Turistimiz çok kazanç yok – Fikrikadim

Turistimiz çok kazanç yok

Türkiye dünyada en çok turist çeken altıncı ülke. Ama gelir sıralamasında ilk 10’a giremiyor. Neden? 

Onur Erdoğan, Kemal Soğukdere

07.00-10.00 arası kahvaltı. 10.30’dan itibaren ‘geç kahvaltı’, erken uyanmak istemeyenler için. 12.00’de öğle yemeği. Gündüz aperatif ikramı. Dondurma. Havuz başında sınırsız içki. Öğleden sonra kahve, pasta ikramı. Akşam yemeği. Gece yarıma kadar sınırsız abur cubur. Charter uçuş, havaalanı transferi, konaklama. Hepsi, yüksek sezonda, günlük 100 Euro.

Türkiye turizminin başkenti Antalya’da beş yıldızlı bir otelin ortalama hizmeti bu. Bunun adı “Her şey dâhil” sistemi. Turist sayısının bu kadar çok olması da, yüksek sayıya rağmen az kazanç bırakıyor olmaları da kimilerine göre bu sistemle ilgili.

antalyaBirleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün (BMDTÖ) son verilerine göre, Türkiye dünyada en çok turist çeken altıncı ülke. 2013 yılında 37,8 milyon yabancı turist geldi. Bu bir yıl öncesine göre yüzde 5,9 artış demek.[1]

Sayı yüksek ama turizm geliri aynı oranda değil. Türkiye ilk 10 ülke arasında yer almıyor. Bir yıl önceki gibi yine 12’nci sırada.

Gazi Üniversitesi Turizm Fakültesi’nden Prof. Dr. Mehmet Yeşiltaş “En büyük sorunlardan biri her şey dâhil sistem.” diyor. “Turist geliyor gelmesine ama otelde yiyip içiyor. Dışarıda para harcatamıyoruz. Az bir parayla tatilini yapıp gidiyor.”

Antalya’da beş yıldızlı bir oteldeyiz. Mayıs başı olmasına rağmen yüzde 70’e yakın doluluk var. Yeme içme faslı sabah erkenden başlıyor ve geceyarısına kadar aralıksız sürüyor. Turistler, eğer aldıkları ekstra turlar yoksa, otelden çıkmıyor.

Alman Marshall Kauhantach 18 yıldır Antalya’ya geliyor. “Burada hiçbir şey yapmamıza gerek kalmıyor, yemek yapmak, alışveriş yapmak zorunda değiliz.”

Tony Montana ona destek veriyor: “Güzel bir şeyler yemek için restoran restoran dolaşmamız gerekmiyor, otelde zaten her şey var.”

Maloch Jana kızı ve torunuyla Çek Cumhuriyeti’nden gelmiş. “Çocuklar için çok uygun. Oyun alanları var, havuzlar var. Çocuklar hem eğleniyor hem de onlar için çok güvenli.”

Avusturyalı Erika Cekal de tatilinden son derece memnun. “Doktor bile var otelde. Vereceğimiz toplam parayı da biliyoruz, kafamız rahat ediyor.”

Turistlerin her şey dâhil sistemden memnuniyeti rakamlara yansıyor. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB), Akdeniz Üniversitesi ve ICF Airport’un 2008’de yaptığı bir araştırmaya göre, turistlerin yüzde 85’i Antalya’ya paket turla geliyor.[1]Antalya Valiliği, AKTOB, Akdeniz Üniversitesi ve ICF Airport’un 2011’de yaptığı ortak araştırmaya göre de, turistlerin yaklaşık yüzde 84’ü sistemden hoşnut.[2]

Çoğu esnaf için ise tam tersi söz konusu.

Anıl Yılmaz (Kuyumcu):kuyumcu“Bazı müşteriler gelip ‘Bize her şey dâhil öyle olunca yanımızda para getirmiyoruz.’ diyor. Bu yüzden çok alışveriş yapamıyorlar. Sadece başlarına sağlık sorunu gelecek olursa kullanacakları bir parayla geliyorlar. Yarım pansiyon olsa esnafı çok daha mutlu eder.”

 

(Kenan Çandır (Kuaför):kuaför-600x400 “Otellerde de kuaförler var bu durum bizi etkiliyor. Ancak orada fiyatları yüksek bulurlarsa buralara geliyorlar. Parası bol olan, zevkine düşkün olan otelde hallediyor işini, dışarı çıkmıyor.”

 

(Ali Tanışdil (Gözlükçü):gözlükçü-600x400 “Tam oturup pazarlığa başlıyoruz adam saatine bakıyor ‘Gitmemiz lazım, kahve, kek verecekler otelde.’ diyor kalkıp gidiyor. Başlangıçta oteller bunu yapmak istemedi ama acenteler çok zorladı. Müşteri getirmedi yapmayan otellere. Ama kalite düştü. Eskiden harbi garsonlar çalışırdı, servis nasıl yapılır bilirdi. Şimdi komiler garson oldu, boş topluyor başka bir şey yaptığı yok. Bu bölgeye de şimdi bu profile uygun, fazla beklentisi olmayan turistler geliyor.”

Ali Bilir (Ayakkabı satıcısı):ayakkabıcı-600x400

“Düşünün ben bir yere tatile gidiyorum, her şey dâhil olduğu zaman ne yaparım? Yerim, içerim, eğlenirim, yatarım, günümü doldurur çıkar giderim. Dışarıya neden çıkayım ki? Eskiyi hatırlıyorum, söz temsili otelde bir bira 5 Euro ise dışarıda 2-3 Euro idi. Dışarıya çıkmak daha avantajlıydı. Aslında biraz esnafın da suçu var. Yerli turiste nasıl satıyorsan yabancı turiste de öyle satmalısın. ‘Vur-kaç’ taktiği yaptılar uzun zaman, her şey dâhil sistemin yerleşmesinde bunun da etkisi var.”

Ali Bilir’in özeleştirisi her şey dâhil paketlerin ortaya çıkışıyla ilgili fikir vermesi açısından önemli. Turizm acentesi sahibi Ramazan Çeliktürk sistemin, esnafın bilinçsizliğiyle yaygınlaştığını söylüyor. “Bu iş 1990’ların sonunda başladı birkaç otelle, sonra herkes buna geçmeye başladı rekabet yüzünden. Başlangıçta yanlış bir stratejiydi bence ama artık kendini doğru çıkaran yanları olduğunu görüyoruz. Dışarıdaki esnafın çok iyi olmadığı ortada. Saldırırcasına bir şeyler satmaya çalışıyorlar, yeterince kalifiye değiller. Bu paket bir alternatif sundu, oteller müşteriyi kendi içlerinde memnun etmenin yolunu aradı.”

Her şey dâhil paketlerden vazgeçmek kolay değil. Türkiye’ye gelen turist profili Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) verilerine göre ağırlıklı olarak orta gelirlilerden oluşuyor.[3] Bu kesim harcamalarını kontrol altında tutmak istiyor. Turizm sektörü de pazarlama stratejisini bunun üzerine kuruyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine[4] göre, 2014’te paket turla 16 milyon 85 bin 21 turist geldi. 8 milyar 302 milyon 954 bin dolar gelir bıraktı.

Bireysel gelenlerin sayısı 18 milyon 946 bin 276. Bıraktıkları gelir ise paket turizminin üç katından fazla: 26 milyar 2 milyon 949 bin dolar. Rakamlar paket turların daha az kârlı olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Rekabet ve çeşitlilik

Başlıca ürünü deniz, kum, güneş olan Türkiye’nin bu alanda rakibi çok. Gelirlerin istenen seviyede olmamasında bunun da payı var. Akdeniz çanağındaki pek çok ülke benzer özelliklere sahip. Bu yüzden Türkiye kitle turizmini yüksek fiyatlara satamıyor. Rekabet, fiyat düşürmeye zorluyor. Bu, turist sayısını artırıyor ama kazancı düşürüyor. Örneğin BMDTÖ 2013 verilerine göre, İspanya’ya giden bir turist ortalama 996, İtalya’ya giden 920, Yunanistan’a giden 888 dolar harcarken, Türkiye’ye gelen 738 dolar harcıyor.

turizm

Turizmde ürün çeşitlendirme kazanç artırmak için doğru strateji. Türkiye’de yeni gelişen golf turizmi bu stratejinin bir ayağı. [KEMAL SOĞUKDERE/AL JAZEERA]

“Deniz, kum, güneşi bırakalım demiyorum ama turistik ürünlerimizi çeşitlendirmemiz lazım.” Prof. Dr. Yeşiltaş’a göre çözüm bu. “Paralı turistleri çekebilecek alternatiflere yönelelim, bunlara yönelik tanıtım kampanyaları düzenleyelim. Yurtdışında bunlara yönelecek grupları hedef alalım.”

Yeşiltaş alternatifleri sıralıyor. “Mesela medikal turizm. Türkiye’nin tıp alanındaki gelişmesi çok yüksek. Çok iyi doktorlarımız var. Hem hastane hem turizmi birleştirerek çok iyi para kazanabiliriz. Ameliyatlar yurtdışında pahalı. Kişi gelirse hem tatilini yapar hem ameliyatını olup gider. Yanında bakıcısı gelecek onun harcamaları da olacak. Kültür turizmi, termal turizm, yayla turizmi de teşvik edilmeli. Bunlar daha çok paralı turistlerin tercih ettiği alanlar.”

Yeşiltaş saydığı alanlarda çok büyük yatırıma ihtiyaç olmadığını, altyapının büyük oranda hazır olduğunu söylüyor. “Ama kış turizmi için yatırım gerekir.” diyor.

Ürün çeşitlendirme stratejisi Türk turizminde yavaş yavaş ön plana çıkmaya başladı. Yat turizmi, golf turizmi gibi üst düzey gelir gruplarının rağbet ettiği alanlarda yatırımlar arttı.

Antalya Belek buna örnek. Belek golf turizminde büyük atılım içinde. Bölgede 14 golf sahası var. Konaklamalı bir haftalık paketler 1000-2000 Euro’ya, yani ortalama her şey dâhil paketlerinin bir buçuk-iki katına satılıyor. Yüksek sezon eylül-mayıs arasında. Golf sahasına sahip oteller bu şekilde kış sezonunu kurtarıyor.

Belek 2008’de Uluslararası Golf Tur Operatörleri Birliği’nden (IAGTO) Avrupa’da Yılın En İyi Golf Bölgesi ödülünü aldı. Türkiye Golf Federasyonu’na göre, 2012’de Belek’e golf oynamak için yaklaşık 785 bin turist geldi.[5] Türkiye golf turizminde İspanya ve Portekiz’in yerini almaya başladı.

turizm

Otellerdeki animasyonlar gece de sürüyor. Ücretsiz içki de olunca turistlerin dışarı çıkması için pek neden kalmıyor. [KEMAL SOĞUKDERE/AL JAZEERA]

Turizmde çeşitlilik Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Turizm Stratejisi 2023” başlıklı eylem planında da öncelikli. Bakanlık rekabeti, ucuz ürün yerine turizm bölgelerini markalaştırmakla sağlamayı hedefliyor. Bol kazanç sağlayacak, alternatif turizmi teşvik ediyor.[6] (Türkiye’nin turizm stratejisi ve vizyonuyla ilgili ayrıntılı bilgi için “Dünden Bugüne” başlıklı dosyaya bakılabilir.)

Golf, Bakanlığın teşvik ettiği alanlardan. Şu an Belek dışında İstanbul ve Muğla’da yapılıyor. Bakanlık Aydın, Mersin ve Nevşehir’i de golf turizmine yönlendirmek istiyor. Bunun için 29 yeni golf alanı planlandı. Hedef 25 bin yatak kapasitesine ulaşmak, uzun soluklu projelerle turizmi dönüştürmek.

Rakamlarla turizm:

Dünya genelinde 2030’a kadar turizmde beklenen ortalama büyüme oranı:% 3,3 (Kaynak: BMDTÖ)

Türkiye’de turizmin GSMH payı:% 3,7 (Kaynak: TÜRSAB)

2014 yılında dünya genelindeki turist sayısındaki artış: % 5. Türkiye’deki artış : %5,5. (Kaynak: BMDTÖ)

Türkiye 2010’dan beri turist sayısı ve kazanç açısından sürekli gelişme kaydediyor. (Kaynak: BMDTÖ)

[1] http://dtxtq4w60xqpw.cloudfront.net/sites/all/files/pdf/unwto_highlights14_en_hr_0.pdf

[2] http://www.euractiv.com.tr/ab-ve-turkiye/link-dossier/turk-turizminin-ekonomik-krizden-daha-az-etkilenmesinin-nedenleri-000105

[3]http://www.academia.edu/2700985/Antalya_y%C3%B6resi_turist_profili_ara%C5%9Ft%C4%B1rmas%C4%B1_2011

[4] “Yabancı Ziyaretçi Profilindeki Gelişmeler”, TURSAB

[5] Veriler yurtdışında yaşayan ve Türkiye’yi ziyaret eden Türk vatandaşlarının sayı ve harcamalarını da içerir.

[6] http://www.tgf.org.tr/page.asp?id=193

[7] http://www.ktbyatirimisletmeler.gov.tr/Eklenti/906,ttstratejisi2023pdf.pdf

-Al Jazeera Türk-

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun