Gizli düşman: Medya gerçeği – Fikrikadim

Gizli düşman: Medya gerçeği

serdar Bozdoğan

Serdar Bozdoğan

Yaşam hızla sürüp geçerken hayatı kolaylaştıracak unsurlara her zaman önem vermekteyiz. Bunların başında ise medya organları gelmektedir. Akşam eve geldiğimizde evde selam verip sohbet ettiğimiz en iyi arkadaşımız haline gelmiştir. Oturup rahat rahat televizyonun karşısında istirahat ederken kimin ne yemek yapıp yarışmacı misafirleri tarafından azarlandığını izlemek, adrenalin duygusunu zirve noktasına çıkartan hangi kutudan ne kadar para çıkacağına tanık olup zihinsel anlamda bahiste bulunmak, magazin programlarına dalıp kim kiminle, nerde, nasıl, neden gibi sorulara takılıp bol bol dedikodu dinlemek, hangi emekli bey ya da bayanın evlenme programlarında boy gösterip sergilediği tavır ve tutumlarına gülerek ağlamak, kederle sarılı bir aile dramı, bir zengin ile fakirin aşkı, köşklerde süregelen bir yaşam hikayesi, mafyanın cazibesi, ağlanacak halimize güldüğümüz komedi filmleri, bir hanım ağanın hayatı, zengin ama çok mutsuz bir iş adamının hayat serüveni, bunalmış ev kadınları, şehirli artist mankenlerin podyumda kariyer arayışı, her şeyle dalga geçen şov programları, gece yarısından sonra başlayan erotik filimler derken gece biter…

Sabah gün başladığında dünya düzenini değiştirecek kadar önemli gelişmelerin yaşandığı günümüzde bütün bu gelişmelerden uzak yeni güne uyuşmuş bir beyin, akşamdan kalmış bir yorgunluk hikâyesi ile günü geçirip mesainin dolmasını hedefleriz. Sabah elimize aldığımız gazetelerden gündeme dair değerlendirmelerde bulunur çevremize siyasi dehalığımızı ispat etme gayreti içerisinde naralar atarak bir şeyleri kanıtlama arayışı içerisine gireriz. Gündem bellidir her zamanki gibi, mevcut hükümetin beceriksizliği, gericiliği, yobazlığı, yolsuzluğu ve iktidarın başarısızlığından artan yoksulluk oranı v.b. olaylar sorgusuz sualsiz, aslı teyit edilmeksizin ardı arkasına sürmanşetle dizelenmektedir. Hiçbir gazetede yeni açılan bir devlet tesisini, devletin ve milletin lehine uygulamaya alınan uluslararası bir anlaşmayı yada yurtdışına dost ve akrabalara yapılan büyük yardımları, TİKA tarafından dünya genelinde onarılan tarihi eserlerin haberleri, dışişleri bakanlığınca yürütülen çalışmalar doğrultusunda yabancı ülkelerde kalkan zorunlu vize uygulaması gibi haberlere asla yer verilmezken, milleti kışkırtan, karşıt görüşleri birbiri ile münazaralara sevk eden, siyasi tartışmaları tetikleyen, milli ve manevi değerleri ayaklar altına alan, yeri geldiğinde mevcut hükümete karşı silahsız darbe girişimi hamlesine soyunan kişisel basın yayın ilkeleri günümüzde kol kanat gezmektedir.

Zihin belirli bir süre bu olumsuz etkenlerle birlikte mutsuzluğa sevk edilerek farklı bir arayış içerisinde girmeyi arzuladığı anda hemen moda ve trend duygusunu aşılayarak eğlence sektörüne yönlendirme işlemini gerçekleştirmektedir. Kimin ne giyeceği, nasıl giyeceği, stil ve tarzlarına varıncaya kadar ince ayarlar verip kişinin olduğunun ötesinde farklı bir kimlik sürecine bürünmesine sebep olmaktadır. Basın, yayın ve medya organlarının subliminal mesaj literatürde gözle görülmeyen, kulakla duyulmayan ama bilinç altını fark ettirmeden etkileyerek beyni yönlendirmeye çalışan gizli medya silahını yasak olmasına rağmen kanuna aykırı bir üslup içerisinde kullanmaktadırlar. Reklamlar, çizgi filimler, şarkılar, türküler, diziler, filmler içerisinde şeytani ayrıntıları empoze ederek zihin kontrolü yapılmak istenmektedir. Bu işin sadece bir ticari yönü yok. Asıl hedefin insanların zihinlerini körelterek reklam politikaları ile empoze ettikleri ürünlerin tüketimini sağlamak başta olup yasa dışı ve sapık düşünceler dahi gözde silahı haline gelmiştir. Basın yasın ve medya unsurlarına baktığımızda patronlarının ve yakınlarının olumsuz hadiseleri gizlenip, yayından uzak tutulurken, talep edilen işlemi gerçekleştirmeyen bir devlet görevlisi yada siyasetçinin ismi ve şanı linç edilmekten kendisini kurtaramamaktadır. Yayınlanan dizi ve filmler aynı zamanda genç nesillerin zihinlerini körelterek moda ve trend duygusu içerisinde beğenilen olma arzusunu aşılayarak kültürel ve ahlaki değerlerin zedelenmesi hedeflenmektedir.

Günümüzde hızla gelişen teknolojiyle birlikte internet üzerinden yapılan iletişim ve arkadaşlık siteleri ( fecebook, twitter v.b. ) medya ve basın uygulamasını kolaylaştırırken bunun alt yapısına hazır olmayan ülkemiz olumsuz bir şekilde etkilenmektedir.

Bilinçaltını etkileyen subliminal mesaj ( başka bir objenin içine normal insan algısı limitlerinin altında işaret ya da mesajın gömülmesi sureti ile fark edilmeden insanların bilinçaltlarını yönlendirmek ve bu yönlendirme sonrasında siyasal ve ticari kazançlar elde etmek amacıyla yapılan çalışmaların tümü olarak tanımlanabilir.) Söz konusu çalışmalar ile insan üzerinde insan iradesi dışında belli bir olgu veya kavramın pekişmesi, pekişme sonrasında algılamada seçicilik oluşturulmak sureti ile siyasal ve ekonomik kazanımlar sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu gün için Türkiye de bu tarz çalışmalar reklam ve siyasal amaçlar için çok sık olarak kullanılmaktadır.

Tarihsel gelişimde olduğu gibi Türkiye’de de bu tarz mesajların verilmesi hukuken yasaktır. Ancak uygulama istenildiği veya beklenildiği kadar etkili olamamaktadır. Söz konusu yasal düzenlemeleri incelemek gerekirse;

Düzenleme olarak anayasanın 58. maddesinde “gençliğin korunması” ile ilgili düzenleme gösterilebilir. Bu düzenleme ile yarınlarımızın teminatı olan gençlerimizin düzgün bir şekilde yetişmesi ve zararlı alışkanlıklara kapılmaması amaçlanmıştır. Bu düzenleme ile gençlerimizi olumsuz yönlendirme olarak nitelenebilecek subliminal mesajlarda korunması gerekecektir. 3984 sayılı ve 6112 sayılı RTÜK kanunlarında bu hususa ilişkin düzenleme getirilmiştir. Söz konusu düzenleme ile yapılacak yayımların genel esasları belirlenmiştir.

Medya kuralları yeniden dizayn edilerek milli bir ilke ve prensip anlayışı içerisinde işlevsellik kazandırılarak aslına bürünüp yalnızca toplumu bilgilendiren, bilinçlendiren ve dünya gündeminden adıl ve dürüst bir şekilde faaliyete bürünmesi, asla şantaj ve karşı hamle hususunda kullanılmaması gerekmektedir. Bunun yanı sıra medya ve basın kuruluşlarına hitap eden devlet kurumlarının yeniden reform işlemleri ile dizayn edilerek, işin ehli olan yöneticiler eşliğinde hizmet politikasına hazır hale getirilmelidir.

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun