‘AKP ile koalisyon CHP’yi küçültebilir’ – Fikrikadim

‘AKP ile koalisyon CHP’yi küçültebilir’

Eski CHP milletvekili Hurşit Güneş, AKP ile koalisyona giderse, partisinin küçüleceğini savunuyor. Bunu varoluş sorunu olarak tanımlıyor. Güneş’le, neden böyle düşündüğünü ve ‘Tarihi olur’ dediği koalisyon seçeneğini konuştuk.

CHP 15 Haziran 2015 Pazartesi günü seçim sonrası oluşan tabloyu değerlendirecek. Önündeki seçenekleri tartışacak. Bu seçeneklerden biri de AKP ile koalisyon. Eski CHP Milletvekili Hurşit Güneş’e göre partisi üzerinde ‘ülke hükümetsiz kalmasın, AKP ile koalisyon kurun’ baskısı var ama bu, onun deyimiyle CHP için kaçınılması gereken bir tuzak.

Geçen hafta yazılı bir açıklama yaparak, AKP-CHP koalisyonunun mümkün olamayacağını belirten ve ihtimalleri görüşmek üzere CHP’ye küçük kurultay çağrısında bulunan Güneş’e göre AKP ile koalisyon kurarak iktidar olmaya kalkan bir CHP ana muhalefet görevini bile yitirebilir.

‘AKP önceden nedamet getirirse, CHP koalisyon kurma görüşmelerine belki o zaman girebilir’ diye düşünen Güneş’e göre CHP, MHP ve HDP’yi bir araya getirebilirse ülke yararına tarihi bir görevi de başarmış olur.

AKP ile koalisyona karşı çıkmasının bu dönem partisi tarafından milletvekili adayı yapılmamasıyla ilgili olmadığını vurgulayan Güneş, “partinin geleceğiyle ilgili bir uyarı yapmak istiyorum” diyor. Güneş’in Al Jazeera’nin sorularına verdiği yanıtlar özetle şöyle:

Siz CHP’nin AKP ile koalisyona girmesine itiraz ediyorsunuz. Neden?

İki nedeni var. Birincisi bizim ilkelerimiz. İkincisi de bu hükümet elinde kir ve kanın olduğu bir hükümet. Kir vardır yani yolsuzluğa bulaşmıştır, bu aşikârdır. Bunun iki göstergesi vardır: Başbakan kendi evlatlarıyla kriptolu telefonla konuşuyorsa burada bir sorun var demektir. İkincisi, dört bakanı yüce divana sevk etmediler. Masum olduklarına inansalardı Yüce Divan’a rahat rahat yollarlardı. Kana gelince ülke içinde de Gezi olaylarında var. Soma’da var. Yurtdışında da Suriye’de var.

Ama halkın yüzde 40’ı oy verdi.

O partiye oy verilmesi mutlaka ve mutlaka bütün yaptıklarını doğrulamak anlamına gelmez. Kaldı ki yüzde 59 da kir ve kan var demiş. Kin ve kan ortaya çıkınca da oylarında düşüş başlamış. Demek ki bu anlatıldıkça halk ikna oluyor. Öte yandan aynı oyu alsalardı bile bu ellerindeki kir ve kanı temizlemez. Halka şunu göstermek lazım; bu kir ve kan varsa ve biz de buna inanıyorsak onun yanına girmememiz lazım. Çünkü onun yanına girdiğimiz zaman bunu ibra etmiş oluruz.

‘Bütün bunlar onaylanmış olur’ mu diyorsunuz?

Tabii, aklamış oluruz. Şunu demiş oluruz; seninle koalisyon yapılabilir. Böyle bir iktidarla asla koalisyon yapılamaz bu bir. İkincisi ne yazıktır ki geçtiğimiz 12 yılın özellikle son döneminde siyaset o kadar antagonist hale geldi ki, o kadar hasmane hale geldi ki, koalisyon yapmak bile bütün siyasi partiler için, özellikle AKP ile koalisyon yapmak zor hale geldi. Bu antagonizme kimi zaman biz de çekildik. Bizim onunla bir koalisyon kurmamız şimdiye kadar yaptıklarımızın inkârı anlamına gelir. Bizim AKP ile koalisyon yapmamızın koşulu ve ilkesi yoktur, olamaz.

Söz ettiğiniz siyasetteki hasmane tavır toplumda da var. Bazıları da AKP-CHP koalisyonunun toplumu da rahatlatacağını düşünüyor.

Kan olmasaydı, kir olmasaydı sadece siyasi fikirler üzerinden, politikalar üzerinden bir anlaşmazlık zıtlık olsaydı, o aşılabilirdi. Ama burada hukuki ve ahlaki bir sorun var. Onu aşamayız.  Gezi olaylarında ölenlerin aileleri yuhalatıldı. Bunu aşmamız mümkün değil. Soma’daki olaylarla ilgili ‘Bu işin fıtratında var. Hepiniz ölebilirsiniz’ denildi. Suriyeli iki milyon insan burada yokluk içinde büyük bir dram yaşıyor. Yüzbinlerce insan da Suriye’de öldü. Kimin gönderdiği silahlarla öldü? Mecliste geçen dönem ‘Hırsız var’ diye  pankart açtık. Bakın birisi geldi evinizi soydu onunla ticari ortaklığa girer misiniz?

AKP ile koalisyona gitmenin CHP için ahlâk dışı bir şey olduğunu düşünüyorsunuz,  doğru mu anlıyorum?

Zaten CHP tabanı öyle görüyor. Sosyal medyadan her gün yüzlerce yorum alıyorum. ‘Türkiye hükümetsiz kalmamalı’ diyenler inanın arada 4-5 tane çıkıyor. Onların da siyasi partileri farklı olabilir. Koalisyon kurarsanız oy vermem diyor tabanımızın çoğu. AKP ile koalisyona girersek, ilkelerimizi yitiririz. CHP olarak “Reason d’etre” (varlık sebebimizi) kaybederiz. Varoluşumuzu açıklamakta zorlanırız.

Bu koalisyonu isteyenlerin bir açıklaması da şu; CHP uzunca bir süreden beri iktidardan uzak. AKP ile koalisyon CHP’nin hükümet edebilecek kabiliyette olduğunu gösterir.

Geçelim onu. Tuzak onlar. ANAP nerede şimdi? Siyaset mezarlığında. Doğru Yol nerede? Siyaset mezarlığında. Ne oldu 1999 da kurulan koalisyon? Üçü birden Meclis dışında kaldı. O işleri geçelim. Onlar tuzak. ‘Sizin ülkeyi yönetebileceğiniz ortaya çıkar’ diyorsunuz. Biz geçmişte koalisyon kurduk.

Siz nasıl bir hükümet öneriyorsunuz?

CHP yüzde 25 oy aldı. CHP’nin öyle bir sorumluğu yok. CHP’ye niye o sorumluluğu yüklüyorsunuz?  Ben hiçbir biçimde partiyi tuzağa sokmak istemem. Hiçbir biçimde AKP ile koalisyon kurulmasını istemem. CHP’nin AKP ile koalisyona girmesi CHP’yi sıkıntıya sokar. ‘Sıkıntıya sokmaz’ diyen gelsin bana anlatsın niye sokmayacağını. Neymiş o argüman?

CHP içinde de ‘Böyle bir koalisyon olabilir’ diyenler var.

Tabanımızda yok. Konuşuyorum herkesle. Sosyal medya inliyor. Ben şimdi bir tweet atayım ‘AKP ile koalisyona girmesi ülkemiz için de partimiz için de hayırlı olur’ diye bakalım neler gelecek? Sokağa çıkmakta zorluk çekerim. “Oy verin gitsinler. Ülke bu zalimlerden kurtulsun” diyeceksiniz. Seçim sonuçlarında bir de bakacaksınız; çoğunluğu yok. ‘Hadi beraber kuralım’ diyeceksiniz. Biz demiyoruz zaten. CHP içinde girme fikrinin egemen olduğu izlenimim yok.

Peki kimde AKP-CHP koalisyonu fikri var?

Medyada var. Medyada bu işleniyor. CHP’ den bir tane bile beyanat yok.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ilk günden AKP ile koalisyona girmeyeceğini söyledi. Ama CHP’den bu yönde bir açıklama duymadık henüz.  

Pazartesi günü parti meclisinde tartışacaklar. CHP üzerinde niye bu kadar büyük bir baskı var? Niye HDP üzerinde yok? Bunun amacı nedir?

Sizce nedir?

CHP’nin seçim kampanyasının çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Kendi ilim hariç, her yerde aday belirlemesi önseçimle yapıldı. Seçim bildirgemiz de çok iyiydi. Hataları vardı ama kesinlikle çok rahat geçer not ver veririm. Seçim sonuçları arzu ettiğimiz ölçüde oy getirmedi tamam. Olabilir, ama bu bizim yanlış bir kampanya yaptığımız anlamına gelmez. Bu doğrultuda, aynı bildirge doğrultusunda siyasetimizi yürütmemiz gerekiyor. HDP’ye oy kanamamız varsa bir kısmı stratejik oydur onu geri alabiliriz. Ama eğer ki AKP ile koalisyona girersek, o kanama devam edebilir ve o zaman CHP ana muhalefet olma rolünü ve misyonunu kaybeder. Bunu göze alamayız. Bizim çok doğru tanımlanmış ilkelerimiz ve toplumsal tabanımız var. Bundan asla ödün vermemeliyiz.

Fakat oy oranı yüzde 25.

Onu geçmesi için doğru şeyler yapıldığını söyledik. Ama yani yüzde 25 i geçmiyorsa biz de koalisyonda kalalım olmaz. Bu doğru değil. Var sayılım yüzde 25’i geçmiyoruz onun için iktidarı bir köşesinden yakaladık. E sonra oy oranı yüzde 15’e düşerse ne diyeceğiz o zaman? ‘İktidar ortağı olduk’ mu diyeceğiz? Bizim amacımız hükümet oluşturmak değil, CHP iktidarı başarmaktır.

Seçim kampanyasından hatalara rağmen memnun olduğunuzu söylediniz.

Hata oldu ama ufak şeyler, büyük hatalar değil. Ben bir ara Erdoğan’ın sahalara dökülmesinin [Erdoğan’ın] aleyhine olduğunu düşünündüm. Tamam, AKP eşittir Erdoğan ama yıpranan bir Erdoğan. Eski Erdoğan değil. Genel başkanın eleştiri oklarının bir kısmın ona yöneltmesinin yararlı olabileceğini düşünüyordum. Bir tanesi buydu ve kendisine de ilettim ama ona girmedi Sayın Kılıçdaroğlu. Oysa HDP girdi. İkincisi kampanya daha erken başlatılabilirdi. Başka konular da var ama kamuoyuna açıklamadan önce bunları Genel Başkana iletmeliyim.

Ama milletvekili sayısı düştü.

HDP’ye oy kaybettik. En önemlisi seçim bildirgesi son iki ayda değil, bundan iki yıl önce ortaya çıksaydı… Toplumdaki çeşitli kesimlerin oy verme saikleri belli, oralara dokunmak lazım. Bu nedir? Örneğin, bu emeklinin çok zor durumunda yaşaması, ki o en iyi tutan projemizdi, ona dokunmak gerekiyor. Adaletle ilgili, özgürlüklerle ilgili, kimliklerin özgürlükleri ile ilgili konularda partinin duyarlılığının devam etmesi gerekiyor. Hepsinden önemlisi şu; bir siyasal parti yöneticilerinin çeşitli aktivitelerinin medyada yer alan haberleri üzerinden değil, programından ve vaatlerinden oy alır. Bu bizim çıkarmamız gereken en önemli derstir. Bazı parti yöneticileri nasıl olur da haberlerde yer alırım diye hareket edecekleri yerde,’ ne politika üretilmeli de bu halk partime oy verebilir’ deseydi, CHP bugün iktidardaydı.

Siz AKP ile koalisyona itiraz ediyorsunuz ama diyelim ki oldu. Bu durumda en iyi ve en kötü durum senaryonuz nedir?

Geçmişle ilgili konularda bazı şeyler istememiz gerek. Mesela bu yolsuzluk konularını takip edecek miyiz? Kapatacak mıyız? Kapatmayacak mıyız? Seçim kampanyasında verdiğimiz sözleri koalisyon protokolüne dökebilecek miyiz, dökemeyecek miyiz? Bir takvim ile mi dökeceğiz? Yani protokol çok önemli, takvim çok önemli. Seçimin tarihi de çok önemli. Koalisyon 2019’a kadar mı sürecek? Benim şöyle bir endişem var; koalisyona AKP bizi alır biraz da tavizkar biçimde alır, sonra da kendini güçlü gördüğünde silkeler atar…

Buraya kadar saydıklarınız koalisyon olma şartı gibi. Diyelim ki oldu…

Bir süre sonra biz de AKP’yi eleştiremeyiz. Nasıl götüreceğiz?  Tabii şöyle şeylerle karşılaşacağız; Başbakan çıkacak “13 yıldır bu iktidar çok olumlu şeyler yapıyor” diyecek. Biz çıkıp “Hayır, o son bir yılda iyi oldu” mu diyeceğiz? Nasıl yürüyecek o? Kısa bir süre sonra bu koalisyonu bozduklarında ne yapacağız? Hadi diyelim,  hiç bozulmadı. Sonrasında ne söyleyeceğiz ? Seçimlere yolladılar bizi, ne diyeceğiz? “12 yıl hırsızlık yaptılar sonra yapmadılar, biz girdik” mi diyeceğiz? Nasıl kapatacağız bu işi? Birisi bana bu koalisyonun mantıksal noktasını söylesin. Tek bir şey var; Türkiye hükümetsiz kalmasın! Başka hiçbir şey yoktur. Bir de yeni bir laf çıktı; normalleşme! Ne normalleşecek ? Şöyle bir şeyi taahhüt edecekler mi? Türkiye’de Gezi olayı gibi bir olay olduğunda, eğer bir Alevi genç ölürse bundan dolayı üzüntülerini dile getirecekler mi? Diyarbakır’da HDP mitinginde bomba patladığı zaman taziyelerini bildirecekler mi?  Ya Uludere ne olacak ? Nasıl bir şey olacak ? Biz neyin ortaklığında olacağız ?

Siz eğer bir koalisyon olursa, CHP’nin daha da küçüleceğini iddia ediyorsunuz?

İddia etmiyorum! Bundan çok büyük kaygı duyuyorum ! Bir tek bende yok bu kaygı. Bu kaygı genel olarak var. AKP’liler de şöyle düşünmüyor; “koalisyona gelin, oy oranınız artar” demiyorlar. “Gelin de biz iktidarı devam ettirelim” diyorlar. Biz bu koalisyona girdiğimizde yolsuzlukların üstüne gidebilecek miyiz, gitmeyecek miyiz? E gitmeyeceğiz. Nasıl gideceksiniz ki beraberce ? AKP ile yan yana gelmemizin temeli ne ? Bir temel olması lazım. Beraberce karşı olduğumuz bir konu olması lazım. Beraberce ortaklığımız olduğu konuları tespit etmemiz lazım. Nedir bunlar ? Bu yok. Bu olmadığı için koalisyon oluşmaz. Koalisyonlar sadece ülke hükümetsiz kalmasın diye kurulmaz.

“Yüzde 25 sorumluluğum var”diyorsunuz. Ne diyor size o sorumluluk?

Yüzde 25 hükümet kurma mı, muhalefet görevi midir? CHP’ye ne görevi verildi ? AKP’ye verilen mesaj; “Sana tek başına hükümet kurma görevini vermiyorum.” Bir de “Başkanlığı hayal bile etme” dedi. Kiminle koalisyon kuracak? Kiminle kurarsa kursun. Kime yanaşırsa yanaşsın.

Diyelim ki, bir yabancı siyasal gözlemci olarak bakıyorsunuz.  “Bu ülke şunu yaparsa iyi olur” dediğiniz seçenek ne?

Biz CHP olarak HDP ve MHP’yi bir paydada buluşturabilsek Türkiye için büyük bir çözüm olur.  Asıl rahatlama odur. Şimdi biliyorum ki bu iki parti birbirlerine karşıtlıktan besleniyorlar. Ama bu iki parti bir araya geldiği takdirde ülke önemli bir aşamayı kaydetmiş olur. Bu olabilir. CHP böyle bir misyonu üstlenebilir. Ve bu tarihi olur.

Bu durumda gönlünüzden geçen HDP destekli CHP – MHP koalisyonu mu?

HDP keşke destekleyebilse fakat MHP “Onların desteğini istemiyoruz” dedi. Ben biçimini söylemedim. Ben şunu söylüyorum; CHP bir siyaset yapacaktır. Bu koalisyon mu olur, koalisyon dışı mı olur, bilemem. Ama bu ülkede CHP’nin parlamentoda HDP ile MHP’nin bir masa etrafında bir değerlendirmeye, ülkenin sorunlarıyla ilgili bir ortak arayışa sokabilmesi tarihi bir olay olur. Buna aklım yatar. Bu uzun vadede hem ülkeye yarar, hem de CHP’ye itibar sağlar. Ben AKP ile bir koalisyona girmenin ise ülkeye bir yarar getireceğini düşünmüyorum.

Bunun formülü ne olur?

Bilmiyorum. Onu konuşabiliriz. Nasıl olacağını bilmiyorum, ama değerlendirebiliriz bunu. Ne yapabiliriz de bu ülkede barışı, huzuru, ekmeği çoğaltan projeleri bir arada konuşabiliriz? Adaleti ve özgürlüğü konuşabiliriz. Ha şuna girebilir AKP. AKP der ki “Bazı şeyleri önden yapacağım.” der. “Bir; nedamet getireceğim. Evet, Gezi’de yanlış yaptım. Soma’da haddimi aştım, öyle tabirleri kullanmamalıydım. Ülkede yandaş basın var, evet. Yolsuzluklara da bulaştım. Hemen bu dört bakanı Yüce Divana yolluyorum” derse bilahare CHP der ki “Bu AKP o AKP değil. Bu AKP nedamet getirmiş bir AKP”. Eh o zaman biz de onunla bir oluşumu düşünürüz. Ama önden getirecekler bu nedameti. Biz koalisyona gideceğiz, ondan sonra değil. Çünkü nihayetinde biz bir siyasi partiyiz ve bu partinin milletvekilleri, yöneticileri, Berkin Elvan’ın cenazesine gittiler. Ali İsmail Korkmaz’ın, Abdullah Cömert’in, hepsinin cenazesine gittiler.  Biz bunları yaşadık. Biz o biber gazlarını her akşam yedik.

AKP nedamet getirirse gerçekçi bulacak mısınız?

Bir insanın nedamet getirmesi ve özür dilemesi karşılığında merhamet göstermek gerekir. Biz, merhamete samimiyetle inanan bir partiyiz.

HDP ile MHP’nin bir araya gelmesinin şu sırada politik koşulları var mı? 

Olmalı. Şunu söyleyeyim, AKP-CHP olmamalı. Bence gerek yok. Zorlamaya da gerek yok. Ülke hükümetsiz kalır diye her siyasi partiyle koalisyona girilmez. O zaman niye MHP ile HDP  koalisyona girmiyor? Demek ki bazı ilkeleri var onların da. MHP’liler “Bunlar terörist. Biz bunlarla ortaklığa girmeyiz” diyorlar. Polisi askeri öldürdüler ya.  O zaman bizim de Ali İsmail Korkmaz’ı sivil polisler dövdüler öldüresiye dövdü ve öldü. O zamanki başbakan da “Başınız sağ olsun” bile demedi. Niye ? Çünkü o bir Alevi aileden geliyor.

Siz bu dönem milletvekili olmadınız. Bu itirazının bununla bir ilgisi var mı?

Yok yahu! Hiç alakası yok. Asla yapmayacağım bir şey. Partinin geleceğiyle ilgili bir uyarı yapmak istiyorum. E o hakkım da olsun. Eğer ki şu anda milletvekili olsaydım inanın bu koalisyona aynı derecede, belki daha fazla muhalif olurdum. Asla AKP ile koalisyonda olmazdım. 2002 de, AKP yeni geldiğinde eğer parlamento çoğunluğu olmasaydı ve CHP ile bir koalisyon arasaydı, o aklıma yatardı. O zaman demezdim “Bunlar muhafazakâr” diye. Asla. Hiçbir biçimde. Benim özel dünyamda bir muhafazakârla koalisyona girmek hiçbir problem taşımaz. Ama AKP’nin özellikle 2008-2009’dan sonraki uygulamalarının ortaya çıkmasından sonra bizim onlarla koalisyon kurmamızı, ben kendi vicdanıma ikna edemiyorum. Bir şey daha söyleyeyim. Seçim kampanyası boyunca Kemal Bey ile görüştüm ben. Küslük yapmam. Uyarılarımı hep ilettim.

İngiltere’de Cameron bir koalisyon yaptı ve o koalisyonda ortağı silindi. Merkel için de aynı şey oldu. Bu tür koalisyonlarda özellikle ekonomik konjonktür de kötü gidiyorsa küçük ortak yıpranarak gidiyor. Ne yurtdışında, ne de Türkiye’de artık böyle yüzde 7 büyüme rüzgârını yaratacak bir konjonktür yok. Biz bu koalisyona girdiğimizde işsizlik ve ekonomi konusunda çok başarılı olamayabiliriz ve olmazsak da bu bizim aleyhimize olur.

Ayşe Karabat

Ayşe Karabat

Aljazeera

Bumerang - Yazarkafe
Etiketler:
AKP CHP Hurşit Güneş

YAZAR HAKKINDA

  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun