Rusya Srebrenitsa ve Dağlık Karabağ kamburlarından kurtuluyor! Ya Kırım? – Fikrikadim

Rusya Srebrenitsa ve Dağlık Karabağ kamburlarından kurtuluyor! Ya Kırım?

Ömür Çelikdönmez

Ömür Çelikdönmez

Rusya Türkiye ile ilişkileri önemsiyor. Türkiye’nin öncelikleri doğrultusunda dış politikalarını dizayn ettikleri söylenebilir. Doğal olarak kendi çıkarlarının zarar görmemesi duyarlılığını kaybetmeden yapıyorlar bu işi. Neredeyse Türk’ün Rus’tan başka dostu yok dememek ileri sürülebilecek tüm bahaneleri ortadan kaldırıyorlar sanki. Putin son Türkiye ziyaretinde Erdoğan için; Ruşça krepkiy mujik yani Türkçe delikanlı adam demişti. Yani adamın tekesi. Teke lafı nereden çıktı derseniz izninizle onu da ben anlatayım.  Kuzey Batı Anadolu’da yani Bolu, ZonguldakBartın ve Karabük civarında, yiğit, mert, özü sözü doğru anlamında “adamın tekesi” deyimi kullanılır. Yani Putin’in Rusça sözünü ettiği “krepkiy mujik” Türkçe “adamın tekesi” deyimiyle çok uyuşuyor.

Putin’in Erdoğan için söylediği  “adam gibi adam-adamın tekesi” sözleri hâlâ kulaklarda çınlıyor. Ruslar diğer İslam ülkelerini de ihmal etmedikleri gibi düzenledikleri toplantılarda Rusya Müslümanları üzerinden bir ilişki ve bilgi ağı oluşturma gayretindeler. bağlamda 27 farklı İslam ülkesinden 30’dan fazla ilmi ve siyasi kimliğe sahip isimlerin katıldığı ‘İslam Dünyası’nda Rusya’nın Stratejik Vizyonuna Bakış’ konferansı Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlendi. Konferansta konuşan Moskova Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Ayniddin, ‘İnsanlık için en ciddi tehlike olan IŞİD, İslam ümmeti için de en büyük sorundur’ ifadelerini kullandı.

Rusların Sırplardan ve Ermenilerden memnun oldukları söylenemez. Balkanlarda Sırplar Ruslara rağmen dış politik tercihlerini şekillendiriyor. Mevcut Sırp hükümetinin iki ana hedefi NATO ve Avrupa Birliği’ne kabul edilmek. Ermenistan’ın diaspora bağlantıları ve diasporada yaşayan Ermenilerin, Ermenistan’ı Amerika veya Avrupa ülkelerinin çıkarlarına uygun şekilde kullanmaları hiç kuşkusuz Rusların rahatsız oldukları konuların başında geliyor. Bu nedenle olsa gerek Sırpları ve Ermenileri cezalandırmanın bir yolunu mutlaka buluyorlar.

Yugoslavya’nın dağıldığı dönemde 1992-1995 yılları arasında Bosna Hersek’e yönelik Sırp saldırıları sırasında binlerce masum insan öldürüldü.  Yugoslavya’da Bosna Hersek eyaletinde nüfusun yüzde 44’ünü Müslüman Boşnaklar, yüzde 31’ini Ortodoks Sırplar, yüzde 17’sini Katolik Hırvatlar oluşturuyordu. 1992 yılında yapılan referandumdan  bağımsızlık kararı çıktı. Ancak Sırplar kararı boykot etti ve kendi cumhuriyetlerini kurdu. Bosnalı Sırplar Slobodan Miloseviç’in başkanlığındaki Sırbistan hükümetini ve Yugoslav yönetimini de arkalarına alarak Bosna Hersek’e saldırdı. BM kontrolündeki Srebrenitsa’da binlerce Boşnak etnik temizliğe yani soykırıma uğratıldı, yüzlerce Boşnak kadına sistematik şekilde tecavüz edildi. Geçtiğimiz günlerde Saraybosna’yı ziyaret eden Papa dahi, Boşnakların soykırımına sesini çıkaramadı. Uluslararası camianın Bosna Hersek’teki pozisyonunu belirleyen Barış Uygulama Konseyi’nin Srebrenitsa kararı Bosna’daki Rus büyükelçi tarafından ilk kez imzalandı. Rus büyükelçinin bu tavrı Moskova’nın uluslararası camiadaki pozisyonunun değişmeye başladığı şeklinde yorumlandı. Etnik ve mezhepsel açıdan Sırplar ile ortak kimliğe sahip olan Rusya’nın bu kararı, şaşırtıcı bir gelişme şeklinde yorumlandı.

Ermenilerin Dağlık Karabağ işgalindeki tavizsiz tutumları Hazar petrollerini Amerika’ya kaptırmak istemeyen Rusları farklı arayışlara yönlendiriyor. Amerika’nın Kafkasya ve Güney Kafkasya politikasının özellikle Azerbaycan politikasının enerji kaynaklarına yönelik olduğu biliniyor.  Petrol şirketlerinin baskıları Amerikalılara Ermeniler üzerinde baskı kurdurduğu gibi Azerbaycan’ın taleplerini göz önünde bulundurmaya zorluyor. ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper;  Dağlık Karabağ meselesinin barışçıl çözümünde belirsizlik yaşandığını söylerken; ABD yönetimi, tek taraflı olarak Azerbaycan’dan bağımsızlığını ilan eden Yukarı Karabağ’daki parlamento seçimlerinin sonuçlarını tanıma niyetinde olmadığını açıkladı. Amerikalıların stratejik ataklarını izleyen Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Yukarı Karabağ sorununun çözüme kavuşturulmasının Rus dış politikasının öncelikleri arasında bulunduğunu söyleyerek, Amerikalıların çabalarını boşa çıkarmak istedi. Lavrov bu açıklamayı durup dururken yapmadı.  Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov, Moskova ziyareti sırasında Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler, Ukrayna krizi, Yukarı Karabağ sorunu, Ortadoğu’daki gelişmeler ve Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler ele alındı. Lavrov, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki Yukarı Karabağ sorununa ilişkin olarak, “Yukarı Karabağ sorununun çözümü, dış politikamızın öncelikleri arasındadır. Çatışmanın çok uzadığını kimse inkar etmiyor. Rusya, her iki tarafın kabul edebileceği anlaşmanın sağlanması için destek vermeye devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Memmedyarov da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Yukarı Karabağ sorununun çözümüne yönelik iyimser görüşlerine katıldığını belirterek “Sorun var ve çözülmesi gerekiyor. Bunun zamanı çoktan geldi” dedi.Letonya’nın başkenti Riga’da geçen hafta düzenlenen AB-Doğu Ortaklığı Zirvesi’ne değinen Memmedyarov, “Son ana kadar nihai bildiriye Yukarı Karabağ sorununun çözüm formüllerinin yerleştirilmesinde ısrar ettik. AB’li ortaklarımız bunun çok geniş bir formül olduğunu belirttiler. Biz, aksi takdirde bildiriyi imzalamayacağımızı bildirdik. Sonunda orta yol bulundu, bildiriye şerh düştük” dedi.

Beklenen oldu.  AİHM, Ermenistan’ı Karabağ göçmenleri konusunda mahkûm etti. AİHM, Karabağ işgali sonrası Azerbaycanlı göçmenlerin evlerine dönmelerini engelleyen Ermenistan’ın ‘insan hakları ihlali yaptığını’ kararlaştırdı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi, Azerbaycanlı göçmenlerin Karabağ’da bulunan evlerine dönmelerini engelleyen Ermenistan’ı mahkûm etti. AİHM kararında, Ermenistan’ın, ‘Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin mal ve mülkiyetin korunması ile ilgili 1. Protokolün 1. Maddesi, özel ve aile yaşamına saygı ile ilgili 8. Maddesi ile etkili başvuru hakkı ile ilgili 13 maddesini ihlal ettiği’ bildirildi.

AİHM, tazminat kararını ileri bir tarihte vereceğini açıkladı. Azerbaycanlı 6 başvuru sahibi, 1992 yılında savaş sonrası ayrılmak zorunda kaldıkları Laçin bölgesinde yer alan, Ermenilerin kontrolündeki evlerine ve topraklarına dönemedikleri gerekçesiyle 2005 yılında AİHM’e başvuruda bulunmuştu. AİHM, “Ermenistan’ın Yukarı Karabağ’da işgal ettiği bölgelerde yargısal sorumluluğu bulunduğuna” hükmederek, “başvuru sahiplerinin evlerine dönmeleri engellenerek insan hakları ihlali yapıldığını” kararlaştırdı. Karar, Ermenistan’ın Yukarı Karabağ’ı işgalinin ardından evlerine ve topraklarına dönemeyen yüz binlerce göçmeni ilgilendirdiği için büyük önem taşıyor.

Srebrenitsa ve Karabağ sorunlarında önceki tutumlarının aksine diplomatik misyonlarıyla değişikliğe giden Rusya’nın Kırım konusundaki tavrı eleştiriliyor. Ancak Ruslar, Kırım konusunda Kırım Tatar Türkleri’nin taleplerine kulak tıkıyor. Rusya’ya bağlı Kırım Cumhuriyeti’ni dün ziyaret eden Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev, Kırım’ın Rusya bağlanma sürecinin tamamlandığını ve bölge ekonomisinin Rusya kanunlarına göre işlemesi için gereken temelin oluşturulduğunu söyledi. Türkiye Kırım sorunu yakından izliyor. Azerbaycan ziyareti sonrası uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Putin ile enerji, Suriye, Ukrayna ve Kırım’ı görüştük” açıklaması bunun en net örneği. Erdoğan’ın Kırım Tatar Türklerine ilişkin süreci takip ettiğinin ispatı da “Kırım Tatarları’na ilişkin heyet raporumuzu ve sıkıntıları Rusça olarak teslim ettik.” sözleri.

Erdoğan’ın sözünü ettiği heyet raporu Kırım’daki insan hakları ihlallerini incelemek için bölgeye gönderilen gayriresmi Türk heyetince hazırlandı. Raporla birlikte Rusya’nın bölgeyi ilhakından sonra yapılan ciddi insan hakları ihlalleri kayda geçirildi. “Rusya Federasyonu’nun Kırım’ı İlhakı Sonrasında  Kırım Tatarlarının Durumu” başlıklı raporda, 27 Şubat 2014 tarihinde Kırım’ın işgali, 16 Mart 2014’te yapılan referandum ve 18 Mart 2014 tarihinde Rusya Federasyonu’nun ilhakı sonrasında gündeme gelen  Kırım Tatarlarına yönelik insan hakları ihlalleri iddialarıyla ilgili olarak 26-30 Nisan tarihlerinde gayriresmi Türk heyeti tarafından Kiev ve Kırım’da yapılan görüşmeler değerlendirildi.

Türkiye’de yaşayan Tatar Türkleri ve Kırım Tatarları dört gözle Rusya’nın Kırım politikalarının şeffaflaşmasını, Kırım Tatar Türklerinin sosyal haklarının iyileştirilmesini, farklı ülkelerde yaşayan sürgün Kırım Tatarlarının Kırım’a dönemlerine izin vermelerini, Kırımlı Tatar liderlere yönelik siyasi kısıtlamaların kaldırılmasını ve kendilerine ait taşınmazların iadesini bekliyor.

Twitter:@ oc32oc39  

omurcelikdonmez@hotmail.com 

Bumerang - Yazarkafe

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun