“Gençlere kendimizi anlatmada sorun var” – Fikrikadim

“Gençlere kendimizi anlatmada sorun var”

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Habertürk TV’de gündeme ilişkin konularda değerlendirmelerde bulundu. İşte Davutoğlu’nun konuşmasından satırbaşları:

‘DEMİREL TÜRK SİYASETİNE DAMGA VURDU’

Allah rahmet eylesin. Ailesine, milletime taziyelerimi sunuyorum. Sayın Demirel Türk siyasi hayatında cumhuriyetin ikinci nesli diyebileceğimiz bir anlamda demokrasi ve kalkınma denklemi içinde çok önemli, hayat çizgisi de Türk siyasetine damgasını vurmuş önemli bir isimdir. Siyasetimize üslup incelikleri katmıştır.

‘HALKIN MESAJINI ANLAMAK GEREKİYOR’

– Siyasi ve sosyal hareketler de kişiler gibidir. Siyasi hareketlerin de belli aralıklarla kendi içinde muhasebe hesabı olur. Aslında 4 yılda bir de halk bir anlamda sizi bu muhasebeye teşvik eder. Bizim halkın verdiği karar karşısında yukarından bir tavırla, ‘Sen yanlış karar verdin, hadi bir daha deneyelim’ demek yerine o halkın mesajın anlamak gerekiyor. Yüzde 41 bir başarıdır.

‘GENÇLERE KENDİMİZİ ANLATMADA SORUN VAR’

– 12 yıllık güç kullanımının getirdiği çok olumlu özelliklerin dışında bazı yanlış anlamalar/anlaşılmalar olabilir. Çok geniş bir kitleyle mücadele ettik. Seçimde neler yapıldığını herkes görüyor. Yine de bize kendimize bakmalıyız. Genç seçmenin bize yönelmesinde sorun yaşanıyorsa bu masaya yatırılmalıdır. Gençlere kendimizi anlatmada bir sorun var. Yeni Türkiye için AK Parti’nin de yenilenmesi mesajını halkımız vermiştir. Yerel yönetimde bir aksaklık varsa onu da gündeme almalıyız. Halkımıza karşı dürüst olma sorumluluğumuz var.

‘BİRİNCİ GÖREVİMİZ HÜKÜMETİ KURMAK’

– Partinin vicdanı diyor ki şuan birliğimizi sürdürmeliyiz. Ak Parti’ye oy veren vermeyen herkesi anlamak, tüm teşkilatı yeniden mobilize etme çabamız var. İlleri tek tek masaya yatırıp gündemimize getireceğiz. Yüzde 41 bir başarıdır. Yüzde 41’e inmişsek bunu değerlendirmemiz lazım. MKYK toplantısında, MYK toplantısında, il başkanları hepsinde bu konuyu açtık. Çok detaylı olarak bunun tahliline girmemiz mümkün olamazdı, bizim birinci görevimiz hükümeti kurarak bu yeni şartlarda neler yapacağımızı ortaya koymak.

’12 YILIN SONUNDA AŞIRI ÖZGÜVEN OLUŞMA İHTİMALİ VAR’

– Acaba halkla yürüyüşümüzde bir açı mı oluştu? Bu önemli. Nerede eksikler var, bunu anlamanın yollarını bulmak zorundayız. 12 yıl süren sürekli bir başarı hikayesinin arkasında aşırı bir özgüven oluşma ihtimali vardır. 12 yıllık güç kullanımında bazı yanlış anlaşılmalar olabilir. Çok geniş bir cepheyle mücadele ettik. Neler yapıldığını herkes görüyor. Yine de biz kendi içimize bakmalıyız.

‘YÜZDE 13 OY ALMIŞ BİR PARTİYLE GÖRÜŞMEM DİYEMEM’

Teamüllerin bir gereği olarak, Türkiye’de halkın verdiği oylara saygının bir gereği olarak, yüzde 13 oy almış bir partiyle ‘ben görüşmem’ demek zinhar ben hiçbir zaman söylemedim, söylemem. Terör ve şiddetle bağını kurtarmamış bir partinin meşruiyet sorunuyla zamanla karşı karşıya kalacağını söylemem lazım. Kim nasıl bir tavır takınıyor, yaşananlar halkımız tarafından takip ediliyordur. Kimseye duvar örmedik. Bize duvar örülüyor. İstiyorlar ki AK Parti bir köşeye sıkışsın. Bu görüşmeleri siyasi çizgimiz neyse o açıda yaparım.

‘AKSAMALAR OLMUŞSA ŞİMDİ YENİLENME ZAMANI’

– 12 yıllık mirasta aksamalar olmuşsa şimdi yenileme zamanı. Yerel yönetimlerde aksaklık varsa tespit etmemiz lazım. Farklı toplum kesimleriyle diyalog geliştirmemiz lazım. Bütün teşkilatı yeniden mobilize etme çabamız var.

‘BARAJI GEÇEMESELERDİ ONLARA EKO VERİLECEKTİ’

– Demirtaş’ın ve bazı çevrelerin ikili açıklamaları seçimden önce hazırdı. Onlar da biliyorlar. 7 Haziran akşamı barajı geçemeselerdi içerdeki ve dışardaki açıklamaların bir senkronizasyonu vardı. Nasıl oyların çalındığını, AK Parti’nin nasıl otoriterliği konusunda konuşulacak ve dışardan da onlara bir eko verilecekti. ‘Kan gölüne dönecek’ musluklardan kanlı figürler vesaire… Şimdi herkes Türkiye’deki demokrasinin faziletinden bahsediyor. Bunu sağlayan AK Parti’dir. Demirtaş bir açıklama yaptıktan sonra hemen Kandil’den bir düzenleme geliyor. Bir başka paralel de ses veriyor.

‘ KILIÇDAROĞLU , BAHÇELİ MURSİ’NİN İDAM KARARINI KINADI MI?’

– Demirtaş’ın ve diğerlerinin şu soruya cevap vermesi gerekiyor. Esed ile üç yıl işbirliği yapan PYD hangi suçlara ortak oldu? DEAŞ ve PYD çeşitli dönemlerde işbirliği yaptılar. Aylarca Kobani’de çatışan DEAŞ Telabyad’da neden çatışmadı? Suriye’yi paylaşmak istiyorlar. Kılıçdaroğlu, Bahçeli Mursi’nin idamını kınayan bir şey söyledi mi? Özgürlükçü Demirtaş’tan böyle bir şey duydunuz mu? Bunlar geleceklerini orada görüyorlar.

‘SINIR GÜVENLİĞİ İÇİN NE GEREKİYORSA YAPIN TALİMATI VERDİM’

– Elimizde bir tezkere var. Sınır güvenliğimiz için ‘Ne yapılması gerekiyorsa yapılsın’ talimatını verdim. Her türlü talimat verilmiştir.
Burada yapılmak istenen göç dalgasıyla demografiyi değiştirmek… Tüm Ortadoğu’da haritayı yeniden şekillendirmek için uğraşıyorlar.

‘YÜZDE 25’İ BAŞARI HİKAYESİNE DÖNÜŞTÜRÜYORDU’

– Ülke çıkarı siyaset yapıyoruz. Haddini bilmek gerekiyor. Bizden milli iradeyi tartışan bir söz duymadınız. Bir takım duvarlar örüldü. Bunları kaldıralım her şeyi konuşacak bir ortam hazırlayalım. Biz bunları konuşurken Bahçeli o sert açıklamayı hazırlıyordu. Kılıçdaroğlu da yüzde 25’i başarı hikayesine dönüştürüyordu. Avrupa’da bir partinin yüzde 41 alması bir hayaldir. Diğer partilere baktığınızda bir fırsatçılık ve kapı kapatma arasında bir gidiş dönüş görüyorsunuz. Bir dakika sen yüzde 41 almadın ki? Kılıçdaroğlu’nun son açıklaması daha ilginç. Yüzde 60 ile yüzde 40.  CHP yüzde 41’i bir kez görmüş hayatında. Bu fırsatçılıktır.

‘TEKRAR SEÇİM MİLLETVEKİLLERİNE HAKSIZLIK’

– Sayın Bahçeli de cevap verdi. Abesle iştigal. Bir lider kendi tabanını aldatmamalıdır. Başbakan olacağım diye kendi kitlene söylediğin ve yapamadığın zaman zaafa düşersin. Halk koalisyon istedi. ‘Hayal peşinde koşmayacağız’ dedik. Kılıçdaroğlu ben başbakan olacağım dedi. Bizim oyumuzu da koyuyor yüzde 60 derken. Bizim oyumuzu da alıyor kendisine. Ben bunları şu an izliyorum. Yapılması gereken tabloyu gerçekçi bir şekilde okumak ve opsiyonları denemek. Tekrar seçim milletvekillerine de haksızlık olur. Bırakalım Meclis açılsın ve vekiller görevlerine başlasın. Güvenoyu alacak hükümetin çalışmasını yapalım.

‘MERTÇE VE KIRAN KIRANA BİR ŞİRKET KURMAYI YEĞLERİM’

– Geçmişte Türk siyasetinde gördük. Başka bir partinin insafına bırakılmış olur. Onun yerine mertçe ve kıran kırana bir şirket kurmayı yeğlerim. Birbirimize güvenerek kuracağız ve yürüteceğiz. Şirket derken Türkiye’yi şirket gibi gördüğümden değil. MHP -CHP HDP dışarıdan destek versin demek her kararı Kandil’den onaylatmak olur,  Bahçeli haklı. Bunun yerine azınlık hükümeti için kim destek verecekse oturalım ve adil bir paylaşım ile oturup yazalım protokolü. Azınlık hükümeti başka bir yol kalmadığında denenir.  En son şey azınlık hükümetinin denenmesidir.

‘KIRMIZI ÇİZGİLERLE NEREYE KADAR GİDER’

– (Kırmızı çizginiz olacak mı sorusu? üzerine) Onlarca arabuluculuk görüşmesi ve müzakere yaptım. Kırmızı çizgiyi baştan çizen kim olursa bir isteksizlik ile belirtmiş olur. Bunu kamuya açıkladığınız zaman sanki güçlü bir tarafmışsınız gibi, kamuoyu da bakar. Hiç pembeleşmiyor. Bunların 3’ünden de bir iş olmaz deyip kaos böyle başlar. Duvarlar, kırmızı çizgiler, yasaklarla değil…  Yürümesini istediğiniz bir nikah yaptığınızda kırmızı çizgiler ile nereye kadar gider? İyi niyet ve irade önemli. Bizde iyi niyet de var irade de var. Muhataplarımıza da bu olduğunda mesafe alırız. Diğer yerlerden gelen mesajlara baktığımda siyasi geçmişleri itibariyle kendine güvenen, olgun tavırlar olarak görmüyorum. Her gün farklı bir formül üretmek… Böyle olmaz. Sen kendi istişareni yap ve karşı tarafa hazır ol. Alttan alta done veriyorlar. “Dönüşümlü başbakanlık olacak! İlk başbakan da Kılıçdaroğlu olacak.” Aynaya baksınlar. Rakamlara baksınlar.

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun