En genç vekillikten en yaşlı üyeliğe – Fikrikadim

En genç vekillikten en yaşlı üyeliğe

Önce en genç milletvekili, sonra en genç bakan olarak aktif siyasete girdi. Bugün en yaşlı milletvekili sıfatıyla Meclis’i yönetiyor. Deniz Baykal yeni TBMM başkanı seçilip göreve başlayana kadar devletin iki numaralı ismi olacak.

1973’te ilk kez seçildiğinde en genç milletvekiliydi. 1974’te kurulan hükümette de en genç bakan…  Baykal 42 yıl sonra dokuzuncu kez girdiği TBMM’nin bu kez en yaşlı milletvekili. 1938 doğumlu Baykal, Meclis’e girdiğinde 35 yaşındaydı, bugün 77 yaşında. En yaşlı üye olduğu için TBMM’nin 25. dönem açılışında 10 günlüğüne Meclis Başkanlığı görevini üstlenecek. Baykal bu süre içinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yurtdışı seyahatleri sırasında da Cumhurbaşkanlığı makamına vekâlet edecek.

Baykal, 1974’te en genç bakan olarak hükümete girdi. [Fotoğraf: AA-Arsiv]

Meclis içtüzüğüne göre, yeni seçilen vekillerin yemin ettiği ilk oturumdan itibaren beş gün içerisinde Meclis Başkanı ve Başkanlık Divanı için adaylık süreci başlayacak. Partiler adaylarını belirleyecek. Beş günün sonunda bu sefer seçim için ikinci beş günlük süre başlayacak. Süreç 10 gün içinde tamamlanacak.

16 yıldan uzun süre CHP Genel Başkanı’ydı

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, siyaset sahnesine ilk girdiği yıllardan itibaren ön saflarda yer aldı. 1974’te partisinin Milli Selamet Partisi ile kurduğu koalisyonda etkin olan Baykal, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra oluşturulan 1982 Anayasası’yla beş yıl boyunca siyasi yasaklılar listesine girdi. Kısa bir süre askerin gözetimi altında kaldı. Yasağın sona ermesinin ardından 1987’de yapılan ilk seçimde, CHP’nin devamı niteliğindeki Sosyal Demokrat Halkçı Parti’den yine Antalya Milletvekili seçildi. Daha sonra partinin genel sekreteri oldu.

1978’de Enerji Bakanı olan Baykal, 40 yaşında ikinci kez kabineye girmiş oldu. [Fotoğraf: AA-Arsiv]

1992 yılında, yani 54 yaşındayken CHP yeniden kurulduğunda genel başkan oldu. 1992’de oturduğu genel başkanlık koltuğundan 1999 Genel Seçimi’nde partisi barajı aşamayınca kalksa da, bu durum fazla uzun sürmedi. 2000 yılındaki olağanüstü kurultayda yeniden genel başkan seçildi.

Baykal, 2010 yılında internete sızan görüntülerinin ardından görevinden istifa etti.

Genel başkanlıktan istifa etmesinin üzerinden dört yıl geçtikten sonra, dönemin başbakanı Erdoğan ‘Baykal’a kaset komplosu paralel yapının işi’ diyerek Gülen Cemaati’ni suçladı. Bunun üzerine Baykal “Sayın Başbakan’ın elindeki kanıtları, delilleri paylaşmasını bekliyorum” açıklaması yaptı. Erdoğan’ın, ‘Görüntülerin kaldırılması talimatını ben verdim’ açıklaması üzerine “Şimdi pekâlâ bir insan hem kasetin hazırlanması talimatını verebilir, hem kaseti servise sokturabilir, hem de sureti haktan gözükmek, bu konudaki kirli tezgâhın kendisiyle ilgili olmadığı izlenimini vermek için böyle konuşmuş da olabilir” dedi ve olayın faili olarak Erdoğan’ı işaret etti.

İlk kez 1992’de CHP Genel Başkanı olan Baykal, 1999’da verdiği kısa bir aranın ardından 2010’a kadar bu göreve devam etti. [Fotoğraf: AA-Arsiv]

2003 ve 2015’te Erdoğan ile görüşmeleri ses getirdi

AK Parti’nin tek başına iktidara geldiği 2002 Genel Seçimi’nde AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasi yasağı sebebiyle milletvekilliğine adaylığını koyamamıştı. Baykal’ın liderliğinde CHP, Erdoğan’ın aday olabilmesi için gereken anayasa değişikliği lehine oy kullandı ve Erdoğan bu yolla önce milletvekili, ardından başbakan oldu.

Bu anayasa değişikliği öncesinde Baykal’ın, rakibi Erdoğan’la Beylerbeyi’nde bir balıkçıda bir araya geldiği iddiaları ortaya atıldı. Baykal yıllar sonra bu görüşmenin 2003 yılında, yani oylamadan sonra yapıldığını, anayasa değişikliği için ne Erdoğan’la. ne de AKP’den bir yetkiliyle konuştuğunu açıkladı.

7 Haziran 2015 Genel Seçimi’nin ardından hiçbir parti tek başına iktidara gelecek milletvekili sayısına ulaşamayınca, koalisyon için partiler kendi içlerinde değerlendirme toplantılarına başladı. Bu ortamda seçimin üzerinden üç gün geçmişken, 10 Haziran günü Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni dönemin en yaşlı vekili olarak geçici bir süre meclis başkanlığı yapacak olan Deniz Baykal ile görüşme talep etti.

Görüşme yaklaşık 2 saat 15 dakika sürdü. Görüşmenin ardından Deniz Baykal bir açıklama yaparak Erdoğan’ın partisine iletmek üzere herhangi bir mesaj vermediğini söyledi:

“Türkiye’nin bu ortamında ne yapmak lazım, bunu konuştuk. Koalisyon görüşmesi için gitmedim. Herhangi bir yetkiyle de gitmedim. ‘Niye beni çağırdı?’ dedim kendime. Herhalde meclis başkanlığına vekâlet edeceğim diye. Bir de yıllarca siyasette bulunduğum için… İnsanlar uzun süre iktidarda olunca söylenmesi gereken her şeyi etrafındakilerden duyması mümkün değil. Önemli olan şeyleri söyledim.” 

Meclis Başkanlığı seçimi koalisyon görüşmeleri için prova niteliğinde

Deniz Baykal’ın geçici bir süre için yürüteceği Meclis Başkanlığı’na on gün içerisinde bir ismin seçilmesi gerekiyor. 7 Haziran Genel Seçimi Meclis’te partiler açısından AK Parti’nin 258, CHP’nin 132, MHP’nin ve HDP’nin de 80 milletvekili çıkardığı bir tablo oluşturdu. Bu tablo hiçbir partinin Meclis Başkanlığı için kendi adayını desteksiz çıkarmasına imkân vermiyor. Çünkü dört turdan oluşan Meclis Başkanlığı seçimi için ilk iki turda adayların 367 ya da üçüncü turda 276 çoğunluğu sağlamasını zorunlu kılıyor. Bu da koalisyonun ilk provasının Meclis Başkanlığı seçimi için yapılması anlamına geliyor.

Gizli oyla yapılan Meclis Başkanlığı seçiminin ilk iki turunda üye tam sayısının (550) üçte iki (367) çoğunluğu gerekiyor.

Kaynak: Al Jazeera

Etiketler:
CHP Deniz Baykal TBMM

YAZAR HAKKINDA

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

  • YORUM
yorum ikonu
2016-11-13 10:18:12
yorum ikonu
NATO’nun IŞİD maskesiyle Türkiye operasyonu! | Bayraksevdasi.com: […] İstanbul Atatürk Havalimanı terör saldırısını gerçekleştiren canlı bombaların eylem
2016-10-13 16:50:13
yorum ikonu
Sözleşmeli öğretmenlik için ön başvurular devam ediyor – FİKRİKADİM: […] MEB 5 bin sözleşmeli öğretmen alacak […]
2016-09-07 00:47:43
Facebookta bizi bulun