazdır” açıklaması netleştiriyor. MHP ise Meclis başkanlığı seçimlerinin ilk üç turunda kendi adayını destekleyecek, son turda ise çekimser kalacak. İlk iki turda bunu yaptı. Bahçeli’nin “Meclis başkanlığında HDP ile aynı yönde oy kullanmayacağız” açıklaması CHP’ye oy vermeyi planlayan HDP ile aynı kulvarda yer almayacağını gösteriyor. Dolayısıyla MHP; ne HDP adayına ne de HDP’nin destekleyebileceği CHP adayına oy verecek gibi görünüyor. Son turda milletvekillerinin bir kısmı kendi adaylarına oy verebileceği gibi Ak Parti’nin de adayına oy verebilir.

Bu arada CHP ipe un serer görüntüsü veriyor. Kılıçdaroğlu’nun koalisyon şartlarını sıralayarak önceliklerinin ‘Doğrudan vatandaşın sorununa kilitlenmek. Kısır siyasi tartışmalardan uzak durmak. Hiçbir vatandaşı ötekileştirmemek’ olduğunu açıklaması hadi neyse de Türkiye sınırında yaşanan gelişmelere de değinen Kılıçdaroğlu’nun hükümete yüklenmesi ve  ‘Yanlış politikalarınız nedeniyle terör örgütleri bizim komşularımız oldu’ demesi koalisyon görüşmelerinin tıkandığı şeklinde yorumlanabilir. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, muhtemel koalisyon durumunda HSYK’nın, değişmesi gerektiğini söylemesi de Ak Parti kanadında hayra alamet bir gelişme görülmüyor.

Derin kulak dostuma göre Ak Parti-CHP koalisyonunun gerçekleşmeme ihtimalinin en büyük sebeplerinden birisi de CHP’nin Suriye politikaları konusunda AKP ile aynı fikirde olmaması ve bu konuda dış müdahaleye açık bir profil sergilemesi. Konuyu biraz açmasını rica ettim.  Geçen hafta İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore’un, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nu ziyaret ettiğini,  görüşmede, “Suriye, Ortadoğu’daki gelişmeler, Kıbrıs ve AB konularının” gündeme geldiğini, Moore’un olası bir koalisyonda CHP’nin izleyeceği dış politikaya ilişkin görüşlerini sorduğunu, Kılıçdaroğlu-Moore görüşmesinde, AKP’nin Kamu Güvenliği Müsteşarı iken “Kürt açılımında” aktif rol alan ve geçenlerde de HDP’ye oy verdiğini itiraf eden CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Murat Özçelik’in de bulunduğunu,  Moore’un, “El Nusra’nın, El Kaide’den bağımsız olmadığı konusunda hassasiyet gösterilmesini” istediği görüşmede, Kılıçdaroğlu’nun, “Suriye’deki krizin, bir müzakere masası ile çözülebileceğini” söylediğini,  Kılıçdaroğlu’nun, Suriye’deki sorunun çözümü noktasında, müzakere masasında, birçok aktörün yanı sıra Rusya ve İran ile Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın da bulunması gerektiğini vurguladığını kaydetti

Bu kadar mı dediğimde yetmez mi dedi ve ekledi, “-Hükümet kurma sürecinde son dönemde çıkmaza giren barış süreci önemli etkiye sahip. Suriye’de Kürtler’in kazandığı başarılar, koalisyon hükümeti kurma çalışmaları üzerinde baskı yaratıyor. Bu nedenle bu taleplere direnebilecek bir hükümetin kurulması kaçınılmaz.” Hem dedi “-AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay Pazar günü dikkat çekici bir açıklama yaptı, Atalay, “Tabanımızda daha çok MHP gibi çıkıyor, gazetelerde de bu yansıyor ama bu biraz da görüşmelere bağlı” diyerek parti tabanının koalisyon ortağı alarak daha çok MHP’yi istediğini belirtti.” Dostumun duyum, görüş ve analizlerini sizlere aktardım. Bir yerlere kaydedin bakalım o mu haklı çıkacak ben mi haklı çıkacağım.

AK Parti-MHP koalisyonun kurulma nedenlerinin başında Türkiye’nin olası sınır dışı operasyonlarına CHP ve HDP’nin onay vermeyeceği, karşı çıkabileceği ihtimali geliyor. Muhatabım ise bu konuda MHP yönetimi ile anlaşıldığını söylüyor. Ona göre Ankara Suriye’nin kuzeyinde savaş değil, güvenlik için tampon bölge istiyor. Bunun dayanağı ise BM’nin 1991’de verdiği 688 sayılı karar. Ona göre Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır dışı operasyonu beklenmedik bir gelişme değil. Zaten  PKK’nın güneydoğu da askeri birliklerin konuşlandırıldığı sınır karakollarına taciz saldırılarının olduğunu belirtiyor. Genelkurmay Başkanlığı’nın, PKK’nın Hakkâri Dağlıca üs bölgesine 29 ve 30 Haziran’da Doçka ve havan ile 2 kez saldırıda bulunduğunu açıkladığına dikkat çekiyor. PKK’nın Dağlıca’daki askeri üsse saldırıda bulunduğu, bu gelişmenin ardından PKK mevzilerinin F-16 savaş uçakları tarafından bombalandığını aktarıyor.

Olası Türk saldırısından korunmak için IŞİD; Türkiye sınırına yakın bölgede kontrolü altındaki tüm köylerin etrafına 4 metre derinliğinde ve 2,5 metre genişliğinde hendekler kazdırıyor. Yerel kaynaklar  ”IŞİD’in Türkiye yönünden gelecek herhangi bir saldırı için önlem aldığını, son günlerde Türkiye’nin müdahale ihtimalini konuştuklarını, IŞİD’in karadan gelecek bir saldırıya karşı kendisini emniyete almaya çalıştığı” bilgisini veriyor. Son olarak Karkamış ilçesinin karşısında bulunan Jarabulus bölgesini yaklaşık 2 yıldır elinde bulunduran IŞİD, sınır boyunda hendek kazma ve mayın yerleştirme işlemlerini sürdürüyor.

TSK’nın sınırdışı operasyonu ihtimali üzerine HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Rojava bölgesine asker göndermek yerine siyasetçileri gönderelim. HDP olarak biz buna hazırız. Türkiye’nin kaygılarını resmi olarak PYD yönetimine iletelim. PYD’yi Ankara’ya davet edelim, onların kaygılarını dinleyelim” dedi. PYD Eşbaşkanı Salih Müslim ise “Türkiye’nin Rojava’ya ancak NATO kararıyla girebileceğini, böyle bir durumda IŞİD’den veya herhangi bir güçten gelen saldırılar karşısında durduk. Başka yerden gelirse de buna direniriz” açıklamasında bulundu. TSK müdahalesine karşı PYD/YPG güçlerinin Suriye’nin Haseke kentinde IŞİD karşısında geri çekilmek zorunda kalan Esed güçlerine ait birçok tank ve ağır silaha el koyduğu iddia ediliyor. Esed güçlerinin TSK’ya karşı kullanılmak üzere anlaşmalı olarak bunları PYD’ye bıraktıkları belirtiliyor.

Hükümetin Suriye’de savaşa girme planlarına ilişkin olarak iki seçeneğinin netleştiği öne sürüldü: Cerablus’un IŞİD’in eline geçmesinin önlenmesini sağlamak ve sınırda TSK eliyle güvenli bir hat oluşturmak. Öte yandan sınıra askeri araç sevkiyatı da sürüyor. Suriye sınırındaki Kilis’e askeri araç sevkiyatı yapıldı. 5. Zırhlı Tugay Komutanlığından çıkış yapan 32 tank, zırhlı personel taşıyıcılar ve askeri personeli taşıyan otobüsler, güvenlik önlemi altında Kilis’e hareket etti. Tank ve diğer askeri araçlar, Suriye sınırındaki Elbeyli ilçesinde belirlenen noktalara konuşlandırılacak.

İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden Daily Telegraph Ortadoğu editörü Richard Spencer; Türkiye’nin Suriye topraklarında askeri bir müdahaleye hazırlandığını yazdı. Türkiye, IŞİD ve Kürtleri durdurmak için Suriye işgaline hazırlanıyor” başlığıyla yazılan haberde, bu planın Suriye’deki iç savaşı, Avrupa sınırlarındaki bir uluslararası çatışmaya dönüştürebileceği belirtiliyor. Haberde, “Türkiye, iç savaşın yüz binlerce mülteciyi sınır ötesine yollamasından bu yana, Suriye’nin kuzeyinde uluslararası güçler tarafından korunan bir tampon bölgenin kurulması çağrısı yapıyor.” deniliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner ise, Türkiye ve Ürdün’ün Suriye’de tampon bölge oluşturacağı konusunda delil olmadığını söylüyor.

Uzun sözün kısası koalisyon hükümetinin kurulması ve Türkiye’nin Suriye sınırlarındaki de facto durum için hazırlık yaptığı sınır dışı operasyonla ilgili, diplomasi kulislerinde konuşulanlar bunlar. Dostumun haklı çıkmasını Allah var istemiyorum. Lakin kendi tezlerimin yalanlanması pahasına olası bir siyasi ve askeri gelişmeyi atlamamak için sizlerle paylaştım. Hükmü zaman versin bizler tarihe tanıklığın hazzını yaşayalım.

Twitter:@ oc32oc39  

omurcelikdonmez@hotmail.com    

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun