ABD’nin stratejik ortağı IŞİD, eğit donat partneri PYD – Fikrikadim

ABD’nin stratejik ortağı IŞİD, eğit donat partneri PYD

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Amerika IŞİD’e karşı gerçekten savaşıyor mu? Hava saldırıları hariç hayır! Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, ABD’nin teröristleri eğitmek için milyarlarca dolar harcadığını, terör örgütü IŞİD’i de ABD’nin finanse ettiğini öne sürdü. İranlı ve Iraklı yetkililerinde zaman zaman bu tür açıklamaları mevcut. Suriye’nin kuzeyindeki Haseke kenti, son günlerde IŞİD hedefinde. IŞİD’in Haseke saldırısı sürerken, örgütün yayımladığı videolarda ABD yapımı BGM-71 TOW füzelerini kullandığı görülüyor. Suudi Arabistan’ın da elinde çok sayıda TOW olduğu biliniyor.

Kobani savaşı ve Şengal savaşı sırasında sözde Kürt güçlerine Amerikan uçakları tarafından atılan silah ve mühimmatın bir kısmı IŞİD’in eline geçmişti. ABD; IŞİD’in hareket kabiliyetini ve stratejisini doğru okuyabildiği zamanlarda bundan yararlanma yoluna gidebiliyor. Rahmetli Necip Fazıl’ın şu dizeleri sanki Amerika ve IŞİD ilişkilerini anlatmak için terennüm edilmiş; “Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın; Gündüz geceye muhtaç banada sen lazımsın” Suriye ve Irak denkleminde ikisinin de birbirine ihtiyacı su götürmez gerçek. Amerika IŞİD’i bölgeyi tasarımlamak için adeta buldozer gibi kullanıyor.

ABD ile Türkiye arasında görüşülen eğit-donat projesinin detaylarında uzlaşılmış, mutabakat, ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass ve Türk Dışişleri Bakanlık Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu tarafından imzalanmıştı. Daha sonra ABD ordusu, Ankara ile imzalanan anlaşma uyarınca  Suriyeli ılımlı muhalif grupların Türkiye’de eğitilmelerine başlandığını duyurmuştu. Eğit-Donat kapsamında IŞİD’e karşı 3 yılda iki bin muhalif eğitilerek Suriye’ye gönderilecekti.

Eğitim için ABD Özel Kuvvetleri’nden 123 asker Türkiye’ye gelmiş, 40’ı Kırşehir’e, 83’ü silahları dağıtmak için İncirlik’e konuşlanmıştı. Sözde Türkiye’deki eğit donat için 400 civarında muhalif ancak temin edilebilmişti. Daha sonra yapılan açıklamalarda ise eğit donat için yeterli sayıda muhalif insan kaynağı bulunamadığı için programın askıda kaldığı belirtilmişti.

Lakin bölgedeki son gelişmelere bakıldığında askıya alınan eğit donat programının Suriye’deki Kürt unsurlara uygulandığı görülüyor. ABD, politik ve askeri olarak PYD’nin bölgede bir güç olmasına destek verdiği gibi, Rojava’nın bütünüyle YPG’nin denetimine geçmesi ve PYD’nin politik inisiyatifi ele alması, ABD’nin gelecek çıkarlarıyla da uyumlu görünüyor. Bu fiili durumun stratejik bir ittifak mı yoksa bölgesel ilişkilerin getirdiği dönemsel politik çıkarların bir sonucu mu olduğunu elbette zaman gösterecek.

Fakat her iki taraf içinde yani ABD ve PYD’nin, bugünkü ittifakın bütünüyle konjonktürel olduğunun farkında oldukları söylenebilir. Birbirlerinin sırtını kaşıyorlar. ABD kendi çıkarları noktasında belirlediği stratejinin uygulanabilirliği için PYD’yi destekliyor. PYD ise Rojava’nın bağımsızlığının korunması ve mevcut durumun sürdürülebilirliği için ABD merkezli koalisyon güçleriyle işbirliğini vazgeçilmez görüyor. Ortada tamamen çıkar ilişkisi var denilebilir.

Sahi ne oldu da durup dururken Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesi neden konuşulmaya başlandı.  Suriye’de, Türkiye sınırındaki Tel Abyad kentinin Kürt Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) askeri kanadı Halk Koruma Birlikleri‘nin (YPG) de içinde bulunduğu muhaliflerin kontrolüne geçmesi, ABD-PYD ilişkilerini yeniden gündeme getirdi. Genel kabule göre Ankara’nın Suriye Kürtlerinin; Afrin, Kobani ve Cezire kantonlarını birleştirerek, ülkenin kuzeyinde Irak sınırından Hatay’a uzanacak bir özerk bölge oluşturmasını istemediği var sayılıyor. YPG-YPJ güçleri ta Cîzîr’den Kamışlo’ya ordan Kobanê’ye Türkiye’nin 877 kilometrelik sınırının dörtte üçünü kontrolü almış durumda. Aslında Amerika’ya muhatap PYD değil benim mesajı veriliyordu.

IŞİD veya PYD bölgelerine yönelik olası Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyonundan nasıl vaz geçildi, hiç merak ettiniz mi? Hemen uluslararası merkezlerle irtibatlı yazar çizer uzman takımı sahaya indirildi. Suriye’ye dönük bir ‘askeri operasyon’un Türkiye’yi olmadık maceralara sürükleyeceği, bunun da hem iç barışı, hem bölgesel barışı olumsuz etkileyeceği, Böylesine kritik bir kararı, -eğer ille de alınacaksa- 7 Haziran seçimlerinden sonra kurulacak yeni hükümete bırakmak gerektiği,  Tayyip Erdoğan’ın Suriye’ye operasyon diye tutturmasının son derece tehlikeli bir oyun olduğu,  Erdoğan’ın Türkiye’yi kanlı bir tuzağa çekebilecek ‘seçim oyunu’nun, Saray’la Genelkurmay karargâhını karşı karşıya getirmiş olduğu, yorumları medyada paylaşıldı.

“ABD, Türkiye’nin Tel Abyad başta olmak üzere Kuzey Suriye’deki Kürt bölgesine ilişkin görüş ve isteklerine açık destek veriyor”  bilgisinin yanlış olduğu Washington merkezli düşünce kuruluşu German Marshall Funddan Türkiye uzmanı Joshua Walker tarafından açıklandı. Joshua Walker “ABD hükümetinde de çalışmış biri olarak şunu söyleyebilirim: Biz asla tam destek vermeyiz” dedi. Mutabakat sağlanmadan Suriye topraklarına girilmesinin, Türkiye’yi zor durumda bırakacağını savunan 26’ncı Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, “Girersiniz ama çıkamazsınız” görüşünde olduğunu belirtti.

Türkiye’nin Suriye’ye askeri harekât planları üzerine konuşan Murat Karayılan, “Açıkça söyleyeyim: Eğer onlar Rojava’ya müdahale ederlerse biz de onlara ederiz” açıklamasında bulundu. Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuri Uşakov, IŞİD’in Irak ve Suriye’nin önemli bir kısmında kontrolü ele geçirdiğini, koalisyon güçlerinin daha etkin mücadele için Şam ile işbirliğinin şart olduğunu söyledi. Yani Türkiye’nin askeri müdahalesini onaylamadıklarının altını çizdi. İran’ın Ankara Büyükelçisi Ali Rıza Bikdeli, Suriye’nin kuzeyindeki çatışmaların Türkiye’ye doğru yaklaşmasının bir komplo olduğunu söyleyerek Türkiye’yi uyardı.

Savaş tamtamlarının ardından Suriye’nin kuzeyini an be an takip eden Türkiye Silahlı Kuvvetleri (TSK) tüm birimleri ile bölgeye yakın birliklerini alarma geçirdi. Angajman kuralları değiştirildi. Daha önce Esad rejimini hedef alan angajman kurallarının bu kez IŞİD’e uygulanması kararlaştırıldı. IŞİD’in  düşmanca algılanması, sınıra yaklaşırsa vurulması kararı alındı. Olası Türk saldırısından korunmak için IŞİD’in Türkiye sınırına yakın bölgede kontrolü altındaki tüm köylerin etrafına 4 metre derinliğinde ve 2,5 metre genişliğinde hendekler kazdığı ortaya çıktı. Yerel kaynakları  ”IŞİD’in Türkiye yönünden gelecek herhangi bir saldırı için önlem aldığını, son günlerde Türkiye’nin müdahale ihtimalini konuştuklarını, IŞİD’in karadan gelecek bir saldırıya karşı kendisini emniyete almaya çalıştığı” bilgisini verdiler.

Tüm bu hummalı savaş hazırlıklarına, savaş tamtamlarına  rağmen dünkü yazımda; “ Ben yine de Türkiye’nin Suriye’ye hangi nedenle olursa olsun müdahalede bulunacağına ihtimal vermiyorum. Türkiye; sınırlarının dibinde yaşanan güvenlik sorununun Özgür Suriye Ordusu içindeki güvendiği birimlerce çözülmesine destek verecektir. Olağanüstü bir gelişme ancak Türk ordusuna ileri marş hedef Suriye dedirtebilir. Kürt kantonlarının aralarındaki IŞİD bölgelerini IŞİD’den arındırarak oluşturacakları koridor, emperyalizmin çıkarlarına hizmet etmediği sürece, Türkiye’nin karşı çıkacağı bir durum olmaz” demiştim.

Nitekim son Milli Güvenlik Kurulu toplantısında açıklanan karar metni, çaya çorbaya limon kabilinden. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu toplantısında Suriye’deki gelişmeler ele alındı. Toplantı sonrası açıklamada “Bölgede sivil halkı hedef alan terör saldırıları ile demografik yapının değiştirilmesinden duyulan endişe dile getirilmiştir” denildi. Yani ne IŞİD ne de PYD ile savaşın esamesi MGK kararında okunmadı. Sağ olsun MGK beni yalan çıkarmadı.

Tüm bunlar ABD ile Türkiye arasındaki gizli mutabakatın yansıması desem bana kızar mısınız? ABD ile Türkiye arasındaki işbirliği görünürdeki sorunlara rağmen tıkır tıkır işliyor. Türkiye kendi eliyle ateşe dokunmaktansa maşa kullanmayı tercih ettiğinden, Türkiye’nin onay verdiği bir grupla Suriye sınırları yeniden düzenleniyor, dengeler yeniden kuruluyor. ABD biliyor ki eğer Türkiye’nin oluru ve onayını almazsa bölgede at oynatamaz. PYD tüm Türkiye karşıtı söylemlerine rağmen Türkiye’nin sahaya sürdüğü yerel bir aktördür. Takdir etmek gerekir ki rolünün hakkını iyi veriyor. Amerika Türkiye ile anlaşmalı ve bilgisi dâhilinde olarak PYD ile işbirliği yapıyor. Türkiye’nin savaşa girmesini bekleyenler avucunu yalasın dursun!

Twitter:@ oc32oc39  

omurcelikdonmez@hotmail.com 

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

6 adet yorum var.

  1. Turan Yılmaz diyor ki:

    yav he he, anlat anlat heycanlı oluyo, adamlar sınırlarının dibinde Kürt devleti kuracak siz hala ölemi bölemi diyosunuz yuhhh artık

  2. Hüseyin Ertaş diyor ki:

    “PYD tüm Türkiye karşıtı söylemlerine rağmen Türkiye’nin sahaya sürdüğü yerel bir aktördür. ”
    Bu ifade geriye tartışılacak pek bir şey bırakmıyor. İyi de bizim idareciler niye saçlarını başlarını yoluyorlar? Onlar da mı rollerini oynuyorlar? Eğer böyleyse, rollerini PYD’den daha iyi oynuyorlar diyebiliriz.

  3. Komençero Aslı diyor ki:

    Salih mÜSLİMİN patronu Abdullah Öclan, Serok Apo nun sözünden dışarı çıkmazlar onlar amerikayı, amerika onları kullanıyor Ömür bey bence çok iyi teşhis koymuş, Türkiye de amaerikayı ve bunları eş zamanlı kullanıyor

  4. Zeynebi kıyam diyor ki:

    Işid çetesi siyonist israil projesi mslümanlar uyansın ne cihadı müslüman halkı katletmekten başka yaptıkları bir şey yok

  5. muharrem diyor ki:

    işid 800 kişiyle 30000 kişilik iran destekli ırak ordusunu kovaladı o silahlar sanırım oradan ganimet
    ayrıca biraz önce ucaklar avaşin i bombalamış
    yep yeni bir döneme giriyoruz
    misilleme gelirse ordu 900 km sınıra topyekun vurabilir

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun